Normanların yurdu; Danimarka

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 16/03/2021
Vikinglerin iki ulusundan biri olan Normanların yurdu Danimarka; kültürü, tarihi ve yaşayış şekliyle son derece etkileyici bir ülke
.stripslashes($urun->baslik).

Hazırlayan: ELİF AKINCI

 

 

“Odin’in benim için şölen masasını hazırladığını bilmek çok güzel. Yakında kıvrık boynuzlardan şarap içeceğim. Odin’in Valhalla’sına gelen bir savaşçı şikayet etmez. Onun yanına ağzımda korku sözleriyle girmeyeceğim. Aesir beni karşılayacak. Ölüm yas olmadan gelecek. Ben de gitmek için sabırsızlanıyorum. Disir artık beni eve götür, Odin’in gönderdiği Valkürler. Aesir ile onur duyarak içkimizi yudumlayalım. Ömrümün günleri sona eriyor. Ölürken mutluyum.’’

İlgili olanların hemen hatırlayacağı bu sözler, Vikingler dizisinin unutulmaz ismi Ragnar Lothbrok’un ölüm anına aitti. Dizi benim için Ragnar’ın ölümüyle son bulsa da fanatikleri tarafından uzun yıllar izlendi.

Dizinin, Vikinglerin popüler kültürüne dair çok şey kazandırdığını söylemek hiç de yanlış olmaz ancak Viking kültürü, çok daha öncesinde de oldukça yaygın şekilde biliniyordu. Günümüzde çekilen Yüzüklerin Efendisi gibi pek çok fantastik film, Vikinglerin İskandinav mitolojisinden esinlenerek seyirciyle buluşmuştur.

Damarlarımda dolaşan kuzeyli kanından olsa gerek, gezdiğim pek çok coğrafyayı bir yana, kuzey ülkelerini bir yana ayırmak durumundayım. Gerek kültürü gerek yaşayış şekilleri ve dünya görüşleriyle beni büyüleyen hemen her şey  kuzeye ait. Sonuçta, bir Viking kültürü ve tarihi hayranı olduğumu itiraf etmeliyim. O nedenle tüm kuzey seyahatimi, tarih ve kentleri birleştirerek ayrıntılı şekilde kaleme almak, benim için çok büyük bir zevk. Tüm kuzey seyahat videolarımı da Youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

VARYAGLAR VE NORMANLAR

Gelelim Vikinglerin kim olduğuna… Vikingler, IX. ve X. yüzyıllarda yaşayan İskandinav halklarıdır. Varyaglar ve Normanlar adında iki ulusa sahip olan Vikinglerin, adlarının anlamı ‘deniz savaşçıları’dır.

İsveç kökenli olan Varyaglar, doğuya doğru yayılıp IX. yüzyılda Karadeniz´e hatta İran´a kadar uzanmışlardır. İpek karşılığında kürk ve köle alışverişi yapmak için çoğunluğu Rusya´ya, Novgorod ve Kiev’e yerleştiler. Bunların içinden Prens Ryurik Hanedanı, Rusya´da XVI. yüzyıla kadar hüküm sürmüştür.

Danimarkalı ve Norveç kökenli olan Normanlar (kuzey adamları) ise batıya doğru, denizleri fethetmek için yola çıkmışlardır. Acımasız birer savaşçı ve usta gemici olan Normanlar İzlanda´yı, Grönland´ı ve Kanada kıyılarını ele geçirerek sömürgeleştirmişlerdi. En iyi gemileri yapmakla ünlenen Normanlar, pruvası ejderha başı biçiminde olan  teknelerle Büyük Britanya´ya çıkmışlar; yolları üzerindeki her köyü ve manastırı yağmalayıp çevreye korku ve dehşet salmışlardır.

Büyük Britanya dışında Paris, Luvar Vadisi, Bordeaux, Toulouse, Lizbon, Sevilla hatta İtalya bile onların saldırısına uğramıştır.

 

DANİMARKA KRALLIĞI

Fetihçi Vikingler, günümüzde yırtıcı, gaddar ya da vandal olarak anılsa da tarihlerini ve inançlarını derinlemesine inceledikçe bu söylencelerin tam aksini düşündüğümü belirtmek isterim. Tabii, bunun için Pagan gelenek ve inançlarına değinmek gerekli ki bu konuya başka bir yazımda değineceğim.

Vikingleri daha iyi tanımak için incelenmesi gereken kaynakların yanı sıra görülmesi gereken yerleri de es geçmemek gerekli. Bu yerlerden biri, Normanların ülkesi Danimarka.

