21-05-2024 08:01

Zeynep Akar & Ece

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 07/05/2024
Kocaeli Life dergisinin kurucu ortağı Zeynep Akar, 24 yaşındaki dünya güzeli Ece’nin annesi. Kızını dilediği gibi büyütebilmek için bir an bile düşünmeden iş hayatına ara veren ve bu kararını ‘hayatımda aldığım en doğru karar’ olarak nitelendiren Zeynep Akar, “Bu hayatta en çok Ece’nin annesi olmayı sevdim” diyor; içi titreyerek büyüttüğü kızının kendi maviliklerine kanat çırpışını büyük bir keyifle izliyor.
.stripslashes($urun->baslik).

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1970, İzmit doğumluyum. Kurumsal bir firmada başlayan çalışma hayatım, medya sektöründe devam etti. Yayın hayatına 9 yıldır devam eden Kocaeli Life dergisinin kurucu ortağıyım. Evliyim, 24 yaşında dünya güzeli bir koca bebeğin annesiyim.

 

İlk anne olduğunuzda mutluluğun yanı sıra hangi duyguları hissettiniz?

Ece’ye kavuşmak 5 yılımı aldı… Bir bayram günü, doğum yaptığım hastanenin sessiz ve loş odasında onu kucağıma verdiklerinde hissettiğim duygu, merakla karışık büyük bir sevinç ve hafiflik hissiydi. Elim ayağıma dolanarak önce kıyafetlerini çıkardığımı, ayak parmaklarından başlayarak her yerini ayrı ayrı incelediğimi hatırlıyorum. Minicik bir şey… Saçı yok, kaşı yok, kirpiği yok; yusyuvarlak yüzünde nokta gibi bir burun, kiraz kırmızısı dudaklar… O kadar güzeldi ki.

 

Anne olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

Ece doğduktan sonra onu kimseye emanet edemeyeceğimi anlamam bir gün sürdü. İş hayatına noktayı koydum ve sanki 18 yaşından beri çalışan ben değilmişim gibi ev anneliği moduna anında uyumlandım. 10 yıl boyunca her yeni güne Ece ile beraber başlamanın, büyürken ona eşlik etmenin tadını çıkardım. Bugün geriye dönüp baktığımda hayatımda aldığım en doğru kararın bu olduğunu görüyorum. Onu kucağımda tuttuğum, koynumda uyuttuğum her gün için çok mutluyum. Ben bu hayatta en çok Ece’nin annesi olmayı sevdim, keşke o 10 yılı bir saniyesini bile değiştirmeden bir daha yaşayabilseydim.

 

Çocuk sahibi olmadan önce nasıl bir anne olmayı hayal ediyordunuz? İşler planladığınız gibi gitti mi?

Deli gibi çocuk seven birisiyim. Dolayısıyla anne olmayı en ufak bir ikilemde kalmadan, büyük bir hevesle beklemiştim. Sanmıştım ki bebeğim doğunca, başımızın üzerinde kelebekler uçuşarak yaşayacağız; her günümüz oyun, eğlence ve kahkahayla geçecek. Taa ki hastaneden eve geldiğimizin ikinci gününde Ece, genzine kaçan mamayla morarana kadar… O gün bünyeme yüklenen ‘Ya ona bir şey olursa’ korkusu, bugün telefonu ikinci çalışta açılmadığında aynen devam ediyor. Anneliğin aslında bir delilik hali olduğunu çabuk anladım ve her seferinde karnımı ağrıtan bu duygudan bir daha da kurtulamadım.

 

Annenizin ’anne olunca anlarsın’ dediğinde ne demek istediğini, anne olunca anladınız mı? Bizimle de paylaşır mısınız?

Evde yalın ayak koşturan Ece’nin arkasından bininci kez “Kızım, ayağına terlik giiiiyyyy’ diye bağırdığım bir gün, evlenene kadar bana terlik giydirmeye çalışan anneme sarılıp, “Anne, bana ‘terliğini giy’ dediğin her gün için senden özür dilerim” dedim. Annem önce yüzüme, sonra ayaklarıma baktı ve dedi ki “Kızım, git şu ayağına terlik giy.”

 

’Ben asla annem gibi yapmam’ deyip de çocuğunuza aynı şekilde davrandığınız oldu mu?

“Annem gibi yapmam” dediğim olmadı ama “Nasıl onun gibi yapabilirim” dediğim çok zaman oldu. Ece’ye olan koşulsuz sevgim, hoşgörüm, güvenim ve toleransım; annemin beni büyütürken sergilediği tavrın yansımasıdır.

 

Sizce anne olmanın en keyifli yanı nedir?

Bebekken en keyiflisi, sabahları al al olmuş yanaklarıyla gerinerek uyanmasını izlemekti… Sonra, yarım yarım söylediği her kelimede ne demek istediğini anlamaya çalışmak… Darmadağınık saçlarıyla okuldan gelip, yemeğini yerken hiç susmadan anlattığı pek mühim konuları dinlemek... Yine de tüm bunların üstünde bence anneliğin en keyifli yanı ve hatta ödülü; içiniz titreyerek büyüttüğünüz o yavru kuşun, rotasını çizmesini ve kendi maviliklerine kanat çırpmasını izlemek.

 

Peki, en çok zorlayan yanı?

Sanırım benim sınavım, Ece’nin iştahsızlığıydı… Ona yemek yedirmekten daha fazla zorlandığım bir konu olmadı. Bir yanım, bu besleme takıntısının ne kadar gereksiz olduğunu kabul etse de hala hangi çocuk yanımda yemek yese, ‘yemeyecek’ diye strese girerim. Bunun dışında bence anne olmanın en zor ve can yakan yanı; yavrunun kaygılarına, korkularına, mutsuzluğuna çözüm bulamadığın; yanında olmadığı için göz yaşını silemediğin zamanlarda yaşadığın çaresizlik hissi.

 

Birlikte yapmaktan en çok keyif aldığınız şey nedir?

Aslına bakarsanız, Ece yanımda olmadığında gittiğim her yerin, yaptığım her alışverişin, içtiğim her kahvenin keyfi biraz eksik. Liseden itibaren şehir dışında okuduğu için evde olduğu kısıtlı zamanların bir anını bile kimseyle paylaşmak istemem. Ve böyle zamanlarda hala en keyif aldığım şey kucağımda bebek gibi şımarıp, vara yoğa kıkır kıkır gülmesi.

 

Bir anne olarak çocuğunuza hayata dair verdiğiniz en önemli öğüt nedir?

Mutlu olmak için her şeyin mükemmel olmasını beklemek bu hayatta düşeceğin en büyük yanılgı olur. Yaşadığın her anın kıymetini bil ve mutlu olmanın bir tercih olduğunu hiç aklından çıkarma.

 

Anneler Günü’nde, annenize ne söylemek isterdiniz?

Bildiğim her şeyi senden öğrendim ve bugün hepimizin gurur duyduğu bir evlat yetiştirebildiysem, bunun asıl mimarı da sensin. Senin bebeğin olduğum ve bebeğimi de seninle beraber büyüttüğüm için çok şanslıyım, anne. Elini her daim omuzumda hissediyor olmanın verdiği güveni dünyalara değişmem. Seni çok seviyorum, annem.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.