29-02-2024 19:05

Obezite cerrahisinin altın çocuğu: Akademi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Çağrı Tiryaki

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 03/02/2022
Akademi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Çağrı Tiryaki, özellikle obezite cerrahisi ve metabolik cerrahi alanındaki başarılı uygulamalarıyla, ilimizde ‘altın adam’ olarak tanınıyor
.stripslashes($urun->baslik).

RÖPORTAJ: ZEYNEP AKAR

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

Çağın hastalığı olarak nitelendirilen obezitenin her geçen yaygınlaştığı günümüzde, kilo vermenin en hızlı yolu obezite cerrahisi. Fazla kilolarından tüp mide ya da gastrik bypass ameliyatıyla kurtulmak isteyenlerin sayısı hıza çoğalırken, en büyük görev bu ameliyatları gerçekleştiren genel cerrahi uzmanlarına düşüyor.

Genel cerrahinin her alanında yaptığı ameliyatların yanı sıra obezite cerrahisi ve metabolik cerrahideki üstün başarısıyla tanınan Özel Akademi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Çağrı Tiryaki, ilimizde ‘genel cerrahinin altın çocuğu’ olarak anılıyor. 

Bugüne kadar uyguladığı cerrahi yöntemlerle binlerce hastasını sağlığına kavuşturan Doç. Dr. Tiryaki ile Akademi Hastanesi’nde obezite tedavisi üzerine yaptığı çalışmaları, gerçekleştirdiği ameliyatları ve diğer cerrahi çözümleri konuştuk. 

Çağrı Bey, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1979, Dikili-İzmir doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nden 2002 yılında mezun oldum. Genel cerrahi ihtisasımı ise 2004-2009 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaptım. Uzmanlığımı aldıktan sonra zorunlu hizmetimi Siirt Pervari Devlet Hastanesi’nde tamamladım. Askerlikten sonra Kocaeli’ye geri döndüm. 8 yıl gibi uzun bir süre Derince Eğitim Araştırma Hastanesi’nde çalıştım, sayısız genel cerrahi ameliyatı gerçekleştirdim. Şu anda mesleğime, ilimizin ilk özel hastanesi olan Akademi Hastanesi çatısı altında devam ediyorum.

Akademi Hastanesi’ne gelişiniz nasıl oldu?

Derince Eğitim Araştırma Hastanesi’nden sonra özel hastane tecrübem başladı. Önce Erzurum’da, ardından Yalova’daki özel hastanelerde çalıştım. Yalova’da çalışırken yarı zamanlı olarak  Akademi Hastanesi’nde de görev yapmaya başladım. Sonrasında   Akademi Hastanesi yönetimi ve ekibiyle birlikte  tam zamanlı olarak yola devam etmenin benim için daha doğru bir karar olduğunu düşünerek  9 ay önce hastanemizde, genel cerrahi uzmanı olarak göreve başladım.

OBEZİTE ÇOĞALDI

Genel cerrahinin özellikle ilgilendiğiniz bir alanı var mı?

Bütün alanlarıyla ilgileniyorum. Genel cerrahi; mide, üst gastrointestinal sistem dediğimiz yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağı cerrahisi; mide ve yemek borusu kanseri, obezite cerrahisi, TİP 2 diyabet hastalığının cerrahi tedavisi, bayanlarda meme kanseri, guatr, kasık ve göbek fıtıkları, halk arasında basur olarak bilinen hemoroidal hastalıklar, safra kesesi ve bunun gibi çok geniş alanda hizmet verir. Aslına bakarsanız kemik, böbrek ve beyin dışında neredeyse bütün organlar genel cerrahinin alanına girer. 

Madem alan çok geniş, sohbetimize son dönemin en popüler konularından olan obezite cerrahisiyle başlayalım…

Obezite çağımızın en büyük sorunlarından biri. Özellikle pandemi döneminde kilolarımız daha da arttı; obezite cerrahisi için bize başvuran hasta sayısı çoğaldı. Obezitenin tedavisi hem mide balonu, elips mide balonu, mide botoksu gibi endoskopik yöntemlerle hem de cerrahiyle mümkün. 

Mide balonu nedir?

Mide balonu hafif genel anestezi altında yapılan bir işlem. Hasta uyutuluyor, önce endoskopi ile midesi kontrol ediliyor, ardından silikon mide balonu mideye yerleştiriliyor. Son olarak balonun içi mavi bir sıvı ile dolduruluyor. İşlem sonunda mideye, içi 400-650 cc arasında sıvıyla dolu, handball topu büyüklüğünde bir balon bırakmış oluyoruz. Balon midede yer kapladığı için erken doyma sağlanıyor ve kilo verme hızlanıyor. Bu işlemde hastanın, hastanede kalış süresi yaklaşık bir saat oluyor. Hızlı ve kolay bir yöntem. 

