
Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt’ün kültürel mirası yaşatma ve turizmi canlandırma hedefi doğrultusunda hayat bulan Hereke Kalesi, bünyesindeki Nazende Kafe ile ziyaretçilerine tarihin içinde nefes alabilecekleri eşsiz bir ortam sunuyor
Hereke’ye doğru ilerlerken İzmit Körfezi yol boyunca size eşlik eder. Bir tarafta denizin mavisi, diğer tarafta yamaçlara yayılan yerleşim alanları görünür. Fakat ilçenin merkezine yaklaştığınızda dikkatinizi bu kez taş duvarların ağırbaşlı silueti çeker. Yüzyıllardır bulunduğu tepeden Körfez’i izleyen Hereke Kalesi, geçmişin izlerini bugünün yaşamıyla buluşturan güçlü duruşuyla ziyaretçilerini karşılar.
Kalenin kemerli kapısından içeri adım attığınız anda çevrenin sesi geride kalır. Kalın surların arasında uzanan yürüyüş yolları, özenle düzenlenen yeşil alanlar, yıllara meydan okuyan zeytin ağaçları ve ufukta genişleyen İzmit Körfezi manzarası bambaşka bir atmosfer oluşturur. Burada zaman daha yavaş akar. Taş duvarlar geçmişi anlatırken deniz, Hereke’nin bugünkü hayatına açılan sonsuz bir pencere gibi uzanır.

KÜLTÜR ROTASI
Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt’ün üzerinde önemle durduğu Hereke Kalesi, bugün ilçenin tarihi değerlerinin korunması kadar sosyal ve kültürel yaşama kazandırılması bakımından da örnek bir çalışma. Başkan Şener Söğüt, kaleyi yalnızca gezilip görülecek bir tarihî eser olarak değerlendirmiyor; Hereke halısından Kaiser Wilhelm Köşkü’ne kadar uzanan geniş bir kültür rotasının merkez noktalarından biri olarak görüyor. Bu yaklaşım sayesinde kale, geçmişin sessiz bir tanığı olmaktan çıkıp günün farklı saatlerinde insanların buluştuğu, çocukların yeşil alanlarında vakit geçirdiği, ailelerin Körfez manzarasına karşı dinlendiği ve şehir dışından gelen konukların Hereke’yi keşfetmeye başladığı yaşayan bir mekâna dönüşüyor.
KÖRFEZ’İN ÜZERİNDE YÜKSELEN TARİH
Hereke Kalesi’nin geçmişi, yüzyıllar öncesine uzanan köklü bir tarihe dayanıyor. Körfez Belediyesi’nin güncel kaynaklarında yapının, İzmit Körfezi’ni kontrol etmek amacıyla inşa edilen bir liman-garnizon kalesi olduğu ve 1207 yılında yapıldığı belirtiliyor. Yüzyıllar boyunca bölgenin güvenliğinde ve savunmasında kilit bir rol üstlenen Hereke Kalesi, Osmanlı’nın bölgeyi fetih sürecinde de önemli olaylara tanıklık etmiş.
Tarihi kaynaklara göre İzmit’ten kaçan bir grup asker ve halk kaleye sığınarak direnişi burada sürdürmüş. Bunun üzerine Orhan Gazi, komutanlarından Ali Bey’i Hereke’ye göndermiş. Kuşatma sırasında bir gözünü kaybeden Ali Bey’in kaleyi fethetmesiyle birlikte Hereke de Osmanlı topraklarına katılmış ve bölgenin tarihinde yeni bir dönem başlamış.
Asırlar boyunca ayakta kalan Hereke Kalesi, yalnızca savaşların değil, doğal afetlerin de izlerini taşıyor. Özellikle II. Bayezid döneminde meydana geldiği belirtilen büyük deprem, yapının önemli ölçüde tahrip olmasına neden olmuş. Zamanla surların büyük bölümü yıkılmış, kalıntılar toprağın altında kalmış ve bir dönem Körfez’e hâkim olan bu görkemli yapı, şehir hayatının içinde adeta unutulmuş.
Bugün ise ziyaretçilerini karşılayan Hereke Kalesi, yıllar süren bilimsel araştırmaların, arkeolojik çalışmaların, kamulaştırmaların ve titizlikle yürütülen restorasyon sürecinin ürünü olarak yeniden ayağa kalkmış durumda.

