Kilo vermek için çıktığımız yolda belki de ilk değiştirmemiz gereken şey tabağımız değil, “diyet” kelimesine yüklediğimiz anlam. Çünkü diyeti çoğu zaman hayatımızın belirli bir dönemine aitmiş gibi düşünüyoruz. Daha dikkatli
Kilo vermek için çıktığımız yolda belki de ilk değiştirmemiz gereken şey tabağımız değil, “diyet” kelimesine yüklediğimiz anlam. Çünkü diyeti çoğu zaman hayatımızın belirli bir dönemine aitmiş gibi düşünüyoruz. Daha dikkatli
Son yıllarda beslenme dünyasında trendler hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Bir gün herkes matcha içiyor, ertesi gün detoks çayları konuşuluyor. Sosyal medyada birkaç hafta içinde milyonlarca kişiye ulaşan öneriler, birçok
Akşam saatleri… Gün bitmek üzere ama içimizde bir eksiklik hissi var. Bir şey yemek istiyoruz ama aslında ne istediğimizi tam da bilmiyoruz. Gözümüz mutfağa kayıyor ve seçenekler arasında düşünmeden tatlıyı
Gerçekten mi? “Hocam ekmeği kestim ama bir türlü kilo veremiyorum…” Zayıflamak isteyen birçok kişi için ilk adım, ekmeği tamamen hayatından çıkarmak oluyor. Ama gerçek şu: Mesele hiçbir zaman ekmek olmadı.
Danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şu: “Hocam, dün hiçbir şey kaçırmadım ama tartıda artı gördüm.” Bu durum birçok kişinin motivasyonunu düşürebiliyor. Oysa çoğu zaman tartıda gördüğümüz bu küçük artışlar
Danışanlarımla kış aylarında yaptığım görüşmelerde sıkça aynı cümleyi duyuyorum: “Hocam, sanki iradem gitti.” Oysa ortada bir irade kaybı yok. Çoğu zaman olan şey, bedenin verdiği sinyallerin yanlış yorumlanmasıdır. Havalar soğudukça
Danışanlarımla sohbet ederken sık sık aynı tabloyu görüyorum: Bazı insanlar, farkında bile olmadan kendi bedenleriyle sessiz bir mücadele halindeler. Kilo vermek istediklerini söylemiyorlar… ama davranışları çok başka şeyler anlatıyor. Aslında