Teknoloji, uzmanlık ve güven… Güzellikte yeni bir vizyon Hanife Öztürk

Kısa sürede Hanife Öztürk Lumiér Lounge’un ikinci şubesini açarak büyüme yolculuğunu sürdüren Hanife Öztürk, güzellik sektörüne yalnızca uygulama odaklı değil; eğitim, teknoloji ve danışan memnuniyetini merkeze alan bütüncül bir bakış açısıyla yön veriyor

Güzellik sektöründe başarı yalnızca son teknoloji cihazlara sahip olmakla değil; bilgiye yatırım yapmak, kendini sürekli geliştirmek ve danışanlarına güven vermekle mümkün oluyor. Hanife Öztürk Lumiér Lounge’un kurucusu Hanife Öztürk de tam olarak bu anlayışla yola çıkan, markasını kısa süre içerisinde büyüten, ikinci şubesini açan ve güzellik hizmetlerini wellness danışmanlığıyla birleştiren başarılı bir girişimci. Güzelliği yalnızca dış görünüş olarak değil; sağlıklı yaşamın, doğru alışkanlıkların ve iyi hissetmenin doğal bir sonucu olarak gören Öztürk ile başarı hikayesini, sektördeki yenilikleri, uygulamalarını ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk.

Hanife Hanım, sizi artık birçok kişi başarılı bir girişimci olarak tanıyor… Ama en başa dönecek olursak, Hanife Öztürk kimdir? Bu yolculuk nasıl başladı?
1981 yılında Artvin Şavşatlı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Eğitim hayatımın önemli bir bölümünü Sakarya’da tamamladım. İş hayatının içinde olmayı her zaman çok sevdim. Yaklaşık 16 yıl farklı sektörlerde işletmecilik yaptım. Girişimcilik benim karakterimin bir parçası diyebilirim. Yeni şeyler üretmeyi, insanlarla iletişim kurmayı ve değer oluşturmayı seviyorum. Güzellik sektörü ise yıllardır ilgiyle takip ettiğim, eğitimlerini aldığım ve kendimi geliştirdiğim bir alandı. Bir süre sonra bu işi profesyonel olarak yapmak istediğimi fark ettim. Doğru eğitimleri tamamladım, güçlü bir ekip oluşturdum, kaliteli cihazlara yatırım yaptım ve Hanife Öztürk L’umiér Lounge’u kurdum. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar doğru bir karar verdiğimi görüyorum.

L’umiér Lounge çok kısa sürede ciddi bir büyüme yakaladı. Sizce bunun en önemli nedeni neydi?

Bence bunun tek bir nedeni yok. İnsanlar artık sadece işlem yaptırmak istemiyor. Kendilerini güvende hissetmek, doğru yönlendirilmek ve gerçekten sonuç almak istiyor. Biz daha ilk günden itibaren “önce danışan” anlayışıyla hareket ettik. Hiç kimseye ihtiyacı olmayan bir uygulamayı önermedik. Sonuç alamayacağımız konuda büyük vaatlerde bulunmadık. Her danışanımıza önce analiz yaptık, sonra plan oluşturduk. Bir diğer önemli konu ise teknoloji. Sürekli yeni cihazları araştırıyor, eğitimlere katılıyor ve sektörün gelişimini yakından takip ediyoruz. Bunun yanında hijyen, kullanılan ürünlerin kalitesi, personel eğitimi ve danışan memnuniyeti bizim için vazgeçilmez oldu. Sanırım insanlar da bu samimiyeti ve profesyonelliği gördü. 

