
Her an her yerde öyle çok duyar olduk ki artık bu kadar fazla duymak bizi kelimeye de anlamına da duyarsızlaştırdı. Kelimeye bu kadar maruz kalmamız bizi işin özünden gittikçe uzaklaştırdı. ‘Mindfulness’, kelime anlamı olarak Türkçeye, ‘bilinçli farkındalık’ olarak çevrildi. Peki, Türkçede neydi bu kelimenin anlamı?
Farkındalık; farkında olma durumu, bilincinde olma veya görülmesi/bilinmesi gereken şeylerden haberi bulunma durumu manasına geliyordu TDK’ya göre. Peki, insanı 3 saç ayağı üzerine inşa edecek olursak (ruh, zihin ve beden) bu kelimeyle en derin ilişkisi olan hangisi olurdu? Cevabı sesinizden duyar gibiyim: BEDEN. Gel gelelim sistem nasıl işliyordu? Bedenin veri işleme kanalları duyu organlarımızdı. Yani 5 duyu organımızdan gelen verileri işleyerek bu dünyanın içine dahil oluyorduk. Şimdi tam da burada, var olanı ayırt etme becerimiz duyu organlarımızı ne kadar uyanık bir şekilde dinliyorduk ona bağlıydı. İlkel bedenlerin içinde modern insanı deneyimlemek bizi asıl doğamızdan her gün biraz daha uzaklaştırırken, eve dönüş yolu tam olarak da bu içi boşaltılan kelimeden geçiyordu. Bilinçli farkındalıkla yapılan seçimlerin birbiri ardına örüldüğü anlar, bizi her gün biraz daha uzaklaştığımız evimize geri götürüyordu.
ÜRETMEDEN TÜKETMEK
Peki, neden bu kadar hayati önem taşıyan bir şeyin içi boşaltılmıştı? Çünkü bu, tam da yeni dünyanın istediği haz ve tüketim peşinde koşan modern insan için güzel bir araç olabilirdi. Oldu da. Zihnimizi bedenimizin sahibi ve hareket gücü sandığımız, birliğin önüne bireyselliği geçirdiğimiz, emeğin önüne üretmeden tüketmeyi koyduğumuz ve sahip olmanın ait olmaktan evla olduğu bir düzeni hep beraber inşa ettik. Bizi yine kendi silahımızla vurduk. Tüm söylediklerimin arkasına umutlu şeyler eklemek istiyorum… Bedenimizin ve nefesimizin farkında olduğumuz her an kendimize uzaklaştığımızdan çok daha hızlı yaklaşıyoruz. Beden taraması yapmak için her gün ayıracağımız kısacık dakikalar, neyi neden yaşadığımızın farkında bile olmadığımız bir sürü duyguyu anlamlandırmamıza öyle hızlı yarayacak ki şaşıracağız.

HAYDİ PRATİK YAPALIM
Yazımı gün içinde sık sık yaptığım bir pratiği size hediye ederek bitirmek istiyorum. 5 duyu meditasyonu olarak internette birçok türevine rastlayabilirsiniz. Öncelikle dik omurga hattını sağladığınızdan emin olun. Sert bir zeminde oturun. Eğer bir koltuktaysanız ayaklarınız muhakkak zemine temas etsin. Ve başlıyoruz… Gördüğünüz 5 şey nedir? Bunların üzerinde gözlerinizi gezdirin. Bilerek bu kelimeyi seçtim. Gördüğünüz şeyi sadece izleyin. Ona bakmanız, onu görmeniz, gördüğünüz şey hakkında yargıya varmanız için değil, dikkati duyu organları arasında bir araç olarak gezdirmeniz için. Duyduğunuz 4 şey nedir? Şimdi kulaklar yani işitme duyunuz devrede. Sadece dinleyin, ayırt edin, uzaktan ya da yakından gelen sesler neler?
Dokunabildiğiniz 3 şey nedir? Ellerinizi kullanabilirsiniz ya da zeminle temas eden uzuvlarınızı… Belki bedeninizi saran kıyafetleriniz, onların dokusu….
Kokusunu aldığınız 2 şey nedir? Ortamda herhangi bir koku var mı alabildiğiniz? Yoksa şayet dikkati burnunuzun ucuna yani havaya getirin, nemli mi yoksa kuru mu? Belki sıcak ya da soğuk…
Son olarak tadını alabildiğiniz 1 şey nedir? Dikkatinizi nazikçe dilinize ve damağınıza taşıyın. Belki de en son yediğiniz yemeğin tadı var ağzınızda. Bir bakın bakalım… İsterseniz pratikten sonra bir kağıt kalem alıp içinizden gelenleri yazın…
Amacımız olduğumuz yerden daha geliştiğimiz ya da düzeltildiğimiz bir alana ulaşmak değil. Amacımız, öylece kendinden gelen bir hal olarak farkındalığı deneyimlemek…
Ness Yoga Pilates Studio
Adres: Yahya Kaptan Mah. Şehit Ali İhsan Çakmak Sok. Nazerin İş Merkezi
46/23 Kat: 2 D:23 İzmit / Kocaeli
Tel: 0535 474 96 42
Instagram: ness_yoga_pilates