Kalben Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi: Özel bireylerin kalbine dokunacak

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 02/01/2023
Girişimci iş kadını Türkan Kuru’nun, özel eğitime ihtiyaç duyan her yaştan bireye destek olmak amacıyla ilimize kazandırdığı Kalben Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kapılarını açtı
.stripslashes($urun->baslik).

Röportaj: Zeynep AKAR     Fotoğraflar: İsmail Hakkı TİMUÇİN

Özel eğitim ve rehabilitasyon sektöründe görev yaptığı dönemde özel eğitime ihtiyacı olan her yaştan bireyin yaşadığı zorluklara yakından tanık olan girişimci iş kadını Türkan Kuru, yaptığı yatırımla ilimize yepyeni bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi kazandırdı. Kuru’nun, İzmit Alikahya Mahallesi’nde hizmete açtığı Kalben Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi; uzman kadrosu, bilimsel temelli eğitim anlayışı ve fiziksel şartlarıyla özel bireylerin her türlü eğitim ihtiyacına cevap verecek. 4 katlı, 880 metrekarelik, tam donanımlı binasında öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, zihinsel yetersizlik, dil-konuşma bozuklukları, otizm spektrum bozukluğu, down sendromu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunlar yaşayan her yaştan bireye eğitim verecek olan merkez, özel gereksinimli bireylerin ailelerine de danışmanlık hizmeti verecek. Kalben’in özelliklerini ve verdiği hizmetleri, bu yepyeni merkezi ilimize kazandıran iş kadını Türkan Kuru’dan dinledik.

Türkan Hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1977 doğumluyum; 24, 19 ve 16 yaşlarında üç çocuk annesiyim. Erken yaşta anne olunca çocuklarıma öncelik vererek çalışma hayatına atılmak için onların büyümesini bekledim. Çocuklar belli bir yaşa geldikten sonra da 4 yıl boyunca bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde görev yaptım. Bu süre zarfında ne kadar çok ailenin bu tür merkezlere ihtiyaç duyduğunu gözlemleme fırsatım oldu. Özel eğitimin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım. Kendi iş yerimi açmaya karar verdiğimde ise bu sektörde hizmet verecek tam donanımlı bir merkez açmak için kolları sıvadım.

Özel eğitim ve rehabilitasyon alanında hizmet verecek bir merkez için ideal fiziki şartlara sahip bir hizmet binanız var. Kendiniz mi projelendirdiniz?

Yerimiz, Alikahya Mahallesi’nde. Bu muhitte böyle bir merkeze ihtiyaç olduğunu bildiğim için bölgede araştırma yaparken burayı bulduk. Arazinin üzerinde bir yapı vardı ama biz binayı MEB’in özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri için belirlediği kriterlere uygun şekilde yeniden projelendirdik. Kalben Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, 4 kat üzerinde 880 metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. 14 derslik, 4 grup sınıfı, duyu bütünleme odası, uygulama evi, etkinlik salonu ve yönetim birimleri için ayrı alanlarımız var.

YAŞ SINIRI YOK

Kalben, tam olarak kimlere hizmet verecek?

Öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği, zihinsel yetersizlik, dil-konuşma bozuklukları, otizm spektrum bozukluğu, down sendromu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi konularda özel eğitime ihtiyacı olan herkes Kalben’den hizmet alabilir. Özel eğitim alanında yaş sınırı olmadığı için kapımız çocuklara da her yaştan bireye de açık.

Özel eğitimde süreç nasıl işliyor? Kişiler, size tanı aldıktan sonra mı başvuruyor?

