
Makeup Artist Şeyma Aydın, makyajı yalnızca estetik bir dokunuş değil, kadınların özgüvenini ortaya çıkaran güçlü bir araç olarak görüyor; kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için en çok özgüvene ve dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söylüyor.
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Ben, Şeyma Aydın. 32 yaşındayım, İzmit’te doğdum, Karadeniz kökenliyim. Bankacılık mezunuyum ancak kariyer yolculuğum beni tutkuyla bağlı olduğum makyaj sektörüne taşıdı. Uzun yıllardır profesyonel makyaj artisti ve eğitmen olarak çalışıyorum, eğitimlerimi Türkiye’nin birçok farklı şehrinde gerçekleştiriyorum. Güzelliğin tek bir kalıba sığmadığına inanıyor; makyajı bir dönüşümden ziyade kişinin kendi ışığını ortaya çıkaran bir sanat olarak görüyorum. Aktif olarak gelin makyajı, özel gün ve davet makyajı ile profesyonel fotoğraf çekimleri için makyaj uygulamaları yapıyorum. Aynı zamanda bireysel makyaj dersleri vererek kadınların kendi makyajlarını doğru tekniklerle, bilinçli ürün seçimiyle ve özgüvenle yapabilmelerini sağlıyorum. İşimde hijyen, doğru ürün seçimi ve kişiye özel tasarım en temel prensiplerim arasında yer alıyor.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Sektörde beni farklı kılan en önemli unsur, herkese aynı makyajı uygulamak yerine yüz analizi yaparak, kişiye özel tasarım oluşturmak oldu. Ten alt tonu, yüz şekli, göz yapısı ve kişinin tarzını dikkate alarak çalışıyorum. Ayrıca sosyal medyayı profesyonelce kullanarak hem süreçleri şeffaf şekilde paylaştım hem de güven ortamı oluşturmayı başardım. Müşterilerimle sadece “hizmet veren” ilişkisi değil, uzun vadeli bir güven bağı kurmam da beni öne çıkardı. Doğal ama etkileyici makyaj tarzım, özellikle gelinlerde çok tercih edilen bir imza haline geldi ve herkesin memnuniyetini kazandım.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz?
“Ben başardım” dediğim an, müşterilerimin beni başkalarına gönül rahatlığıyla tavsiye etmeye başladığı zamandı. Özellikle yoğun sezonlarda haftalar öncesinden dolu bir takvime sahip olmak ve şehir dışından randevu talepleri almak benim için önemli bir dönüm noktasıydı. Ayrıca daha önce makyaj konusunda özgüveni düşük olan danışanlarımın aynaya bakıp kendilerini beğenmeleri ve mutlu olmaları, başarının en somut göstergesi oldu.
Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Bu süreçte zaman zaman sosyal hayatımdan ve dinlenme süremden ödün vermek zorunda kaldım. Özellikle hafta sonları ve özel günler bizim sektörümüzün en yoğun zamanları olduğu için aileme ve kendime ayırdığım zaman azaldı. Ayrıca kadın girişimci olmanın getirdiği bazı önyargılarla mücadele ettim. Ancak bu süreçler beni daha güçlü, daha disiplinli ve daha kararlı biri haline getirdi.
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Bence kadınların en çok özgüvene ve dayanışmaya ihtiyacı var. Yetenek çoğu zaman var ancak cesaret eksik olabiliyor. Bunun yanında eğitim, finansal destek ve özgüven çok önemli diyebilirim. Kadınların birbirini desteklediği bir iş ortamı hem bireysel hem toplumsal başarıyı artıracaktır.
Yaptığınız işin kentinize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Yaptığım iş, kadınların kendilerini daha iyi hissetmelerine katkı sağlıyor. Özgüveni artan bir kadın hem ailesine hem çevresine daha güçlü yansıyor. Ayrıca yerel bir eğitimci olarak bu iş için yola çıkan öğrencilerime iş imkanı sağlıyorum, toplumda yer edinmeleri için katkıda bulunuyorum. Eğitimlerim sayesinde yeni makeup artistlerin yetişmesine destek oluyor, sektörde bilinçli ve profesyonel bir anlayışın yayılmasına katkıda bulunuyorum.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
10 yıl önceki Şeyma’ya şunu söylerdim: “Kendine inan ve acele etme. Her şey zamanında olacak.” Başlangıçta yaşadığım kaygılar ve belirsizlikler aslında yolculuğun bir parçasıymış. Sabırlı olmanın, sürekli öğrenmenin ve vazgeçmemenin bugün geldiğim noktadaki en büyük pay olduğunu şimdi çok daha net görüyorum.