
Herkese merhaba, sevgili Kocae Life okuyucuları… Bu yazımda, sağlığımızı iyileştirmek ve geliştirmek için ihtiyacımız olan besin ögelerinden ‘süt ve süt ürünleri’nin muhafaza yöntemlerinden bahsedeceğim.
Gıda muhafazası, gıdaların bozulmasını önlemek, raf ömrünü uzatmak; besin değerini, lezzetini ve dokusunu korumak için uygulanan işlemler bütünüdür. Doğru muhafaza yöntemleri sayesinde hem gıda güvenliği sağlanır hem de besin kayıplarının önüne geçilmiş olunur. İşte süt tüketiminde ve muhafazasında bilinmesi gerekenler:
ÇİĞ SÜT: Hiçbir işlem görmemiş süt türüdür. Bünyesinde hayvansal kaynaklı, sağım koşullarının sebep olduğu, ortam ve hava temasından bulaşan birçok mikroorganizma bulunmaktadır. Çiğ sütü evimize aldıktan sonra kaynatmalı ve kaynamaya başladıktan sonra en az 15 dakika ısıl işlem uygulamaya devam etmeliyiz. Çok fazla ısıl işleme maruz kalmasından dolayı çiğ sütte besin değeri kayıpları oluşurken, aynı zamanda zararlı mikroorganizma riski de devam edebilir. Bu yüzden bağışlık sistemi düşük olanlar, hamileler, emziren anneler ve çocuklar çiğ süt tüketiminden özellikle kaçınmalıdır. Süt, güvenli hale getirildikten sonra buzdolabı koşullarında (4-6°C) 3-5 gün arasında depolanabilmektedir.
UHT (ULTRA HIGH TEMPERATURE): Bu işlemde çiğ süt, 3-5 saniye içerisinde, kısa sürelerle 130-150°C gibi çok yüksek sıcaklıklara maruz bırakılır ve içerisinde canlı mikroorganizma veya gelişim kabiliyetine sahip sporların olmaması sağlanır. Süt, daha sonra aseptik (mikroorganizmalardan arındırılmış) koşullarda ambalajlanır. Süt bu işlemler sonrası ‘uzun ömürlü’ olma özelliği kazanmaktadır. Açıldıktan sonra 0-4 °C’de muhafaza edilmeli ve kısa sürede tüketilmelidir. Ambalajı açılmadan uygun saklama koşullarında 4 ay kalabilmektedirler.
PASTÖRİZE SÜT: Sütün, 15-20 saniye içerisinde 72°C ile 80°C arasında bir sıcaklığa ulaştıktan sonra 5°C’ye soğutulması işlemidir. Bu işlem ile insan sağlığına zararları olan bakteriler yok edilir. Raf ömürleri 2-3 gün olduğundan bu sütler ‘günlük süt’ olarak da kabul edilmektedir.
Süt, oda ısısında uzun süre bekletilmemeli; derin dondurucuda değil, buzdolabında kapalı bir kapta muhafaza edilmelidir. Pastörize veya UHT sütlerin kaynatılmasına gerek yoktur, çok fazla ısıtılmaları besin kaybına sebep olmaktadır.
DİĞER SÜT ÜRÜNLERİ
YOĞURT: Buzdolabında 4-6 °C ‘de ağzı kapalı, hava almayan cam bir kampta muhafaza edilmelidir. Yoğurdumuzun bozulmaması veya ekşimemesi için hava almamasına dikkat etmemiz gerekmektedir. Yoğurdu buzdolabında büyük bir kapta değil, küçük cam kavanozlara bölerek saklamak; açtığımız kavanozu 2-3 gün içerisinde tüketmek ve sonra diğer kavanoza geçmek daha doğru bir muhafaza yöntemidir. Üzerine ince bir tabaka zeytinyağı eklemek, direkt hava ile temasını engelleyerek yoğurdun ekşimesini engeller. Yoğurda kaşıkla çok fazla dokunmak hem bakteri üremesine hem de yoğun ekşimesine sebep olur. Yoğurt, saklama koşullarına dikkat ettiğimizde 7-10 gün taze kalabilmektedir.
TEREYAĞ: Yüksek sıcaklık, hava ve ışıktan çabuk etkilendiği; diğer besinlerin kokusunu çektiği ve çabuk bozulduğu için tereyağ, hava almayan bir kapta diğer gıdalardan uzakta muhafaza edilmelidir. Buzdolabı kapağında değil dolabın en soğuk kısmında küçük parçalara ayrılarak saklanması daha uygundur.
PEYNİR: Buzdolabında 4-6 °C ‘de ağzı kapalı, salamura suyunun içinde saklanmalıdır. Antep, Urfa ve hellim peyniri tüketilmeden önce 15-20 dakika suda bekletilirse içerdiği tuz gider ve gerçek lezzeti ortaya çıkar. Diğer peynirler yıkanmamalıdır, su ile temas peynirin lezzet ve aromasının kaybolmasına yol açar. Ayrıca, peynir derin dondurucuda muhafaza edilmemeli ve oda sıcaklığında bekletilmemelidir. Kaşar peynir ve türevleri rutubetten uzak ortamlarda dilimlere ayrılmadan saklanmalı; böylece dış ortamla teması en aza indirilmelidir.
Adres: Körfezkent Mah. Nergiz Cad. Stratus Residence No: 15 Körfez/Kocaeli
Telefon: 0535 089 08 54
Instagram: diyetisyenecemsahin