Yedikleriniz sizi ele veriyor

2020-02-01    0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 2020-02-01
.stripslashes($urun->baslik).

Merak ediyorum yemek yeme alışkanlığınız nasıl? Tercihlerinizi tamamen iç güdülerinize dayanarak mı yapıyorsunuz? Dahası seçici misiniz? Mesela önünüze her konulanı yer misiniz? ‘Hadi canım, karnımızı doyuyoruz işte, yemek yemenin de trendi mi olur?’ demeyin, bal gibi olur. ABD’li uzmanların araştırmasına göre yediklerimiz bir nevi kendi marka kimliğimizin bir parçası.  Ve her ne kadar yemek yeme ihtiyacımız biyolojik ve fizyolojik açıdan yönlendiriliyor olsa da kesinlikle tarafımızdan yönetilmeye ihtiyacı var.

Mesela; sinirli insanlar eti, mutsuzlar şeker ve kafeini tercih ediyormuş. Hepimizin bildiği gibi kendimizi depresif ve başıboş hissettiğimiz zamanlarda makarna ve pilava daha sıkı sarılıyoruz. Stres altında kaldığımızda ise imdadımıza bol soya ve soğanlı patates cipsi koşuyor. Biraz gevşeyip rahatlamak istediğimizde de kaşık kaşık dondurma ve puding yemek istiyoruz. Şimdi soruyorum, bunlardan hangisi ‘siz’ siniz?

‘Sorma şimdi bunları, zaten 2020’ye girerken bir sürü muhakeme yaptık, bir de ne yediğimizin içtiğimizin hesabını yapmayalım, ne olacak işte yiyoruz geçiyoruz’ dediğinizi duyar gibiyim. Her yeni yıl, yeni kararları da beraberinde getiriyor. Biz de kimi zaman bırakıyor, kimi zaman da yeniden başlıyoruz. Kaybettiğimiz, eskisi kadar tat vermeyen, o bildiğimiz ve özlediğimiz hazları alamadığımızda ise aramaktan vazgeçiyoruz. Buna rağmen hiç vazgeçmediğimiz arayışlarımızda ‘lezzet yolculuğumuz’ hep başrolde. Çünkü bir tek o olmadan hayatımıza devam edemiyor ve onunla birlikte kendimizi tamamlanmış hissediyoruz.

Bu yüzden değil midir yediklerimizden sonra ‘Oh be sonunda kendime geldim’ dememiz? Onun sayesinde gülüyor, mutlu oluyor ya da yeni kararlar alıyoruz. Boşuna mı önemli meseleleri masaya yatırmamız ya da akşam yemeğinde konuşmak istememiz veya yemekten sonraya bırakmamız.

Mesela ben yemek yedikten sonra sinirlenen ya da ağlama krizi geçiren hiç kimse görmedim, siz gördünüz mü? Bize her defasında yeniden başlama gücü verdiren ve hiç dinmeyecek bir yolculuk bu.  Bu yüzden gün içerisinde yeme-içme alışkanlıklarınıza şöyle bir göz attığınızda, hayatınız için istediğiniz ya da aradığınız şeyin ne olduğunu daha net görebiliyorsunuz. Aradığınız şey her neyse...  Bunun için dışarıda bir işaret aramaya gerek yok, ne yediğinize dikkat edin yeter çünkü en kendiniz olabildiğiniz yer orası… Güzel, sevgi dolu bir şubat ayına girdik. Bu ay tatlı bir tarifimiz olsun istedik. Şimdiden afiyet olsun.

