26-02-2024 11:58

Ramazadan’da Ne Yesek?

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 08/04/2022
.stripslashes($urun->baslik).

“Bıktık, usandık, yorulduk… Artık yürümüyor.”

Son zamanlarda her şeyin üst üste gelmesi nedeniyle pek çok işletmeciden aynı serzenişi duyuyoruz: Dayanacak gücümüz kalmadı. İçinde bulunduğumuz zamanların zorluğunu tarif etmek bir yana, işin içinden nasıl çıkılacağının verdiği bilinmezlik hissi de kafamızı kurcalayan bir başka mesele.

***

Tamam kabul, etkilenmemek mümkün değil ama bir an olsun her şeyin normale döndüğünü, yaşamımızın eskisinden çok daha keyifli ve huzurlu olduğunu düşünemez miyiz? Aslına bakarsanız; yaşadığımız anların, ileriki yıllarda hatırladığımızda yüzümüzde hoş tebessümler oluşturacak ve kendimizi o an çok daha mutlu hissettirecek anılara dönüşeceğinin, anı yaşarken farkına varamıyoruz. Hayat felsefemiz “An’ı yaşa”, “An’ı yaşamaktan mutlu ol” olmalı... Bu da bize bu muhteşem dünyayı ayaklarımızın altına seren yaradanımıza sadece ufak bir teşekkür olur. Aksi takdirde memnuniyetsizliğimizi, şükürsüzlük olarak kabul etmez mi?

***

Bakın işte yeni bir gün, yeni bir hafta derken yeni bir aya daha girdik. Hem de birinci günü, şaka kabul edilen bir ay. Baharın ilk ayı nisan; ne çok sıcak, ne çok soğuk, tam ortası, rolantiye bir mevsim. Üstelik sağlığımız için çok değerli Ramazan ayını da içinde barındırıyor. Sabrı öğretiyor bilmeyenler için. Ruhen ve bedenen yenilenmeyi, iyileşmeyi ve güzelleşmeyi de beraberinde getiriyor.

Bizler gibi yeme içme sektöründe olanlar için bolca güzel ‘an’ biriktirme zamanı. Nihayet ibreler bizden yana. Mesela ilk aklıma gelen uzun fırın kuyrukları… Kıymalı, kaşarlı, sucuklu pideler… Ramazan ayına özel sahur mekânları, sabahlamalı menüler. Akşamları kurulan renkli iftar sofraları tam bir festival gerçekten. Hem dini vecibeler yerine getirilir hem toplumun gelenek ve görenekleri, yeni nesille birlikte bir diğer kuşağa aktarılmak üzere var gücüyle devam eder.

***

Açlığı ve tokluğu en derinden hissettiğimiz bu ay çoğunlukla ‘ne yapsak’, ‘ne yesek’ sohbetleriyle geçer. Özellikle iftara yakın saatler benim için başka bir heyecandır. Önceden hazırlıklar yapılmıştır, gün boyu hayali kurulan sofralarda bir arada olma fikri benim için kutsaldır. Bu sebeple, böylesine büyülü bir günde sadece tek bir anı yaşamak için sabırla bekleyebilirim: O ilk lokmanın damağımda kalan hissi ve yaşadığım şükür duygusu. ‘Başka hangi an bundan daha değerli olabilir ya da bu anı nasıl hayatımıza dahil edebiliriz?’ derseniz, işte size sihirli bir tarif… Şimdiden afiyet olsun.

FIRINDA PATATES PÜRELİ KÖFTE

MALZEMELER

6-7 adet haşlanmış patates

1 yemek kaşığı tereyağı

1 çay bardağı süt

1 tatlı kaşığı tuz

1 çay kaşığı karabiber

Köfte için

400 gr kıyma

1 adet yumurta

Yarım çay bardağı galeta unu

1 adet soğan

Tuz

Karabiber

Kimyon

Toz kırmızı biber

Sos için

2 adet domates rendesi

1 yemek kaşığı domates salçası

1 çay bardağı su

Tuz

Üzeri için

Kaşar peyniri rendesi

Maydanoz

YAPILIŞI

Derin bir kap içerisine haşlanmış patatesleri, süt, tuz ve tereyağını ekleyip, patates ezici ya da çatal yardımıyla ezerek püre haline getirelim. Ardından püremizi fırın kabımıza boşaltalım ve güzelce yayarak üzerini düzeltelim.

Köfte için kıyma, rendelenmiş soğan, yumurta, galeta unu, karabiber, kırmızı toz biber, kimyon ve tuzu derince bir kaba alarak güzelce yoğuralım. Köfte harcından bir miktar alalım, elimizle yuvarlayarak şekillendirelim.

Kızdırdığımız az miktarda yağda köftelerimizi çevirerek kızartalım. Aynı tavaya salça, domates rendesi, su ve tuzu alarak 1-2 dakika kaynatalım. Patates püresinin üzerine köfteleri, domates sosunu, kaşar peyniri rendesini yerleştirip, maydanoz serpiştirerek 190°C fırında, üzerleri güzelce kızarana kadar pişirelim. Fırın yemeğimiz servise hazır, afiyet olsun. Herkese bu güzel yemek tadında hayırlı Ramazanlar dilerim.

NASIL ARANDI: #serkanyeşildağ #yemek #köşeyazarı #köşeyazısı #ramazanayı #neyesek #tarif #patatespüreliköfte #yapılış #malzemeler #yemekyazarı #kocaeli

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.