Elif Akıncı Pozitif Yaşam Merkezi’nin Kurucusu: Elif Akıncı

Fizyoterapist & Spor Antrenörü Elif Akıncı, tüm çalışmalarını bilimsel temellere dayandırarak, uzmanlığını disiplinli ve sürdürülebilir bir çizgide ilerletiyor.

Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Hacettepe Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü mezunuyum. Aynı zamanda spor antrenörlüğü alanında eğitimler almış bir sağlık profesyoneliyim. Mesleki gelişimimi; omurga sağlığı, postür analizi, skolyoza özgü egzersiz yaklaşımları, klinik pilates ve fonksiyonel egzersiz alanlarında yurt dışındaki okullarda aldığım çeşitli eğitim ve sertifikalarla destekledim.
Kurucusu olduğum Elif Akıncı Pozitif Yaşam Merkezi’nde; bireylerin fiziksel kapasitelerini korumaya ve geliştirmeye yönelik bilimsel temelli değerlendirme ve egzersiz uygulamaları gerçekleştiriyoruz. Çalışmalarımız; koruyucu, geliştirici ve yaşam kalitesini destekleyici niteliktedir. Tanı ve tedavi süreçleri ilgili hekim tarafından planlanmakta olup, biz uygulama ve egzersiz sürecinde destek sunmaktayız.

Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Çalışmalarımda disiplinler arası yaklaşımı benimsedim. Fizyoterapi bilgimi spor bilimi prensipleriyle birleştirerek; kişiye özgü, ölçülebilir ve düzenli takip edilen programlar oluşturuyorum. Her bireyin ihtiyacının farklı olduğunu kabul ederek standart kalıplar yerine değerlendirme temelli planlama yapıyorum.
Ayrıca mesleki etik ve güncel bilimsel literatüre dayalı uygulamaları esas alarak, sürdürülebilir hareket alışkanlığı kazandırmayı hedefliyorum. Bu yaklaşımın, uzun vadede bireylerin fonksiyonel kapasitesine olumlu katkı sağladığını gözlemliyorum.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz?
Başarıyı belirli bir anla sınırlamıyorum. Danışanların düzenli egzersiz alışkanlığı kazanması, günlük yaşam aktivitelerinde daha konforlu hissettiklerini ifade etmeleri ve hareket farkındalığının artması benim için önemli bir göstergedir. Ayrıca merkezimizin, şehirde güvenilir bir egzersiz ve hareket danışmanlığı noktası olarak tercih edilmesi ve farklı yaş gruplarına hizmet verebilmesi de mesleki yolculuğumda anlamlı bir aşamadır.

Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Girişimcilik sürecinde zaman yönetimi ve yoğun çalışma temposu en büyük sınavlarımdan biri oldu. Mesleki sorumluluk ile işletme yönetimini bir arada yürütmek ciddi bir disiplin gerektiriyor. Bu süreçte konfor alanımdan çıktım ancak mesleki etik değerlerimden ve bilimsel yaklaşımımdan ödün vermedim.

Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Eğitim, mesleki yetkinlik ve ekonomik bağımsızlık temel unsurlar. Kadınların alanlarında uzmanlaşması, sürekli eğitimle kendini geliştirmesi ve karar mekanizmalarında daha fazla yer alması önemli. Bunun yanında, kadınların birbirine destek olduğu dayanışma kültürü de güçlendirici bir faktör.

Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?
Hareket bilincinin artması; kas-iskelet sistemi sağlığının korunmasına, yaşam kalitesinin desteklenmesine ve fiziksel kapasitenin sürdürülmesine katkı sağlayabilir. Biz de merkezimizde, bireylerin doğru egzersiz alışkanlığı kazanmasına yönelik bilinçlendirme çalışmaları yürütüyoruz.
Ayrıca eğitimler, seminerler ve bilgilendirici içeriklerle toplumda koruyucu sağlık yaklaşımına dair farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Sağlıklı ve aktif bireylerin artmasının, uzun vadede toplumsal refaha katkı sağlayacağına inanıyorum.

Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
“Sürekli öğrenmeye devam et. Aldığın her eğitim, kazandığın her sertifika ve edindiğin her deneyim seni daha donanımlı bir sağlık ve spor profesyoneli yapacak. Sabırlı ol ve bilimsel çizginden ayrılma. Uzmanlığın, en güçlü referansın olacak.”

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...