Değirmendere Nurcan Uzuner Beauty’nin kurucusu: Nurcan Uzuner

Nurcan Uzuner Beauty’nin kurucusu, uzman estetisyen Nurcan Uzuner, güzelliği sadece estetik sonuçlarla değerlendirmiyor; dış görünüşün ruh hâli, özgüven ve kendine şefkatle bütünleştiğinde anlam kazandığını savunuyor

Güzellik, uzun yıllar boyunca kusursuzlukla, kalıplarla ve tek tip algılarla tanımlandı. Oysa bugün, bu anlayış giderek yerini daha gerçek, daha insani ve daha içten bir bakışa bırakıyor. Nurcan Uzuner Beauty’nin sahibi, uzman estetisyen Nurcan Uzuner, tam da bu dönüşümün içinde duran; güzelliği sadece estetik bir sonuç değil, kendinle barışma süreci olarak ele alan isimlerden biri.
Nurcan Uzuner, meslek hayatı boyunca edindiği deneyimlerle güzelliğin yalnızca dış görünüşten ibaret olmadığını; ruh hâli, özgüven ve kendine şefkatle bütünleştiğinde anlam kazandığını savunuyor. Sosyal medyanın dayattığı filtreli yüzlere, kusursuz bedenlere ve tek tip güzellik algısına karşı; doğallığı, kişiye özgü dokunuşları ve etik yaklaşımı merkeze alan bir anlayışla çalışıyor.
Nurcan Uzuner ile güzellik algısının yıllar içindeki dönüşümünü, güzellik konusunda en sık düşülen yanılgıları, güzellik merkezlerinin psikolojik etkisini ve gerçek güzelliğin ne anlama geldiğini konuştuk. Aynaya daha şefkatli bakmak isteyen herkes için samimi, düşündürücü ve ilham verici bir söyleşi…

Nurcan Hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Gölcük doğumluyum. Çocukluğum, gençliğim ve tüm eğitim hayatım Gölcük’te geçti. Çalışma hayatına erken yaşlarda farklı bir iş kolunda başladım. Bununla beraber, çocukluğumdan beri esas ilgi alanım hep güzellik sektörüydü. Mutlu olacağım alanın bu olduğundan gerçekten emin olduğumda, kariyerimi de bu yönde şekillendirmeye karar verdim. İşimden ayrıldım ve hemen güzellik sektörüyle ilgili eğitimlerime başladım. Önce İstanbul’daki özel bir akademide eğitim alarak tüm belgelerimi tamamladım; ardından kendimi daha da geliştirmek adına uzun süre birebir eğitimler aldım. Aslında hemen bir salon açabilirdim ancak önce bir süre deneyim kazanmanın mesleki açıdan daha doğru olacağını düşünerek, bu süreçte farklı salonlarda görev yaptım. Nihayet, bundan yaklaşık 2 yıl önce Nurcan Uzuner Beauty’nin kapılarını açtım. O günden beri de hiç düşmeyen bir tempoyla hem Değirmendere’den hem de çevre il ve ilçelerden gelen danışanlarıma hizmet veriyorum.

Merkezinizde hangi işlemleri yapıyorsunuz?
Salonumuzda lazer epilasyondan bölgesel incelmeye, cilt bakımından kalıcı makyaja kadar her türlü işlemi yapıyoruz. Lazer epilasyonda buz lazer teknolojisinden yararlanıyoruz, Diode Hibrit Lazer cihazını kullanıyoruz. Yüzde 80 sonuç garantisiyle çalışıyoruz ve çok etkili sonuçlar alıyoruz. Müşterilerimize Aynı zamanda yüzde 100 sonuç garantili iğneli epilasyon da yapıyoruz. Bölgesel incelmede ise 4 cihazla çalışıyoruz ve bu konuda da oldukça iddialıyız. Cilt bakımında, klasik cilt bakımı ve hydrafacial uygulamalarımız var ve bu işlemleri bizzat yapıyorum. Bize başvuran danışanlarımızın cilt analizini yaptıktan sonra kişiye özel bir protokol oluşturuyorum. Tüm uygulamalarımızda kişinin cildinin ihtiyacına uygun, en kaliteli ürünlerle çalışıyorum. Merkezimizde kalıcı makyaj uygulamaları da mevcut. Mikroblading, pudralama, dudak renklendirme, eyeliner, dipliner uygulamalarını kalıcı makyaj uzmanımız yapıyor. Ayrıca kirpik lifting uygulamamız var ve efsane geri dönüşler alıyorum çünkü çok iyi bir ürün kullanıyorum. Ayrıca, protez tırnak, manikür, kalıcı oje işlemlerimiz de mevcut.

