Pelin Çağlayan: 4 meleğin annesi

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 13/04/2021
Birbirinden güzel dört kız çocuğunun annesi olan Pelin Çağlayan, annelik anlayışının her yeni doğan bebeğiyle yeniden şekillendiğini söylüyor, "Onlar büyüdükçe siz de büyüyorsunuz" diyor
.stripslashes($urun->baslik).

HAZIRLAYAN: ESİN ALÇIOĞLU

 

Ezel, Duru, Neva, Eliz… Bu ayki konuğumuz, dünyalar tatlısı bu dört kızın annesi olan Pelin Çağlayan. İlk bebeğini 23 yaşındayken kucağına alan ve üniversiteden mezun olduğunda üç çocuk annesi olan Pelin Hanım; aynı zamanda kurucusu olduğu anaokulunu yöneten başarılı bir iş kadını.

Önce ilk kızı Ezel’i, ardından ikizleri Duru ve Neva’yı ve son olarak dördüncü kızı Eliz’i dünyaya getiren Pelin Hanım ile her yeni bebekle yeniden şekillenen annelik anlayışını, çocuklarını büyütürken dikkat ettiği noktaları ve kalabalık aile olmanın keyifli yanlarını konuştuk.

 

Pelin Hanım, birbirinden güzel 4 kızınız var… Kaç yaşında anne oldunuz?

2007 yılından beri kızlarımı büyütüyorum. 2007 yılında ilk kızımı kucağıma aldığımda daha 23 yaşındaydım, üniversite 2’nci sınıftaydım ve o zamana kadar bir evin bir çocuğu olarak büyümüştüm. Öğrenci olmak da tuzu biberi idi. Aslında çok zor görülen bir sürece girmiştim. Bir anda okulda öğrenci ama evde anne oldum.

 

Bu durum sizi zorladı mı?

İlk bebeğin vermiş olduğu heyecan ve hevesle çok okurdum. Çocuk büyütmek, çocuk gelişimi, uykusu, beslenmesi, hastalık süreçleri, uyku eğitimi, tuvalet eğitimi… Zamanımın çoğu kitaplar ve internet üzerinden, profesör ve psikologların yazdıklarını uygulamakla geçti. Kurallar ve bunları uygulayan bir anneydim tabi bebeğimin de hakkını yememek lazım, uyum içinde beraber büyüdük... Ta ki 2011 yılında üniversite son sınıfta ikiz kızlarımı kucağıma alana kadar.

 

İkizler doğduğunda öğrenci miydiniz?

Okulun son sınavına girdikten 3 hafta sonra doğdular ve ben diplomamı aldığımda 3 çocuk annesiydim... İşte anneliğin tanımı ikiz kızlarımla birlikte tamamen değişti çünkü şimdiye kadar ilk kızıma yaptığım anneliğin farklı bir boyutunu yaşadım. Doğumlarından sonra o zamana kadar büyük kızıma uyguladığım kuralların ikiz çocuklarda pek işe yaramadığını anladık. Anladık diyorum çünkü artık çocuklara eşimle beraber bakmak zorunda olduğumuz bir süreç başladı. Aslında bir nevi o da annelik yapmak zorunda kaldı. Hem çok zor hem de muhteşem bir süreç.

Pelin Hanım, kendinizi nasıl bir anne olarak tanımlıyorsunuz?

Annelik boyutunda kendimi tanımlayabileceğim bir kavram yok ne yazık ki.... Özellikle ikizlerden sonra adaletli olmak zorunda olduğumu hissettiğim bir döneme girdim. Yemeklerini koyarken bile kaşık hesabı yapardım çünkü tabaklarında eşit yemek olması gerekliydi ya da biri kirlendiğinde diğeri temizse bile muhakkak onu da yıkardım. Özellikle ikiz çocuklarda onlarla oynamak, vakit geçirmek yerine ne yazık ki kendini onların sadece öz bakımlarını sağlayan biri olarak görüyorsunuz ve bu da anneliğin başka boyutu...  ‘İlk bebeğimde böyle değilken, bu yaşadığım nedir, ikiz kızlarıma yazık değil mi?’ gibi düşünceler ne yazık ki size anneliğinizi sorgulatıyor. Bununla beraber onlar büyüdükçe siz de büyüyorsunuz...

 

Tek çocuk büyütmekle, ikizleri büyütmek arasındaki farklar nelerdir?

Her hafta değişen huyları vardı ikiz kızlarımın. Biri, diğerinin huyunu alırdı... Şu an 10 yaşındalar ve ilk çocuğumdaki annelik tabularımı yıkmış durumdalar. Onları büyütürken ilk anneliğimde uyguladığım hiçbir şeyi yapmadım. İkiz anneliğinde belki de anneliğimizin nasıl olacağını çocuklarımız, onların doğuştan gelen karakterleri belirliyor.

