Yaratıcı Drama ve Çocuklar için Felsefe Eğitmeni – Yazar Gamze Silier

Yaratıcı Drama ve Çocuklar İçin Felsefe Eğitmeni, aynı zamanda Mucizevi Tohum kitabının yazarı Gamze Silier, kadınların kendilerine inanmasının ve birbirlerine destek olmasının önemini vurgularken, “Kadınlar cesaret ettiğinde, üretmeye başladığında ve dayanışma içinde olduğunda çok güçlü bir dönüşüm başlıyor” diyor.

Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Ben, Gamze Silier. Yaratıcı Drama ve P4C (Çocuklar İçin Felsefe) eğitmeniyim. Aynı zamanda çocuklara değerler, düşünme becerileri ve hayal gücü kazandırmayı amaçlayan Mucizevi Tohum kitabının yazarıyım. Canım çocuklarla, öğretmenlerle ve ebeveynlerle çalışarak; eğitim ve sanatı bir araya getiren atölyeler ve sahne çalışmaları yapıyorum, içerikler üretiyorum. Eğitimde kalbe dokunmanın ve çocuğun iç dünyasını keşfetmenin en güçlü yolunun sanat ve düşünme olduğunu savunuyorum.

Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Eğitimde klasik yöntemlerin dışına çıkarak çocukların sadece öğrenen değil; düşünen, sorgulayan ve hisseden bireyler olmasına odaklandım. Drama, hikâye, felsefe ve sanatın birleştiği özgün bir model oluşturdum. Çocuklara hazır bilgi vermek yerine soru sorduran, hayal kurduran ve kendini ifade ettiren çalışmalar yaptım. Samimiyet, üretkenlik ve sahicilik benim en büyük farkım oldu.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz?
Aslında başarıyı tek bir anla sınırlamıyorum. Bir çocuğun “Artık kendime güveniyorum” demesi, bir annenin “Çocuğum değişti” demesi benim için en büyük başarı. Ancak kitabımın çocuklarla buluşması ve eğitim alanındaki çalışmalarımın Azerbaycan’da da ödülle taçlandırılması, emeklerimin karşılık bulduğunu hissettiğim çok özel anlardı.

Bir kadın olarak başarı yolculuğunuzda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
En çok zamandan ve bazen de kendimden ödün verdiğim oldu. Bir anne ve eğitimci olarak, her role yetişmeye çalışırken uykusuz kaldığım, yorulduğum zamanlar oldu fakat hayallerimden, üretmekten ve çocuklara dokunma isteğimden asla ödün vermedim… Çünkü biliyorum ki güçlü kadın, vazgeçmeyen kadındır.

Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
En çok kendimize inanmaya ve birbirimizi desteklemeye ihtiyaç var. Kadınlar cesaret ettiğinde, üretmeye başladığında ve dayanışma içinde olduğunda çok güçlü bir dönüşüm başlıyor. Ayrıca eğitim, ekonomik özgürlük ve görünürlük de kadınların güçlenmesinde büyük rol oynuyor.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?
Yaptığım her çalışma; düşünen, empati kurabilen, kendini ifade edebilen çocuklar yetişmesine katkı sağlıyor. Bu da daha sağlıklı bir toplum demek. Drama ve felsefe ile büyüyen çocuklar; şiddetten uzak, üretken ve özgüvenli bireyler oluyor. Kentimizde sanat ve eğitimi bir araya getirerek hem ailelere hem de eğitimcilere ilham vermekten mutluluk duyuyorum. Bu yolculuğu Kocaeli Life gibi değerli platformlarda paylaşmak da benim için ayrı bir gurur.

Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
“Hayallerinden asla vazgeçme. Yorulacaksın ama vazgeçmeyeceksin. Bir gün yazdığın kitap çocukların kalbine dokunacak, sahnelerde alkışlanacak ve emeğin ödüllendirilecek. Kendine inan ve yürümeye devam et.”

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...