ANİ BİR KARAR DEĞİLDİ

Kısa süre içerisinde ikinci şubenizi açtınız. Böyle hızlı bir büyüme sizi korkutmadı mı?
Tam tersine, daha çok motive etti. L’umiér Lounge’u kurarken zaten uzun vadeli bir marka oluşturmayı hedefliyordum. İkinci şube hiçbir zaman ani alınmış bir karar olmadı. İlk merkezimizin gördüğü ilgi ve danışanlarımızdan gelen yoğun talep bizi bu kararı almaya yönlendirdi. Yeni şubemizi planlarken de yine aynı prensiple hareket ettik. Daha merkezi bir lokasyonda, daha ulaşılabilir, aynı kalite standartlarına sahip bir merkez oluşturduk. Benim için şube sayısından çok, her şubenin aynı kaliteyi sunması önemli. İnsanlar hangi merkezimize gelirse gelsin aynı ilgiyle karşılanmalı, aynı profesyonellikte hizmet almalı. Asıl büyüme bence budur.

Sektörde çok sayıda güzellik merkezi var. Sizi diğerlerinden ayıran en önemli özellik nedir?
Bence güven. Bugün insanlar internette yüzlerce uygulama görüyor. Sosyal medyada çok fazla bilgi dolaşıyor ancak her bilgi doğru değil.Biz hiçbir zaman popüler olduğu için bir uygulamayı merkezimize taşımıyoruz. Önce araştırıyoruz, eğitimlerini alıyoruz, güvenilirliğini değerlendiriyoruz, sonuçlarını inceliyoruz. Ancak ondan sonra danışanlarımızla buluşturuyoruz. Benim için gerçek başarı, bir danışanın yıllar sonra tekrar gelip “Size güveniyorum.” demesi.

HİÇBİR CİLT AYNI DEĞİL

Hanife Hanım, son yıllarda cilt bakımı yaptıranların sayısı ciddi şekilde arttı. Ancak buna rağmen birçok kişi istediği sonucu alamadığını söylüyor. Sizce bunun nedeni ne?
Bence bunun en önemli nedeni, herkese aynı işlemin uygulanması. Oysa hiçbir cilt birbirinin aynısı değil. Aynı yaşta, aynı cinsiyette hatta aynı yaşam tarzına sahip iki kişinin bile cilt yapısı farklı olabiliyor. Ne yazık ki bazen yalnızca görünen probleme odaklanılıyor. Örneğin yüzde leke varsa sadece lekeyi hedefleyen bir işlem uygulanıyor. Oysa o lekenin neden oluştuğunu bilmeden yapılan uygulamalar çoğu zaman kalıcı sonuç vermiyor. Biz merkezimizde önce sorunun kaynağını anlamaya çalışıyoruz. Cildin ihtiyacını doğru belirlediğinizde hem uygulamalar daha etkili oluyor hem de danışan gereksiz zaman ve maliyet kaybetmiyor.

Merkezinizde yapay zekâ destekli cilt analiz sistemi kullanıyorsunuz. Bu teknoloji size neler sağlıyor?
Eskiden cildi yalnızca gözle değerlendirebiliyorduk. Bugün ise teknoloji sayesinde cildin görünmeyen katmanlarını da analiz edebiliyoruz. Yapay zekâ destekli sistemimiz nem oranını, gözenek yapısını, leke oluşum riskini, güneş hasarını, kırışıklık seviyesini, elastikiyet kaybını ve birçok farklı parametreyi detaylı olarak ölçüyor. Bu analiz bizim için yol haritası niteliğinde oluyor çünkü hangi cihazın kullanılacağına, hangi ürünlerin tercih edileceğine ve seans planına tamamen bu veriler doğrultusunda karar veriyoruz. Böylece kişiye özel, bilimsel temellere dayanan bir bakım programı oluşturabiliyoruz.

