Eğitimle geleceğe yön veriyor: Ali Korkmaz

Eğitim5 ay önce

Bir toplumun geleceği, eğitime verdiği değerle şekillenir. Çocuklara sunulan her imkân, sadece onların değil, şehrin ve ülkenin de yarınlarını inşa eder. İşte tam da bu noktada vizyoner eğitimcilerin farkı ortaya çıkar. Tıpkı Ali Korkmaz gibi.
Öğretmenlikle başlayan yolculuğunu, Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumları ve Kocaeli Bilnet Okulları ile büyüten Ali Korkmaz; kentimize yalnızca yeni okullar kazandırmakla kalmadı, farklı eğitim modelleriyle geleceğe yön veren cesur adımlar attı. Çift dilli eğitim modeli uygulamasından Montessori sistemine, doğa temelli Bilkamp projesine kadar pek çok ilki Kocaeli’de hayata geçirerek, eğitimde yeni ufuklar açtı.
Ali Korkmaz’ı farklı kılan, eğitimi yalnızca ders kitaplarıyla sınırlı görmemesi. Ona göre gerçek eğitim, öğrencinin kalbine dokunup hayatına yön verebildiğinizde anlam kazanıyor. Öğrencilerinin gözlerindeki parıltıyı en büyük başarı sayması da bundan. Bugün geldiği noktada Ali Korkmaz, yalnızca bir eğitim girişimcisi değil aynı zamanda bu şehrin çocuklarını yarının dünyasına hazırlayan bir yol gösterici.
Ali Korkmaz ile yaptığımız bu özel röportajda; öğretmenlikten girişimciliğe, vizyondan hayallere uzanan bir yolculuğun izlerini bulacak, Kocaeli’de eğitimin nasıl yeniden şekillendiğine tanıklık edeceksiniz.

Kentimizde eğitim denildiğinde akla gelen öncü isimlerden birisiniz. Sizi biraz daha yakından tanımak isteriz. Ali Korkmaz kimdir?
25 Kasım 1971’de İzmit’te doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi yine İzmit’te tamamladıktan sonra üniversite eğitimim için Konya’ya gittim. Selçuk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden 1994 yılında mezun oldum. Mezuniyetimin hemen ardından, aynı yıl İstanbul’da Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başladım.
1994–1999 yılları arasında İstanbul’da öğretmenlik yaptım ve bu süreçte eğitimin farklı paydaş kurumlarında da aktif görev aldım. 1999 Marmara Depremi’nden sonra Kocaeli’ye döndüm. Deprem sonrası zorlu geçen eğitim-öğretim döneminde ilimizin farklı okullarında öğretmenlik yapmaya devam ettim.
2003 yılında, kentimizin eğitim ihtiyacına cevap verebilmek amacıyla harekete geçtim ve Bilgi Köprüsü Etüt Eğitim Merkezini kurdum. Büyüyen ve gelişen bu eğitim kurumunun başına geçmek için 2008 yılında devletteki görevimden ayrıldım. O günden bugüne hem eğitim alanında hem de sosyal alanda kentimize hizmet etmeyi sürdürüyorum.

Eğitim yolculuğunuzun başında sizi öğretmenlik mesleğine yönlendiren en önemli etken neydi? Bir rol modeliniz var mıydı?
Çocukları ve eğitimi çok sevdiğim için tercihim doğal olarak bu yönde oldu. İnsanla, özellikle de gençlerle çalışmanın verdiği enerji beni her zaman heyecanlandırdı. Belirgin bir rol modelim başlangıçta yoktu fakat mesleki hayatım ilerledikçe eğitim dünyamızın önemli isimlerinden Sayın Ali Osman Öztürk’ün vizyonu ve eğitime bakış açısı bana rehberlik etti. Bu vizyon, ilerleyen yıllarda Bilnet Okullarını Kocaeli’ye kazandırma sürecimde de yolumu aydınlattı.