Özellikle çocukluk çağında, çocuğun öğretmeni ya da aile, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu fark ettiğinde bir özel eğitim merkezi arayışına giriliyor. Bize başvuran kişiler, önce kurum psikoloğumuz tarafından değerlendirmeye alınıyor. Eğer aile gerçekten endişelerinde haklıysa çocuk hastaneye ya da yetkili bir uzman psikiyatriste yönlendiriliyor. Çocuğa tanı konulduktan sonra aile, aldığı sağlık raporuyla birlikte milli eğitim müdürlüklerine bağlı olarak hizmet veren rehberlik araştırma merkezine (RAM) başvuruyor. Burada çocuğa uygun bir bireysel eğitim planı hazırlanıyor. İşte bizler de tam bu noktada devreye giriyoruz. RAM’ın hazırladığı eğitim planı, burada uzmanlarımız tarafından uygulanıyor.

Bildiğim kadarıyla özel eğitimde kullanılan pek çok metot var. Siz hangilerini uyguluyorsunuz?

Her çocuk birbirinden farklı olduğu için eğitimlerde uygulanan metotlar da farklı. Çocuğa uygulanacak metot, tanıya göre değişiyor. Uzman eğitmenlerimiz aldıkları eğitim ve çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda hangi metot daha uygunsa onu uyguluyor. Kullandığımız pek çok metot var. Otizmli çocuklarda OÇİDEP, küçük yaş gruplarında ‘küçük adımlar’ gibi programları takip ediyoruz. Ayrıca, ABA terapisi için de ön hazırlıklarımız tamam. Kısa süre içinde otizmli çocuklarımız için oldukça etkili bir yöntem olan uygulamalı davranış analizi ABA’yı da uygulamaya başlayacağız. Özgül öğrenme problemi yaşayan öğrencilerimiz için ise yine işitsel, görsel, kinestetik duygulara etken edecek üç boyutlu materyaller kullanıyoruz. Kullandığımız yöntem ve materyallerle okuma yazma sorunlarını çözme noktasında onlara en iyi şekilde destek oluyoruz.

DUYU BÜTÜNLEME

Bu eğitimlerde özel materyaller kullanılıyor mu?

Elbette… Eğitimlerimizde kullanılan materyaller de çocuğun aldığı tanıya, eğitim planına ve ihtiyacına uygun olarak belirleniyor. Örneğin, özgül öğrenme güçlüğü tanısı almış çocuklarda daha çok okuma-yazma üzerine çalışıyoruz ve buna uygun materyaller kullanıyoruz. Eğer çocuğun matematikte sorunu varsa buna uygun kaynak ve materyaller seçiyoruz. Çocuk otizm spektrum bozukluğu tanısı almışsa onlara yönelik tak-çıkar oyunları ya da konuşma kartları kullanıyoruz. Bu anlamda güçlü bir donanıma sahibiz ve sektördeki yenilikleri sürekli takip ediyoruz.

Kalben’de duyu bütünleme terapisi de yapılıyor… Bu uygulamadan biraz bahseder misiniz?

Duyu bütünleme, vücudumuzdan ve çevreden gelen duyu bilgilerinin alınması, anlamlandırılması ve buna uygun davranışın oluşturulması olarak tanımlanabilir. Çocukların çoğunda duyu bütünleme normal gelişme süreçlerinde ve oyunlar sırasında gelişir ancak öğrenme güçlüğü, otizm spektrum bozukluğu, disleksi, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve çeşitli sebeplerden kaynaklanan gelişim geriliği gibi sorunlar yaşayan çocuklar, duyu bütünlemede sıkıntı yaşayabilir. Bu noktada çocuklarımıza, duruma uygun materyaller ve özel parkurlar kullanarak, duyu bütünleme terapisiyle destek oluyoruz. Öğrencilerimizi, aldıkları tanıları göz önünde bulundurarak değerlendirdikten sonra öğrencinin ihtiyacına uygun olarak öncelikle kullanacağımız yöntemi ve materyali hazırlıyoruz. Ders öncesi hazırlık bizim için önemli bir noktadır. Her bireyin gelişim aşamalarını göz önünde bulundurarak etken materyaller ile işitsel, görsel, kinestetik duygularına uygun eğitim alanı oluşturmaktayız.

