
Ante Klinik’in kurucusu, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Bilge Öğütcüoğlu; ülkemizde ev sorumluluğunun hala sadece kadınların omuzlarında olduğunun altını çiziyor ve ekliyor: “Devlet desteği çok önemli ama bence çalışan kadının arkasında onu destekleyen bir eşinin olması paha biçilemez.”
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyım. 2013 yılından beri Kocaeli’de çalışıyorum. Uzun yıllar Gölcük Devlet Hastanesi ve Acıbadem Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra 2022 yılında kendi muayenehanemi açtım. Gebelik takibi ve doğum bizim olmazsa olmazlarımız… Bunun yanında ameliyatlı veya ameliyatsız, lazer ve fizyoterapi teknikleriyle idrar kaçırma tedavileri; vajina daraltma, labioplasti, genital dudak dolgu uygulamaları, genital beyazlatma gibi genital estetik uygulamaları ve kadınların hayatlarının büyük bir kısmını geçirdikleri menapoz dönemi rahatsızlıklarının önlenmesi için tedaviler yapmaktayım. Tedavilerimi sunarken vücudu bir bütün olarak düşünmeyi ihmal etmiyorum. İçeriden hücresel desteklemede ozon uygulamaları, bioeşdeğer hormon tedavileri ve ağızdan bitkisel takviyelerle uygulamalar yaparken, kadınların dış görünüşlerinin de önemli olduğunu unutmuyorum. Bu nedenle yüz bakımlarını, gençleştirme protokollerini, lazerle epilasyon yöntemini de uygulamaktayım.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Sanıyorum, empati yapmayı tüm tedavi protokollerime ekledim… Her yaptığım uygulamada, tedavide, doğumda kendime, “Ben olsam ne yapılmasını isterdim” sorusunu sorup, tedavi ve ameliyatlarımı da buradan aldığım yanıta göre şekillendiriyorum.

Hangi noktaya geldiğinizde ‘Ben başardım” dediniz?
Hastalarım bana en yakınlarını da muayeneye getirdiğinde, yaptığım tedaviler sonrası belki uzun zamandır geçmeyen şikayetlerine çözüm sağladığımı gördüğümde, “oldu bu iş” dedim.
Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Bu çok can acıtıcı bir soru. Ne yazık ki çocuklarımın zamanlarından çalmak zorunda kaldım. Onlar iyi ki var, iyi ki hayatımdalar ama çocuk yokken iş yaşamını yönetmek daha kolaydı. Geriye dönüp baktığımda da elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret gösterdiğimi düşünüyorum.
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Maalesef, ev sorumluluğu hala sadece kadınların üzerinde ve burada eş desteği çok önemli. Eğer evin sorumlulukları paylaşılırsa kadınlar daha da güçlü olabilirler. Tabii ki devlet destekleri, kreşler, izinler de çok önemli ama bence her başarılı kadının arkasında onu destekleyen bir eşinin olması paha biçilemez.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Doğum, mesleğimin çok sevdiğim yanlarından biri. Son yıllarda doğuma olan bakış açısı, herkes gibi beni de üzüyor. Bu sebeple doğumları güzelleştirmek için neler yapabileceğimizi çok düşündük ve ekibimle birlikte kadınlara doğumu anlatmaya karar verdik. Doğuma hazırlık eğitimleriyle ilimizde doğuma bakış açısını değiştirdiğimi fark ediyorum. Bunun yanında menapoz farkındalığı yarattığımı da düşünüyorum. Menapozda oluşan kemik erimesinin, alzheimer’ın doğal bir süreç olmadığını; bunun için yapılabilecekler konusunda her geçen gün farkındalığın arttığını görmek beni ayrıca mutlu ediyor. Kentimizde nitelikli sağlık hizmetine yerinde erişim sağlayarak, toplum sağlığına kalıcı bir değer kattığımı düşünüyorum.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
Bizleri şu anki biz yapan, geçmişte yaşadığımız tecrübeler. 10 yıl önce yaşadığım her şey şu anki Bilge’nin inşasında çok önemliydi. Acı veya tatlı yaşanılanlar, o gün yaşandığında çok anlamlı olmuyor ama aradan zaman geçince “iyi ki bunu yaşamışım” diyorsunuz. Bu sebeple geçmişteki tüm anılarıma teşekkür ediyorum.