Danimarka Krallığı ya da kısaca Danimarka, Kuzey Avrupa’da İskandinavya’daki, başkenti Kopenhag olan ülkedir. Danimarka, Kuzey Avrupa’da Baltık Denizi ile Kuzey Denizi arasında, Jutland Yarımadası ve 483 ada üzerinde kurulmuş olan en küçük İskandinav ülkesidir. Güneyinde Batı Almanya, doğusunda Baltık Denizi, batısında Kuzey Denizi ile çevrilidir. Dünyanın en büyük adası olan Grönland da Danimarka’ya bağlıdır.

AVRUPA’DA İKİNCİ

Halkın hemen hepsi yerliler olan Dan’lardan meydana gelir. Azınlıkları Alman, Eskimo, Musevi ve göçmen işçilerden oluşur. Nüfus yoğunluğu Kopenhag’ın bulunduğu Sjelland Adası’nda daha fazladır. Ülkede ortalama nüfus yoğunluğu kilometrekareye 119 kişidir.

Jutland Yarımadası diğer meskun adalar içerisinde yoğunluğu en az olanlarındandır. Kullanılan resmi dil Danca olup, kendi grubunda olan diğer İskandinav dillerinden İsveççe ve Norveççe’ye çok benzemektedir.

Öğretimin devlet tarafından parasız olarak yapıldığı ülkede, okuma-yazma bilenlerin toplam nüfusa oranı, % 100’dür. Halk için deniz ulaşımında feribot, kara ulaşımında ise bisiklet vazgeçilmez araçlardandır.

Hayat standardı bakımından, Danimarka Avrupa’da ikinci gelmektedir. Ülkede, iki milyon insan atletizm kulüplerine kayıtlıdır.

GÖRÜLECEK YERLER

İskandinavyalı I. Harald yani Mavi Diş Harald, Danimarka ve Norveç’i birleştirerek 980 yılında krallığını ilan etmiştir. Bunun dışında Alman misyonerlerin etkisinde kalarak, Hristiyanlığı kabul etmiştir. 1397 yılında İsveç, Norveç, Danimarka ve sömürgeleri (Faroe Adaları, İzlanda, Grönland ve Finlandiya) Kalmar Birliği adı altında birleşerek yenilmez bir İskandinav İmparatorluğu haline gelmişlerdir.

İskandinavlar, ünlü uzun gemileriyle uzaklara seyahat etmiş ve Nordik tanrılara tapmışlardır.  Kopenhag’da, Vikingler ve Viking Çağı hakkında çok fazla şey öğrenebilirsiniz. Müzelerde onların izlerini, başkentin etrafındaki bölgelerde yerleşim yerlerini bulabilir; yeniden canlanmalarını ve Nordik tanrıları canlı izleyebilir ve hatta kendi Viking mücevherinizi satın alabilirsiniz. Gezebileceğiniz yerler arasında ülkenin yönetim merkezi olan Christianborg, Parlamento Binası, Christianborg Kalesi, Amelienborg Sarayı, Kraliyet Kütüphanesi Black Diamond, Küçük Deniz Kızı Heykeli, Langelinie Limanı, pub ve barları ile ünlü Pitoresk Nyhavn Limanı ve Borsa Binası yer almakta.

MUHTEŞEM TİVOLİ BAHÇESİ

Bu noktalardan biri olan Küçük Deniz Kızı heykeli, enteresan bir hikayeye sahip. Her yıl yüzlerce turist tarafından ziyaret edilen heykel; Hans Christian Andersen’in ‘Küçük Deniz Kızı’ masalından uyarlanarak Kraliyet Tiyatrosu’nda sergilenen bale gösterisinden çok etkilenen, Carlsberg ailesinin veliahtı Carl Jacobsen’ın isteği üzerine yapılmış. Heykel, vandallarca çok sefer saldırıya uğramış; bir keresinde kolu, bir keresinde de başının koparıldığı söylenmekte. Bu nedenle başı orijinal değil.

Danimarka’da görmeden asla dönmemeniz gereken, favori noktam ise Tivoli Bahçeleri. Ben tüm bir günümü burada geçirmiştim. 1843’te kurulan Tivoli Bahçeleri’ni, ‘Peri Masalı’ yazarı Hans Christian Andersen, Walt Disney ve bahçelere aşık olan diğer birçok ünlü de ziyaret etmiştir.

Tivoli Bahçeleri’nin en önemli özelliği, her yaştan insan için bir şey barındırıyor olmasıdır. Fantastik mimarisi ve muhteşem dizayn edilmiş bahçeleri, görsel olarak harika bir doyum yaşayabileceğiniz gece aydınlatmalarıyla herkesi cezp etmektedir.

