Sektöründeki tek kadın patron; Serap Demirer

2020-03-06    0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 2020-03-06
.stripslashes($urun->baslik).

RÖPORTAJ: Serpil ÇOLAK

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

Yaşıtları bebekle oynarken o babasıyla birlikte imalathanede, üretimin içinde geçirmiş çocukluğunu. Üniversiteden mezun olur olmaz da babasının yanında çalışmaya başlamış, işin tüm inceliklerini öğrenmiş. Bir gün babası ‘Ben artık yoruldum, şirketi kapatıyorum’ dediğinde ise kendi kanatlarıyla uçmaya başlamış. Emektar Makina’yı dünyanın her yerinden makine ithal eden bir firma haline getiren; bunun yanı sıra anahtar teslim makine yaparak müşterilerini yurt dışına milyon dolarlar ödemekten kurtaran; ürettiği makineleri ihraç etmeye başlayan Serap Demirer, sektöründe ilk kadın patron olarak da dikkatleri üzerine çekiyor. Başarının sırrını ‘eşim’ diyerek açıklayan, eşinin desteği sayesinde iş hayatında daha verimli olduğunu söyleyen Serap Hanım, makine mühendisi oğlu Atahan’ın yanında çalışmaya başlamasıyla güçlendiğini ifade ediyor, iktisat okuyan kızı Deniz’i de yanına aldığında sırtının yere gelmeyeceğine inanıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladığımız şu günlerde erkek egemen bir sektörde başarılı olmuş bir kadının, Serap Demirer’in hikayesiyle karşınızdayız.

Keyifli okumalar.

 

Serap Hanım, Emektar Makina’nın geçmişinden biraz bahseder misiniz?

Emektar Makina, babam Fahrettin Bey tarafından 1956 yılında Adapazarı’nda kuruldu. Otomotiv yan sanayisine parça üretimi yapıyordu. Firmamız, 1980 yılında farklı bir anlayışa büründü, zamanın en büyük makine üreticilerinden biri olan Taksan’ın bölge satış bayiliğini aldı. Böylelikle üretimden satışa ticari serüvenimiz başlamış oldu. 80’li ve 90’lı yıllarda Rus, Polonya ve Çekoslovak marka makinelerin Türkiye’deki satışı ve tasarımıyla ilgili çalışmalar yaptık. Adapazarı’nın yanı sıra İzmit’te de bir şubemiz vardı. 2006 yılına kadar böyle devam etti.

 

Babanızla çalışmaya ne zaman başladınız?

Aslında çok küçük yaşlardan itibaren imalatın içindeydim. Yaşıtlarım bebeklerle oynarken ben babamla birlikte imalathaneye giderdim. Kız çocukları ile babaları arasında farklı bir bağ vardır, ben de babamı çok sevdiğim için hep yanındaydım, nereye gitse beraberdik. Üniversiteyi bitirdikten sonra evlendim ve İzmit’te yaşamaya başladım. Ben burada olduğum için babam İzmit’e de şube açtı, sorumluluğunu ben üstlendim. 1992 yılından itibaren babamla birlikte çalışmaya başladım. 2006 yılına geldiğimizde ise babam radikal bir karar aldı.

 

 

Neydi o karar?

Artık yorulduğunu söyledi, ‘Siz devam etmek ister misiniz?’ diye sordu. Ağabeyim daha pasif bir iş yapmak istediğini söyleyerek, çekildi. Ben devam etmek istedim. Bunun üzerine babam 2006 yılında firmayı kapattı, elemanlarını işten çıkardı, bana da ‘Kendi firmanı ve ekibini kur’ dedi.

 

Devretmek yerine neden firmayı kapattı?

‘İki kardeşsiniz, yarın bir gün aranızda anlaşmazlık olur’ dedi. Mirasla alakalı bir sıkıntı yaşansın istemedi. Kardeşim hakkını alarak şirketten ayrıldı, ben maddi olarak bir şey istemedim. Tek talebim oldu, ‘Şirketin isim hakkını bana ver ve yanımda ol’ dedim. Babam şirketini kapattı, ben kendi adıma şirket kurdum. O günden sonra babam bana danışmanlık yapmaya başladı. Yurt dışından makine getirip satmaya devam ettim. Babam, Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinin mallarını firmasına sokmazdı çünkü kaliteli bulmazdı. Ona göre kaliteli makineler Alman malı ya da Rus malıydı. Ben kendi firmamı kurduktan sonra Uzakdoğu’dan da makine getirip satmaya başladım. Şimdi makine piyasasının yüzde 90’ı Uzakdoğu’nun elinde.

 

Sermayeyi nereden buldunuz?

