Fıstığın hakkını veren işletme: Fıstıktan

Yeme - İçme5 ay önce

Tatlı… Kimi zaman en özel anların eşlikçisi, kimi zaman sevdiklerimizle paylaştığımız keyifli sohbetlerin vazgeçilmezi. Onu bu kadar özel kılan ise içinde sakladığı malzemelerin hikâyesi. Hele ki konu Gaziantep fıstığı olunca, tek bir lokmada bile yüzlerce yıllık emeğin, kültürün ve geleneğin izini bulabiliyorsunuz. İşte tam da bu noktada karşımıza çıkan “Fıstıktan”, adını olduğu kadar ruhunu da fıstıktan alan, her ürününde bu eşsiz lezzetin hakkını vermeyi ilke edinmiş bir marka.
Kocaeli’de başlayan bu serüven, aslında nesiller boyu Gaziantep topraklarında şekillenmiş köklü bir emeğin devamı. Tezgâhtaki her tatlı, fıstığın yalnızca bir süs olmadığını, başrolü hak eden bir değer olduğunu gösteriyor. Fıstıklı special’den dondurmalı havuç dilimine hatta fıstık kolonyasına kadar uzanan bu yolculuk hem geleneğin hem de yenilikçi fikirlerin birleşiminden doğuyor.
Bu ay, “fıstığın hakkını veren işletme” mottosuyla yola çıkan Fıstıktan’ın kurucuları Kaan Kılıç ve Fatih Ataç ile bir araya geldik. Nesiller boyu süren emeği, Kocaeli’de şekillenen marka yolculuğunu ve geleceğe dair hedeflerini kendi ağızlarından dinledik.

Kaan Bey, Fıstıktan yeni bir marka ancak bildiğim kadarıyla sizin fıstıkla yolculuğunuz çok eskilere dayanıyor, aileniz yıllardır fıstık üretimi yapıyor. Gaziantep’te başlayan bu hikayeyi ve nesiller boyu süren emeği biraz anlatır mısınız?
Aslında bizim hikâyemiz oldukça köklü. Ailem yaklaşık 5 kuşaktır Gaziantep’te fıstık üretimiyle uğraşıyor. Çocukluğumuzdan itibaren bu emeğin içinde büyüdük; fıstığın nasıl yetiştirildiğini, nasıl işlendiğini yaşayarak öğrendik. Fıstık bizim için sadece bir ürün değil, kültürümüzün ve aile bağlarımızın vazgeçilmez bir parçası. Dedemden babama, babamdan bana aktarılan bu mirası bugün ‘Fıstıktan’ markasıyla daha geniş kitlelere taşımayı hedefliyoruz.

Fıstık sizin için sadece bir meslek değil aynı zamanda bir yaşam biçimi olmuş. Bu süreci biraz anlatır mısınız?
Dediğim gibi benim fıstıkla yolculuğum çocuk yaşlarda başladı. Yaz tatillerinde tarlada çalışırdık, bazen fındık toplar bazen de işlenmesi sürecine yardımcı olurduk. O dönemde bunun bir işten öte yaşam biçimi olduğunu fark ettim. Zamanla fıstığın değerini anladım, sabrın ve emeğin gerçek bir simgesi olduğunu kavradım. Üniversite yıllarımda farklı sektörleri tanıma imkânım oldu ama sonunda kendi köklerime dönmek istedim çünkü en iyi bildiğim, en çok gönül verdiğim iş buydu.

Türkiye’nin her yerine fıstık gönderen bir üretici olarak bu birikimi Kocaeli’ye taşımaya nasıl karar verdiniz?
Kocaeli bizim için stratejik bir noktaydı. Hem İstanbul’a yakınlığı hem de dinamik ve genç nüfusuyla farklı damak tatlarına açık bir şehir olması ilk önce babamın dikkatini çekmişti. Bu yüzden babam yaklaşık 30 yıl önce Gaziantep’ten İzmit’e gelerek, aileden gelen bu güçlü üretim birikimini burada markalaştırmak istedi. Tatlı ve fıstık üzerine birçok marka ile faaliyet gösterdik. Bu zamana kadar da Kocaeli başta olmak üzere tüm Marmara Bölgesi’ni fıstık ve fıstık ürünleriyle ilk tanıştıran isimdir babam. Fıstığı sadece Gaziantep’te değil Türkiye’nin her yerinde en kaliteli haliyle insanlara ulaştırmak bizim için bir misyon. Ben Kocaeli’de doğdum ve büyüdüm, tabii ki yeni markamızın ilk şubesini de Kocaeli’de açmak istedik. Bu yüzden Kocaeli, Fıstıktan’ın ilk adımı oldu.

Fıstıktan’ın ortaklık yapısından da biraz bahseder misiniz?
Fıstıktan markasını bu yıl kurduk. Ben aileden gelen üretim tecrübemi işin mutfağına taşıdım, Fatih Bey de pazarlama ve işletme tarafında çok değerli katkılar sağladı. İki farklı deneyimi bir araya getirerek güçlü bir ortaklık yapısı oluşturduk. Bizim için bu marka, sadece bir ticari girişim değil, kültürümüzü ve emeğimizi geleceğe taşıyan bir köprü.