YUTULAN MİDE BALONU

Herhangi bir riski var mı?

Hastalarımızın en büyük endişesi, bu balonun midede patlama ihtimali. Şunu hemen belirteyim, balonun patlaması diye bir risk söz konusu değil. Bununla birlikte, neticede fabrikasyon ürünler kullanıyoruz. Balonun içine mavi renkli sıvı koymamızın sebebi, olası ufak bir sızdırma durumunda; idrarın mavi renge dönmesi ve hastanın bunu fark etmesi. Bugüne kadar hiç başıma gelmedi ama her operasyon sonrası hastalarımızı bu konuda uyarıyoruz. 

Balon, midede ne kadar süreyle kalıyor?

En fazla 6 ay tutuyoruz çünkü balon bu süre sonunda özelliğini yitiriyor, hastanın kilo vermesi 4’üncü aydan sonra duruyor. Balonun midede daha fazla kalması enfeksiyon ve mantar riski yaratabiliyor. Piyasada bir yıl ömrü olan balonlar da var ama ben yabancı bir maddenin vücutta o kadar uzun süre kalmasından yana değilim. Süresi dolduğunda balonu yine endoskopik yöntemle, hastayı uyutarak mideden çıkarıyoruz. 

Hocam, mide balonunun bir de hasta tarafından yutulan formu olduğunu duydum…

Evet, elips mide balonu dediğimiz bu yöntemde, önce hastaya öğürme önleyici ilaçlar veriyoruz. Ardından ucunda kılavuz tel bulunan tablet formundaki balonu hastanın yutağına yerleştiriyoruz ve iterek, yaklaşık 1 - 1,5 dakikalık bir sürede mideye indiriyoruz. Hasta balonu 3-4 bardak su yardımıyla yutuyor. Çektiğimiz filmle, balonun midede olduğundan emin olduktan sonra yine ağız yolundan balonu sıvıyla şişiriyoruz. Bir film daha çekip her şeyin yolunda olduğunu gördüğümüzde işlem de sona ermiş oluyor. Anestezi ve endoskopi gerektirmeyen, konfor olarak diğer balona göre daha uygun bir yöntem. Ayrıca bu balonu çıkartmak da gerekmiyor. Balon işlevini tamamlandığında midede kendi kendine eriyor ve dışkı yoluyla vücuttan atılıyor. 

TEK İHTİYACIMIZ MOTİVASYON

Elips mide balonunu kimler tercih etmeli?

Anestezi alması riskli olan ama kilo vermesi gereken hastalar ile endoskopi ve anesteziden çok korkan hastalarımız için çok uygun bir yöntem. 

Mide balonlarının herhangi bir yan etkisi var mı?

Mide balonlarının hiçbir yan etkisi yok. Yaklaşık 500 balon uygulaması yaptım, çok şükür şimdiye dek hiçbir komplikasyonla karşılaşmadım. Yalnızca, yutulan mide balonunda, mide balona alışana kadar 2 ila 5 gün içerisinde mide krampları, bulantılar, öğürmeler olabiliyor. 

Midede balon varken özel bir beslenme gerekiyor mu?

Mide balonu için bize başvuran hastalarımıza şunu söylüyorum: Siz, kilo vermek için diyet, spor gibi bir takım yolları uygulamışsınız ve başarılı olamamışsınız ki buradasınız. Eğer hayatınızı değiştirmeye kilo vererek başlamak istiyorsanız, uygulamaya geçmelisiniz. Mide balonunda herhangi bir özel beslenme programı gerekmiyor ama işlemden sonra sağlıklı beslenen kişiler hayatını düzene sokuyor; çok güzel ve kalıcı kilo veriyor. İhtiyacımız olan tek şey motivasyon. Biz balon veya mide botoksu uygulamalarıyla hastanın kilo vermek için ihtiyaç duyduğu motivasyona destek oluyoruz.  Her zaman söylüyorum; diyet olmadan ve yaşam tarzınızı değiştirmeden hiçbir işlemde başarılı olamazsınız. 

DİYETİSYEN DESTEĞİ ŞART

Mide botoksu hakkında da bilgi verir misiniz?

