24-05-2024 06:18

Sofistike ve Elegant Şennur Zengin

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 05/10/2022
Yaşamın her alanında şıklığı ve zarafetiyle dikkat çeken Şennur Zengin; güzel görünmenin kişinin ruhuna, içinde taşıdığı enerjiye ve duruşuna bağlı olduğunu söylüyor
.stripslashes($urun->baslik).

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

Kocaeli Life’ın stil sayfalarının bu ayki konuğu, Zengin İzolasyon firmasının kurucu ortağı, inşaat mühendisi Şennur Zengin. Gerek iş hayatında gerekse sosyal ortamlarda kendisine has tarzı ve zarafetiyle fark yaratan Şennur Hanım, ‘sofistike ve elegant’ olarak tanımladığı giyim stiliyle her zaman özenli, bakımlı ve şık. Güzel görünmenin kişinin ruhuna, içinde taşıdığı enerjiye, özgüvenine ve duruşuna bağlı olduğunu söyleyen Şennuz Zengin, “Stil sahibi olmak ayakkabı, çanta ve cilt bakım ürünü markalarından çok daha fazlasını gerektirir” diyor.

Şennur Hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1976, İzmit doğumluyum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimlerimi Kocaeli’de tamamladım. İnşaat mühendisiyim. Beş yıl süren kurumsal iş tecrübelerimden sonra izolasyon sektöründe 19. yılını dolduran Zengin İzolasyon Limited Şirketi’nin kurucu ortağı oldum ve halen yönetim kurulu başkanlığını yürütüyorum. Şirket olarak Türkiye Yalıtımcılar Derneği’nin (İZODER) üyesi; Türkiye’deki ilk iş kadınları federasyonu olan GİFED’in kurucu delegesi; Kocaeli İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (KOİDER) üyesi olmaktan ayrıca devlet okullarına kütüphane kuran sosyal sorumluluk platformu Okuma Sanatı Kulübü’nün yönetim kurulunda aktif olarak bulunmaktan mutluluk duyuyor ve sorumluluk hissediyorum. Evliliğimin 20. yılını geride bıraktım, 11 ve 8 yaşında nefis iki kız çocuğu annesiyim :).

YAŞAM

Nerede yaşıyorsunuz?

İstanbul’dan Kocaeli’ye kaçanlardan olduk aslında. İstanbul’daki yaşamımız daha pasif olmak üzere, 2011 yılından beri Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde yaşıyorum.

Evinizi seçerken dikkat ettiğiniz kriterler?

Deprem yaşamış biri olarak evimizi kendimiz yaptık. Lokasyon olarak aileme yakın olan bu bölgeyi seçtik. Bununla birlikte evimizi yaparken mimari endişeleri bir kenara koyup en çok zemin etüdü ve dayanıklılığına dikkat ettik. Evimizi su, ısı ve ses izolasyonu olarak koruyuculuğu yüksek, doğayı içine taşıyabileceğimiz küçük bir bahçesi olması üzerine kurguladık.

Evinizin en rahat köşesi?

Evimin her köşesini çoğunlukla neoklasik bir hava içinde yaşayan alanlara dönüştürdüm. Süslenmiş fakat kullanılmayan hiçbir köşe kalmadı evimde, buna açık alanlar da dahil. O sebeple her köşesinde yaşanıyor ve rahat. Bununla beraber akşam olup eve dönünce, sorumluluk kimliği bitip çocuklar uyuyunca; bana ‘İşte zaman senindir’ diye fısıldayan ve çağıran bir koltuğum var :).

Evinizdeki en sevdiğiniz eşya?

Ben yaşanmışlığı olan eşyaları seviyorum. Maddi değerden ziyade manevi yüklemeler bazı şeyleri vazgeçilmez yapıyor. Yine onlardan biri olan, ailemden yadigar işlemeleri bol bir sandık ve içindekiler.

Boş vakitlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evimi ve ofisimi yan yana kurguladığım için evde olduğum zamanlar da işimle dolu dolu geçiyor. Aslına bakarsanız çok fazla boş zamanım yok. Uzun yıllardır aktif çalışan bir kadın ve anne olarak her anı çok kıymetli  olan, dolu dolu geçirdiğim zamanlarımda kitap okumayı, spor yapmayı (özellikle pilates), resim yapmayı, kişisel gelişim üzerine aldığım eğitim programlarını geliştirmeyi, amatörce müzikle ilgilenmeyi, ailemle ve arkadaşlarımla vakit geçirmeyi, onlarla yeni yerleri adım adım keşfetmeyi, hayata değer katan deneyimler yaşamayı ve paylaşmayı çok seviyorum. Mutfakta yeni tatlar, tatlılar, tarifler deneyip, aileme ve dostlarıma güzel masalar hazırlamaktan da büyük keyif alırım.

