
Bir annenin çocukları için kurduğu hayalle doğan Ay Sanat, bugün çok daha büyük bir merkezde yeni bir döneme giriyor. Kurucu Günay Demirtaş’ın yıllara dayanan deneyimine, ikinci şubenin yönetimini üstlenen kızı Sıla Demirtaş’ın enerjisi ve yeni nesil bakışı ekleniyor
Bazı hikâyeler küçük bir hayalle başlıyor, zamanla yüzlerce insanın hayatına dokunan büyük bir yolculuğa dönüşüyor. Ay Sanat’ın hikâyesi de Günay Demirtaş’ın, kızı Ayşe Melek’in sanatla değişen dünyasından aldığı ilhamla şekilleniyor. Yıllar içinde büyüyen merkez, bugün çocuklardan yetişkinlere uzanan geniş bir öğrenci kitlesini sanatın farklı dallarıyla buluşturuyor. Şimdi bu yolculukta yeni bir sayfa açılıyor. Körfez’de yaklaşık 800 metrekarelik alanı, 7 dersliği, gösteri salonu ve yeni branşlarıyla hizmete giren ikinci şube, Ay Sanat’ın bugüne kadar kurduğu en büyük hayallerden birini gerçeğe dönüştürüyor. Üstelik bu yeni dönemin yönetiminde artık ikinci kuşak var. Günay Demirtaş’ın deneyimine kızı Sıla Demirtaş’ın enerjisi ve yenilikçi bakışı eşlik ediyor. Biz de anne-kızla Ay Sanat’ın büyüyen dünyasını, sanat eğitimine bakışlarını ve bundan sonraki hayallerini konuştuk.

Günay Hanım, Ay Sanat, kısa süre önce çok daha geniş bir alanda eğitim veren ikinci şubesini hayata geçirdi. Sizi bu değişikliğe götüren ihtiyaç neydi?
Ay Sanat, zaman içerisinde hem öğrenci sayısı hem de verdiğimiz eğitimlerin çeşitliliği açısından büyüdü. Bir noktadan sonra mevcut alanımızın hayal ettiğimiz çalışmalar için yeterli olmadığını fark ettik. Çocuklara ve yetişkinlere yalnızca ders alabilecekleri değil, sanatın farklı dallarıyla bir arada olabilecekleri daha kapsamlı bir ortam sunmak istiyorduk. Yeni şubemiz de aslında bu ihtiyacın ve uzun zamandır kurduğumuz hayalin bir sonucu oldu. Şimdi yaklaşık 800 metrekarelik alanımız, 7 dersliğimiz ve gösteri salonumuzla yapmak istediklerimizi çok daha özgür şekilde hayata geçirebiliyoruz.

YENİ BRANŞLAR EKLENDİ
Sıla Hanım, ikinci şubenin işleyişini ve yönetimini siz üstlendiniz… Ay Sanat’ın çalışmalarında nasıl bir fark yaratmayı hedefliyorsunuz?
İkinci şubenin yönetimini üstlenmek benim için hem heyecanlı hem de büyük bir sorumluluk. Annemin yıllardır emek verdiği ve büyüttüğü Ay Sanat’a ben de kendi bakış açımı katmak istiyorum. Özellikle yeni neslin beklentilerini, iletişim biçimini ve sanata yaklaşımını yakından takip ederek daha dinamik bir yapı oluşturmaya çalışıyorum. Annemin tecrübesiyle benim enerjimin ve fikirlerimin birbirini güzel tamamladığını düşünüyorum. Amacım mevcut düzeni değiştirmekten çok, üzerine yenilikler ekleyerek Ay Sanat’ı birlikte daha ileriye taşımak.
Yeni merkezinizi oluştururken nasıl bir Ay Sanat hayal ettiniz?
Günay Demirtaş: Yeni yerimizi oluştururken en büyük hayalimiz, kapıdan girildiğinde sanatın gerçekten hissedildiği bir yer yaratmaktı. Öğrencilerimizin sadece ders için geldiği bir kurumdan ziyade, kendilerini rahat ve ait hissedebilecekleri bir sanat ortamı olsun istedik. Alanımızın büyümesiyle birlikte farklı branşlara özel alanlar oluşturabilmek, daha geniş katılımlı etkinlikler ve atölyeler düzenleyebilmek mümkün hale geldi. Bu da bizim uzun zamandır yapmak istediğimiz birçok projeyi gerçekleştirebilmemiz için önümüzü açtı.
Ay Sanat’ta şu anda hangi branşlarda eğitim veriliyor? Yeni mekânla birlikte programa eklediğiniz ya da eklemeyi planladığınız yeni alanlar var mı?
Sıla Demirtaş: Amacımız aslında öğrencilerimizin ilgilerini ve yeteneklerini keşfedebilecekleri farklı seçeneklere ulaşabilmesi. Yeni yerimizde piyano, gitar, bağlama, bale gibi mevcut branşlarımızı daha donanımlı ve rahat alanlarda sürdürürken; eğitimlerimize keman, bateri, yan flüt, dünya dansları, drama, tiyatro, resim branşlarını da ekledik. Ay Sanat’ı zaman içerisinde sanatın mümkün olduğunca çok dalının bir arada olduğu bir merkez haline getirmek istiyoruz.