Endoskopik yöntemleri kullandığımız işlemlerden birisi de mide botoksu. Bu yöntemde, artık herkesin tanıdığı botoks maddesini midenin kas tabakasına enjekte ederek o bölgedeki kasları kısmen felç ediyoruz. Böylece mide hareketleri yavaşlıyor, besinlerin mideden on iki parmak bağırsağına geçiş süresi uzuyor, kişi kendisini daha uzun süre tok hissediyor. Uygulaması kolay, yatış gerektirmeyen, 10 dakikalık bir işlem. Bugüne kadar bildirilen ciddi bir komplikasyonu da yok. Mide botoksunun etkisi, yaklaşık 4 ay. Bu işlemle kilo verme durumu biraz önce de bahsettiğim gibi yine hastanın disiplini ve motivasyonuyla ilgili. Kilo vermekle ilgili ister endoskopik ister cerrahi yöntem kullanılmış olsun, bir diyetisyen desteği almak şart. 

Bu bahsettiğiniz üç yöntem, herkese uygulanabilir mi?

Mide balonunu 18 yaş altındaki çocuklara uygulayabiliriz ama mutlaka bir çocuk endokrinoloji uzmanının görüşüne ihtiyaç duyuyoruz. Botoksu ise 18 yaş altı hastalara uygulamıyorum. 65 yaş üzerindeki hastalarda ise yarar-zarar hesabını iyi yapmak lazım. Çok ciddi bir ülseri veya çok büyük bir mide fıtığı yoksa, balon için çok sınırlamamız yok. 

Artık, obeziteyle mücadelede kullanılan cerrahi yöntemlere geçebiliriz…

Vücut kitle endeksi 35’in üzerinde olup ek hastalığı olan hastalarda ve vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olan hastalarda obezite cerrahisi uygun bir yöntem. En sık kullanılan, tüp mide ameliyatı ve gastrik bypass. 

TÜP MİDE AMELİYATI

Önce tüp mide ameliyatını dinlemek isterim…

Obezite cerrahisinde en sık uygulanan yöntem, tüp mide ameliyatı. Laparoskopik yani kapalı bir ameliyat. Küçük kesiler yaparak kamerayla karnın içerisine giriyor, ameliyatı özel aletlerle gerçekleştiriyoruz. Tüp mide ameliyatında mideye belirli ebatta silikon bir tüp yerleştiriyoruz. Sonra mideyi bu tüp boyutunda kesip, geri kalanını  çıkarıyoruz. Yani mideyi, o tüpün ebadına getiriyoruz. Hastanın hastanede yatış süresi 2 gün, normal hayatına dönüş süresi ise en fazla 1 hafta oluyor. Şunu hemen belirteyim; hastanın bundan sonraki hayatında eski yaşam ve yeme düzenine göre ciddi farklılıklar oluşuyor. 

Ne gibi değişiklikler?

Tüp mide ameliyatında midenin yüzde 80’ini alıyoruz. Bu şekilde erken doyma, dolayısıyla hızlı kilo vermeyi sağlıyoruz. İlk bir hafta, hastayı komposto, et ya da tavuk suyu gibi tamamen şeffaf sıvılarla besliyoruz. İkinci haftadan itibaren kefir, ayran gibi biraz daha koyu kıvamlı sıvılara geçiyoruz; üçüncü hafta püreyle devam ediyoruz. Dördüncü haftadan itibaren de katı beslenmeye başlıyoruz. Ancak dediğim gibi ameliyattan sonra, özellikle adaptasyon sürecinde hastanın yeme şekli tamamen değişiyor. Artık bir porsiyon yerine sadece bir köfte yiyebiliyor. Genel olarak hastalar, kilo verdikçe hem psikolojik hem de bedensel olarak rahatlıyorlar çünkü nefes darlığı, uykusuzluk, tansiyon, şeker sorunları ortadan kalkıyor. 

İKİ DEFA AMELİYAT OLUNUR MU?

Ameliyat sonrasında, birey bu kadar az beslenirken, vücut ihtiyacı olan enerjiyi nereden alıyor?

Hedefimiz, hastaya sağlıklı ve verimli kilo verdirmek. Kas kütlesinden değil, yağlardan kilo vermesini istiyoruz. Bu nedenle operasyondan sonra diyetisyen kontrolümüz ve diyet listelerimiz oluyor. Ben kendi hastalarıma, en az 6 ay protein ağırlıklı beslenmelerini öneriyorum. Bununla ilgili de birtakım protein solüsyonlarımız, takviye besinlerimiz var. Bunun dışında hastalarımıza ilk aydan sonra grup pilatesi, yüzme gibi sporları öneriyoruz. 3 aydan sonra da hastanın egzersizlere devam etmesi gerekiyor ki kas kütlesini koruyabilsin. Bu önlemleri alırsak, hızlı kilo kaybından kaynaklanan deri sarkmaları için ikinci bir estetik ameliyata gerek kalmaz. 