Fatih Bey sizi de kısaca tanıyabilir miyiz?
1986 Kocaeli doğumluyum. Gıda üzerine çeşitli işletme girişimlerim ve deneyimlerim oldu. Bunun yanı sıra uzun süre inşaat sektöründe faaliyet gösterdim fakat gıda üretimi yapmak ve bunu en özel haliyle son tüketiciye ulaştırmak benim asıl hedeflerim arasındaydı. Kaan Bey’in üretim deneyimini kendi işletme ve marka bilgimle birleştirme fikri beni çok heyecanlandırdı. Bunun sonunda güzel bir ortaklık kurduk. Bu iş birliği bizi daha güçlü kılıyor.

Dükkânınızdaki tatlıların tamamında fıstık kullanıyorsunuz; bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Bizim çıkış noktamız ‘fıstığın hakkını vermek’ti. Bu yüzden ismi bile özellikle seçtik. Burada her şey Fıstıktan! Tatlı harici fıstıktan üretilmiş birçok ürün bulunuyor. Gaziantep mutfağında fıstığın ne kadar değerli bir yere sahip olduğunu biliyoruz. Biz de bunu konsept haline getirdik. Tatlılarımızda fıstığı sadece süsleme olarak değil, başrolde kullanıyoruz. Bu sayede müşterilerimiz her lokmada gerçek fıstık lezzetini yaşıyor.

Hangi tatlı çeşitleri daha çok ilgi görüyor? Fıstıktan’a özel lezzetler var mı?
Bizim için önemli olan her ürünün en iyisini üretmek. Bu yüzden tezgahımızda yer alan tüm çeşitlerimiz çok seviliyor. Mümkün olduğunca farklı tatlar sunmaya gayret ediyoruz. Gaziantep’te hangi çeşit varsa burada da aynılarını bulabilirsiniz; üstelik yenilikleri de yakından takip ediyoruz. İnsanlar farklı tatlar denemeyi seviyor, biz de gelenekseli korurken yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Tabii ki “Fıstıklı Special” ve “Dondurmalı Havuç Dilimi” bizimle özdeşleşmiş iki özel lezzet olarak öne çıkıyor.

Ürünler Gaziantep’ten mi geliyor yoksa üretim burada mı yapılıyor?
Fıstığın tamamı kendi üretimimiz, Gaziantep’ten geliyor. Tatlılarımız ise burada, Gaziantepli ustalarımız tarafından günlük olarak üretiliyor. Böylece hem tazelikten ödün vermiyoruz hem de gerçek Gaziantep fıstığını yerinde işleyerek müşteriye sunuyoruz.

Tazelik ve lezzeti korumak için nasıl bir yöntem izliyorsunuz?
Bunun en önemli sırrı günlük üretim. Tatlılarımızı her gün taze yapıyoruz, asla bekletmiyoruz. Ayrıca lojistiğe çok dikkat ediyoruz. Kullanılan fıstıklar da kendi bahçelerimizden geldiği için hiçbir katkı maddesine ihtiyaç duymadan doğal aromasıyla korunuyor.

Lokumdan fıstık ezmesine kadar geniş bir ürün yelpazeniz var, bu çeşitliliği nasıl belirlediniz?
Bizim amacımız fıstığı sadece tatlılarda değil, günlük hayatta da tüketilebilir hale getirmekti. Bu yüzden lokum, fıstık ezmesi, draje, kolonya gibi farklı formlarda ürünler geliştirdik. Hem geleneksel hem modern tatlarla fıstığı hayatın her anına taşıyoruz.



Fıstık kolonyası gibi sıra dışı ürünleriniz de var; müşterilerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

İlk duyduklarında çok şaşırıyorlar ama deneyince çok beğeniyorlar. Fıstık kolonyası bizim inovatif ürünlerimizden biri. Hem Gaziantep kültürünü hem de fıstığın aromasını farklı bir alana taşıdık. Bu tür sürpriz ürünler markamızı daha da akılda kalıcı yapıyor.

Zeytinyağı ve salça gibi yöresel ürünler de dikkatimi çekti, üretimi size mi ait?
Evet, bunlar da aile üretimimizden. Gaziantep ve çevresindeki köylerde üretilen tamamen doğal zeytinyağı, salça ve baharatları da müşterilerimizle buluşturuyoruz çünkü amacımız sadece tatlı satmak değil, yöresel lezzetleri bir bütün olarak tanıtmak.

İlerleyen dönemde ürün yelpazesini veya şube sayısını genişletme planınız var mı?
Kesinlikle var. Önceliğimiz Kocaeli’de kalıcı olmak ve markayı burada sağlam temellere oturtmak. Bunun için yakın zamanda Kocaeli’de 2 şubenin daha açılışını yapmayı planlıyoruz. Sonrasında İstanbul başta olmak üzere farklı şehirlerde de şubeler açmayı hedefliyoruz. Ürün yelpazesinde de yenilikçi tatlara devam edeceğiz. Hedefimiz, fıstığı dünyaya taşıyan bir marka olmak.

Adres: Yenişehir Mahallesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, No: 140 İzmit/KOCAELİ
Telefon: 0 540 041 65 27
Instagram: fistiktantatli

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...