MUCİZE DİYE BİR ŞEY YOK

Son dönemde kolajen üretimini destekleyen uygulamalar oldukça popüler. Gerçekten cildi gençleştirmek mümkün mü?
Aslında mucize diye bir şey yok. Cildin kendi mekanizmasını doğru şekilde harekete geçirmek var. Yaş ilerledikçe kolajen ve elastin üretimi doğal olarak azalıyor. Bunun üzerine güneş ışınları, stres, yanlış beslenme, sigara kullanımı ve düzensiz uyku da eklendiğinde cilt eski sıkılığını kaybetmeye başlıyor. Biz uygulamalarımızda cildin zaten sahip olduğu yenilenme mekanizmasını desteklemeyi hedefliyoruz. Kontrollü uyarılar sayesinde cilt yeniden kolajen üretmeye başlıyor ve zaman içerisinde daha sıkı, daha canlı ve daha sağlıklı bir görünüm kazanıyor. Yani aslında biz cilde yeni bir şey eklemiyoruz; kendi potansiyelini yeniden kullanmasını sağlıyoruz.

Eskiden insanlar yüzlerindeki değişimin fark edilmesini isterdi. Bugün ise tam tersi bir anlayış var gibi görünüyor…
Kesinlikle öyle. Artık insanlar “Yüzüme ne yaptırdığımı herkes anlasın.” istemiyor. Tam tersine “Çok dinlenmiş görünüyorsun, cildin çok sağlıklı, yüzün ışıl ışıl olmuş” gibi yorumlar almak istiyor. Biz de zaten bütün uygulamalarımızı bu anlayışla planlıyoruz. Bir kişinin ifadesini değiştirmek değil, onun doğal güzelliğini ortaya çıkarmak bizim için çok daha değerli. 

SATEN YÜZ GERME

Merkezinizde en çok ilgi gören uygulamalardan biri de saten yüz ve vücut germe teknolojisi. Bu sistemi biraz daha detaylı anlatır mısınız?
Yaş alma süreciyle birlikte ciltte gevşeme ve elastikiyet kaybı oluşması tamamen doğal ancak bunu yavaşlatmak mümkün. Saten yüz ve vücut germe teknolojisi, kontrollü ısı enerjisiyle cildin alt katmanlarını uyarıyor ve kolajen üretimini destekliyor. Böylece zaman içerisinde daha sıkı, daha toparlanmış ve daha canlı bir görünüm elde ediliyor. En sevdiğim tarafı ise cerrahi bir işlem gerektirmemesi. Günlük yaşamı etkilemeyen, konforlu bir uygulama olması danışanlarımız için de büyük avantaj sağlıyor. Tabii burada en önemli konu doğru kişiye, doğru seansta ve doğru protokolle uygulanması.

Bölgesel incelmede çok başarılı sonuçlar aldığınızı biliyoruz. Bunun sırrı nedir?
Çünkü biz tek bir cihaza bağlı kalmıyoruz. Her danışanın problemi farklı oluyor. Kimisinde ödem ön planda oluyor, kimisinde yağ dokusu, kimisinde kas kaybı, kimisinde ise cilt sarkması. Dolayısıyla tek bir uygulamayla herkeste aynı sonucu beklemek doğru değil. Biz önce detaylı vücut analizini yapıyoruz. Sonrasında temassız liposuction, lenf drenaj, EmSlim ve gerektiğinde saten yüz-vücut germe teknolojisini kombine ederek kişiye özel bir program hazırlıyoruz. 

TEKNOLOJİ VE UZMANLIK

Bugün güzellik sektöründe çok gelişmiş cihazlar var. Sizce başarıyı sağlayan cihaz mı, uzman mı?
İkisi birbirinden ayrı düşünülemez. En iyi cihazı da kullansanız onu doğru değerlendiremeyen bir ekip varsa istenilen sonuca ulaşamazsınız. Aynı şekilde çok deneyimli bir uzman da teknolojik olarak yetersiz sistemlerle istenilen sonucu elde edemeyebilir. Bu nedenle biz hem sürekli eğitim alıyoruz hem de teknolojimizi sürekli güncelliyoruz.

