21-05-2024 07:28

Tuğba Taşkın Eser: Dil gelişimini destekleyecek stratejiler

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 07/05/2024
.stripslashes($urun->baslik).

Çocuklar dili, en iyi bildikleri ve doğal olan ortamda, ebeveynlerinden öğrenirler. Çocuğun hayatındaki en önemli kişiler olan ebeveynlerine gerekli bilgi ve beceri kazandırılarak, çocuklarının dil gelişimine destek olmaları sağlanabilir. Ancak ebeveynlerin de bu desteği verebilmeleri için çaba ve sabır göstermesi gerekmektedir. Çocukların iletişim çabaları ve girişimleri, zaman zaman çevrelerindeki kişiler tarafından çeşitli şekillerde engellenir. Bu engellemeler çoğu kez farkında olunmadan yapılır. Anne-baba ve öğretmenlerin engellemelerden kaçınma yönünde çaba gösterebilmeleri için öncelikle bu engellemeleri tanımaları gerekir. Aşağıda, bunlardan üçü sıralanmaktadır:

1. Çevresel engellemeler: Her şeyi ortamda hazır bulundurarak, çocuğun bir şeyler istemesine fırsat vermemek. Örneğin, sofrayı her zaman eksiksiz hazırlamak, TV’de her zaman çocuğun en çok sevdiği programları açmak gibi…

2. Beklentisel engellemeler: Çocuğu iyi tanımamak nedeniyle düşük beklentilere sahip olmak; dolayısıyla çocuğa bir sonraki basamağı öğretmeye çalışmamak. Örneğin, birkaç sözcüğü bir araya getirebilecek düzeydeki çocuktan tek sözcüklük ifadeler beklemek.

3. Sözel engellemeler: Aşırı liderlik üstlenerek çocuğun iletişim girişimi başlatmasına fırsat vermeksizin bütün durumlarda iletişimleri başlatmak.

***

Çocuklarının dil gelişimine doğru olarak destek sağlamak isteyen ebeveynler ilk olarak çocuğun düzeyine uygun şekilde konuşmalı, konuşurken yavaş olmalı ve kısa aralar vermelidir. Aynı zamanda dil öğretimine katkı sağlayacak oyunları oynama, rutinleri kullanma ve etkinlikler düzenleme becerilerini kazanmalıdır. Oyun ortamlarında, sosyal ortamlarda ya da eğitim ortamlarında çocuklarla iletişim fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmek için beş ayrı teknik kullanılabilir.

1. TEKNİK: Ebeveynin, çocuğun iletişim kurması için gerekli olan motivasyonu oluşturmasıdır. İletişime zemin hazırlayacak yaratıcı ortamlar, ilgi çekici oyuncaklar, ilgi duyduğu araç-gereçler çocuğunuzun dikkatini çekecektir. Ebeveyn çocuğun sevdiği bir objeyi ulaşamayacağı bir yere koyarak ya da en basit şekliyle çocuk sözel çıktı üretmeden bir şey istemeye çalıştığında, onu anlamamış gibi yaparak sağlayabilir. Örneğin, sofraya çorba kâsesini koyup kaşığı koymamayı deneyin ve çocuğun kaşıkla ilgili herhangi bir iletişim girişimi başlatmasını bekleyin. Kaşığı, böyle bir girişimden (örneğin, sesten ya da jestten) sonra verin. Ayrıca, çocuğun farklı nesne ya da etkinlik seçenekleri arasından seçim yapmasını sağlanabilir. Kendi seçtiği durumlarda bulunmak, çocuğun iletişimde bulunma isteğini arttırır.

2. TEKNİK: Ebeveynin çocuğun ilgisine yönelmesidir. Örneğin, çocuk bebekle oynuyorsa, ebeveyn de bebeğe yönelir. Bu durumda dil öğretiminin temellerinden biri olan ortak ilgi ve çocuğun sözcük edinimindeki artış için koşullar sağlanmış olur. Ebeveyn aynı zamanda Çocuğun neler yaptığını gözleyerek, bu gözlemlerle ilgili yorumlarda bulunabilir. Diğer bir deyişle, çocuğun içsel konuşmalarını tahmin ederek, bunları söylemeye çalışabilir. Örneğin, çocuk bebeğe mama yedirmeye çalışıyorsa, “Galiba bebeğimizin karnı acıkmış” denilebilir.

3. TEKNİK: “Ce ee” gibi oyunlar aracılığıyla ebeveynin çocukla bağlantı kurmasıdır. Bu tarz yapılandırılmış oyunlar, tekrarlayan rutinlerden oluşur ve iletişimsel etkililiği sağlar. Oyunun hedefi belirli başlangıç ve bitişleri olan, sıra alma fırsatı veren ve olabildiğince etkileşim sağlayan bir rutin oluşturmaktır. Çocuk bu tür oyunlar aracılığıyla dil gelişimi öncesi iletişimin rolünü öğrenir, iletişim başlatır ve iletişime tepki verir. Oyun oynarken ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bir nokta da sohbet esnasında, sıra ona geldiğinde, kendisinden karşılık beklediğini belirtmesidir. Bu çocuğun gözlerinin içine bakarak, dudaklar hafifçe aralanarak, kaşlar kaldırılarak, çocuğa doğru hafifçe eğilerek yapılabilir. Çocuk karşılık verinceye kadar beklenir, hiçbir yanıt gelmeyeceğinden emin oluncaya kadar söze girilmez. Bu süreyi belirlemek için beşe kadar sayılabilir. Çocuk hiç sözcük kullanmasa bile çıkardığı sesler ve yaptığı jestler onun sohbete katılımı olarak kabul edilebilir.

4. TEKNİK: Ebeveynlerin çocuğu ile iletişime girerken rahat, neşeli ve mutlu olması gerekmektedir. Konuşurken, ses tonu değişimleri, yüz ifadeleri ve vücut hareketleri kullanmak çocuğun, sizin söylediklerinizi anlama olasılığını attırır ve ilgisini daha çabuk yöneltmesini sağlar. Çocuğun ilgisi çekildikten sonra sözel olan ya da olamayan tüm iletişim girişimleri gülümseyerek, gıdıklayarak ve onaylayarak mutlaka ödüllendirilmelidir. Çocuğun eksik ya da yanlış sözel ifadeleri konuşmayı kesintiye uğratmamak için kesinlikle düzeltilmemeli, bunun yerine sadece model olunmalıdır. Örneğin çocuk, tavşana “Tağs”dediğinde, “Evet, tavşan” şeklinde cevap verilebilir.

5. TEKNİK: Ebeveynin çocuğun anlamasını kolaylaştırmak için görsel ipuçlarından yararlanmasıdır. Etkinlik değiştirme, söyleneni ve ne yapılacağını anlamada görsel ipucu faydalı olur. Ebeveyn günlük program ve resim tahtası oluşturur. Örneğin; kahvaltı, spor, giyinme ve ders gibi günlük rutinlerin resimlerinin bulunduğu bir tahtadan yararlanılır. Bu resim tahtasında kahvaltıda yenilen yiyeceklerin de resimleri olabilir ve anne çocuğa kahvaltıda ne yemek istediğini sorarken bu tahtadan yararlanabilir ya da çocuğa “dişini fırçala” derken jestlerden yararlanarak, ‘diş fırçalama’ hareketi yapabilir.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.