Yıllardır zaten işin işindeydim ve müşterilerimizle iyi diyalog halindeydim. Makine talep edenleri buldum, onların parasıyla onlara makine getirdim. Sermayemi böyle büyüttüm ve şirketimi farklı bir noktaya taşıdım. Emektar Makina şu an Uzakdoğu’dan, Avrupa’dan, Amerika’dan her tür makineyi getirebilme kabiliyetine sahip. Benim gibi bir işe atılacaklara şunu tavsiye ediyorum; bir alanda uzman olacaksınız. Ben bu işi çok iyi biliyordum çünkü çocukluktan beri işin içindeydim.

 

Babanızın kurduğu şirketi devam ettirmek nasıl bir duygu?

Çok büyük sorumluluk. Babam ‘Emektar Makina’ ismini bana bıraktığı zaman Türkiye’de tanınan birisiydi. Firmamızın adı pek çok kapıyı açabiliyordu. Böylesine tanınan ve sevilen bir kişinin kızı olarak yanlış yapmamam, insanların güvenini sarsmamam gerekiyordu. Babamın öğütlerinden biri kaliteden asla ödün vermemem, bir diğeri de kazancımı paylaşmam yönündeydi. Çalıştığım firmalarla çok güzel işbirliği yaptık, hem onlar kazandı hem ben.

 

 

EN BÜYÜK KAZANCIM

 

Çok kıymetli bir emanet devralmışsınız, yapamayacağınızı düşündüğünüz ve korktuğunuz zamanlar oldu mu?

Hayır, hiç olmadı çünkü babam hep yanımdaydı. Babamdan zaman zaman fikir aldım. Ülkemizin yaşadığı ekonomik krizlerde iş dünyasındaki herkes gibi benim de paniğe kapıldığım anlar oldu, o zamanlarda babam beni hep yatıştırdı. En büyük kazancım babam oldu.

 

Babanızın örnek aldığınız yanları mutlaka çoktur ancak ‘Ben bunu yapmayacağım’ dediğiniz şeyler de oldu mu?

Babam çok sert bir adamdır. Ekibine karşı da bana karşı da hiç toleransı yoktur. Çok zor şartlar altında para kazandığı için her şey onun için çok kıymetlidir. Çok titizdir, disiplinlidir ve üslubu da serttir. Ben ise insanlarla iletişimin daha farklı kurulması gerektiğine inanıyorum. Empati yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tüm elemanlarımla empati kurup, aidiyet hissini onlara vermeye çalıştım. Ekip ruhuna önem veriyorum, çalışanlarım benim için çok kıymetli. Her fırsatta bir ekip olduğumuzu hatırlatıyor, birlikte çalışıp birlikte kazanacağımızı anlatıyorum. Babamın iş disiplini, işe zamanında gelme ve verilen sözlerin tutulması konusundaki hassasiyetini ben de taşıyorum.

 

Babanızın size verdiği bir öğüt var mı, aklınızın hep bir köşesinde duran.

Babam hep ‘Kaliteden taviz vermeyeceksin’ der. Kaliteli yaşamamızı ister. ‘Paran varsa kaliteli yerlerde yemek ye, kaliteli giyin, tatilini en kaliteli yerde yap, kaliteli yaşa’ öğüdünde bulunur, ‘En kaliteli elemanı çalıştır, en kaliteli makineyi sat’ der. Ben de babamın öğüdünü tutuyorum.

 

Emektar Makina sizinle birlikte nereden nereye geldi, biraz anlatır mısınız?

Emektar Makina’yı devraldığım zaman sadece makine ticareti yapılıyordu, 2020 yılına baktığımızda makine üreten, makine ithalatı ve ihracatı yapan bir firma haline geldi. Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor, makinelerle ilgili her türlü analizi yapacak kapasiteye sahibiz. Endüstri 4.0’a uygun hale getirdik tüm makinelerimizi. Bu verimliliği sağlıyor, zamandan tasarruf edilmesine yarıyor. Biz artık anahtar teslim makineler yapıyoruz. Bütün süreci yönetecek kadar kabiliyetli bir kadroya sahibiz.

 

 

Anahtar teslim derken?

Müşterilerimiz ne istediğini anlatıyor, biz de onların ihtiyaçlarını karşılayacak makine üretiyoruz. Yakın zamanda böyle bir üretim yaptık. Şehrimizdeki değerli bir firmanın yöneticileri neye ihtiyaç duyduklarını bize anlattılar. Mühendis kadromuz iki ay boyunca bu proje üzerinde çalıştı, tasarımı yaptı. Daha sonra üretimi gerçekleştirdik ve makinenin montajını tamamladık. Önümüzdeki günlerde açılışı yapılacak. Yurt dışında emsalleri var ama ülkemizde olmayan bir sistem bu. Türkiye’de ilk kez bizim yaptığımız otomasyon sistemi. Resmen bir fabrika kurduk. Bu işi yurt dışında çok yüksek maliyetlerle yapıyorlar biz çok daha uygun fiyata mal ettik.