Hafta sonlarını nasıl geçiriyorsunuz?

En büyük keyfimiz kız kardeşim ve ailemle birlikte güzel bir kahvaltı yapmak. Özellikle pazar kahvaltısı bizde bir ritüeldir. Özenli kahvaltı ve çok sevdiğimiz müzikler eşliğinde… Çocukların kurs ve ders programı organizasyonu biter bitmez hafta içinden devrolan bir başka iş kalmamışsa, ilk fırsatta yakın lokasyonlara kaçıyoruz. Son zamanlarda Kandıra kaçış rotamız. Doğanın ve denizin birleştiği her sakin köşe müthiş bir detoks bize.

Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor musunuz?

Sadece Instagram kullanıyorum. Şirket hesabımızda işimize ait detayları, şahsi hesabımda da sosyal hayatın içindeki anlarımı veya tavsiye olarak seyahatlerimdeki lokasyonları paylaşıyorum. Okuduğum kitapları, sevdiğim manzaraları, etkilendiğim sözleri ve yazıları, sevdiğim müziklerleri paylaşmayı seviyorum.

En son izlediğiniz film?

En son dün akşam birbirini alt etmeye çalışan iki sihirbazın hayatının anlatıldığı, izlerken sürekli sizi ters köşeye yatıran ‘Prestij’ filmini izledim. Etkileyici bir filmdi.

En sık dinlediğiniz albüm?

Hemen Spotify listelerine baktım. Teknolojiyle birlikte alışkanlıklarımız da yer değiştirdi. Artık ben de arabamda, ofisimde, evimde buradaki listeleri çalıyorum. Çok başarılı listeler var hatta ruh halinize göre tercihler bile yapabiliyorsunuz. Benim de kendime özel hazırladığım karışık bir listem var. En çok tercih ettiklerim akustik yorumlar veya yerli-yabancı klasikler. Kulağıma ve ruhuma iyi gelen her türlü müziği dinliyorum.

En sevdiğiniz yazar?

Kitap okumayı çok seviyorum. Dünya klasiklerinin, Türk edebiyatının çoğu örneğini okudum. En çok etkilendiğim ve okurken zamanın durduğu kitaplar, deneyimlerin ve bilgilerin kurgulanarak farkındalığı yükselten bir öyküye veya romana döküldüğü kişisel gelişim kitapları. Elif Şafak, Üstün Dökmen ve yine yakın zamanda okuduğum, Piraye’nin ‘Seyir’ kitabı gibi.

GİYİM

Yaşam stilinizi nasıl tanımlarsınız?

Şennur Zengin olarak kendi en iyi versiyonuma ulaştığım, çabaladığım bir dönemdeyim nemdeyim. Bu en son versiyon fiziksel, sosyokültürel, mental bir yolculuk ve farkındalık. Bu süreç kendimce yönetip şu anki noktaya getirdiğim kariyerimle, beraber büyüdüğüm kızlarımla, her anlamda kayıplarım ve kazançlarımla, sosyal deneyimlerimle; sorgulamayı tetikleyen, ilham veren kitaplar ve aldığım eğitimlerimle başladı muhtemel. Hep kendimden önce gelen ailemi, işimi ve sevdiklerimi ötelemeden de kendimi bu sıralamaya koyup, öncelik vermeyi idrak ettiğim; kendimi tamamlarsam, sevdiklerime daha fazla fayda üretebileceğimi anladığım bir dönem yaşıyorum. Tabii ki bu dönem hem stilimi hem de stil algımı değiştirdi ve geliştirdi aslında. Dünyanın en iyi tasarımcılarının parçalarını taşıyan, kusursuz bir fiziğe ve yüz hatlarına sahip bir kadın olsanız bile güzel görünmek, içinizde taşıdığınız enerjiye, sahip olduğunuz ruha, özgüvene, duruşunuza bağlı benim için. Bahsettiğim şey işte bu farkındalık. Evet, Şennur aynaya baktığında, hem fiziksel hem de stil olarak kendisini iyi hissetmek ve güzel görünmek isteyen bir kadın. Bununla beraber aynı Şennur, bunun sadece fiziksel özellikle ya da nefis bir stylingle, taşıdığı tasarımlarla, markalarla sağlanamayacağını görebilen bir kadına dönüştü. Tüketimlerini, her anlamda ihtiyaç ve istekleri arasında optimum bir noktada sınırlandırması gerektiğini biliyor. Özetlersem, iyi görünmek için önce iyi hissetmek, iyi hissetmek için ise iyi ve fayda içerikli yaşamak, ruhu beslemek ve kendimizi yapılandırmak gerekli. Bu benim ulaştığım basit bir denklem. Bu mantıkla genel olarak hayat stilimin sadece gömlek, ayakkabı, çanta, cilt bakım ürünleri veya seyahatlerimden daha fazlası olduğunu öncesinde belirtmek istedim:)