Üniversiteye başladığınızda kendinize nasıl bir gelecek hayal ediyordunuz?
Üniversiteye adım attığımda bugün geldiğim yeri açıkçası hayal etmemiştim. Fakat şunu biliyordum: İşini iyi yapan, emek veren, sonunda hayallerine kavuşur. Ben de bu anlayışla yol aldım, işimi en iyi şekilde yapmaya gayret ettim. İnsan için en kıymetli değerlerden biri, yapabileceklerinin ve sınırlarının farkında olmasıdır. Hangi alanlarda kendini geliştireceğini bilmesi, geleceğini doğru kurgulamasının en sağlam adımıdır. Ben de bu farkındalıkla kendi yolumu kararlı ve istikrarlı şekilde yürümeye gayret ettim.

Üniversitede okurken farklı iş kollarıyla da ilgilenmişsiniz. Çok farklı sektörlerde deneyim yaşamış biri olarak bu tecrübeler eğitime bakış açınızı nasıl etkiledi?
Ben İzmitliyim, bu kentte doğdum. Üniversite yıllarımda farklı ticari deneyimlerim oldu. Hem okudum hem de kendi paramı kazandım. Daha sonraki yıllarda da çeşitli ve farklı ticari atılımlarım oldu. Bu tecrübeler bana hayata yalnızca tek açıdan değil, farklı perspektiflerden bakabilmeyi öğretti. Eğitim alanında da aynı durum geçerli: Öğrencilerin dünyasını anlamak için sadece akademik bilgi yetmez, hayata dair farklı deneyimlere sahip olmak da çok şey katar. Bugün kurumlarımızda uyguladığımız yenilikçi yöntemlerin temelinde işte bu çok yönlü bakış açısı vardır.

Öğretmenlikte ilk gününüzü hatırlıyor musunuz? O gün nasıl hissetmiştiniz?
İlk öğretmenlik deyimim, İstanbul Kurtköy Lisesinde kredili sistemde oldu. Öğrencilerim bana yaşça çok yakındı; ben 23 yaşındaydım, onların çoğu ise 19–20 yaş aralığındaydı. Doğal olarak başlangıçta biraz tedirginlik yaşadım. Ancak öğrencilerimle bağ kurdukça, onların dünyasına dokunabildikçe, onlarda farkındalık oluşturduğumu gördükçe kendime ve mesleğime olan inancımın giderek güçlendiğini hissettim.

“Artık kendi eğitim kurumumu açmalıyım” dediğiniz o kırılma anı nasıl yaşandı?
Eğitimde yeni bir vizyona ihtiyaç olduğunu hissettiğim ve bu alanda gerçekten fark yaratabileceğime inandığım bir dönemde, “artık harekete geçmeliyim” diyerek, Bilgi Köprüsü Etüt Eğitim Merkezi’ni kurdum. Doğru bir iş yaptığımıza inandık ve kentimiz de bize güvendi. Öğrencilerimizin ve velilerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak, farklı yaş gruplarına yönelik yeni kurumlarla yolumuza devam ettik. Her biri bizim için yeni bir heyecandı. Amacımız sadece kurum açmak değil farklı modellerle şehrimizin çocuklarına yenilikçi eğitim imkânları sunmaktı. Velilerimizin yoğun ilgisi de bu yolda ne kadar doğru adımlar attığımızı gösterdi.

Okul kurmak, sadece bina yapmak değil bir eğitim felsefesi inşa etmek demek. Sizin eğitim felsefenizin temel taşları nelerdir?
Eğitim ciddi bir iştir. Onu bilmekten öte, ona gönül vermek gerekir. Her işte olduğu gibi eğitimde de önce kalplere dokunmak gerekir çünkü kalplere dokunmadan zihne ulaşamazsınız. Zamanın ruhunu yakalayarak gençleri anlamak, onların duygu dünyasına temas etmek çok önemlidir. Bu nedenle biz, öğrencilerimize sadece akademik kazanımlar değil özgüven, sorumluluk ve hayata hazırlık becerileri kazandırmayı temel ilke edindik. İşte bu yüzden bizim için başarı, sadece sınav sonuçlarıyla değil öğrencinin gözlerindeki ışıkla ölçülür.

