16-04-2024 00:37

Suzan Türk

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 07/03/2024
Güzellik sektöründe, özellikle de microblading 3D kaş tasarımı konusunda kendisine has tarzıyla fark yaratan makyaj uzmanı Suzan Türk, çocukluğundan beri ilgi duyduğu bir sektörde hizmet veriyor olmanın mutluluğunu yaşıyor. Kadınların iş hayatında yaşadığı en büyük sorunun toplumsal baskı olduğunu söyleyen Suzan Hanım, bu olumsuzluğun ancak etkili bir kadın dayanışmasıyla çözülebileceğinin altını çiziyor. Bir cumhuriyet kadını olarak kendi ayakları üzerinde durabilmeyi ve mesleğini özgürce icra edebilmeyi cumhuriyete borçlu olduğunu belirten Suzan Türk, “Cumhuriyet geçmişten bu yana kendisini gerçekleştirmeye, kanıtlamaya ve baskıdan kurtulmaya çalışan kadının her alandaki çığlığıdır” diyor.
.stripslashes($urun->baslik).

Kısaca kendı̇nı̇zden bahseder mı̇sı̇nı̇z?

1980’de Selanik göçmeni bir ailenin kızı olarak dünyaya geldim. Bir kızım var, yaşamımı Karamürsel’de devam ettiriyorum. Güzellik sektöründe hizmet veriyorum. Çocukluğumdan beri ilgi duyduğum makyaj alanında sayısız eğitim aldım. Microblading 3D tasarım uzmanıyım. İşimi severek ve elimden geldiğince kusursuz icra etmeye çalışıyorum.

 

İş hayatına nasıl ve ne zaman atıldınız?

İş hayatına, bundan yaklaşık on sene önce İstanbul’daki en iyi akademilerde gerekli tüm eğitimleri tamamladıktan sonra başladım. Bu işi gerçekten bilerek ve ciddiye alarak yapan çok fazla kişi olmadığı için ve doğal işlemler çok azınlıkta kaldığı için her zaman doğallıktan yana oldum. Mesleğe başladığım ilk yıllarda, o günler için risk sayılabilecek bir karar aldım ve işimi iş yeri açmadan sürdürmeye başladım. Müşterilerime her zaman randevu sistemiyle evlerinde hizmet verdim.

 

Karı̇yer basamaklarını tırmanırken ı̇tı̇cı̇ gücünüz neydı̇?

İşimi severek yapıyorum, gerçekten olmak istediğim yerdeyim. Kariyerimdeki itici gücüm, azmim ve tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim oldu.

 

Sı̇zce başarının altın anahtarı nedı̇r?

Güzellik sektöründe her zaman kendinizi yenilemek, geliştirmek zorundasınız. Başarımın büyük bir kısmını cesaretime, eğitimime, işimi çok sevmeme ve çalışma şeklime borçluyum. ‘İnsanlar önce gözünüze, sonra kaşınıza baksın’ sloganıyla çok iddalı değil, daha doğal görünen kaşlar yapmayı tercih ettim. Bugün adım bu sektörün en iyileri arasında anılıyorsa, sebebi kendi tarzımı belirlemiş olmam ve öğrenmekten hiç vazgeçmememdir.

 

Kadınların ı̇ş hayatında yaşadığı en temel sorun nedı̇r? Sı̇z bu sorunları aşmak ı̇çı̇n nasıl bı̇r yol İzliyorsunuz?

Kadınların iş hayatında yaşamış olduğu en büyük sorunun toplumsal baskı olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde kadın olarak, pek çok konuda hayata dezavantajla başlıyoruz. İş hayatında başarılı olabilmeniz ve hayallerinizi gerçekleştirebilmeniz için tüm olumsuz söylemleri ve bu sözlerin sahiplerini karşınıza almanız gerekiyor. Ben bu sorunun çözümünü etkili kadın dayanışmasında buluyorum. Bu sebeple bir çok hemcinsime sırtımı dönmeden, omuz omuza bir mücadele veriyorum.

 

İş hayatının ı̇çerı̇sı̇nde bı̇r kadın olarak cumhurı̇yete neler borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Cumhuriyetin biz kadınlara kazandırdığı en büyük özgürlük, şüphesiz kadınları kul olma halinden çekip alması, kadını ülke yönetebilecek kadar eşit, seçme seçilme hakkına sahip, özgür bireyler haline getirmesidir. Bizler, toplumsal yaşamdaki tüm özgürlüklerimizi cumhuriyete, kadın mücadelelerine ve tabii ki cumhuriyetin mimarı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. Cumhuriyet kadını artık her alanda, en önemli kadrolarda söz sahibi oluyor, en mühim işlerde varlık gösteriyor ve en önemlisi de kendi ayaklarının üzerinde durabiliyor, bireysel özgürlüklerini koruyabiliyor.

 

Cumhurı̇yetı̇n sı̇ze tanıdığı en büyük özgürlük nedı̇r?

Yaptığım işi hiçbir kısıtlamaya uğramadan icra edebiliyorsam, özgür bir birey olarak mesleğimi seçme ve gerçekleştirebilme hakkına sahipsem, bunun eğitimini alıp kendi ayaklarım üzerinde tek başıma durabiliyorsam bunu en çok cumhuriyete borçluyum. Çünkü cumhuriyet, en çok biz kadınların haklarını garanti altına alarak, bir kamu düzeninin güvencesine teslim eder. “Cumhuriyet sessizlerin sesi, kimsesizlerin kimsesidir” sözünden de esinlenerek şunu söyleyebilirim: Cumhuriyet geçmişten bu yana kendisini gerçekleştirmeye, kanıtlamaya ve baskıdan kurtulmaya  çalışan kadının her alandaki çığlığıdır.

 

”Cumhurı̇yet kadını” denı̇lı̇nce, gözünüzde canlanan fotoğrafı bı̇r kaç cümleyle tarı̇f eder mı̇sı̇nı̇z?

Cumhuriyet kadını denildiğinde, gözümün önüne aydınlığı fikriyle fethetmiş modern bir kadın geliyor. Eşine bağlılığı yalnızca yoldaşlık vazifesinde olan, yol haritasını kendi aldığı bireysel kararlarla çizebilen, anayasal haklarının ve özgürlüklerinin farkında, zihni ve vicdanı hür, eğitimli ve donanımlı, yönetimde ve devletin yüksek kademelerinde söz sahibi olup insiyatif alabilen, her baskıya göğüs geren kadın profili tam olarak cumhuriyet kadınının benim zihnimdeki tarifidir.

 

Atatürk’ün kadınlarla ı̇lgı̇lı̇ söyledı̇ğı̇ en sevdı̇ğı̇nı̇z söz hangı̇sı̇dir?

Atatürk’ün her sözü değerlidir ve bizler açısından büyük bir önem arz eder çünkü Atatürk, Türk ulusunun ve Türk kadınının özgürlüğünün mimarıdır. Ayrım yapamamakla birlikte Atatürk’ün kadınlar hakkındaki şu sözünü önemli buluyorum: “Daha endişesiz ve korkusuzca, daha yanlışsız olarak yürüyeceğimiz yol vardır: Büyük Türk kadınını çalışmamızda ortak yapmak, yaşamımızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını bilimsel, ahlaksal, sosyal, ekonomik yaşamda erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve koruyucusu yapmak yoludur.”

NASIL ARANDI: #suzan türk # kocaeli # makyaj uzmanı # 8 mart dünya kadınlar günü # cumhuriyet # atatürk

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.