 Nasıl bir giyim tarzınız var?

Gittiğim yere ve o günkü moduma göre değişken bir tarz. Eski ve yeni parçaları kombinlemeyi, klasik ve moderni dolabımda buluşturmayı seviyorum. Kendime yakıştırdığım her şey benim modam. Sırf moda diye bir rengi veya parçayı ne alır ne de giyerim. Tarzımı günlük hayatta ‘spor şık’, özel günler ve gecelerde ‘sofistike ve elegant’ diye tanımlayabilirim. Aksesuar olarak takı ve kemeri çok kullanırım. İmkanım ölçüsünde tasarım veya marka ürünlerde zamansız, klasik parçalara yatırım yaparım. Giyim tarzımı, ‘Sahip olduğunuz en değerli ve en yararlı varlık, duruşunuzdur’ anlayışı içerisinde, ‘tarzım, duruşum’ olarak özetleyebilirim.

Alışverişi en çok nereden yapıyorsunuz?

En çok ihtiyaç duyduğum zaman, ihtiyacım olan şeyi almak için mağazaya gidip alıyorum. O sırada beğendiğim veya fırsat gördüğüm bir parça olursa onu da alıyorum. Çoğunlukla Beymen, İpekyol, Zara, Polo Garage, Twist ve Oysho’dan alışveriş yapıyorum.

Kot markası?

En kurtarıcı giysim olmuştur her zaman. Şantiye dönemlerinde, ofiste, görüşmelerde, sosyal hayatın içinde en fazla kullandığım giysi olduğundan, her markayı kullandım. Şu an dolabımda Mavi Jeans, Twist, Sagaza, İpekyol, Guess markalı kotlar var.

Spor ayakkabı?

Denediğim markalarda en rahat ettiklerim, Nike ve New Balance.

Gece ayakkabısı?

Nine West ve Vakkorama çoğunlukta.

Gömlek?

Gömleklerde seçimim daha çok basic parçalardan yana. Markaları sorarsanız Beymen, Zara, Network yine en çok tercih ettiklerim.

Çanta?

Guess, Michael Kors, Vakkorama, Moschino ve el örgüleri.

Gardırobunuzun vazgeçilmezi?

Siyah pantolonlarım, kalem eteklerim, crop’larım, boool eşofmanlarım.

Moda ikonu?

Moda zarafetle birleşince parlıyor. O sebeple bence zarafetin en büyük ikonu Audrey Hepburn. Yerli stillere baktığımda hem çizgisi hem tarzı ile Emel Yıldırım diyebilirim.

En son satın aldığınız şey?

En son Helly Hansen marka bir yağmurluk satın aldım.

GÜZELLİK

Parfüm (günlük/gece)?

Gece için yıllardır ıhlamur çiçeği kokusuyla Guerlain Idylle ve Carolina Herrera 212 Sexy kullanıyorum. Günlük olarak da kullandıklarım; Yves Saint Lauren Elle, Dolce Gabbana Hot Couture, Calvin Klein Euphoria ve L’occitane.

Şampuan?

Şampuan ve saç kremleri seçimlerimi her zaman en doğal içeriklilerden yana kullanmaya çalışıyorum. Son yıllarda dönüşümlü olarak kullandığım iki marka var: Beauty Omelette ve Yves Rocher’in hacimli gösteren serisi.

Cilt bakım markası?

