21-05-2024 07:06

Serpil Çolak Türkoğlu & Atlas Ata

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 07/05/2024
Kocaeli Life dergisinin kurucu ortağı ve genel yayın müdürü Serpil Çolak Türkoğlu, aynı zamanda 2 yaşındaki baldan tatlı Atlas Ata’nın da annesi. Oğlu dünyaya gelmeden önce yaptığı planların gerçek hayatla hiç de bağdaşmadığını anlaması çok kısa süren Serpil Hanım, “Hayaller Paris, hayatlar Atlas… Oğlumu büyütürken ‘Asla yapmam’ dediğim her şeyi yaptım ama gülünce gözlerinin içinin güldüğü hali her şeye değer” diyor.
.stripslashes($urun->baslik).

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

İzmit’te doğdum, büyüdüm. Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. Bir tesadüf eseri gazetecilik yapmaya başladım. Sonradan öğrendim aslında tesadüf diye bir şey olmadığını, Dünya Gazeteciler Günü’nde doğduğumu, doğuştan gazeteci olduğumu :) Çekirdekten yetiştim, çalıştığım gazetenin her kademesinde görev yaptım, sonra kısmet oldu kendi gazetemizi kurduk. Emekli olduktan sonra gazeteye veda ettim. Ama inanılmaz yoğun bir tempodan sonra evde oturmanın bana göre olmadığını kısa sürede anladım. Sevgili dostum Zeynep Akar ile birlikte bundan tam 9 yıl önce Kocaeli’nin ilk yaşam dergisini çıkardık. Gördüğünüz gibi hala Kocaeli Life’ta çalışmaya, üretmeye devam ediyorum. Bi farkla… Artık sadece ‘genel yayın müdürü’ değil, ‘Atlas Ata’nın annesi’ unvanını da gururla taşıyarak…

 

İlk anne olduğunuzda mutluluğun yanı sıra hangi duyguları hissettiniz?

Benim annelik serüvenim biraz inişli, çıkışlı… Hamilelik sevinci ve hemen ardından gelen ikiz bebek şaşkınlığı. Bebeklerimden birini kaybetme korkusu, diğerini yaşatma çabası… Kaygı düzeyim tavan, yüreğim ağzımda gezdim aylarca… Atlas Ata’nın doğumuna sevinirken, Aras’la vedalaşmak zorunda kaldığımda yaşadığım üzüntü… Yoğun bakımlar, hastane odaları… Atlas ile ancak bir ay sonra kucaklaşabilmenin verdiği yorgunluk… Mutluluk ile hüznün birbirine karıştığı bir ruh hali… Hamilelik ve doğumla ilgili pek güzel anılarım yok anlayacağınız. Buna da şükür.

 

Anne olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

‘Asla diğer anneler gibi olmayacağım, ne ev düzeninde ne de sosyal hayatımda köklü bir değişiklik yapmayacağım; oğlum, çekirdek ailemizin bir ferdi olarak bize eşlik edecek’ düşüncesinden, evdeki bütün eşyaları ortadan kaldırıp, ‘Biraz daha işesin ondan sonra koltuğu değiştiririz’ moduna ne ara geçtiğimi hatırlamıyorum :)

 

Çocuk sahibi olmadan önce nasıl bir anne olmayı hayal ediyordunuz? İşler planladığınız gibi gitti mi?

Nasıl bir anne olacağımı hayal ederken değil de ‘asla böyle bir anne olmayacağım’ diye düşünürken buluyordum kendimi. Asla ses tonum değişmeyecek, asla yüzüm düşmeyecek, asla oflamayacağım. Asla, asla, asla… Hayaller Paris tabii… Ama söz konusu olan ‘çocuk’ ise asla plan yapılamayacağını o kadar çabuk öğrendim ki…

 

Annenizin ’anne olunca anlarsın’ dediğinde ne demek istediğini, anne olunca anladınız mı? Bizimle de paylaşır mısınız?

Anlamaz olur muyum :) Annemin neden o kadar korumacı davrandığını, o zamanlar bana abartı gelse de neden o kadar endişelendiğini, neden o kadar kaygılandığını o kadar iyi anladım ki. Atlas daha iki yaşında olmasına rağmen paranoyak oldum bile :)

 

‘Ben asla annem gibi yapmam’ deyip de çocuğunuza aynı şekilde davrandığınız oldu mu?

‘Annem gibi yapmam’ dediğim çok şey var ama bunu konuşmak için çok erken. Daha önümüzde uzun bir yol var, inşallah annem gibi yapmam :)

 

Sizce anne olmanın en keyifli yanı nedir?

Anneliğin kendisi çok keyifli bence. Keyif aldığım şeyleri anlatmaya kalksam, sayfalar yetmez. Bir bakış, bir gülücük… Sarılırken eliyle omzuma pıt pıt vurması… Hele o kahkahası yok mu? Gülünce gözlerinin içinin güldüğü hali… Hayatta daha keyif aldığım başka bir şey yok.

 

Peki, en çok zorlayan yanı?

Ona yetebilecek miyim, onu en iyi şekilde yetiştirebilecek miyim düşüncesi. Beraberinde gelen gelecek kaygısı… Eğitimi, iş hayatı, hatta evliliği… Şimdiden bunları düşünürken buluyorum kendimi, çok saçma olduğunu biliyorum ancak kendimi engelleyemiyorum.

 

Birlikte yapmaktan en çok keyif aldığınız şey nedir?

Evde onu izlemekten inanılmaz keyif alıyorum. Koşturmasından, atlamasından, zıplamasından, bunları yaparken yaşadığı mutluluktan. Ona eşlik etmekten, onunla birlikte çocuk olmaktan… Kurduğu her yeni cümleden, ‘Bunu nasıl akıl edebilir?’ dediğim her hareketinden, düşünce yapısından çok etkileniyorum.

 

Bir anne olarak çocuğunuza hayata dair verdiğiniz en önemli öğüt nedir?

Daha öğüt kısmına geçmedik ancak oğlumun vicdanlı ve merhametli bir insan olmasını çok istiyorum. Ve tabii ki sevgi dolu olmasını… Çiçeği, böceği, hayvanları, insanları, kısacası karşılık beklemeden her şeyi, herkesi sevmesini… En büyük arzum ise mutlu olması. Nerede olursa olsun, ne yaparsa yapsın yeter ki mutlu olsun ve ben onun güvende olduğunu bileyim yeter.

 

Anneler Günü’nde, annenize ne söylemek isterdiniz?

Anneliğin ne olduğunu yeni yeni anlıyorum. Annemin bizi yetiştirirken neler yaşadığını da… Keşke hayatta olsaydı ona olan minnet duygumu daha güçlü bir şekilde ifade edebilseydim. Teşekkür edip, sevgimi haykırabilseydim. Atlas’ı elinden tutup anneannesine götürebilseydim, ‘Şimdi seni çok daha iyi anlıyorum anne’ diyebilseydim. Bir teşekkürüm de Fatma Anneme. Annemin yokluğunda beni kızı gibi bağrına basan, Atlas’ın doğumundan itibaren onunla yakından ilgilenen, bizi sarıp sarmalayan kayınvalideme çok teşekkür ederim… Tüm annelerin, anne adaylarının günü kutlu olsun.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.