HANGİ SANAT DALI?
Günay Hanım, daha önce “Sanatı ulaşılabilir kılmak istiyorum” demiştiniz. Sizce sanat eğitimine ulaşmanın önündeki en büyük engeller neler ve Ay Sanat bu engelleri aşmak için nasıl bir yaklaşım benimsiyor?
Günay Demirtaş: Bence en büyük engellerden biri, sanat eğitiminin hala özel yeteneği olan kişilere yönelikmiş gibi düşünülmesi. Oysa biz sanatın herkesin hayatında bir yeri olabileceğine inanıyoruz. Bir çocuğun ya da yetişkinin sanata başlamak için çok yetenekli olması gerekmiyor; önemli olan ilgisini keşfedebilmesi ve doğru şekilde desteklenmesi. Ay Sanat’ta da mümkün olduğunca farklı yaşlara ve ilgi alanlarına hitap ederek insanların kendilerine uygun sanat dalını keşfedebilecekleri bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz.

Bir çocuğun hangi sanat dalına yatkın olduğunu anlamak için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Sıla Demirtaş: Bizim için ilk adım, çocuğu dinlemek ve gözlemlemek. Her çocuğun ilgisi, karakteri ve kendini ifade etme biçimi farklı. Dolayısıyla, çocuğun bir sanat dalında gerçekten mutlu olabilmesi için önce neye ilgi duyduğunu keşfetmesi gerekir. Bu nedenle mümkün olduğunca çocuğu kalıplara sokmadan, öğretmenlerimizin gözlemleri ve aileyle kurduğumuz iletişim doğrultusunda ilerliyoruz. Bazen ailelerin düşündüğü alanla çocuğun kendini bulduğu alan birbirinden tamamen farklı olabiliyor. Biz de o keşif sürecinde onlara doğru ortamı sunmaya çalışıyoruz.

SANATLA GELİŞİYORLAR
Ay Sanat’ın kuruluşunda kızınız Ayşe Melek ve sanatın onun yaşamındaki etkisi çok belirleyiciydi. Aradan geçen yıllarda farklı çocukların gelişimine tanıklık etmek size ne hissettirdi?
Günay Demirtaş: Ay Sanat’ın hikâyesi benim için zaten çok kişisel bir yerden başladı. Özel eğitime ihtiyacı olan kızımın sanatla birlikte nasıl geliştiğini görmek, başka çocuklara da aynı imkânı sunma isteğimi doğurdu. Yıllar içerisinde birçok öğrencimizin küçücük yaşlarda kapımızdan girip büyüdüğünü, kendisine güveninin arttığını ve sanatla kendini ifade etmeye başladığını gördüm. Bir anne olarak kendi çocuğumda hissettiğim mutluluğu başka ailelerin de yaşadığını görmek benim için işin en değerli taraflarından biri. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımda da Ay Sanat’ın benim için yalnızca bir eğitim kurumu olmadığını çok daha iyi anlıyorum.
Öğrencilerinizi konserler ve sahne deneyimleriyle de destekliyorsunuz. Bunun, öğrencinin gelişimine nasıl bir katkısı olduğunu düşünüyorsunuz?
Sıla Demirtaş: Bir öğrencinin sınıfta öğrendiklerini sahneye taşıması bence eğitimin çok önemli bir parçası. Çünkü sahneye çıktığında yalnızca öğrendiği eseri sergilemiyor; aynı zamanda heyecanını yönetmeyi, kendine güvenmeyi ve emeğinin karşılığını insanlarla paylaşmayı öğreniyor. İlk konserinde çok heyecanlanan bir öğrencinin, zaman içerisinde sahneye çok daha özgüvenli çıktığını görmek gerçekten çok güzel. Bu yüzden konserleri eğitimin ve öğrencinin gelişiminin önemli bir parçası olarak görüyoruz.

YAŞAYAN BİR MERKEZ
Günay Hanım, kendinizi hayallerinizin neresinde görüyorsunuz? Önümüzdeki dönem için yeni projeler var mı?
Günay Demirtaş: İlk günden beri hayalim, zamanla büyüyen ve daha fazla insana ulaşan bir sanat merkezi oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktada hayallerimizin bir kısmının gerçekleştiğini görmek benim için çok kıymetli ama hâlâ yolun başında olduğumuzu düşünüyorum. Yeni merkezimiz bize hem fiziksel olarak hem de yapabileceğimiz çalışmalar açısından çok daha geniş bir alan açtı. Bundan sonraki dönemde farklı sanat dallarını bir araya getiren projeler, atölyeler, konserler ve çeşitli etkinliklerle Ay Sanat’ı daha da geliştirmek istiyoruz. Özellikle kızlarımla birlikte bu yapıyı büyütmek ve onların da kendi fikirlerini Ay Sanat’a katmasını görmek benim için ayrıca çok değerli. Hayalim, Ay Sanat’ın yıllar içinde sanatla ilgilenen herkesin kendinden bir şey bulabileceği, yaşayan bir sanat merkezi haline gelmesi.
1. Şube: Yavuz Sultan Selim Mah. Mevlana Cad. No: 181 Körfez/KOCAELİ
2. Şube: Yavuz Sultan Selim Mah. Mevlana Cad. No: 43 Körfez/KOCAELİ
Telefon: 0541 252 13 23
Instagram: @aysanat41