RESTORASYON TAMAMLANDI
Kocaeli’nin önemli tarihi miraslarından biri olan Hereke Kalesi’nin restorasyonu, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt döneminde tamamlandı. Restorasyon çalışmaları kapsamında kale içerisine yürüyüş yolları, otopark, mescit, küçük bir sosyal alan ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapabilecek mini amfi tiyatro kazandırılarak alanın hem tarihi dokusu korundu hem de ziyaretçilerin kullanımına uygun bir yaşam alanı oluşturuldu.
Restorasyonun en dikkat çekici noktalarından biri, kalenin tarihsel görünümünün belirlenmesinde Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden yararlanılması oldu. Kanuni Sultan Süleyman’ın Irakeyn Seferi sırasında bölgeyi resmettiği bilinen Matrakçı Nasuh’un çalışması, Hereke Kalesi’ne ilişkin bilinen en eski görsel kaynaklardan biri kabul ediliyor. Bu tarihî belge, kalenin yeniden ayağa kaldırılmasında temel referanslardan biri olarak kullanıldı.
Peyzaj ve iç-dış aydınlatma çalışmalarının da tamamlanmasıyla Hereke Kalesi, 2023 yılında bütüncül biçimde turizme kazandırıldı. Restorasyonun ardından kale; dört kule, iki burç ve yaklaşık 300 metre uzunluğundaki surlarıyla yeniden görünür hâle geldi. Yapının konumu, mimari karakteri ve manzarayla kurduğu ilişki, ziyaret deneyimini çok daha özel hâle getiriyor. Surlar boyunca yürürken bir tarafta Hereke’nin yerleşim dokusu, diğer tarafta İzmit Körfezi’nin maviliği beliriyor. Denizin üzerinde ağır ağır ilerleyen gemiler, karşı kıyının silueti ve gökyüzünün gün içinde değişen tonları kaleyi doğal bir seyir terasına dönüştürüyor. Başkan Şener Söğüt’ün kalenin peyzaj ve aydınlatmasına verdiği önem tam da bu noktada kendini gösteriyor. Tarihî yapının geceleri de algılanabilir olması, Hereke siluetine değer katarken ziyaretçilere günün farklı saatlerinde kaleyi deneyimleme imkânı sunuyor.

BAŞKAN SÖĞÜT’ÜN HEREKE VİZYONU
Hereke Kalesi’nin bugün ulaştığı noktanın ardında, geçmiş dönemlerde başlatılan çalışmaları sahiplenen ve projenin sosyal yaşamla bütünleşmesini sağlayan kararlı bir yönetim anlayışı bulunuyor. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Hereke’nin tarihî zenginliklerinin birbirinden bağımsız değerler olarak değil, birbirini tamamlayan bir kültür ve turizm rotası içinde değerlendirilmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyor.
Başkan Şener Söğüt’e göre Hereke’nin yeniden güç kazanmasının yolu, ilçenin sahip olduğu tarihî mirası görünür hâle getirmekten geçiyor. Dünyaca ünlü Hereke halısı, tarihî dokuma fabrikası, Kaiser Wilhelm Köşkü, Rüştiye Mektebi, sahil düzenlemeleri ve Hereke Kalesi aynı hikâyenin birbirini tamamlayan parçaları…
Başkan Söğüt’ün yaklaşımında kale, bu değerleri birbirine bağlayan güçlü bir başlangıç noktası. Buraya gelen ziyaretçinin yalnızca surları görüp ayrılması değil; Hereke halısının hikâyesini öğrenmesi, sahilde zaman geçirmesi, tarihî yapıları ziyaret etmesi ve ilçenin sosyal hayatını deneyimlemesi hedefleniyor.
Bu bakış açısı, Hereke Kalesi’ni yalnızca geçmişi koruyan bir proje olmaktan çıkarıyor. Kale aynı zamanda geleceğe yönelik şehircilik, turizm ve sosyal yaşam vizyonunun önemli bir parçası hâline geliyor.

