Psikolog Medine Küçük

Psikolog Medine Küçük, kişinin kendi duygularını anlayıp içsel gücünü fark ettiğinde yalnızca kendisinin değil, ilişkilerinin ve yaşamının da güçlendiğine inanıyor.

Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Ben, Psikolog Medine Küçük. Kocaeli’de yüz yüze, aynı zamanda online olarak ergen, yetişkin ve çiftlere terapi desteği sağlıyorum. Mesleğimi yalnızca bir iş olarak değil, insanların kendilerini daha iyi tanımalarına ve yaşamlarını daha sağlıklı bir yerden kurmalarına eşlik ettiğim bir yolculuk olarak görüyorum. Terapide amacım, danışanlarımın kendilerini yargılanmadan ifade edebildikleri güvenli bir alan oluşturmak ve içsel güçlerini fark etmelerine yardımcı olmak.

Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Danışanlarımla kurduğum bağın samimi, güven temelli ve gerçek olmasına çok önem veriyorum. Terapide hazır kalıplardan ziyade her bireyin hikâyesine özel bir yaklaşım benimsemek gerektiğine inanıyorum. Bu yaklaşımın hem danışan memnuniyetini hem de mesleki yolculuğumu güçlendirdiğini düşünüyorum.

Hangi noktaya geldiğinizde ‘Ben başardım” dediniz?
Bu meslekte tek bir başarı anı yok. Her danışanın hayatında oluşan farkındalık, attığı cesur bir adım ya da kendisine dair keşfettiği yeni bir yön benim için büyük bir başarı. Başarıyı bir noktaya varmak olarak değil, dokunabildiğim hayatlar ve oluşturduğum farkındalıklar üzerinden tanımlıyorum. İnsanların yaşamlarında gerçek bir değişime eşlik edebilmek, benim için en büyük mesleki tatmin.

Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Başarı yolculuğumda en çok zamanımdan ve bazen de kendi konfor alanımdan ödün verdim, diyebilirim. Kendimi geliştirmek, mesleğimde daha donanımlı olmak ve danışanlarıma en iyi şekilde destek verebilmek için sürekli öğrenmeye ve çalışmaya devam ediyorum. Bu süreç bana denge kurmayı, kendime de alan açmayı ve kadın olarak hem güçlü hem de şefkatli olabilmeyi öğretti.

Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Kadınların en çok kendilerine güvenmeye ve kendi değerlerini fark etmeye ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Potansiyellerini gördüklerinde ve kendi seslerini bastırmadıklarında çok güçlü bir varlık ortaya koyabiliyorlar. Bunun yanında kadın dayanışması da çok önemli. Birbirini destekleyen, güçlendiren kadınların olduğu bir ortamda başarı çok daha sürdürülebilir hale geliyor. Psikolojik sağlamlık, sınır koyabilme becerisi ve öz değer duygusu geliştiğinde kadınların iş hayatında çok daha net ve güçlü bir şekilde var olabildiğini görüyoruz.

Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Ruh sağlığına yapılan her yatırımın topluma yapılan en değerli yatırımlardan biri olduğuna inanıyorum. Psikolojik olarak güçlenen bireyler, daha sağlıklı ilişkiler kuruyor; daha sağlıklı aileler ve daha bilinçli bir toplum oluşuyor.
Terapi sürecinde bireylerin kendilerini tanımalarına, duygusal farkındalık geliştirmelerine ve daha sağlıklı bir yaşam kurmalarına katkı sağlamaya çalışıyorum. Bir bireyin yaşadığı iyileşme, çoğu zaman ailesine ve çevresine de yansıyor. Bu da toplumsal iyilik halinin yayılmasına vesile oluyor.

Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
Bugün geçmişe baktığımda attığım her adımın, verdiğim her emeğin ve öğrendiğim her şeyin beni daha güçlü ve daha farkında bir noktaya taşıdığını görüyorum. Bu yüzden geçmişteki kendime en çok şunu söylemek isterdim: “Kendine güven, sürecin tadını çıkar ve sadece kendi yoluna odaklan. Zaman zaman zorlanacaksın ama vazgeçmediğin sürece yol, seni olması gereken yere götürecek, sen devam et.”

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...