 

Üretimini ve ticaretini yaptığınız makine grupları hangileri?

Ticaretini yaptığımız makineler; CNC tornalar, çift kolonlu işleme merkezleri, 5 eksenli makineler, CNC frezeler, saç işleme makinelerinde punç, silindir bükme, profil bükme makineleri, üniversal grupta ise tornalar, frezeler, testereler. İmalatta kullanılan tüm makine gruplarına hakim bir firmayız. Bir de kendi markamız olan Vav markasıyla ürettiğimiz makineler var. Bu makinelerin büyük bir kısmını ihraç ediyor olmak bizim için gurur vesilesi.

 

Oğlunuz da sizinle çalışıyor değil mi?

Atahan, makine mühendisi. Ben ona farklı açıdan yaklaştım, bizim sektörün hep güzel yönlerini anlattım. Oğlumun başka seçeneği kalmadı, makine mühendisi oldu. Mezun olduktan sonra 3 yıl boyunca yurt dışında projelerde çalıştı. ‘Artık dönmelisin’ dediğimde geldi, birlikte çalışmaya başladık. Atahan’ın yanımda olması güç veriyor bana. Dış ticaret Atahan’ın sorumluluğunda.

 

Serap Hanım, Emektar Makina’nın bundan sonraki hedefi nedir?

Ülkemizin 2023 vizyonu içerisinde bizim de hedeflerimiz var. Ürettiğimiz makineleri yurt dışına satmak istiyoruz. İmalatımın yüzde 75’ini yurt dışına satmaya başladığım gün ‘ben başarılıyım’ diyeceğim. Birkaç yıl içinde bu seviyeye ulaşacağımızı düşünüyorum. Kocaeli’yi seviyorum, burada üretim yapmaktan keyif alıyorum, vergimi de burada ödüyorum. Kocaeli’de ürettiğim makineleri tüm dünyaya satmak istiyorum.

 

Başarınızın sırı nedir?

Eşim. Eşim uluslararası bir firmada üst düzey yöneticilik yapıyor. Hayatımın en doğru kararı onunla evlenmek. Ben çalışmayı çok seviyorum fakat evlilik kurumunu iyi idare etmek de gerekiyor. Ayın yarısı yurt dışında oluyorum, bu süreçte en büyük destekçim eşim. Beni her aşamada destekliyor, hep yanımda yer alıyor. Çocuklarıyla diyalogları çok iyi, arkadaş gibiler. Evdeki huzur bana iş hayatımdaki huzuru getirdi, bu da beni başarıya götürdü. Kişi evde mutluysa iş hayatında daha başarılı olur. Bir de yaptığınız işte iyi niyetli ve verici olmanız önemli.

 

Bu sektörde kadın olmanın zorlukları var mı, yaşadınız mı?

Bir kadın olarak beni meslektaşlarımdan ayıran bazı özellikler var. Mesela, meslektaşlarım ticaret yaparken hemcinsleriyle farklı diyaloglara girebiliyor, ben değil. Mesela ben müşterilerimle öğle yemeğine giderim, akşam değil. Bunun dışında bir zorluk yaşadığımı söyleyemem çünkü küçük yaştan itibaren sektörün içindeyim. Elektronik-haberleşme mezunuyum, aslında alanım makine değil ancak bir makinenin arızasını sesinden anlarım. İmalatsa, imalat yaparım. Benim başarımda ailemin rolü de önemli. Ben, Kafkas kökenli bir ailenin çocuğuyum. Bizde kız çocukları desteklenir, yüreklendirilir. Erkekler bizim için kaçılacak kişiler değildir.

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Hem bir emekçi hem de bir şirket sahibi olarak kadınlara öğütleriniz var mı?

Ticaret hayatında kadın pek çok cephede birden savaşıyor. Evde hem ev kadını hem annesiniz, iş yerinde ya çalışan ya da işverensiniz. Bazen hepimizin umutsuzluğa kapıldığı zamanlar olmuştur. Baş edebilmek için çok güçlü bir karaktere sahip olmak gerekiyor. Ben hiçbir zaman onurumdan taviz vermedim. Hedef çok para kazanmak olmamalı, işini iyi yapmak olmalı. Mutlaka bildikleri işi yapmalılar. Yapmak istedikleri işte eğer kendilerini yeterli görmüyorlarsa, o işe kalkışmamalılar. Üretimi biliyorlarsa üretime, ticareti biliyorlarsa ticarete yönelmeliler.

 

İLETİŞİM

Adres: Sanayi Mahallesi

Kumru Sokak No:10  İzmit

Tel: 0262 335 34 96 / 335 33 47

E-mail: info@emektarmakina.com.tr

 

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.