Kurumlarınızın hızla büyüyüp çeşitlenmesinde sizi en çok motive eden şey neydi?
Özel Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumları, 2003-2004 eğitim-öğretim yılında Etüt Eğitim Merkezi olarak faaliyetlerine başladı. 2009 yılında Kids Anaokulu, 2012 yılında ise Montessori Anaokulu ile Bilgi Köprüsü Kreş ve Gündüz Bakımevi, Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumları bünyesine katıldı. 2003 yılından itibaren faaliyetlerini sürdüren Etüt Eğitim Merkezi, 2016-2017 eğitim-öğretim yılından itibaren Bilgi Köprüsü Liselere Hazırlık Kursu olarak çalışmalarına devam etti. 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Yenişehir’de Özel Bilgi Köprüsü Özel Öğretim Kursumuz faaliyete başladı. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kocaeli Bilnet Okullarının okul öncesinden liseye kadar tüm eğitim kademelerinde hizmet vermeye başlamasıyla Özel Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumlarımızın ilerleyişi taçlandı. Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumlarına son olarak 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Özel Bilgi Köprüsü Çarşı Özel Öğretim Kursu da katıldı.
Bu büyük aile tüm alanlarda başarılı çalışmalarını devam ettiriyor. O gün ilk adımı atarken hissettiğim heyecan, bugün hala aynı canlılıkla devam ediyor çünkü her yeni kurum, sadece bir yatırım değil öğrencilerimiz ve şehrimiz için kalıcı bir değer anlamına geliyor.

Her yeni okul, yeni bir vizyon demek. Bu çeşitliliği oluştururken sizi yönlendiren temel ihtiyaçlar nelerdi?
Yaşadığı şehri ve insanlarını iyi tanıyan bir eğitimci olduğumu düşünüyorum. Her adım öğrencilerimizin ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha iyi karşılamak amacıyla atıldı. Kentimizde eğitimde kaliteli ve farklı seçenekler arayan ailelerin taleplerini gözlemledik ve buna uygun çözümler geliştirdik. Çocukların yaş gruplarına özel, yenilikçi ve zengin öğrenme ortamları sunmak; akademik ve sosyal gelişimlerini en iyi şekilde desteklemek için farklı eğitim modellerini hayata geçirdik. Kurumlarımızda alanında uzman eğitim kadroları, modern sınıf düzenlemeleri ve aktif rehberlik sistemiyle öğrencilerimizin potansiyellerini en doğru şekilde ortaya koymalarını sağlıyoruz.

Yeni kurumlar açarken hep farklı bir eğitim modeli benimsediniz. Bu yaklaşımın temelinde hangi düşünce vardı?
Eğitim, dinamik bir süreç olduğuna göre, bu alanda gelişmek ve ilerlemek isteyen kurucuların vizyoner bakış açısına sahip olması gerekir. Yoksa tüm eğitim kurumları birbirine benzeyen, sıradan ticari işletmelerden öteye geçemez. Bu yüzden her yeni kurum, çağın gereksinimleri ve şehrimizin koşulları dikkate alınarak şekillendi. Örneğin, 2009’da hayata geçen Kids Anaokulunda çift dilli eğitim modeli uygulamasını ilimizde ilk biz başlattık. Ardından, dünyada yaygınlaşan Montessori sistemini 2012’de Kocaeli’ye ilk kazandıran kurum olarak, çocuklarımızı özgürce keşfederek öğrenmeye yönlendirdik. Bugün de aynı anlayışla yenilikleri takip eden ve kendini sürekli geliştiren kurumlarımızla öğrencilerimizi geleceğe hazırlıyoruz.