Nurcan Hanım, sizce güzellik nedir?
Bence güzellik, sadece aynadaki görüntümüzle ilgili değil. Güzellik, kendinle barışık olma hali, insanın içinden dışına yansıyan bir duruş. Elbette bakımlı olmak, cildine ve bedenine özen göstermek önemli ama farkı yaratan asıl şey kişinin enerjisi, kendine olan saygısı ve özgüveni. Bir güzellik uzmanı olarak şunu çok net görüyorum: İç dünyasında huzuru olan bir insan, en sade haliyle bile ışık saçıyor. Bizim yaptığımız ise o ışığı parlatmak, kişinin kendisini daha iyi hissetmesine destek olmak.

Güzellik algınız meslek hayatınız boyunca nasıl değişti, dönüştü?
Meslek hayatıma ilk başladığımda güzelliği daha çok dış görünüş üzerinden değerlendiriyordum. Bana göre pürüzsüz bir cilt, kusursuz kaş, simetrik bir yüz güzel demekti. Zamanla, özellikle de farklı yaşlardan ve hayat hikâyelerinden birçok danışanla çalıştıkça bu algı farklılaştı. Şunu fark ettim: Aynı işlemi iki farklı kişiye yapıyorsunuz ama sonuç bambaşka duruyor çünkü güzelliği belirleyen sadece uygulama değil, kişinin kendisini nasıl hissettiği. Yıllar geçtikçe güzellik algım, ‘kusursuzluk’tan uzaklaşıp doğallık, denge ve kişiye özgülük kavramlarına evrildi. Artık amacım birini başkasına benzetmek değil, onun kendi yüzünü, kendi ifadesini daha iyi ortaya çıkarmak. Mesleğim bana şunu öğretti: Gerçek güzellik, trendleri takip etmekten çok, kişinin kendine ait olanı kabul edip onu sevgiyle taşımasıyla ortaya çıkıyor.

Toplumun dayattığı ‘tek tip güzellik’ anlayışına nasıl bakıyorsunuz? Filtreler, sosyal medyadaki kusursuz yüzler ve mükemmel beden algısı sektörü nasıl etkiliyor?
Açıkçası bu ‘tek tip güzellik’ anlayışına mesleki olarak da insani olarak da oldukça mesafeliyim. Sosyal medyada gördüğümüz filtreli, kusursuz ve çoğu zaman gerçeklikle ilgisi olmayan yüzler, güzelliği ulaşılması zor bir standart haline getiriyor. Bu durum özellikle gençlerde ciddi bir özgüven baskısı yaratıyor. Sektör açısından baktığımızda ise iki yönlü bir etkisi var. Bir yandan talep artıyor; insanlar sosyal medyadaki görüntülere benzemek istiyor. Diğer yandan bu durum, güzellik uzmanlarına çok daha büyük bir sorumluluk yüklüyor çünkü bizim görevimiz bu dayatmayı beslemek değil, kişiyi kendi gerçekliğiyle barıştırmak olmalı. Ben danışanlarıma her zaman şunu söylüyorum: Filtreler geçici, trendler değişken ama yüzünüz size ait ve biricik. Sosyal medya güzelliği ‘kusursuzluk’ gibi gösteriyor ama gerçek hayatta etkileyici olan şey mimikler, ifade ve doğallık. Sektör olarak daha sağlıklı bir güzellik algısını desteklediğimizde hem danışanlarımızın psikolojisine hem de mesleğimizin etik duruşuna sahip çıkmış oluruz.

