17-07-2024 15:49

Müzeyyen Topçu Tan

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 07/03/2024
Çocuk yaşta doktor olmaya karar veren, lisede okurken gittiği bir diş hekiminden etkilenip rotayı diş hekimliğine çeviren ve hedefine ulaşabilmek için gereğini yapan Müzeyyen Topçu Tan, gerek eğitim hayatında gerek meslek yaşamında elde ettiği başarının altın kuralını şöyle açıklıyor: Hayal etmek, hedef koymak, hedefe odaklanmak, sistemli ve disiplinli çalışmak ve dürüstlük… Tan, başarıya giden yolda başarılı insanları rakip görmek veya kıskanmak yerine örnek almanın, takım ruhu bilinciyle hareket etmenin de önemli olduğunu söylüyor, ‘Zira zirvede yalnız olmak zevkli değildir’ diyor.
.stripslashes($urun->baslik).

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1965 Hendek/Sakarya doğumluyum. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi (Çapa) Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum. Sonraki yıllarda Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ile Medya ve İletişim okudum. Mesleğimi sevdiğim kadar okumayı ve yazmayı da çok sevdiğim için diş hekimi olarak hizmet verirken aynı zamanda yerel ve ulusal gazete ve dergilerde makaleler, köşe yazıları yazdım. Halen Kocaeli Life Dergisi’nde gezi yazıları yazıyorum. Kurucu başkanı olduğum KOCAEFE Derneği başkanlığının yanı sıra birçok sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. Dr. Ömer Tan ile evliyim. Av. Ozan Kutay Tan ve Büşra Caba Tan (gelinim)’ın annesiyim.

 

İş hayatına nasıl ve ne zaman atıldınız?

Mezun olur olmaz iş hayatına atıldım. 6 ay kadar bir klinikte çalıştıktan sonra kendi muayenehanemi açtım.

 

Kariyer basamaklarını tırmanırken, itici gücünüz neydi?

Hayatım boyunca hep hedef ve başarı odaklı biri oldum (Başarı odaklı derken hırstan bahsetmiyorum). Ben hatırlamıyorum ama ailemin anlatılarına göre 3.5 yaşında doktor olmaya karar vermişim. Büyük ihtimalle bu karar annemin kararıydı ki ben 7 yaşındayken İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’ne yürüme mesafesinde bir ev satın aldı. Yani 7 yaşındayken hedef önüme konulmuştu. Ben de bu hedefi gerçekleştirmek için gerekli çalışmaları yaptım. Liseye başladığımda Almanya’da gittiğim diş doktorunun muayenehanesi ve hastalarına davranış biçimi beni çok etkiledi ve tıp doktoru değil, diş hekimi olmaya karar verdim. Üniversiteye giriş sınavındaki ilk tercihim olan Çapa Diş Hekimliğini kazandım. İlk etapta itici gücüm annem ve babam, ailem yurt dışındayken bize bakan anneannem ve Almanya’daki diş hekimimiz oldu. Sonrasında insanlara yardım etmenin, dertlerine çare bulmanın, kısacası insanlığa hizmet etmenin karakterime uygun olduğunu fark ettim. Hala minnetle andığım ilk ve ortaokul öğretmenlerimin cesaretlendirmesini, yol göstermesini de es geçmemeliyim.   

 

Sizce başarının altın anahtarı nedir?

Biraz önce de bahsettiğim gibi önce hayal etmek, hedef koymak, kararlı bir şekilde (Tabiri caizse at gözlüğü takmışçasına) hedeflerine odaklanmak; hedefinizi ve kararlılığınızı kaybetmeden sistemli ve disiplinli bir çalışma ve dürüstlük, başarının birinci kuralıdır. Başarı yolculuğu esnasında etrafınızdakileri kırıp dökmemek, başarılı insanları rakip görmek veya kıskanmak yerine örnek almak ikinci önemli husustur ki zirvede yalnız olmak zevkli değildir zira…

Kısaca başarı için gereken çalışmayı yaparken, başarıya giden yolda başarılı insanlarla takım ruhu bilinciyle yürümek, başarının anahtarıdır.    

 

Kadınların iş hayatında yaşadığı en temel sorun nedir? Siz bu sorunları aşmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Kadınların çalışma yaşamında en temel sorunu, cinsiyet ayrımcılığı ve fırsat eşitsizliği diye düşünüyorum. Her iş yeri için sorunlar değişken olabilir ama ülkemizde hatta dünyanın birçok ülkesinde kadınların erkek iş gücüne nazaran daha düşük ücret alması, sosyal güvenlik, işe girme ve yükselme süreçlerindeki eşitsizlik, iş yerinde mobbing, kreş vb. gibi sorunlarla karşı karşıya olduğu bilinen bir gerçek.