İkinci defa tüp mide ameliyatı olan kişiler de var. Yüzde 80’ni alınan mide yeniden genişliyor mu?

Tüp mide ameliyatı, kilo verme garantili bir ameliyat ama kilo almama garantili bir ameliyat değil. Biz bu ameliyatla katı yeme seviyesini sınırlıyoruz ama siz sıvı çikolata tüketirseniz, her gün alkol alırsanız yani yüksek kalorili beslenirseniz yeniden kilo almanız kaçınılmaz olur. Tüp mide hastalarının yüzde 20’si yeniden kilo alma eğilimindedir.

Ben bir hekim olarak, revizyon ameliyatından önce bu durumun sebebini araştırmaktan yanayım. Örneğin, hastada psikiyatriyi ilgilendiren bir yeme bozukluğu olabilir. Böyle bir durumda ikinci bir ameliyat da fayda etmeyecektir. Mide asla eski haline geri dönmez ama yanlış beslenme alışkanlığı devam eden hastalarda bir miktar büyüyebilir. Yeniden kilo alan hastalarımızda, tomografi ve endoskopi sonuçlarına göre ikinci tüp mide ameliyatı da yapılabilir; tüp mide ameliyatı olmuş hastaya gastrik bypass ameliyatı da yapılabilir. 

VİTAMİN TAKVİYESİ ŞART

Gastrik bypass nasıl bir ameliyat?

Obezite cerrahisinde ikinci sıklıkla uyguladığımız, yine laparoskopik bir ameliyat. Kısaca şöyle anlatabilirim: Ameliyatta mideyi, üst kısımda 50-60 ml hacimli bir cepçik haline getiriyoruz. Sonra bağırsağı belli bir yerinden devre dışı bırakıp, mideye bağlıyoruz. Böylece yine mide hacmini küçültmüş oluyoruz.

Neden tüp mide daha çok tercih ediliyor?

Çünkü tüp mide, vücut anatomisini en az bozan ameliyat. Daha önce tüp mide ameliyatı olan bir hastaya yeniden tüp mide ya da gastrik bypass yapılabilir ama gastrik bypass’lı bir hastanın ikinci operasyonu sıkıntılıdır. Tekrar bağırsağı çıkartıp eski yerine bağlamak gerekir. Ayrıca, gastrik bypass ameliyatından sonra kişide vitamin ve mineral eksiklikleri görüneceği için ömür boyu takviye kullanmak gerekir. Halk arasında bilinen bir yanlış da tüp mide ameliyatı olanların yeniden kilo aldığı, gastrik bypass’lıların almadığı yönündedir. Böyle bir şey yok. Tüp mide ameliyatında kilo alma oranları yüzde 20’lerde iken, gastrik bypass ameliyatı sonrasında kilo alma oranı %15’lerdedir. 

TİP 2 DİYABETE SON!

Hocam, metabolik cerrahi ameliyatlarını da başarıyla uyguluyorsunuz… 

Metabolik cerrahi, TİP 2 diyabetin tedavisi için başvurduğumuz bir yöntem. Buradaki hedef, vücutta var olan insülinin kullanılabilmesi. Yediğimiz yemekler ince bağırsağımızın son kısmına ulaştığında, kan insülinimiz yükselir ve bunu sağlayan protein yapılı hormonlar, ince bağırsağımızın sonlarında yerleşmiş durumdadır. Biz bu ameliyatla ince bağırsağı belli bir yerinden alıp mideye bağlayarak yiyeceklerin bağırsakla erken karşılaşmasını; böylece insülinin daha erken aktif olmasını ve hastanın kendi vücudunda var olan insülini kullanmasını sağlamaya çalışıyoruz. 

Hocam, tüp mide ve gastrik bypass ameliyatı olan hastalar, TİP 2 diyabetten otomatik olarak kurtuluyor diyebilir miyiz?

Evet, aslında obezite cerrahisi de sonuçta bir metabolik cerrahi. Tüp mide ameliyatının TİP 2 diyabetteki başarısı yüzde 60-70, gastrik bypass ameliyatının başarısı ise yüzde 80 civarında. Kilolu hastalarımızda sorunu bu yolla çözüyoruz ama kilolu olmayan hastalarda ne yapalım? İşte Tip 2 diyabet ameliyatı bu noktada alternatif bir yöntem, Akademi Hastanesi’nde de başarıyla uygulanıyor. Diyabetin tedavisi için ameliyatın başarı oranı yüzde 90’dır. 

Bu ameliyatı tüm TİP 2 diyabet hastaları olabilir mi?

