
Tartıdaki kayıp, her zaman sağlıklı bir kazanım mı?
Herkese merhaba, sevgili Kocaeli Life okuyucuları!
Bu ay sizlerle son dönemde oldukça sık gündeme gelen, obezite tedavisinde kullanılan ve halk arasında “zayıflama iğneleri” olarak bilinen GLP-1 temelli ilaçlardan bahsetmek istiyorum. Bu ilaçlara yönelik artan ilginin en önemli nedenlerinden biri, kilo verme sürecinde sağladığı dikkat çekici sonuçlar. Ancak burada asıl sorgulamamız gereken nokta şu: Sağlıklı zayıflamak yalnızca tartıdaki rakamın azalmasından mı ibaret? Gelin, bu soruya bilimsel veriler ışığında birlikte bakalım.
ÖNEMLİ SONUÇLAR SAĞLIYOR
GLP-1, iştahın ve kan şekerinin düzenlenmesinde rol oynayan bir bağırsak hormonudur. Bu hormonun etkilerini taklit eden ilaçlar, tokluk hissini artırarak besin tüketimini azaltır ve kilo kaybını destekler. Bilimsel araştırmalar, bu ilaçların obezite tedavisinde önemli sonuçlar sağlayabildiğini gösteriyor. Nisan 2026’da yayımlanan bilimsel bir derlemede ise bu ilaçların kalp-damar ve böbrek sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin yanında, kilo kaybı sırasında kas ve kemik sağlığının korunmasının önemine de dikkat çekilmiştir.
DİYETİSYEN EŞLİĞİNDE
Peki, kaybettiğimiz kiloların ne kadarı yağ, ne kadarı kas ve diğer yağsız dokulardan oluşuyor? İştahın belirgin şekilde baskılandığı durumlarda bireyler öğün atlayarak veya çok az beslenerek hızlı kilo verebilir. Ancak yeterli protein, vitamin ve mineral alınmaması; beslenme yetersizliklerine, kas kaybına ve çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Dolayısıyla yalnızca tartıdaki rakamın azalması, vücudumuzun daha sağlıklı hale geldiği anlamına gelmez.
Bir diyetisyen olarak, özellikle uzun yıllardır obeziteyle mücadele eden, farklı yöntemlerle yeterli sonuç alamayan ve obeziteye bağlı sağlık sorunları yaşayan bireylerde, hekim tarafından uygun görüldüğünde ve diyetisyen eşliğinde yürütüldüğünde bu tedavilerin önemli bir seçenek olabileceğini düşünüyorum. Ancak amaç, ilacın iştahı baskılayıcı etkisiyle yemek yememek değil; ilaç desteğiyle birlikte bireyin gereksinimlerine uygun, yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayarak sağlıklı kilo kaybını desteklemek olmalıdır.
YENİDEN KİLO ALINABİLİR
Asıl endişe duyduğum nokta ise bu ilaçların yalnızca hızlı kilo vermek amacıyla, hekim değerlendirmesi ve diyetisyen takibi olmadan kullanılabilmesidir. Sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimi haline getirmek yerine kısa yoldan sonuca ulaşma isteği, bireyleri kontrolsüz uygulamalara yöneltebiliyor. Oysa bilinçsiz ilaç kullanımı ve yetersiz beslenme ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Üstelik 2026 yılında The BMJ dergisinde yayımlanan kapsamlı bir analiz, kilo yönetimi ilaçlarının bırakılmasının ardından yeniden ağırlık artışının önemli bir sorun olduğunu ortaya koymuştur. Çünkü iştahın baskılanması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanıldığı anlamına gelmez. Tedavi sonrasında eski alışkanlıklara dönülmesi, kilo geri kazanımını kolaylaştırabilir.
HER BİREY FARKLIDIR
Her bireyin metabolizması, sağlık durumu ve kilo verme süreci birbirinden farklıdır. Bu nedenle ilaç tedavisine karar verirken beden kitle indeksi, eşlik eden hastalıklar ve bireyin genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir. Bir diyetisyen olarak benim için önemli olan, bireyin bu süreçte sağlığını koruması, vücudunun ihtiyaç duyduğu besin öğelerini yeterli ve dengeli bir şekilde karşılaması ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazanabilmesidir. Gerektiğinde ilaç tedavisi de hekim kontrolünde ve diyetisyen eşliğinde bu sürecin önemli bir parçası olabilir.
Unutmayın sevgili okuyucular, tartı bize kaç kilo verdiğimizi söyler ama ne kadar sağlıklı olduğumuzu söylemez. Bu nedenle yalnızca tartıdaki rakamlara değil, sağlığımıza da odaklanalım. Bilinçli tercihler yaparak, kısa vadeli sonuçlar uğruna uzun vadeli sağlığımızı göz ardı etmeyelim.
Kendinize iyi bakın, sağlıklı günlerde görüşmek üzere.
Adres: Körfezkent Mah. Nergiz Cad. Stratus Residence No: 15 Körfez/Kocaeli
Telefon: 0535 089 08 54
Instagram: diyetisyenecemsahin