
Eğitimci Merve Korkmaz için eğitim; yalnızca bilgi aktarmak değil, çocuğun kendisini değerli ve güvende hissettiği bir alan oluşturmak demek. Çünkü o biliyor ki güvenin olduğu yerde cesaret filizlenir, cesaretin olduğu yerde ise gerçek gelişim başlar.
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
1994 yılında İzmir Karşıyaka’da doğdum. Farklı şehirlerde geçen bir çocukluk, hayatı erken yaşta farklı pencerelerden görmemi sağladı. İlkokul eğitimimi İzmir’in çeşitli bölgelerinde tamamladıktan sonra ortaokul ve lise yıllarımı Kocaeli’de geçirdim. Her yeni şehir, bana uyum sağlamayı, gözlem yapmayı ve farklı kültürleri tanımayı öğretti. Üniversite eğitimim için İstanbul’a gittim ve İstanbul Okan Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü’nden mezun oldum. Çocukların gelişim süreçlerine katkı sunma isteğim, yalnızca bir meslek tercihi değil; aynı zamanda hayat amacım oldu.
Mezuniyetimin hemen ardından çalışma hayatına başlayarak akademik bilgimi sahadaki deneyimlerle pekiştirdim. Mesleki yolculuğum sırasında Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumları ile tanışmam, kariyerimde önemli bir dönüm noktası oldu. Bu süreçte alternatif eğitim yaklaşımlarını keşfettim ve özellikle Montessori eğitim sistemi ile derin bir bağ kurdum. Çocuğun bireysel gelişimini merkeze alan, özgürlük ve sorumluluk dengesini temel alan bu yaklaşım, eğitim anlayışımı şekillendirdi.
Montessori alanındaki uzmanlığımı geliştirmek amacıyla İstanbul Montessori Enstitüsü’nde iki yıl süren kapsamlı bir eğitim programına katıldım. Eğitim süreci boyunca teorik çalışmaların yanı sıra stajlarımı da tamamladım ve bu yoğun sürecin sonunda ‘Montessori Eğitmen Eğiticisi’ unvanını almaya hak kazandım.
Bugün bir çocuk annesi olarak hem annelik deneyimimi hem de mesleki birikimimi harmanlayarak çocukların gelişim yolculuğuna rehberlik etmeye devam ediyorum. Benim için eğitim; çocuğun içindeki potansiyeli keşfetmesine alan açmak, özgüvenini desteklemek ve öğrenmeyi yaşam boyu sürecek bir sevgiye dönüştürmektir.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Öğretmen olarak mesleğe başladığım ilk günden itibaren kendime hep şu soruları sordum: “Çocuklara nasıl farklı bir bakış açısı kazandırabilirim? Onlarla öğrenirken nasıl gerçekten eğlenebilirim? Onlara bilgiyi daha farklı, daha kalıcı ve daha anlamlı nasıl sunabilirim?” Bu sorular, meslek hayatımın pusulası oldu. Sürekli araştırdım, geliştim, yenilikleri takip ettim. Sıradan olanı tekrar etmek yerine, daha önce yapılmamışı üretmeyi, özgün ve nitelikli çalışmalar ortaya koymayı hedefledim. Benim için yalnızca iyi bir eğitim ortamı sunmak değil; aynı zamanda veliler açısından güvenilir, şeffaf ve tercih edilen bir anaokulu olmak da büyük bir sorumluluk. Çünkü biliyorum ki eğitim, güvenle başlar. Güven varsa gelişim vardır.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz.
İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne ve Kocaeli Üniversitesi’ne Montessori eğitim felsefesini anlatmak üzere davet edilmem ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle Montessori eğitimi kapsamında protokol imzalamamız; bu eğitim sistemini yepyeni öğretmen adaylarına aktaracak olmam, mesleki yolculuğumun en anlamlı dönüm noktalarından biri oldu; o an, ‘Başardım’ diyebildim.
Bir kadın olarak başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Kariyer yolculuğumda aldığım en cesur karar, oğlum henüz 7 aylıkken onunla birlikte bu eğitim serüvenine yeniden dahil olmaktı.
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
İnsanın kendi yapabilirliğini keşfederken ne kadar güçlü olabildiğini görmesi çok kıymetli; ancak bu süreçte en büyük destekçisi olan ailesinin ve eşinin her anlamda yanında durması, alınan kararları desteklemesi ve yol gösterici olması büyük bir güç kaynağı. Ben de hayat arkadaşım dediğim kişi konusunda kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum. Her zaman en büyük destekçim olmuştur.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Okulumuzda sunduğumuz nitelikli eğitim yaklaşımı sayesinde çocuklarımız; öz güvenli, bağımsız, sevgi ve saygı temelli değerlerle büyüyen, attıkları her adımın farkında ve sorumluluğunu taşıyabilen bireyler olarak yetişiyor. Kendi kararlarını verebilen, düşüncelerini özgürce ifade edebilen ve çevresine duyarlı bireyler olmaları için attığımız her adımın, gelecekte kentimize ve ülkemize değer katacak güzel işlere dönüşeceğine yürekten inanıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü yarınlar, kendine güvenen ve vicdanlı çocuklarla inşa edilir.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
On yıl önceki Merve’ye teşekkür etmek isterdim. Beni bugün olduğum insana dönüştürdüğü için. Babamı kaybettiğimde hayatın yükü bir anda omuzlarıma bindi. Annem ve kız kardeşimle birlikte ayakta kalmak, güçlü olmak ve devam etmek zorundaydık. Evde sorumluluğu taşıyan tek kişi bendim ve her şey bir anda bana bakıyordu ama korkmadım. Attığım emin adımlarla, aldığım cesur kararlarla yoluma devam ettim. Ailemin ve arkadaşlarımın desteğiyle güçlendim; en önemlisi de bu yolculukta hayat arkadaşımı bulmama vesile olan o güçlü tarafımla gurur duydum. Bugün dönüp baktığımda, o zor günlerde pes etmeyen, dimdik duran Merve’ye içten bir teşekkür borçluyum.