Mesleğimi çok sevdiğim için işimde var olan sorunları ve zorlukları, sorun olarak görmedim diyebilirim. En büyük sorunum çocuğumu büyütürken ondan ayrı kalmak olurdu sanırım ama çalışma saatlerimi kendim belirlediğim ve muayenehanem ile evimizin yürüme mesafesinde olmasına dikkat ettiğimiz için bu sorunu aştık. Bu süreçte kayınvalidem ve kayınpederimin her an yanımızda olması, gözümüzün hiç arkada kalmamasını sağladı. Mesleğim açısından günümüzdeki en büyük sorun ise Covid 19 pandemisi oldu. Bu sorunu da çalışmaya ara vererek aştım.         

 

İş hayatının içerisinde bir kadın olarak, cumhuriyete neler borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Öncelikle ifade etmek gerekirse cumhuriyet sadece kadınların değil, erkeklerin de kulluktan bireyliğe geçmesini sağlayan, yurttaşlık bilincini geliştiren en iyi yönetim biçimi… Büyük önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk devrimleri yaparken kadının toplumsal hayatta, eğitim, siyaset, ekonomi, sosyal, kültürel ve hukuk alanlarında hak ettiği yeri almasını çok önemsemiş, kadınların eğitimsiz kalması durumunda nesillerin eğitimsiz kalacağı gerçeğinin altını çizmiştir.

Cumhuriyet öncesi dönemde ineklerin bile sayıldığı ama kadınların nüfus sayımlarında sayılmadığı bir toplumdan “Ey kahraman Türk kadını” diyerek kadını yücelten, “Sen ayaklar altında ezilmeye değil, omuzlar üstünde göklere yükselmeye lâyıksın” diyerek olması gereken konumu belirleyen Atatürk’e ve cumhuriyetimizi kuran kurucu babalarımıza çok ama çok şey borçluyuz ki birkaç cümle ile anlatmak zor. Kadınların nüfus sayımlarında yok sayıldıkları köylere öğretmen, hemşire veya doktor olarak geri dönmesi; seçme seçilme hakkının verilmesi ile ülke yönetimine katılabilmesi; kamu kurum ve kuruluşlarında ve büyük şirketlerde yönetici olması gibi erkeklerin yapabildiği her işi yapabilmesini cumhuriyetimize borçluyuz.

 

Cumhuriyetin size tanıdığı en büyük özgürlük nedir?

Ulusal ve uluslararası her platformda (aile, iş, STK’lar, siyaset vb.) kendini ifade edebilen, sorgulayan, analiz eden, eleştiren, özgüvenli bir birey olmak en büyük özgürlük.    

 

‘Cumhuriyet kadını’ denilince, gözünüzde canlanan fotoğrafı birkaç cümleyle tarif eder misiniz?

‘Cumhuriyet kadını’ içi boş, sığ bir ifade değildir. Ata’mızın yolumuzu ilke ve değerleriyle aydınlattığı ışığı, yüreğimizdeki sevgi ve minnet duygusu ile ayakları üzerinde dimdik durabilen, kendine güvenen, vizyoner, çalışkan, üretken, azimli, özü sözü bir kısacası on parmağında on marifet olan çağdaş kadınlar gözümde canlanıyor.   

 

Atatürk’ün kadınlarla ilgili söylediği en sevdiğiniz söz hangisi?

Benim nazarımda Ata’mızın kadınlarla ilgili söylediği sözlerin hepsi birbirinden kıymetli ki “Bu sözünü daha çok seviyorum” diye ayıramam. Ancak öğretmenlere ithafen söylediği “Cumhuriyet sizden ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesiller ister. Gelecek gençlerin, gençler ise sizlerin eseridir” sözü öğretmenler kadar gençlerin yetişmesinde ilk öğretmenleri olan “anneleri” de kapsadığını düşünüyorum. Bu sebeple kadınların her konuda çok eğitimli olmasının altını kalın bir çizgiyle çiziyorum.

NASIL ARANDI: #müzeyyen topçu tan # diş hekimi # kocaeli # 8 mart # dünya kadınlar günü # cumhuriyet

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.