Kocaeli Marmara Koleji Müdürü: Sevda Saraçoğlu

Tecrübeli eğitimci, Kocaeli Marmara Koleji Müdürü Sevda Saraçoğlu, öğretmenler için başarının, öğrencilerinin somut akademik öğrenim başarısı ile birlikte, yaşamda var olabilmelerini sağlayan soyut kazanımları içerdiğini söylüyor ve ekliyor: “Tüm eğitim öğretim süreçlerinin en üst nihai hedefi, ‘iyi insan’ yetiştirmektir.”

Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Kocaeli Marmara Koleji okul müdürüyüm. 22 yıllık meslek hayatım boyunca öğretmenlik, eğitim koordinatörlüğü, program geliştirme uzmanlığı, ulusal ve uluslararası proje yürütücülüğü ve okul müdürlüğü görevlerinde bulundum.

Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Biz öğretmenler için başarı, diğer sektörlerden farklı bir tanıma sahiptir. Eğitim; bireyi bilişsel, sosyal, duygusal, kültürel olarak donatmak; süreçlerine tanıklık etmek, yol göstermek için var. Öğretmenler için başarı, öğrencilerinin somut akademik öğrenim başarısı ile birlikte yaşamda var olabilmelerini sağlayan soyut kazanımları da içerir. Tüm eğitim öğretim süreçlerinin en üst nihai hedefi, ‘iyi insan yetiştirmek’tir. Biz yetiştirdiğimiz öğrencilerin iyi insan olduklarını görünce kendimizi başarılı hissederiz.

Hangi noktaya geldiğinizde ‘Ben başardım” dediniz?
Meslek hayatımın ilk yıllarında her çocuğun eşsiz bir potansiyeli olduğunu varsayarak çalıştım. Çocukların, biricik olarak değerlendirilmesi ve kendisinin en iyi versiyonu olması konusunda desteklenmeleri ana ilkem oldu. Bu tutum hem tahta başında öğretmenken hem de eğitim liderliği yaparken pek çok çocuğa katkı sağlamamıza yol açtı. Standart eğitim anlayışı yerine çocukları tanıyarak cana dokunmak, içsel huzur ve mutluluk kaynağım oldu. Bilimde, sanatta, sporda ulusal ve uluslararası başarılara ortam hazırlamak, program yapmak, süreç yönetmek ve tanıklık etmek paha biçilemez bir deneyim benim için.

Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Cinsiyet ayırt etmeksizin, başarı için olumlu çaba ve bilinçli çalışmak gerektiğine inanıyorum. Tutku ile yaptığınız iş ne iş olursa olsun ister kadın ister erkek olun, başarılı olursunuz diye düşünüyorum. Çocukları çok seviyorum. Yapmak için doğduğum işin öğretmenlik olduğuna inanıyorum. Her gün tanıklık edeceğimiz pek çok güzellik çocukların dünyasında. Koşa koşa okula gitmek ve hep aynı çocuk merakıyla, neşesiyle işlere sarılmak, anlamlı bir yaşam sunuyor bana.

Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Son zamanlarda trend olmuş bir yapay zekâ videosu var. “Her başarılı Türk kadının arkasında bir erkek var” diyerek, kadınlar iş kollarının görsellerini sosyal medyaya yüklüyorlar ve arkalarındaki erkeği gösteriyorlar. Arkalarındaki erkek, Mustafa Kemal Atatürk. Çok duygulanıyorum… Kadınların iş yaşamında başarılı olmaları için kendilerine verilen tüm haklara sahip çıkmaya ihtiyaçları var. Toplumun her kesiminde ‘kadın’ olarak var olabiliyorsak, bunu sağlayan Cumhuriyet kazanımlarına dört elle sarılmalıyız.

Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Eğitim öğretim ekip işidir. Aile, okul, çocuk paralel hedefler ve anlayışla davrandığında başarı geliyor. Kocaeli Marmara Koleji; öğretmenleri, velileri ve çocukları ile büyük bir aile. Dünyada pek çok ülkede okulumuz biliniyor ve tanınıyor. Yetiştirdiğimiz çocuklar her platformda varlık göstererek; milli değerlerine sahip, farklı kültürlere saygılı bir şekilde iyi işler başarıyorlar. Kocaeli özelinde ise “gerçek okul” denilince akla gelmemizin; erdemli, bilimsel düşünen, dünya ile yarışan çocuklar yetiştirmemizin ilimize katkı sağladığını düşünüyorum. Yürüttüğümüz pek çok uluslararası projede, spor, bilim ve sanat yarışmalarında elde ettiğimiz başarılar ile Kocaeli adı her yerde. IB öğrencilerimiz de bu şehirden üniversite eğitimi için pek çok ülkeye gidiyor. Okulumuzda, pek çok farklı milletten öğrencimizin olması da yüksek standartlarda, dünya ile yarışmamızın bir sonucu.

Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
10 yıl önceki kendime şöyle derim: “Aynen devam et. Çocuğu bir bütün olarak kabul ettiğin anlayış doğru. Çok güzel sonuçlara tanıklık edeceksin. Dokunduğun yüzlerce çocuk olacak. Çocukların masum dünyasında olmanın ne büyük bir nimet olduğu daha da fark edeceksin.”

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...