16-04-2024 01:46

Sevda Saraçoğlu

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 07/03/2024
Kocaeli Marmara Koleji Okul Müdürü Sevda Saraçoğlu, öğrenme aşkı ve çocuk sevgisiyle dolu bir kariyere sahip. Başarıyı tanımlarken ‘ortalama’ kavramını sorgulayan Saraçoğlu, kişinin doğasına uygun, tutkuyla yapılan işlerin ve içsel bütünlüğün gerçek başarı olduğunu ifade ediyor. Cumhuriyetin kadınlara sağladığı kazanımlara da vurgu yapan Saraçoğlu, ‘cumhuriyet kadını’ tanımını yaparken Türkan Saylan’ı tarif ediyor, onun cumhuriyet değerleriyle bezenmiş, gerçek bir rol model olduğunu söylüyor.
.stripslashes($urun->baslik).

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Meslek hayatımın 21. yılındayım. Öğretmenlik, program geliştirme uzmanlığı, eğitim koordinatörlüğü ve okul müdürlüğü görevlerinde bulundum. Bekarım, kalbimden doğurduğum yüzlerce çocuğum var.

 

İş hayatına nasıl ve ne zaman atıldınız?

Sağlık Meslek Lisesi Acil Tıp Teknisyenliği Bölümü mezunu olduğum için üniversite hayatım boyunca 112 noktalarında ve acil servislerde çalıştım. Eğitim fakültesini bitirdikten sonra ise çeşitli özel okullarda görev aldım. 

 

Kariyer basamaklarını tırmanırken, itici gücünüz neydi?

Öğrenme aşkı. Ömür boyu öğrenci olacağım bir meslek seçmem gerekiyordu, öğretmen oldum. Her bir çocukla tanıştığımda; doğasına saygı duymak, potansiyelini keşfetmek, öğrenme yolculuğunda ona kıdemli bir öğrenci olarak eşlik etmek paha biçilemez benim için. Çocuk büyürken; bilgi, beceri ve karakter olarak da büyüyor ve bizler tanıklık ediyoruz. Meslek hayatımın ilk yıllarında Eskişehir’de köy enstitüsü mezunu, öğretmen okulu mezunu, idealist, aydınlık öğretmenlerle çalıştım. Onların ikliminde büyümek beni ‘öğretmenlik yapan’ değil, ‘öğretmen’ olarak yetiştirdi. İtici gücüm çocuk sevgisi, keşfetme-öğrenme merakı ve vatan sevgisi diyebilirim.

 

Sizce başarının altın anahtarı nedir?

Başarı kime göre, neye göre… ‘Ortalama’ kavramı insanlığın başına gelmiş en fena şey bence. Ortalama evler, ortalama hayat, ortalama gelir, ortalama eğitim. Hangi alanda olursan ol ortalamanın üstü başarı sayılıyor. Eğitim öğretimde de yaşamda da tercihler ve kendin olmak, bu ortalama kavramlarına kurban ediliyor. Toplumda beklenti ‘ortalama olsak yeter’ üzerine. Ben, hangi alanda olursa olsun başarıyı kişinin doğasına uygun, tutkuyla yapmaktan keyif aldığı işler ile içsel bütünlük olarak görüyorum. Balık uçamaz, kuş koşamaz. Balığa “uç”, kuşa “yüz” demek ne kadar yersizse, insanın biricikliğini ve kendinin en iyi versiyonu olma çabasını gözden kaçırarak “başarısız” demek de o kadar yersiz oluyor. Yaşam bir yolculuk ve deneyimleyerek kendimizin en iyi versiyonuna ulaşmaya çalışıyoruz. Gerçek başarı budur bence.

 

Kadınların iş hayatında yaşadığı en temel sorun nedir? Siz bu sorunları aşmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Kadın olmak ve iş hayatında olmak çeşitli zorlukları da beraberinde getiriyor. Kadınlar ayrıntıları düzenlemek ve duygusal zekalarını etkili kullanmak konusunda erkeklerden çok daha iyiler. Erkeklerin baskın olduğu ve cinsiyet ayrımcılığı yapılan toplumlarda sırf kadın olduğunuz için uzmanlığınız, başarınız, çalışmalarınız görmezden gelinebiliyor. Aslında kadınlar ‘soft power’ kavramındaki o yapıcı, onarıcı, destekleyici, yaratıcı güce sahipler. ‘Erk’ güç demek. Erkek egemen toplumlar daha baskıcı ve savaşçı. Doğuran, doyuran, büyüten bir doğaya sahip olan kadın, dünyayı daha iyi bir yer yapacak asıl güce de sahip. Kadın çiçek açarsa toplum çiçek olur. Benim de emeğimin, üretimimin ikinci plana atıldığı deneyimlerim oldu. Nasıl aştım? Güçlü yanlarıma odaklanarak ve işimi en iyi şekilde yaparak.

 

İş hayatının içerisinde bir kadın olarak, cumhuriyete neler borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Can alıcı bir soru. Cumhuriyete ve Atatürk’e çok fazla şey borçluyuz. Cumhuriyetten önce evinden çıkamayan, sosyal ve kültürel hayatın, üretimin içinde olmayan, katılımcı demokratik hakları bulunmayan, okumayan, öğrenmeyen; çok eşli düzende boşanma, velayet, miras hakkı olmayan Türk kadını, Medeni Kanun ile onurlu bir yaşama ve yasalar önünde erkeklerle eşit haklara kavuşmuştur. Seçme ve seçilme ile de Avrupa’daki pek çok kadından önce demokratik haklara sahip olmuştur.

 

Cumhuriyetin size tanıdığı en büyük özgürlük nedir?

Atatürk devrimleri ve cumhuriyet kazanımları sayesinde bugün bu röportajı yapıyoruz. En büyük özgürlük, yasalar önünde erkeklerle eşit haklara sahip olmak ve bu ülkenin kurucu ilkeleri ile milli mücadelede üstüne düşeni yapan Anadolu kadınına vefamızı ödemek. Çağdaş yaşam ile çağdaş eğitim ile var olmak. Özgürce kahkaha atabilmek aslında.

 

‘Cumhuriyet kadını’ denilince, gözünüzde canlanan fotoğrafı birkaç cümleyle tarif eder misiniz?

‘Cumhuriyet kadını’ denilince gözümde canlanan fotoğraf; Türkan Saylan… Sevgiyle ve rahmetle anıyorum. Cumhuriyet değerleriyle bezenmiş gerçek bir cumhuriyet kadını. Rol modelim, cumhuriyete de bu ülkeye de borcunu fazlasıyla ödedi.

 

Atatürk’ün kadınlarla ilgili söylediği en sevdiğiniz söz hangisi?

“Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.”

NASIL ARANDI: #sevda saraçoğlu # kocaeli marmara koleji # 8 mart dünya kadınlar günü # cumhuriyet # atatürk

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.