
Merkez Kasap Izgara’nın sahibi Beyhan Acar, kadınların hayallerini ertelememesi gerektiğinin altını çizerek, “Zorlukların geçici olduğunu bilmek ve risk almaktan çekinmemek kadınları iş hayatında çok daha güçlü bir konuma taşır” diyor.
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
1974 yılında İzmit’te doğdum. İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Kimya Bölümü mezunuyum. 30 yıl boyunca Deva İlaç’ta kalite departmanında görev yaptım ve 2023 yılında EYT kapsamında emekli oldum. Emekliliğin tadını çıkarmayı planlarken hayat beni hiç planlamadığım bir şekilde restoran sektörüne yönlendirdi. Özümde misafir ağırlamayı, insanlara yemek yedirip içirmeyi çok seven biriyim ancak bunun profesyonel anlamda restorancılıkla birleşeceğini hiç düşünmemiştim. Eşim Cengiz Acar ve yeğenlerim Erkan Duman ile Çetin Atlı’nın ortaklığıyla 12 yıldır Yeşilova’da faaliyet gösteren Merkez Kasap, öncesindeki 15 yıllık geçmişiyle birlikte sadece Yeşilova’da değil tüm Kocaeli genelinde güçlü bir güven ve müşteri portföyü oluşturmuştu. Misafirlerimizin desteği ve teşvikiyle bu güveni bir adım ileri taşıyarak Merkez Kasap Izgara restoranımızı hayata geçirdik.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Merkez Kasap Izgara’da en önemli farkımız, işletmemize gelen herkesi müşteri olarak değil, misafir olarak görmemizdir. Tüm ekibimiz bu anlayışla hizmet verir.
Lezzet ve hijyen konularında titiz bir yaklaşım sergiler, her geri bildirimi dikkatle değerlendiririz. Sürdürülebilir başarıyı, güçlü bir güven duygusu oluşturmakta görüyoruz. Misafirlerimizin kendilerini özel hissetmeleri ve tekrar gelmeyi tercih etmeleri, bizi sektörde farklı bir konuma taşıyan en önemli unsurdur.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz?
“Başardım” dediğim tek bir an olmadı ancak restoranımıza gelen misafirlerin memnuniyetle ayrıldığını, tekrar tekrar geldiklerini ve bizi çevrelerine tavsiye ettiklerini gördüğümde doğru yolda olduğumuzu anlıyorum. Emeklerimizin karşılık bulduğunu görmek büyük bir motivasyon kaynağı. Yine de gelişimin sürekliliğine inanıyor, yolun henüz başında olduğumuzu düşünüyorum.
Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Bu süreçte en çok zamanımdan ve konforumdan ödün verdim. Yeni bir iş kurmak, mevcut düzeni bozmayı ve bazı alışkanlıklardan vazgeçmeyi gerektiriyor. Başlangıçta fedakârlık gibi görünen pek çok adımın aslında başarıya giden yolda çıkılması gereken basamaklar olduğunu fark ettim. Her basamak beni hem işimde hem de kişisel gelişimimde daha güçlü bir noktaya taşıdı.
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Kadınların öncelikle kendilerine güvenmeye, cesur olmaya ve hayallerini ertelememeye ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Zorlukların geçici olduğunu bilmek, risk almaktan çekinmemek ve emeğin karşılığının mutlaka alınacağına inanmak, kadınları iş hayatında çok daha güçlü bir konuma taşır.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?
Merkez Kasap Izgara’yı yalnızca bir restoran olarak değil, güçlü bir ekip çalışmasının ürünü olarak görüyoruz. Bugün 25 kişilik bir ekibe istihdam sağlıyor olmak ve çalışma arkadaşlarımızın ekonomik olarak güçlenmesine katkı sunmak bizim için büyük bir gurur. Kadın çalışanların ekip içinde aktif ve güçlü şekilde yer alması, eşitlikçi ve kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturduğumuzu gösteriyor. Ayrıca ailelerin gönül rahatlığıyla zaman geçirebileceği, kendini güvende ve huzurlu hissedebileceği nezih bir mekân ihtiyacına cevap verdiğimize inanıyoruz.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki kendinize ne söylemek isterdiniz?
Kendime şunu söylerdim: “Kendine güven, cesur ol ve hayallerini erteleme. Zorluklar geçicidir; risk almadan ilerlemek mümkün değildir. Emek verildiğinde karşılığının mutlaka alınacağını unutma. “