Diyabet cerrahisine uygun olmanın belli kriterleri var. Bir kere TİP 1 diyabet hastaları bu ameliyatı olamaz, sadece TİP 2 diyabet hastaları olabilir. Ameliyat öncesinde hastanın detaylı tahlillerini yapıyoruz ve değerlerine özellikle de vücudumuzdaki insülini gösteren C-Peptid testine bakıyoruz. C-Peptid, belli bir düzeyin üzerindeyse ameliyata uygunluk veriyoruz. 

NEDEN KAPALI AMELİYAT?

Diyabet cerrahisinin kişiye yaşattığı bir dezavantaj var mı?

Bu yöntemin uygulandığı hastalarda, yiyeceklerin bir kısmı normal yoldan yani on iki parmak bağırsağından, bir kısmı da bizim mideye bağladığımız ince bağırsaktan geçerek ilerliyor. Yediklerimizin yarısı bizim cerrahiyle oluşturduğumuz yoldan ilerleyince, besinlerden aldığımız yararlanım bir miktar düşüyor. Bu nedenle metabolik cerrahi hastalarımıza mutlaka vitamin ve mineral takviyeleri veriyoruz. 

Bütün ameliyatlarınızı laparoskopik yöntemle mi yapıyorsunuz?

Evet, mutlaka laparoskopik yöntemi tercih ediyoruz. Laparoskopik ameliyatlarda hastanın ağrısı daha az oluyor, işe dönüş süresi kısalıyor, daha erken iyileşiyor, kesi çok küçük olduğu için enfeksiyon riski de daha az. Ayrıca, milimetrik kesiler olduğu için estetik olarak da ameliyat izi olmuyor. Hastalarımız, obezite cerrahisinde ağrı olup olmadığını merak ediyor. Kapalı bir ameliyat da olsa ilk gece ağrı oluyor ama açık ameliyata nazaran yüzde 90 daha az. Bunu da ağrı kesici ilaçlarla tolare ediyoruz. 

TÜM OPERASYONLAR AKADEMİ’DE 

Kadınların çok sık sık karşılaştığı meme kanseri de genel cerrahinin alanına giriyor. Bu konuda okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Meme kanseri önemli bir hastalık ve dünyada her 7 kadından biri maalesef meme kanseri gerçeğiyle yüzleşmek durumunda kalıyor. Taramalarımızı mutlaka zamanında yaptırmalıyız. 40 yaşın altında en az bir kez meme muayenesi ve meme ultrasonu yapılmalı. 40 yaşın üstünde ise mamografi, meme ultrasonu ve meme muayenesiyle beraber, yıllık kontrollerin de aksatılmaması gerekir. 

Hocam, guatr nedir?

Tiroid bezinin büyümesi durumuna guatr diyoruz. Genel cerrahlar olarak, her tiroid nodülünü ameliyat etmiyoruz ama çok büyük guatrlarda kozmetik nedenler, nefes darlığı gibi sorunlar yaşanıyorsa, ameliyat bir seçenek olabiliyor. Halk arasında zehirli guatr denilen tiroid bezinin hızlı çalışması ya da troid bezlerinde kanser şüphesi durumu varsa tiroid bezinin tamamen alınması gerekebiliyor. 

Tüm ameliyatları Akademi Hastanesi’nde yapıyorsunuz değil mi?

Evet, tüm ameliyatları Akademi Hastanesi’nde gerçekleştiriyoruz. 

Obezite cerrahisi, metabolik cerrahi, tiroid, göbek ve kasık fıtığı, reflü, perianal fistüller, anal apse, kıl dönmesi, fissür, safra kesesi taşları, karaciğerle alakalı bir takım bozukluklar, dalakla ilgili hastalıklar, yemek borusu kanseri, mide kanseri, ince bağırsak ve kalın bağırsak kanseri gibi genel cerrahiyi ilgilendiren tüm ameliyatlar Akademi’de başarıyla gerçekleştiriliyor.

Hocam, verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkür ederim…

Size ve Kocaeli Life dergisine bu keyifli röportaj için ben teşekkür ederim.

 

İLETİŞİM

Adres: Ovacık Mah. D-100 Karayolu Cad. No: 22-24 Yahya Kaptan Durağı Başiskele/KOCAELİ

Web: www.akademihastanesi.com.tr

Tel: 0(262) 300 41 41

Instagram: @doc.dr.cagritiryaki

NASIL ARANDI: #doçentdoktor #çağrıtiryaki #akademihastanesi #genelcerrahi #obezite #diyabet #kapalıameliyat #gastrikbypass #tüpmide #midebotoksu #yutulanmidebalonu #sağlık #merakedilenler #uzman #doktor

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.