
Fonhane’nin kurucusu Melis Yener; kadınların, toplumun verdiği olumsuz mesajlara kulaklarını tıkayarak yola çıkması gerektiğini söylüyor ve ekliyor: “Kadınlar üretken, disiplinli, çok yönlüdür ve istediği tüm başarılara ulaşabilmesi için içindeki potansiyeli ortaya çıkarması yeterlidir.”
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü’nden mezunum. Yan sanat dalım ise grafik tasarım ve fotoğrafçılık. Mezuniyetimin ardından bir süre öğretmenlik yaptım; aynı zamanda fotoğraf kulübünde eğitimler verdim. Daha sonra özel bir reklam şirketinde grafiker olarak çalışmaya başladım. Bu süreçte birçok büyük markanın tasarım projelerinde yer alma fırsatı buldum. Yaklaşık yedi yıl süren bu deneyim bana iş hayatımda birçok olumlu özellik kattı. Edindiğim tecrübenin ardından kendi markamı kurma hayalim doğrultusunda işimden ayrıldım ve Fonhane’yi hayata geçirdim.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Ben bu sektöre sadece ticari gözle bakmadım. Görsel sanatlar alt yapım sayesinde fonu bir arka plan olarak değil, sahnenin ruhunu belirleyen bir tasarım unsuru olarak gördüm. Sektörde çoğu zaman hızlı üretim ön planda oluyor. Biz ise kaliteyi, dokuyu ve görsel gerçekçiliği merkeze aldık. Malzeme seçiminden baskı kalitesine kadar her aşamada detaylara önem verdik. Bu titizlik markamızı diğer firmalardan ayıran en belirgin özelliktir.

Hangi noktaya geldiğinizde ‘Ben başardım” dediniz?
Hiç “Ben başardım” demedim ama “bunu da başardım” dediğim çok zaman oldu çünkü “ben oldum” dediğinizde, yolculuk biter. Benim hayat felsefemde ise öğrenmek ve gelişmek asla bitmez.
Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Kimi zaman sosyal hayatımdan kimi zaman ise dinlenme zamanlarımdan fedakârlık ederek ama her şeye rağmen başarıya olan inancımı koruyarak yolculuğuma devam ettim… Çünkü bilirim ki başarıya giden yol her zaman meşakkatli, güzel şeyler ise hep zordur.
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Bir kadının kendisine inanması dışında hiçbir şeye ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. İstediği tüm başarılara ulaşabilmesi için içindeki potansiyeli ortaya çıkarması yeterli. Toplum bazen kadınlara ‘yapamazsın’ mesajı verebiliyor. Oysa kadınlar üretken, disiplinli ve çok yönlüdür. Bu yüzden kendi fırsatlarını yaratma cesaretine sahip tüm kadınların bir başarı hikayesi vardır.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Fotoğraf ve etkinlik sektörüne sağladığımız profesyonel çözümlerle hem ekonomik hem de kültürel anlamda değer üretiyoruz. Ürettiğimiz her fon, aslında tasarım gücümüzün yansıması. Fonhane olarak kentimizden dünyaya açılan bir tasarım markası olmayı hedefliyoruz. Yerel üretim gücümüzü global kalite standartları ile buluşturuyoruz.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
“Korkularını, kaygılarını bir kenara bırak ve sadece adım at. Yarın bugünden daha güçlü olacaksın. İçindeki üretme gücünü erteleme. Başarısızlıktan değil denememekten kork. Risk al, gerekirse hata yap!”