 

İkizlerden sonra bir kızınız daha olmuş…

Evet, şu anda 4 yaşında. Dördüncü kızımda, onun oyuncağı gibi oldum diyelim. İstediği her şeyi yaptırmaya çalışan, koyduğumuz kuralları, bizim de ona imtiyaz sağlamamızla kolaylıkla yıkan bir çocuk oldu. İşte tam da bu durumda yıllar içinde benim bakış açım mı değişti, yoksa annelik tanımım mı değişti bilemiyorum... Hayatın ve onların bize getirdiklerini yaşıyoruz.

 

Çocuklarınızla nerelere gitmek, neler yapmak size keyif verir?

Her ne kadar çocuklarımla birlikte plan yapmak istesek de bu çok mümkün olmuyor... Bir evde 4 çocuk olunca, bir çok şekilde sorun çıkabiliyor. Her dışarı çıkıp bir şeyler yapmak istediğimizde ya ortalık karışıyor ya da siz birbirinize karışıyorsunuz ki kalabalık aileler beni çok iyi anlar... Bu sebeple, dışarıda elimden geldiğince onlarla ikili gruplar halinde veya tek tek vakit geçirmeye çalışıyorum. Bununla beraber evde yapılan her türlü etkinlikte 4 yaşında olan da 14 yaşında olan da muhteşem anlaşıyor ve birlik oluyor. O yüzden onlarla yaptığım bir poğaça bile hepimizi çok mutlu ediyor. Ailecek hepimizin zevk aldığı bir diğer etkinliğimiz ve vazgeçilmezimiz ise survivor ve playgroundlar. Yani aslında hareketin bol olduğu, çok yorulduğumuz ama gülmelere doyamadığımız etkinlik alanları.

 

Çocuklarınızı büyütürken nelere dikkat ediyorsunuz?

Bebeklik dönemlerinde çok zor olsa da öz bakımları benim için çok önemliydi. Banyo yapmaları, gelişimleri için çok önemli olduğundan hiçbir zaman aksatmadan büyük bir zevkle yıkardım onları. 2 yaşına kadar yemek yedirme süreci de dahil hiçbiri televizyon, tablet seyretmediler. Özellikle ikizlerde bu çok zor olsa da dikkat ettiğim ve önemsediğin bir konuydu. 2 yaşından itibaren de anaokulu eğitimi almaya başladılar ama asıl önemli olan sorgulayan, sorumluluk sahibi, sosyal, başarmanın zevkini bilen, yaşamayı seven, vicdanlı, karakter sahibi bireyler olmaları için elimden ne geliyorsa yapan bir anneyim. 9 yıldır kurucusu olduğum okulda da hedefimiz; fikir sahibi olabilen, üretebilen, yaşamı seven çocuklar yetiştirmek. Tıpkı kendi çocuklarımda olduğu gibi...

 

Kızlarınızın özel ilgi alanları var mı?

Bir anne olarak kızlarımın ilgi alanlarına saygı duyuyorum ve aslında onlara faydalı olacağına inandığım tüm etkinliklerin peşinden koşuyorum. Buz pateni, jimnastik, kay kay, voleybol, yüzme, folklor, bale, kar kayağı… Bu etkinliklerin hepsini denediler. Çocuklar bir arayış içinde oluyor ve en sonunda aşkla sarılacakları ilgi alanlarını buluyorlar. Büyük kızım bütün sporları denedi, şu anda lisanslı voleybol oyuncusu. Eğer ben 4 çocuklu bir anne olarak bunları çocuklarımla yaptıysam, eminim siz de çocuklarınızın peşinden gidebilirsiniz... Ve başarılı olmamaları için hiçbir neden yok, yeter ki onların önüne sunalım ve başarılarını izleyelim.

 

Çocuklarınızı büyütürken faydalandığınız kaynaklar nelerdir?

Çocuklarımızı internet çağında büyütmek, aslında bizlerin 1-0 önde başladığının kanıtıdır. Kulaktan dolma bilgilerle hayatımı ve çocuklarımı riske atacak hiçbir şey yaşamadım. Okumak, hayatımda çok önemli. Beni ilgilendiren veya ilgilendirmeyen ne varsa öğrenmeye çalışırım, okurum çünkü bilirim ki muhakkak bir gün işime yarar. O yüzden çocuklarımı büyütürken de tamamen annelik iç güdülerime uygun hareket ettim. Daha önce de dediğim gibi benim bile anneliğim 14 yıl içinde değiştiyse, herkesin aynı olmasını bekleyemeyiz.

NASIL ARANDI: #anne #çocuk #çocuğum ve ben #pelin çağlayan #kids

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.