 

Krem Karamel

Malzemeler : 

• 1/4 su bardağı toz şeker

• 1 adet yumurta 

• 4 su bardağı süt

• 2 çorba kaşığı mısır nişastası 

• 2 çorba kaşığı un

• 1 paket vanilya 

Karamel sos için:

• 3/4 su bardağı toz şeker 

 

 

Yapılışı:

Önce şekeri bir tavaya alın, orta ateşte hiç kaşık değdirmeden eritin. Kaselerin içlerini su ile çalkalayıp kenara alın. Şeker tamamen eriyip renk almaya başlayınca kaselerin dibine göz kararı, kaşıksız paylaştırın. Tencereye toz şekeri, yumurtayı, sütü alıp çırpın. Kalan malzemeleri de ilave edin, çırparak pişirin. Kaynamaya başlayınca kaselere paylaştırın. Bir gece buzdolabında dinlendirdikten sonra bıçakla kenarlarını kurtarıp, tabaklara ters çevirerek alın. Basit ama lezzeti baş döndürecek hafif tatlınız hazır. Tekrar afiyet olsun. 

NASIL ARANDI: #serkan yeşildağ # gurme # köşe yazarı # kocaeli life # kocaeli # tatlı # krem karamel # tarif # kocaeli

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazılarını İnceleyin;
Bayramda Ağzımız Tatlansın

3 hafta önce
Ramazadan’da Ne Yesek?

2 ay önce
Yeni yılda bizi neler bekliyor?

3 ay önce
Gıda Neofobisi

5 ay önce
Damak size yalan söylemez

7 ay önce
Sefer tası

8 ay önce
Yeni sezona umutla…

9 ay önce
Şov yapma yemek yap!

10 ay önce
Popüler olmayı bırakalım

11 ay önce
Sıcak yaz günlerinin

1 yıl önce
Evde kokoreç

1 yıl önce
İftar sofraları çorbasız olmaz

Yazan: Serkan Yeşildağ

1 yıl önce
Mutfakların lezzetli minikleri; Mikro filizler

Ağzımızı tatlandıralım!

İştahınız bol olsun!

Japonlar gibi kızartma yapın!

Evde lahmacun yapalım mı?

Pandemi yeme-içme alışkanlıklarımızı nasıl etkiledi?

Ne yersen O’sun

Aradığımız tek şey samimiyet!

Beynimizi ‘Doyurmak’ önemli!

İyi yemek insanları bir araya getirir

Ellerinize sağlık

Peynir; yemekten önce mi sonra mı yenilmeli?

Eti nasıl marine etmeliyiz?

Mikrodalga fırınlar sağlıklı mı?

İyi yemeğin sırrı

Sofrada doğru davranıyor muyuz?

Bu ülkeyi yemek kurtaracak

Zeytinyağını sofranızdan eksik etmeyin!

Ekmek kadayıfı mı bread pudding mi?

Bu lezzeti ıskalamayın!

Doğru yemek için doğru yağ seçin!

Son zamanların yükselen trendi: Raw Food

Mükemmel Hamburger nasıl olmalı?

Meslekte kalıcı olmanın sırrı

Yeni nesil dondurma

Hangi yemekte, hangi baharat?

Yeme-içme sektöründe markalaşmak şart

Gün boyu aç kalmayın!

İyi bir şef nasıl olmalı?

Zan altında bırakmadan önce...

Kurban etini nasıl değerlendirelim?

Bırakın, aşçı olsun!

Sebze ve meyveleri mevsiminde tüketin!

Etin İlk mutfağı ahırdır!

Nereden başlayacağını biliyor musun?

Hayatın ta kendisidir yemek

Bayram sofraları kurulsun!

Hobi olarak restoran açmayın!

Gurme müfettişler kapımızda

Sofranızdan sebzeyi eksik etmeyin

Franchising alacak işletmeciler dikkat!

Mutfak aşkı

Sosta en önemli unsur: Denge

Bol lezzetli ramazanlar

Lezzet mi? Sunum mu?

Yemeği endüstriyelleştirmeyelim!

Yemek seçiminiz kişiliğinizi ele veriyor

Biri kar tatili mi dedi?

KYÖD, Rotary ve KOÜ bir araya gelirse…

AVM’lerin yeni yıldızı ‘Food Court’lar