Girişimcilik yolculuğunuzun 15. yılında bir kampüs kurma hedefinizi Bilnet Kocaeli Okulları ile hayata geçirdiniz. Bu hayalin gerçekleşme hikayesini bizimle paylaşır mısınız?
Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumları, kısa sürede şehrimizin öncü markalarından biri haline geldi. Buradaki birikim ve tecrübelerimizle Türkiye’nin güçlü eğitim markası olan Bilfen Şirketler Topluluğunun bir parçası olan Bilnet Eğitim Kurumlarını Kocaeli ile buluşturmayı hedefledim.
Bu noktada Bilfen Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucu Sayın Ali Osman Öztürk’ün eğitime dair yaklaşımı ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Fatih Öztürk’ün vizyonu bana önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Onların liderliği, bu büyük hayalin gerçeğe dönüşmesinde yol gösterici oldu. Bir hayalin 15 yılın emeğiyle ete kemiğe bürünmesi, benim için sadece bir yatırım değil; aynı zamanda bu şehre, çocuklarımıza ve geleceğe bırakılmış kalıcı bir izdir.

Bilnet Kocaeli Okullarını kurarken nasıl bir eğitim anlayışı ortaya koydunuz ve bu anlayış öğrencilerin hayatına nasıl yansıyor?
Her zaman hedefim, bu kentte eğitimde öncü marka yaratmaktı. Kurduğumuz Bilgi Köprüsü Eğitim Kurumları markamızla kreşten üniversite hazırlığa kadar benimsediğimiz felsefemiz; önce eğitim, ardından farkındalık oluşturmak ve her zaman öncü olmaktır. Aynı ilkelerle içinde okul öncesi, ilkokul, ortaokul, Anadolu lisesi ve fen lisesi olan Kocaeli Bilnet Okulları kampüsümüzü açtık.
Eğitim anlayışımız, öğrencilerimizin hayatına yalnızca akademik başarı olarak değil özgüven, sorumluluk bilinci ve hayata daha geniş bir perspektiften bakabilme becerisi olarak yansıyor çünkü biz sadece bugünün sınavlarına değil, yarının dünyasına da çocuklarımızı hazırlıyoruz. Bu doğrultuda yaratıcılık, eleştirel düşünme, iletişim ve iş birliği gibi 21. yüzyıl becerilerini eğitimimizin merkezine koyuyoruz. Bizim için asıl başarı, öğrencilerimizin donanımlı bireyler olarak yetişmesi ve hem kendi hayatlarında hem de toplumda fark yaratabilmeleridir.

Gelelim Bilkamp’a… Kocaeli’de hatta bu bölgede tek olan Bilkamp, sizin eğitim vizyonunuzun önemli bir parçası. Bu projeyi hayata geçirmenizdeki temel amaç neydi, bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu projemiz, çocukları klasik eğitim yönteminden çıkarıp doğa ile buluşturmayı ve onların her yönüyle iyi donatılmış bireyler olarak hayata hazırlanmasını amaçladı.
Bilkamp Kocaeli, eğitimin sınırlarını genişleterek çocukları doğayla buluşturdu. Doğadan ilham alan, beceri temelli yaklaşımla tasarlanan bu özel kamp alanı; Bilgi Köprüsü ve Bilnet Okullarında eğitim öğretim gören çocuklarımıza dokunarak, görerek, deneyimleyerek ve paylaşarak öğrenme fırsatı sunuyor. Öğrenme süreci, Bilkamp’ta keyifli bir maceraya dönüşüyor.