ÇILGIN CİHAZLAR

Kendi içinde küçük turları da olan bahçeye, kapıda biraz daha fazla ödeme yaparak sınırsız tur fırsatı bilekliğinizle girebiliyorsunuz ancak bunu önermiyorum. Zira ben sınırsız üye olarak girmeme rağmen her olanaktan yararlanamadım. Bunun nedeni, içeride yetişkin bir insanın bile dayanamayacağı çılgınlıkta cihazlar olması. İnanın binmek çok büyük cesaret ister. Örneğin, saatte 100 km hızla sizi aşağı yukarı döndürecek Vertigo gibi. O kadar iddialı ki geçmişte Avrupa’nın en iyi turlarından biri olarak seçilmiş.

Parkın giriş fiyat bilgisi, Tivoli’deki eğlenme makineleri ve bahçelerle ilgili ayrıntılı görseller için YouTube videolarımı veya http://www.tivoli.dk/ linkini inceleyebilirsiniz.

Alanın hemen ortasında bir konser alanı da bulunuyor. Ücretsiz şezlonglardan birinde dinlenirken, aroması uzaklardan burnunuza dolan muhteşem dondurmalardan birini yiyip, gökyüzüne dalabilirsiniz. Eğer önceden planlanan bir konser yoksa (Lady Gaga konseri gibi) arada Tivoli Bandosu tüm bahçe içinde gezerek müzik yapıyor, bilginiz olsun.

 

20 DAKİKADA MALMÖ

Kopenhag’a gelmişken Malmö’ye geçmemek de olmaz. Zaten oldukça yakın. Danimarka’nın tam karşısında yer alan, İsveç’in Malmö şehrine,  her 20 dakikada bir kalkan trenlerle gidebilirsiniz. Tren biletinizi kiosklardan gidiş-dönüş, saat belirtmeden satın alabilir ve gün içinde istediğiniz saatlerde Malmö’ye gidebilirsiniz. Kopenhag’tan Malmö’ye tren bileti kişi, başı gidiş-dönüş 20$ idi.

İki kent birbirine Oresund Köprüsü’yle bağlanıyor. Kopenhag ile Malmö’yü birbirine bağlayan bu köprüde hem demiryolu hem de karayolu var. Yapı aslında bir tünel ve bir köprüden oluşuyor. Tren hem deniz altındaki tüneli hem de köprüyü kullanıyor. Bu şekilde işinden evine giden insanlar var. Farklı bir ülkede çalışıyor olmanın düşüncesi bile çok  eğlenceli. İsveç’in üçüncü büyük şehri olan Malmö’de yapabileceklerinizi; Lilla Torg Meydanı’nda gezip küçük kafelerde ev yapımı cheesecake yanında kahve içmek, Stortorget Caddesi’nde alışveriş yapmak, Malmöhus Kalesi’ni ziyaret ederek Ortaçağ işkence yöntemleri hakkında profesyonel bilgi almak, Kungsparken Parkı’nda güneşin batışını fotoğraflamak olarak sıralayabilirim.

 

NEREDE YEMEK YEMELİYİZ?

Danimarka’ya gelip Viking Köyü görmeden olmaz tabii. Albertslund’da bulunan Viking Köyü’nü ziyaret edebilirsiniz. Efsaneler diyarı Lejre, Memento Mori (Ölümü Çağrıştıran), Frederikssund Viking Köyü, Danimarka Milli Müzesi ve Viking Gemi Müzesi de görülmesi gerekenler arasında. ‘O kadar yeri gezip acıkmamak mümkün değil’ diyorsanız, işte size birkaç tavsiye…  Size, İskandinav gastronomisini deneyimleyebileceğiniz birkaç mekan önerebilirim. Bunlardan biri Marchal… Hoş bir otelin en üst katında yer alan restoran, Michelin yıldızlı. Sadece akşam yemekleriyle değil, brunchlarıyla da ünlü. Ancak hemen belirteyim, restoranda yemek yiyebilmek için aylar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekli. Diğer bir önemli restoran ise dünyanın en iyi restoranı unvanını almış olan Noma ve son olarak da Höst. Rezervasyon konusu bu ikisi için de geçerli. Biraz şarap ve biraz Caz için ise La Fontaine Jaz Club‘ı tek geçerim.

NASIL ARANDI: #elif akıncı # gezi # kültür # yurt dışı # seyahat # danimarka # vikingler # normanlar # kocaeli # gezgin

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.