
Esra Yazıcı Fashion Spirit markasının sahibi Esra Köksal Yazıcı, bir kadının asıl gücünün; hayat kendisini sınadığında ve konfor alanı dağıldığında ortaya çıktığını söylüyor ve ekliyor: “İş hayatımda kendimi başarılı hissettiğim an; en kırılgan olduğum dönemde yeniden ayağa kalktığım zamandı.”
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
1970, İstanbul Kadıköy doğumluyum. Modaya olan ilgim, liseden sonra beni bu alana yönelmeye itti ve İstanbul Moda Akademisi’nde moda üzerine eğitim aldım. Yıllardır modanın, perakende hizmet sektörü kısmında; moda ve insan psikolojisini bir araya getiren bir girişimciyim. Hayatım boyunca üretmek ve insanlara dokunmak en büyük motivasyonum oldu. Evliyim, bir kızım, bir oğlum ve bir de dünyalar tatlısı torunum var.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Bence, benim görev yaptığım sektörde, insan ruhunu ve estetiği iyi çözümlemek fark yaratıyor. Moda sektöründe çoğu zaman sadece kıyafete, kumaşa ya da trendlere odaklanılıyor. Oysa ben işe her zaman insanın ruhundan başlıyorum. Bir kadının nasıl görünmek istediğinden önce, nasıl hissetmek istediğini anlamaya çalışıyorum. Esra Yazıcı Fashion Spirit’te farkımız tam olarak burada başlıyor. Danışanlarımın yaşam tarzını, karakterini, güçlü ve çekingen yanlarını, hatta hayallerini analiz ediyorum. Bu dengeyi doğru okumak, estetik dokunuşu da doğru yere yapmamı sağlıyor. Trendleri körü körüne uygulamak yerine, kişiye yakışanı seçiyorum.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz?
Benim için başarı tek bir anla, tek bir ödülle ya da maddi bir eşikle ölçülen bir kavram değil. Hayat gerçekten insanı sınadığında, konfor alanınız dağıldığında ve her şeyi sıfırdan kurmak zorunda kaldığınızda asıl gücünüz ortaya çıkıyor. Ben birkaç kez tam da o noktada kaldım. Yıkıldım, dağıldım ama her defasında yeniden ayağa kalkmayı, yeniden üretmeyi, yeniden inşa etmeyi tercih ettim. “Ben başardım” dediğim an, en güçlü hissettiğim zaman değil, en kırılgan olduğum dönemden çıktığım zamandı.
Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Kadınsanız; güçlü olduğunuzda ‘fazla iddialı’, kararlı olduğunuzda ‘sert’, duygusal olduğunuzda ‘zayıf’ olarak etiketlenebiliyorsunuz. Ben de zaman zaman yanlış anlaşılmamak için sesimi kıstım, fazla güçlü görünmemek için kendimi geri planda tuttum. Bu da aslında kendi doğamdan verdiğim bir ödündü… Ama yıllar bana çok net bir şey öğretti: Bir kadının gerçek başarısı, bulunduğu ortam ne olursa olsun özünü koruyabilmesidir. Esra Yazıcı Fashion Spirit’i kurarken de en büyük dönüşümüm bu oldu. Artık kendimi geri tutmak yerine olduğum gibi durmayı seçiyorum.
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Bence kadınların iş hayatında en çok ihtiyaç duyduğu şey, özgüvenini dış koşullara bağlamamak. Çoğu zaman bizi zorlayan, rekabet değil kendi iç sesimiz oluyor. Aslında, insan kendisiyle barıştığında, güçlü ve zayıf yanlarını kabul ettiğinde, dış dünyanın baskısı etkisini kaybediyor. İş hayatında kadınların birbirini desteklemesi de en az bireysel özgüven kadar önemli. Dayanışma, görünmeyen ama çok güçlü bir omurga oluşturuyor.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Biz, yaptığımız işi sadece moda üzerinden değerlendirmiyoruz. Bu şehirde üreten, yöneten, emek veren kadınların hayatına küçük ama etkili dokunuşlar yapıyoruz. Bir kadının kendini iyi hissetmesi, aynaya güvenle bakması; işine, ailesine ve sosyal hayatına da yansıyor. Biz de tam olarak o noktada devreye giriyoruz. Esra Yazıcı Fashion Spirit olarak şehrin dinamik kadınlarının duruşuna katkı sağlamak bizim için çok kıymetli. Bunun yanında, perakende sektörüne adım atmak isteyen gençler için oryantasyon süreçleri hazırlıyor; satış, müşteri iletişimi, vitrin estetiği ve marka bilinci gibi konularda eğitimler veriyoruz.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
“Daha az kork, daha çok inan… Bir gün dönüp baktığında ‘iyi ki vazgeçmemişim’ diyeceksin çünkü en zor sandığın dönemler seni inşa edecek.”