YALNIZCA SEYREDİLMİYOR, YAŞANIYOR
Tarihî yapıların korunması elbette büyük önem taşıyor. Ancak bu yapıların kent yaşamından koparılmadan, koruma ilkelerine uygun biçimde kullanılması da bir o kadar değerli. Başkan Şener Söğüt’ün Hereke Kalesi için benimsediği anlayış, yapının “dokunulmadan uzaktan bakılan” bir miras değil, insanlarla bağ kuran yaşayan bir kültür alanı olması üzerine kuruluyor. Kale içindeki mini amfitiyatro bu anlayışın en somut örneklerinden biri. Açık hava sinemaları, söyleşiler, konserler ve farklı kültür-sanat etkinlikleri için tasarlanan alan, tarihî atmosferi sosyal yaşamla buluşturuyor. Surların arasında gerçekleştirilecek bir konseri, akşam gökyüzünün altında izlenen bir filmi ya da Hereke’nin geçmişini konu alan bir söyleşiyi düşünün… Mekânın kendisi etkinliğin doğal dekoruna dönüşüyor. Taş duvarlar anlatılan her hikâyeye tarihsel bir derinlik katıyor.
Başkan Şener Söğüt, kalenin tur programlarına dâhil edilmesi amacıyla turizm temsilcileriyle görüşmeler yapıldığını da daha önce açıklamıştı. Bugün Hereke Kalesi’nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin gezi programlarında duraklardan biri hâline gelmesi ve farklı şehirlerden konuklar ağırlaması, bu hedefin karşılık bulmaya başladığını gösteriyor.

KALEDE NAZENDE BİR DOKUNUŞ
Hereke Kalesi’ni yalnızca tarihî bir gezi noktası olmaktan çıkararak uzun süre vakit geçirilebilecek bir yaşam alanına dönüştüren en önemli unsurlardan biri, kuşkusuz Nazende Kafe…
Körfez Belediyesi’nin sosyal tesis markası olarak hayata geçirilen Nazende, ilçenin farklı noktalarında kaliteli, ulaşılabilir ve aile dostu hizmet anlayışıyla vatandaşlarla buluşuyor. Başkan Şener Söğüt’ün öncülüğünde büyüyen Nazende markasının Hereke Kalesi’ndeki şubesi ise konumu ve manzarasıyla diğer tesislerden ayrılıyor.

Kalenin tarihî atmosferini bastırmayan sade mimarisiyle Nazende Kafe, ziyaretçilere Körfez’e karşı bir mola imkânı sunuyor. Burada içilen bir bardak çay, sıradan bir kafe deneyiminden çok daha fazlasına dönüşüyor. Bir tarafta yüzyılların hikâyesini taşıyan surlar, diğer tarafta uçsuz bucaksız görünen deniz var.
Sabah saatlerinde kaleye gelenler sakinlik içinde kahvelerini yudumlayabiliyor. Öğleden sonra aileler çocuklarıyla birlikte dinleniyor. Akşamüstü ise Nazende’nin masaları, gün batımını izlemek isteyen misafirlerle hareketleniyor.

İnsanlar burada çoğu zaman acele etmiyor. Çaylar tazeleniyor, sohbetler uzuyor, telefonlar manzaraya çevriliyor. Kimi ziyaretçi surların gölgesinde fotoğraf çektiriyor, kimi oturup denizi seyrediyor. Nazende Kafe, kalenin ziyaret süresini uzatırken insanların mekânla daha güçlü bir bağ kurmasını sağlıyor.


TARİH, LEZZET VE SOHBET
Nazende Kafe’nin menüsü, kaleyi ziyaret eden farklı yaş gruplarına hitap edecek şekilde günlük ve ulaşılabilir seçenekler etrafında şekilleniyor. Çay ve kahve çeşitlerinden tatlılara, kısa bir mola için tercih edilebilecek ürünlerden ailece geçirilecek daha uzun buluşmalara kadar farklı ihtiyaçlara cevap veren bir hizmet anlayışı bulunuyor.
Ancak burada asıl sunulan şey yalnızca yiyecek ve içecek değil. Nazende Kafe’nin gerçek gücü, bulunduğu ortamda gizli. Ziyaretçiler bir fincan kahve eşliğinde yüzyıllar öncesine uzanan bir manzaraya bakıyor. Tarih, lezzet ve sohbet aynı masada buluşuyor.
Başkan Şener Söğüt’ün sık sık kalede vatandaşlarla bir araya gelmesi, şehir dışından gelen misafirleri burada ağırlaması ve Hereke’nin turizm potansiyelini her platformda gündeme taşıması, projeye verilen önemin göstergesi.