“Beceri Temelli Atölyeler”imizde, çocukların hem bireysel gelişimlerini destekleyecek hem de doğanın içindeki uyumu keşfetmelerini sağlayacak altı farklı atölye bulunuyor:
• Nature Connects: Çocuklar; fizik, kimya ve biyoloji gibi temel bilimlerle doğayı bilimsel bir gözle okuma yeteneği kazanıyor.
• Senses: Hazırlanan çevre ve aktivitelerle duyularını aktif olarak kullanmayı öğreniyorlar.
• Handy: Üretim, tasarım ve problem çözme odaklı bu atölye, çocukların eleştirel düşünme ve takım çalışması becerilerini geliştiriyor.
• Heritage: Çocuklar, yaşadıkları coğrafyanın zengin kültürel mirasını keşfederken tarih ve coğrafya bilinci kazanıyor.
• Creative Construction: Doğal materyallerle motor becerileri geliştirirken kendi ürünlerini inşa ediyor, detaylı çalışma ve organizasyon yetenekleri kazanıyor.
• I See, I Think, I Wonder: Eğlenceli zeka oyunlarıyla bilişsel ve zihinsel yetenekler geliştirilirken çocuklar düşünsel beceriler ediniyor.
Bilkamp Kocaeli, sadece atölyelerden ibaret değil. Doğa ile iç içe bir eğitim alanında bulunan ateş çukuru, çocuklar için tasarlanmış doğal öğrenme alanları, yeşil alanlar, ekim alanları, macera parkuru ve hayvan dostlarımız; çocukların doğayı tüm yönleriyle deneyimlemesini sağlıyor. Permakültür ilkelerini eğitim modeline entegre eden Bilkamp Kocaeli’de, çocukların doğayı öğrenme sürecinin bir parçası haline gelmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım kapsamında, çocuklar özel hazırlanan ekim alanlarında mevsimine uygun meyve ve sebzelerin ekiminde ve bakımında aktif olarak yer alıyor. Doğal yaşamın bir parçası olma fırsatı bulan öğrenciler, bu süreçte özgüven kazanıyor, takım çalışmasını öğreniyor ve temel yaşam becerilerini geliştiriyor.

Bilkamp, öğrenciler için nasıl bir fırsat alanı sunuyor?
Bence en önemli öğretici, doğanın kendisidir. Biz de eğitimi dört duvarın dışına taşıyarak çocuklarımızı doğayla buluşturmayı amaçlıyoruz çünkü doğayla temas eden çocuk, sadece bilgiyi değil hayatın ritmini, sabrı ve keşfetmenin mutluluğunu da öğreniyor. Bilkamp, tam da bu nedenle öğrenciler için hem bir öğrenme hem de kendini ve doğayı keşfetme fırsatı sunuyor.

Doğa temelli farklı bir projeniz daha olduğunu biliyoruz, bize biraz bundan bahseder misiniz?
Eğitimde hem sınav gruplarında hem de ara sınıf öğrencilerinde kamp uygulamalarının başarıya ciddi anlamda katkı sağladığını gördük. Bu deneyimden yola çıkarak fark ettik ki her insanın ruhunda doğayla bütünleşme arzusu var. Bu anlayışla profesyonel anlamda doğa temelli yeni kamp projemizin onaylarını aldık. Bu projeyle çocuklarımız yalnızca bilgiyi değil sorumluluk, ekip çalışması, problem çözme ve doğayla uyum içinde olmayı da öğrenecekler. En kısa zamanda bu hayalimizi hayata geçirerek, onların öğrenirken keşfetmenin ve doğayla bağ kurmanın mutluluğunu deneyimlemelerini sağlayacağız.

Önümüzdeki 10 yıl için eğitim alanında hayata geçirmek istediğiniz en büyük hayaliniz nedir?
Önümüzdeki 10 yıl için amacım, bu kentin her bölgesine ulaşarak çocuklarımıza dokunabilmek. Bu hedef doğrultusunda, Başiskele’de aldığımız arsamız üzerine yeni bir okul kurarak kentimize değer katacak bir eğitim kurumu daha kazandırmayı planlıyoruz. Bu, yalnızca bir bina inşa etmek değil geleceğin bireylerini yetiştirecek bir eğitim vizyonunu hayata geçirmek demektir.

Eğitimdeki başarı hikâyenizin yanı sıra sizi biraz da kişisel yönlerinizle tanımak isteriz. Ali Korkmaz, kendisini üç kelimeyle tanımlasa, ne olurdu?
Yeniliğe açık, başarı odaklı ve güven esaslı.

