26-02-2024 10:30

Ebru Gücin: Durmak yok yola devam

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 04/03/2022
Su Akademi Türkiye sağlıklı yaşam ve spor merkezi’nin kurucusu Ebru Gücin işini aşkla yaparken, başarıya giden yolda hiç durmadan çalışmanın da önemli olduğunu söylüyor
.stripslashes($urun->baslik).

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

Geçirdiği ciddi rahatsızlık sonrası suyun tedavi edici gücünü keşfeden, bu yüzden yüzme sporuna sımsıkı tutunan, bununla yetinmeyip aldığı sayısız eğitimlerle kendisini sürekli geliştiren ve diğer insanlara da faydalı olmak için Su Akademi Türkiye Sağlıklı Yaşam ve Spor Merkezi’ni kuran Ebru Gücin, bu kentte ‘su’ denilince ilk akla gelen isim olmayı başardı. Çıktığı bu yolculukta inanmanın, çalışmanın, hatta çok çalışmanın, kararlı ve cesaretli olmanın, bazen metanetini koruyup bazen de risk almanın önemli olduğunu söyleyen Ebru Gücin, başarıyı korumak ve zirvede kalabilmek için sürekli öğrenmek gerektiğini belirtiyor, işte bu yüzden ‘Durmak yok, yola devam’ diyor.

‘Başarı’ sizin için neyi ifade ediyor?

Benim için başarı; yaşamın her alanında önüme çıkan engelleri avantaja çevirip, hayallerimi hedefe ulaştırmaktır. Başarı için her gün küçük veya büyük yeni bir şeyler öğrenmek gerekiyor. Bu yolculukta ise inanmak, çalışmak, çok çalışmak, kararlı olmak, cesaretli olmak ve gerekli durumlarda da metanetli kalabilmek gerekli. İşin formülü bu…

Bugün sahip olduğunuz başarıyı elde etmek için neyi farklı yaptınız?

Alanımda ilk ve tek oldum. Ana işimizi destekleyen yenilikçi ve bütünsel yaklaşımla ulusal ve uluslararası birçok eğitim aldım. Farkı ve farkındalığı yaratıp, bilgiyi beceriye, beceriyi tecrübeye, tecrübeyi de başarıya giden yolda zirveye taşıdım. Bir de işimi aşkla yaptım.

İş hayatına bugün başlıyor olsaydınız, ‘asla yapmazdım’ dediğiniz şey nedir?

‘Asla yapmazdım’ dediğim şey olmazdı. Daha çok deneyimlerimden, yaşadığım ve adım attığım hemen her durumdan farkındalık sağlayarak, beslenerek çıkmayı tercih eden bir yapım vardır. Başarıya ulaşmak için gerekirse kararlarımızla, adımlarımızla ilgili risk de alabilmeliyiz. Ve sonucu ne olursa olsun deneyimlerimden, hatalarımdan, kararlarımdan ders çıkarmayı tercih ederim. ‘Asla yapmazdım’ yerine ‘Bu noktadan nasıl bir farkındalık ve dersle çıkabilirim’ şeklindeki bakış açısı benim için daha doğru bir ifade olur.

Bugüne kadar işinizle ilgili aldığınız en büyük risk neydi?

Uzun yıllar ev hanımlığı yapmışken, insanların emeklilik yaşına doğru (40) profesyonel yaşama atılmam ve bu işimi de çok kısa zamanda eğitmenlikten kuruma dönüştürmem aldığım en büyük risk diyebilirim. Düşünsenize, hiç beklemediğiniz anda şartlar sizi hiç bilmediğiniz bir alana sürüklüyor, bir alanda uzmanlaşıyorsunuz ve gelen taleplerle büyümeye başlıyorsunuz. Dünya olarak, ülke olarak hiç de kolay olmayan bir dönemde çok kapsamlı ve fonksiyonel bir akademi kuruyorsunuz.

İşler yolunda gitmediğinde, kendinizi nasıl motive edersiniz?

İşler yolunda gitmediğinde ya da zorlandığım anlarda; yeni çıkışlar arayıp işimle ilgili birtakım farkındalıklar yaratarak, kendimi ve işimi güncelliyorum. Böyle durumlarda kendimle bir parça sohbet ediyorum. “Ne oluyor da zorlanıyorum, neyi farklı yapsam beni destekler, nasıl bir hizmet sunuyor olsam beni bir adım öteye taşır ya da nasıl sunuyor olsam….” gibi sorulara cevap verebiliyorsanız, motive kalmak için çokça sebebiniz oluyor. Böyle bir yaklaşımın sonuçları da hep olumlu dönüşler sağlıyor. Yani durmak yok yola devam...

Bir kadın olarak iş hayatında karşılaştığınız en büyük zorluk neydi? Nasıl aştınız?

Kadın olmanın, benim için avantajı veya dezavantajı var diyemeyeceğim. Odağımda hizmet verdiğim alanlar ve hizmet alan o kıymetli müşterilerimiz var. Mesleğinizde iyi bir seviyede iseniz ve işinizi kaliteli yapıyorsanız, zorluk yaşamıyorsunuz. Çünkü karşınızdaki insanlar, cinsiyetinize bakmıyor, kadın da olsanız erkek de olsanız, işinize ve işinizin sağladığı katkıya bakıyor, daha da çok saygı duyuyorlar.

İşinizle ilgili olarak birisiyle 1 saat sohbet etme şansınız olsa, bu kişi kim olurdu? Neden?

Bir saat ne ki her gün saatlerce başlarının etini yiyorum desem yeri. Tabii ki en büyük destekçilerim olan eşim Sabahattin Gücin ve oğlum Fizyoterapist  Oğuz Gücin olur. Eğitimci olması sebebiyle eşim, sağlıkçı olması sebebiyle de oğlum Oğuz bana çok değer katıyor. Birlikte güzel fikirler ve çözümler üretiyoruz. Hemen her sohbetimizden, işimizde yenilikçi, yaratıcı ve insana dokunan tarafıyla daha fazla büyüyerek çıkıyorum.

İş yaşamınızdaki mottonuz nedir?

Üretmeyi ve yenilik getirmeyi seviyorum, bu sebeple de en sık kullandığım mottom, ‘Çünkü, daha yapacak çok şey var.’

Çocuğunuz, sizinle aynı işi yapmak istediğini söylese, ona vereceğiniz en önemli nasihat ne olurdu?

Çocuklarıma nasihat vermezdim sanırım ancak doğru şeyleri doğru zamanda yapmaları için yol gösterir, destek olurdum.

NASIL ARANDI: #ebrugücin #suakademitürkiyesağlıklıyaşammerkezi #superisi #başarılıkadın #çalışmak #işiniaşklayapıyor #güçlükadın

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.