Son yıllarda sosyal medya, güzellik algısını ciddi anlamda değiştirdi. Siz bu değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sosyal medya sayesinde insanlar artık uygulamalar hakkında çok daha fazla bilgiye ulaşabiliyor. Bu aslında güzel bir gelişme ancak ne yazık ki bilgi kirliliği de aynı oranda arttı. Kısa videolar ya da filtrelenmiş sonuçlar, bazen insanlarda gerçek dışı beklentiler oluşturabiliyor. Biz merkezimize gelen danışanlarımıza her zaman şunu söylüyoruz: Güzellik sabır isteyen bir süreçtir. Bir uygulamanın herkeste aynı sonucu vermesi mümkün değildir çünkü her cildin yapısı, yaşı, yaşam tarzı ve ihtiyaçları farklıdır. Bu yüzden sosyal medyada gördüğü her uygulamayı yaptırmak yerine, önce uzman görüşü alınmasını çok önemsiyorum. Doğru analiz yapılmadan başlayan her işlem, zaman ve para kaybına hatta bazen geri dönüşü zor problemlere neden olabiliyor. 

YAŞAM TARZI DEĞİŞMELİ

Son dönemde wellness yaşam koçluğu alanına yöneldiniz. Bu karar nasıl ortaya çıktı?
Aslında bu karar tamamen danışanlarımızdan doğdu. Merkezimize gelen birçok kişinin yalnızca cilt problemi yaşamadığını fark ettim. Kimi yoğun stres altındaydı, kimi düzensiz besleniyordu, kimi ise sürekli yorgun hissediyordu. Biz cilt bakımı yapıyoruz ama kişinin yaşam tarzı değişmediği sürece bazı problemlerin tekrar ettiğini gördük. Bu yüzden kendimi bu alanda geliştirmeye karar verdim ve wellness yaşam koçluğu eğitimimi tamamladım. Bugün HD Danışmanlık çatısı altında danışanlarımızın yaşam alışkanlıklarını yeniden düzenlemelerine yardımcı oluyoruz. Elbette doktor ya da diyetisyen yerine geçmiyoruz. Bizim görevimiz doğru alışkanlıkların kazanılması konusunda rehberlik etmek. Aslında güzellik ve wellness birbirinden bağımsız değil tam tersine birbirini tamamlayan iki alan.

Meslek hayatınızda sizi etkileyen danışan hikâyeleri oluyor mu?
Çok oluyor… Bazen bir danışanımız yalnızca cildindeki lekeler nedeniyle yıllarca aynaya bakmak istemediğini anlatıyor. Bazen doğum sonrası yaşadığı değişimlerden dolayı özgüvenini kaybetmiş biri geliyor. Kimi ise sadece kendisine yeniden zaman ayırmak istediği için kapımızı çalıyor. Uygulamalar ilerledikçe yalnızca fiziksel değişimi değil, ruh halindeki değişimi de görmeye başlıyoruz. Gülüşü değişiyor, duruşu değişiyor, kendine olan güveni artıyor. İşte beni en çok mutlu eden de bu oluyor.

KENDİMİZE GÜVENMELİYİZ

Başarılı bir iş kadını olmanın yanında aynı zamanda üç çocuk annesisiniz. Bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Kolay olduğunu söyleyemem. Her çalışan kadın gibi ben de zaman zaman aynı anda birçok sorumluluğu yönetmeye çalışıyorum. Anne olmak zaten başlı başına çok büyük bir sorumluluk. İş hayatı da aynı şekilde emek, disiplin ve süreklilik istiyor. Ancak ben hiçbir zaman annelik ile kariyer arasında bir seçim yapılması gerektiğine inanmadım. Çocuklarımın beni çalışırken, üretirken, hedeflerime ulaşmaya çalışırken görmelerini çok önemsiyorum çünkü onların da ileride hayallerinin peşinden cesaretle gidebilmelerini istiyorum. Ailem bu süreçte en büyük gücüm oldu. Onların desteği olmasaydı bugün geldiğim noktaya ulaşmam çok daha zor olurdu.