Cildime en erken yaşlardan beri iyi bakmaya çalışıyorum. Krem öncesi gece ve gündüz serumları kullanıyorum. Bunlar L’occitane Overnigt, Triphase Essence ve Beauty Omelette. Krem seçimlerimi yaşıma ve bütçeme uygun seçeneklerle gece ve gündüz ayırarak kullanıyorum.

Saçınızı nerede kestiriyorsunuz?

20 yıldır hiç değişmedi kuaförüm. İstanbul’da kendisi. Şimdiki yeri Nişantaşı’nda. Saçlarım aynı zamanda ailece de görüştüğüm, çok sevdiğim arkadaşım Muharrem’e emanet:)

Estetik yaptırdınız mı? Karşı mısınız?

Klasik bir söz olan “Yaş alalım, bununla beraber yaşlanmayalım” diyenlerden olarak karşı değilim. Size iyi gelen, yüz karakterinizle oynamadan yapılan küçük dokunuşlar, devamında daha abartılı bir boyuta geçirmiyorsa tabii ki yapılabilir. Bende de bu anlamda minik dokunuşlar var, bir de estetik beklentilerden uzak olsa da sağlık problemlerimden dolayı burun operasyonum var.

Evde doğal olarak uyguladığınız güzellik sırlarınız var mı?

Su içmenin cildimizde ve vücudumuzda mucizevi etkileri olduğunu deneyimleyenlerdenim. Her gün en az 3 litre su içerim hatta abartırım. Güzel annem, suyun başından kalkmayınca hep kızardı bana:) Geceleri son cilt temizliğimi muhakkak gül suyuyla yaparım. Maden suyunu buz kalıplarında dondurup, her sabah yüzümü yıkadıktan sonra bir küp buzu cildimde eritip bırakırım. Belirli zamanlarda doğal içerikli maskeler ve içeriğinde glutatyon olan kolajenlerden içerim.

GEZİ

Yurt dışına ne sıklıkla çıkıyorsunuz?

Pandemi öncesinde bazen iş, çoğu zaman yeni keşifler için çok sık yurt dışına çıkıyordum. Son yıllarda çok fazla çıkamadım.

Hangi ülkeleri tercih ediyorsunuz?

Avrupa ülkelerinin çoğunu, Uzak Doğu ülkelerinden bir kaçını  gördüm. Tercihlerim o günün şartlarına uygun olarak planlanıyor. Gittiğim yerlerin çoğunda bir iş veya bağlantı kurgusu olur; biz o seyahati hemen bir güzergah ve kültür programıyla bağlayarak keyifli bir deneyime dönüştürürüz.

Yurt içinde yaz-kış tercihiniz?

Eşimin de İzmirli olması dolayısıyla ilk tercihimiz yaz-kış Ege tarafları oluyor. Türkiye’nin iklim zenginliği, yaz-kış ayrı deneyimleyeceğimiz nefis lokasyonlar veriyor bize. Yine uygun olan her koşulda, ülkemizin her bölgesini geziyoruz.

Hafta sonlarında kaçış noktalarınız?

İlk fırsatta Urla’ya gidiyoruz. Kocaeli’de ise son zamanlardaki kaçış noktamız, Kandıra. Şehrimin yakın yerlerinde, doğanın sesini duyabileceğimiz ve büyüsüne kapılacağımız el değmemiş yerleri seviyoruz.

Şehir içinde kahvaltı ve yemek için nereleri tercih ediyorsunuz?

Şehrimizde yüksek kalitede mekanlar açılmaya ve başarıyla yükselmeye devam ediyor. Yaşadığım yere çok yakın olması, kalitesi ve manzarasıyla Diva Garden, seçkin bir et lokantası olan Kare Restoran, Yeşildağlar Et Lokantası en sık gittiğimiz mekanlar. Ayrıca şef arkadaşlarımın özel mutfaklarında yemek tatmak ayrı bir keyif. Şef Ayşegül’ün mekanları ve Paula Et Kasap da onlardan ikisi.

Eğlence için sürekli gittiğiniz mekan?

Sürekli gittiğimi söyleyemem ama ara sıra konser tadında müzik dinlemek istediğimde Hayal Kahvesi’ne gitmekten keyif alıyorum. Eğlenmek için çoğunlukla sevdiğim arkadaşlarımla beraber kendi içeriklerimizi üretip, organize ediyoruz.

 

NASIL ARANDI: #kocaeli # kocaelilife # kocaelinindergisi # kocaelidergisi # dergilik # moda # tarz # # magaza # ikon

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.