Uygulamalarınızda önceliğiniz, çarpıcı değişimler mi yoksa mevcut güzelliği ortaya çıkarmak mı?
Benim önceliğim her zaman mevcut güzelliği ortaya çıkarmak. Çarpıcı değişimler ilk bakışta dikkat çekici olabilir ama uzun vadede kişiyi kendinden uzaklaştırabiliyor. Oysa küçük ama doğru dokunuşlar, insanın hem yüzüne hem de ruhuna daha çok yakışıyor. Bence gerçek başarı, “ne kadar değişti” değil, “ne kadar doğal görünüyor” cümlesini duyduğum an. İşte o zaman doğru bir iş yaptığımı anlıyorum.

Danışanlarınızda en sık karşılaştığınız güzellik algısı yanılgıları neler?
En sık karşılaştığım yanılgı, güzelliğin tek bir uygulamayla ya da kısa sürede tamamlanacak bir şey olduğu düşüncesi. Birçok danışanım, bir işlemin hayatındaki tüm özgüven sorunlarını çözeceğine inanarak geliyor. Oysa güzellik, süreklilik ve doğru bakım alışkanlıklarıyla desteklenen bir süreç. Bir diğer yaygın yanılgı ise sosyal medyada görülen yüzlerin gerçek olduğunun sanılması. Bu da kişilerin kendi cildini haksız yere yetersiz görmesine yol açıyor. Ayrıca herkes için aynı uygulamanın uygun olacağı düşüncesi de çok yaygın. “Arkadaşım yaptırdı, bana da yakışır” yaklaşımıyla gelen danışanlar oluyor. Oysa her yüz, her cilt ve her yaşam tarzı farklı. Güzellikte kıyas değil, kişiye özel yaklaşım esas olmalı. En önemlisi de yaş alma sürecinin bir kusur gibi görülmesi. Ben yaş almayı güzelliğin düşmanı değil, yüzün hikâyesi olarak görüyorum. Doğru bakımlarla bu hikâyeyi daha sağlıklı ve canlı bir şekilde taşımak mümkün.

Güzellik merkezlerinin yalnızca estetik değil, psikolojik bir dokunuş alanı olduğunu söyleyebilir miyiz?
Kesinlikle söyleyebiliriz hatta ben güzellik merkezlerini çoğu zaman sessiz bir terapi alanı olarak görüyorum. Danışanlarım buraya sadece cilt bakımı ya da bir uygulama için gelmiyor. Kendilerine ayırdıkları o süre; durup nefes aldıkları, aynayla yeniden barıştıkları bir zaman dilimi oluyor. Koltuğa oturduklarında önce yüzlerini değil, çoğu zaman yüklerini bırakıyorlar. Günlük koşturma, stres, yorgunluk, bazen özgüven eksikliği… Bu yüzden bir güzellik uzmanının iyi bir dinleyici olması çok önemli. Doğru yapılan bir bakım, “güzel oldum” duygusundan çok, “kendime iyi davrandım” hissini yaratmalı. İşte o anda psikolojik etki başlıyor. Danışan buradan daha dik yürüyerek, kendisine biraz daha şefkatli bakarak çıkıyorsa, bence asıl güzellik dokunuşu orada gerçekleşmiş oluyor.

Kendisiyle barışık olmayan bir danışanla çalışırken nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Kendisiyle barışık olmayan kişiler için aynaya bakmak bile zorlayıcı olabiliyor. Bu yüzden teknikten önce güven ilişkisi kurmak çok önemli. Asla yargılayan ya da “şurası kusurlu” diyen bir dil kullanmam. Tam tersine, önce güzel olanı gösteririm çünkü çoğu zaman kişi, yüzündeki ya da bedenindeki güzel detayları fark etmeyi unutmuş oluyor. Uygulama sürecinde de öncelikle küçük ve doğal dokunuşları tercih ederim çünkü büyük ve ani değişimler, bu tür danışanlarda bazen daha fazla yabancılaşma yaratabiliyor. Karşımdaki kişiye şunu hissettirmek benim için çok önemli: Güzellik bir zorunluluk değil, bir tercih. Sen, olduğun haliyle değerlisin ve biz sadece senin kendini daha iyi hissetmene eşlik ediyoruz. Bu yaklaşımın, uygulamadan çok daha kalıcı bir etkisi oluyor.

