Hoş geldin mart

Güneşin yüzünü biraz daha cömertçe gösterdiği, toprağın uyanıp yeniden nefes aldığı ve içimizde taze umutların filizlendiği o özel aya, mart ayına hoş geldik.
“Mart kapıdan baktırır” derler ama biz bu ayı yalnızca pencereden izleyerek değil, evlerimizde ve kalplerimizde baharı başlatarak karşılıyoruz.
Kışın durgunluğu yerini yavaş yavaş tatlı bir kıpırtıya bırakırken, çocuklarla doğadaki değişimi gözlemlemek, bir çiçeğin ilk açışına tanıklık etmek bize yaşamın mucizesini yeniden hatırlatıyor.
Bu ay köşemizde; evde kahkahaların yükseleceği bir oyun, adaleti ve nezaketi anlatan zamansız bir kitap ve bahar tazeliğinde hafif bir atıştırmalıkla karşınızdayız. Yenilenmeye hazır mısınız?
Mart; biraz daha dışarı çıkmak, biraz daha hareket etmek, biraz daha hafiflemek demek. Bol güneşli günler, kirlenen dizler, kahkahalı sofralar ve birlikte biriktirilen güzel anılar sizinle olsun.

Bir Oyun: HALLI GALLI
Mart ayı biraz hız, biraz hareket, biraz da kahkaha demek… O yüzden bu ay masada sakin sakin oturup düşünmek yok; eller havada, gözler kartlarda! Halli Galli tam bir refleks oyunu. Ortaya kartlar açılıyor, meyveler birikiyor ve masada tam beş tane aynı meyve olduğunda zile ilk basan puanı kapıyor. Basit mi? Evet. Sessiz mi? Asla… Bir süre sonra evde şunlar duyuluyor:
“Zile ben bastım.Hayır önce bendim. Bir el daha oynayalım.”
En sevdiğim yanı şu: Yaş farkı neredeyse ortadan kalkıyor. Çocuk da hakkıyla kazanabiliyor, büyükler de fena halde heyecanlanabiliyor. Hız, dikkat ve bol kahkaha garantili. Kısacası kısa sürede kuruluyor ama uzun süre masadan kalkmıyor.

Bir Kitap: MUTLU PRENS
Oscar Wilde’ın kalbinden bir iyilik masalı… Baharla birlikte yardımlaşma ve empati duygularını yeşertmek için bu ayki önerim bir klasik. Mutlu Prens, şehri tepeden izleyen altın kaplama bir heykel ile küçük bir kırlangıcın dokunaklı dostluğunu anlatıyor.
Konusu: Kendi lüksünden vazgeçip halkının acılarını dindirmeye çalışan bir prensin fedakârlığı.
Mesajı: Gerçek güzelliğin dış görünüşte değil, yapılan iyiliklerde ve kalbin derinliklerinde olduğunu çocuklara o kadar naif anlatıyor ki… Paylaşmanın gücünü keşfetmek için mart akşamlarına çok yakışacak bir eser.

Minik Gurme: MUZLU YULAF KURABİYESİ
Şeker yok, un yok, karmaşa yok.
Sadece 3 malzeme, 10 dakika ve mis gibi bir koku! Park dönüşü, okul çıkışı acıkan miniklere sağlıklı bir atıştırmalık, çay saatine de tatlı bir eşlikçi.

Malzemeler
• 2 olgun muz
• 1 su bardağı yulaf ezmesi
• 1 tatlı kaşığı kakao veya tarçın
(isteğe bağlı)

Yapılışı
Muzları çatalla güzelce ezin. Yulaf ve eklemek istediğiniz malzemeleri karıştırın. Kaşıkla tepsiye koyup şekil verin. 180 derecede, 12–15 dakika pişirin. Hepsi bu kadar. Hem pratik hem iç rahatlığıyla ikram edilebilir.

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...