Bir de ‘Uygulama evi’nden bahsettiniz…

Merkezimizde, çocuklar için küçük bir ev ortamı oluşturduk. Bu alanda, aldıkları eğitimle paralel olarak yemek hazırlama, yemek yeme, basit ev işleri gibi günlük yaşam becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyoruz.

AİLELER KAYGI YAŞIYOR

Türkan Hanım, aileler çocuklarının gelişiminde bir şeylerin ters gittiğini nasıl fark ediyor?

Otizm gibi bozukluklar genellikle 0-3 yaş aralığında, çocuk okula başlamadan önce kendini belli ediyor. Aile çocuğun gelişiminde ve davranışlarında bir sorun olduğunu erken yaşta fark ediyor. Ancak özgül öğrenme güçlüğü ve disleksi gibi problemler genellikle çocuk okula başladıktan sonra anlaşılıyor. Çocuğun okuma ve yazmayı öğrenmede zorluk çekmesi, akranlarının gerisinde kalması öğretmenin ve ailenin dikkatini çekiyor.

Sanırım bu noktadan sonra en önemli şey özel eğitime en kısa sürede başlanması…

Kesinlikle öyle. Aileler, çocuklarında bir farklılık olduğunu öğrendiğinde büyük bir kaygı yaşıyor. Pek çok aile savunma mekanizması geliştirerek durumu reddedebiliyor, var olan patolojiyi görmezden gelme eğilimi olabiliyor. Oysa durum ne kadar çabuk kabullenilir ve özel eğitime başlanırsa, çocuk da o kadar hızlı yol alır.

Bu anlamda ailelere de destek veriyor musunuz?

Evet, psikoloğumuz Fatma Hanım, ailelere de danışmanlık hizmeti veriyor. Çocuğunun gelişiminde ters giden bir şeyler olduğunu öğrenmek her aile için zordur. Bu nedenle her zaman ailelerimizin yanındayız.

DANIŞMANLIK HİZMETİ

Bireylerin burada aldığı özel eğitimin belli bir süresi var mı?

Hayır, yok. Süreyi, çocuğun durumu belirliyor. Özel eğitim alan çocuklar belli aralıklarla doktor muayenesinden geçiyor. Eğer tanı devam ediyorsa, eğitim de çıkarılan plana uygun olarak devam ediyor.

Bu eğitimlerde ailelere düşen görevler nelerdir?

Kurumumuzda psikoeğitime ağırlık veriyoruz. Öğreticilerimiz, merkezimizde çocuklarımıza belli bir plan çerçevesinde eğitim veriyor, ödevler hazırlıyor. Bununla beraber desteğe ihtiyacı olan ebeveynlerimize de evdeki tutumları, günlük yaşamlarında dikkat etmeleri gereken noktalar konusunda danışmanlık hizmeti veriyoruz çünkü aile doğru davranışı sergilemezse, sadece özel eğitimle  çocukta ilerleme kaydedilmesi çok zor oluyor. Çocuğun aldığı eğitim mutlaka evde de devam etmeli, aile verilen ödevleri yerine getirmeli.

Doğru bir eğitimle otizm, disleksi gibi problemler tamamen ortadan kaldırılabilir mi?

Bu soruya net bir cevap vermek bizim için de doktorlar için de çok zor. Ulaşacağımız sonuç çocuktan çocuğa, aldığı eğitime, aileden aldığı desteğe göre değişiyor. Ancak şunu çok net ifade edebilirim: Her çocuk iyi bir eğitimle belli bir düzeye getirilebilir.

 

İLETİŞİM:

Alikahya Fatih Mh. Taşköprü Cd.

No:2 İzmit/Kocaeli

Tel: 0506 871 40 66

 @kalben_egitim

NASIL ARANDI: #kocaeli # kocaelilife # kocaelinindergisi # kocaelidergisi # dergilik

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.