Birden fazla iş kolunda deneyim yaşamış biri olarak, “başarı” sizin için ne ifade ediyor?
Benim için başarmak, yalnızca hedefe ulaşmak değil aynı zamanda o sürecin içinde mutluluğu ve tatmini hissetmektir. Başarı, emek verdiğiniz işten keyif almak ve ortaya koyduğunuz değerle hem kendinizi hem de çevrenizi mutlu edebilmektir.

Ailenizin, kariyerinizdeki rolü ne oldu?
Ailem, her zaman destekleyici oldu. Ailede birden fazla eğitimci bulunması, mesleğimizi anlamamızı ve işimizi daha kolay yürütmemizi sağladı. Onların deneyimleri ve bakış açıları, yaptığım işlerde doğru adımları atmamda destek olmuştur.

İki oğlunuz da avukat… Kendi tercihleri miydi, sizin yönlendirmeniz oldu mu?
İlk oğlumun tercihi tamamen kendi kararıydı. Sanırım ikinci oğlum da abisini rol modeli alarak kendi yolunu benzer yönde çizdi ve alanını aynı şekilde seçti. Her ikisinin de kendi seçimleriyle bu yola adım atması, bir ebeveyn olarak beni gururlandırıyor.

İş dışında zamanınızı nasıl değerlendirirsiniz? Neler yapmaktan keyif alırsınız?
Dünyayı gezmeyi seven biri olarak fırsat buldukça farklı yerleri ve kültürleri keşfetmeyi seviyorum. Yeni insanlar tanımak, farklı yaşam tarzlarını gözlemlemek ve dünyaya farklı bakış açılarıyla yaklaşmak bana hem keyif veriyor hem de kişisel gelişimime katkı sağlıyor. Bu deneyimler, iş hayatına ve eğitim yaklaşımıma da ilham veriyor çünkü farklı perspektiflerden görmek, yaratıcı ve yenilikçi çözümler üretmenin temelini oluşturuyor.

Telefon: 0 262 606 12 34
Web: bilgikoprusu.com.tr
Instagram: bilgikoprusuegitimkurumlari

2 Yorum

(Hide Comments)
  • Kerim Y.

    2 Eylül 2025 / at 20:10 Yanıtla

    Bilgi Köprüsü ile atılan ilk adımlardan sonra o özelliklerde başka okul bulamayınca Kocaeli’de imdadımıza yetişen Bilnet Eğitim Kurumlarına teslim ettik yavrumuzu. Bilgi odaklı, test ile tost arasına sıkıştırılmamış çocuklar yetiştirmiyoruz diyerek sürekli kendilerini öven içi boş okullarla ilgisi olmayan kurum kültürüne hayran olduğum bir okul. Test ile tost arasına sıkıştırılmamış eğitimiyle övünen kurumda öğretmenlik yaptım. Kocaeli’de pek çok okulu çok iyi bilirim. Bilnet ve Bilgi Köprüsünü bilmeyenlere tek kelimeyle özetlersem, “güven” derim.
    Kurumun en üst düzey yöneticisi Ali Bey, öğrencisi yani benim kızımla karşılaşmış. Kızım doktor randevusu nedeniyle okula biraz gecikmişti o gün. Kapıda bıraktım. Ali Bey onu görünce elini uzatmış ve nedenini sormuş geciķmesinin. Ses tonu, beden dili o kadar içtenmiş ki kızım “elimi günlerce yıkamayacağım, bu eli Ali Korkmaz sıktı” diye övünerek anlatmıştı. Öğrenciye dokunmak, onunla ilgilenirken samimiyet hemen anlaşılıyor Z kuşağı bu konuda çok ileri.
    Tüm kadroyu kendi hassasiyetinde, kendi yapısında oluşturmaya gayretini takdirle karşılıyorum.

  • Leman Sar

    3 Eylül 2025 / at 22:39 Yanıtla

    Çok güzel bir okul. Öğrenciler şanşlı

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...