Son yıllarda danışanların taleplerinde nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?
Eskiden danışanlar, daha çok “işlem belirgin olsun, fark edilsin” yaklaşımıyla gelirdi; bugün ise giderek artan bir şekilde doğallık, hafiflik ve sağlıklı görünüm talep ediliyor. Bir diğer önemli değişim, anlık çözümlerden ziyade uzun vadeli bakım anlayışının öne çıkması. Danışanlar tek bir işlem yerine cilt sağlığını koruyan, sürdürülebilir ve düzenli bakımları tercih ediyor. Bu da güzelliğin bir süreç olduğunun daha fazla fark edildiğini gösteriyor. Ayrıca daha genç danışanlar artık koruyucu bakımlara yöneliyor; ileri yaş grupları ise yaşlarını silmekten çok, daha dinç ve canlı görünmeyi hedefliyor. Bu bana göre çok sağlıklı bir yaklaşım. En önemlisi de danışanların bilinçlenmesi. Ne istediğini bilen, araştıran, sorgulayan bir kitleyle çalışıyoruz. Bu da sektörü daha etik ve daha özenli bir noktaya taşıyor.

Sizce güzellik trendlerinin hepsi geçici mi, kalıcı olan bir şey var mı?
Bence büyük bir kısmı geçici ama özünde hiç değişmeyen, kalıcı bir çekirdek var. Trendler dönemsel olarak kaş şekillerini, dudak dolgunluğunu, cilt görünümünü değiştiriyor. Bugün moda olan, birkaç yıl sonra yerini bambaşka bir anlayışa bırakabiliyor. Kalıcı olan ise çok net: sağlıklı cilt, bakımlı görünüm ve doğallık. Bunlar hiçbir zaman modası geçmeyen kavramlar. Ben trendleri tamamen reddetmiyorum ama onları bir rehber gibi de görüyorum. Kişiye uymayan bir trend, ne kadar popüler olursa olsun güzel durmaz. O yüzden kalıcı olan şey yüzü tanımak, cildi korumak ve zamana saygı duymak.

Siz, kendinizi güzel buluyor musunuz?
Evet, kendimi güzel buluyorum ama bu her gün aynaya bakıp “kusursuzum” dediğim anlamına gelmiyor. Kendimi güzel bulmamın sebebi, kendimle barışık olmam. Elbette, herkesin aynada takıldığı bir yeri var, benim de var ama güzelliği sadece o eksik gördüğüm detaylardan ibaret saymıyorum. Yorgun olduğum günler de var, iyi hissetmediğim anlar da… Buna rağmen kendime şefkatle bakmayı öğrendim. Belki de en gerçek güzellik, aynaya bakarken kendine düşman olmamak. Ben bunu başardığımı düşünüyorum.

Güzelliğinizi korumak için uyguladığınız özel yöntemler var mı? Bize güzellikle ilgili rutinlerinizden bahseder misiniz?
Elbette var ama zannedildiği gibi çok karmaşık ya da mucizevi şeyler değil. Her şeyden önce cilt bakımında istikrara çok önem veriyorum. Sabah ve akşam mutlaka cildimi temizlerim; cilt tipime uygun, fazla ürünle yormayan bir rutinim var. İyi bir temizleyici, nemlendirici ve güneş koruyucu benim için vazgeçilmez. Güneş kremi gerçekten bir bakım ürünü, bunu mesleğim gereği çok net söyleyebilirim. Haftada bir cildimi nazikçe arındırırım, ayda bir de profesyonel bakım yaptırırım. Fiziksel bakımın yanında ruhsal bakım da rutinimin bir parçası. Yeterli uyku, bol su, arada kendimle baş başa kalabildiğim küçük molalar… Çünkü stres, yüzde en çabuk iz bırakan şeylerden biri. Kendimi çok yorgun hissettiğim günlerde bakım yapmaktan çok dinlenmeyi tercih ederim. Kısacası benim rutinim; ‘fazla’dan çok, doğru olanı yapmak üzerine kurulu. Güzellik, kendine iyi bakmayı bir zorunluluk değil, bir alışkanlık haline getirdiğinde kalıcı oluyor.

Adres: Değirmendere Merkez Mah. Murat Cankat Sok. Burca Apartmanı No: 1 Gölcük/KOCAELİ
Telefon: 0537 208 92 41
Instagram: nurcanuzunerbeauty
Web: nurcanuzuner.com

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...