Sizi örnek alan birçok kadın girişimci var. Onlara ne söylemek istersiniz?
Öncelikle kendilerine güvenmelerini isterim. Hiçbir başarı bir gecede gelmiyor. Görünen kısmın arkasında yıllarca süren emek, eğitim, fedakârlık ve sabır var. Bir işe başlamak cesaret istiyor ama onu sürdürebilmek çok daha fazla emek istiyor. Ben de bu yolda zaman zaman zorlandım, hata yaptım, yeniden başladım… Ama hiçbir zaman öğrenmekten vazgeçmedim. Bence kadınların en büyük gücü, vazgeçmemeleri. İnandıkları sürece mutlaka yollarını bulacaklarına inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde Hanife Öztürk markasını nerede görmeyi hayal ediyorsunuz?
Henüz yolun başında olduğumu düşünüyorum. Elbette yeni projelerimiz var. Eğitim tarafında kendimizi geliştirmeye, teknolojik yatırımlara, hizmet kalitemizi sürekli yükseltmeye devam edeceğiz. Bir gün insanlar “Güvenilir bir güzellik merkezi arıyorum” dediğinde akıllarına ilk gelen isim olmak istiyorum.

Bugüne kadar verdiğiniz en cesur karar neydi?
Hiç kuşkusuz kendi markamı kurmak… Uzun yıllar farklı sektörlerde çalıştıktan sonra, büyük bir yatırımla güzellik sektörüne adım atmak benim için ciddi bir riskti çünkü bu sektör sürekli gelişmeyi, kendinizi yenilemeyi ve büyük bir sorumluluk almayı gerektiriyor. Ama ben hayallerime inandım. Bugün geriye dönüp baktığımda, o cesur kararın hayatımdaki en doğru adımlardan biri olduğunu görüyorum.

Bugün sahip olduğunuz tecrübeye ulaşırken sizi en çok geliştiren neydi?
Hatalarım… İnsan bazen en değerli dersleri başarılarından değil, zorlandığı dönemlerden öğreniyor. İş hayatında da böyle oldu. Bazen istediğim gibi gitmeyen süreçler yaşadım ama hiçbirini kayıp olarak görmedim. Her yaşadığım deneyim bana yeni bir bakış açısı kazandırdı. Bugün karar verirken daha sakin, daha planlı ve daha bilinçli davranabiliyorsam, bunda geçmişte yaşadığım tecrübelerin payı çok büyük.

Sizi her sabah yeniden heyecanlandıran şey nedir?
Üretebilmek… Yeni bir şey öğrenmek, kendimi geliştirmek ve danışanlarımızın memnuniyetini görmek bana gerçekten büyük mutluluk veriyor. Bir danışanımızın işlem sonunda aynaya gülümseyerek bakması ya da “Kendimi çok daha iyi hissediyorum.” demesi bütün yorgunluğumu unutturuyor.

Bugünkü tecrübenizle yıllar önceki Hanife Öztürk’e bir cümle söyleme şansınız olsaydı ne söylerdiniz?
“Kendine güven ve acele etme.” Hayatta her şeyin bir zamanı olduğuna inanıyorum. Bazen istediğimiz şeyler hemen gerçekleşmeyince moralimiz bozulabiliyor ama aslında her deneyim bizi bir sonraki adıma hazırlıyor. Bugün geriye baktığımda iyi ki sabretmişim diyorum çünkü yaşadığım her süreç beni bugünkü ben yaptı.

HANİFE ÖZTÜRK L’UMIER LOUNGE

Merkez: Yahya Kaptan Mah. Şht. Ergün Köncü Sok. Galrn Prime İş Merkezi İzmit/KOCAELİ

Tel: 0533 611 59 41

Ins: @hanifeozturkofficial

Web: www.hanifeozturk.com

Yorum yap

Önceki Yazı

Sonraki Yazı

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...