13-06-2024 04:48

Kurabiyesi kadar tatlı bir şehir: Kavala

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 11/10/2023
Yüzyıllardır ayakta kalan tarihi dokuya tanık olmak; rengarenk, cumbalı, asırlık evlerin bulunduğu Arnavut taşlı dar sokaklarda yürürken geçmişe yolculuk yapmak; pırıl pırıl denizde yüzmek, tertemiz plajlarda güneşlenmek, taze deniz mahsullerinin tadına varmak Kavala’da mümkün
.stripslashes($urun->baslik).

Zaman çok hızlı geçiyor. İşte bir yazı daha geride bıraktık; sonbahara giriyoruz. Gerçi küresel ısınma sebebiyle mevsimler artık alışık olduğumuz mevsimler gibi değil ama eylülle birlikte nispeten kavurucu sıcaklardan kurtulmuş olacağız. Bizim için eylül ayı, deniz tatili olarak tercih ettiğimiz en güzel aylardan biri. Hem hala sıcak hem de okullar başladığı için kalabalıklar azalmış oluyor.

Medyadan takip ettiğimiz kadarıyla Yunanistan ve Yunan Adaları son yılların yükselen trendi. Bizim ülkemizden de birçok ünlü isim komşuda gayrimenkul yatırımları yapmaya başladı. Bunun sebebi emlak fiyatlarının bize göre daha uygun olması; paparazzilerden, kalabalıklardan uzak rahat bir tatil geçirmek ama en önemlisi de ülkemize çok yakın olması. Bu nedenle sadece ünlüler değil gezginlerimiz de günübirlik ya da hafta sonu tatili için komşu Yunanistan’ı tercih ediyor.

Kavala-İzmit arası arabayla (gümrükte beklemezseniz eğer) yaklaşık 6 saat sürüyor. Hadi molalarla birlikte yedi saat diyelim. İpsala Sınır Kapısı’ndan sonra Kavala yaklaşık 200 kilometre. Dedeağaç’ta çay-kahve molası da dahil.

KAVALA

M.Ö. 6. yüzyılda Neapolis (Yeni Şehir) adıyla kurulan Kavala, önceleri küçük bir balıkçı kasabası iken 1700’lü yıllarda deniz ticaretinin yoğunlaşmasıyla en büyük liman kentlerinden birisi haline gelmiş. Osmanlı döneminde de (1387’den 1912’ye kadar) Balkanlar’ın en önemli merkezlerinden biri olan Kavala, sosyo-ekonomik açıdan son derece önemli bir şehir.

Yunanistan’ın Doğu Makedonya bölgesinde bulunan bu güzel sahil şehri aynı adı taşıyan ilin de merkezi. Tarihi dokusu ve hem temiz hem de güzel plajları sayesinde her yıl çok sayıda turist çektiği için günümüzde şehrin en önemli gelir kaynağı turizm olmuş.

Daha önce Kavala’ya birkaç defa gittik. Thassos (Taşoz) Adası’na giden feribota binmek, Selanik gezilerimizde dinlenmek, yemek yemek ya da hediyelik Kavala kurabiyesi almak için ziyaret etmiş ama Kavala’da hiç konaklamamıştık. Her gidişimizde farklı bir yerini gezdiğimiz için artık sokaklar tanıdık gelmeye başladı ama şehrin en yüksek noktasında konumlanan Kavala Kalesi’ne çıkmak nasip olmamıştı. Zamanımızı ya sahilde ya da şehir merkezinde geçirmiştik. Yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran bu görkemli kaleye çıkmak; rengarenk, cumbalı asırlık evlerin bulunduğu Arnavut taşlı dar sokakları acele etmeden dolaşmak, şehrin tarihi dokusuna yakından tanık olmak, geçmişe yolculuk yapmak istiyorduk. Kısmet bu yazaymış… Hazırsanız gelin, Kavala’yı birlikte gezelim.

OLD TOWN (ESKİ ŞEHİR) PANAGİA

Şehri her ziyaret edişimizde, arabamızı sahilde bir yere park ederdik. Bu sefer direkt şehrin ilk kurulduğu yerleşim bölgesine yani Panagia’ya çıktık (Panagia, Ortodokslarca Meryem Ana’ya verilen isim). Sabah erken saatlerde Kavala’ya vardığımız için otele giriş saatine çok vardı. “Bari bu zamanı efektif kullanalım” dedik. Normalde otel girişleri saat 14.00 gibidir ama bizim otele giriş saati 15.00 idi. Arabamızı Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın heykelinin yanında bulunan meydana park ettik. Aslında bu bölgede park yeri bulmak zormuş ama erken gelmenin avantajı olsa gerek, boş yer bulabildik. Yanımızda getirdiğimiz sandviçleri hızlıca atıştırıp keşfe başladık.

KAVALALI MEHMET ALİ PAŞA HEYKELİ VE EVİ

Kavala, Osmanlı paşası iken Osmanlı’ya başkaldırıp kendi hanedanlığını kuran ve Mısır valisi olan Mehmet Ali Paşa (1769- 1849)’nın doğum yeri. Panagia Yarımadası’nda eski şehrin merkezinde Muhammed Ali (Yunanlılar bu şekilde adlandırıyor) Caddesi’ni takip ederek gelinen meydanda, Mehmet Ali Paşa’nın at sırtında kılıcını kınına koyarken tasvir edilmiş heybetli heykeli çıkıyor karşınıza. Bu heykel 1934 yılında Yunan heykeltıraş Dimitriadis tarafından yapılmış.

Heykelin biraz ilerisinde ise paşanın evi (konağı desek daha doğru bir ifade olur) bulunuyor. Günümüz koşullarında bile gösterişli bir bina olan ev burunda olduğu için her cephesinden Kavala’nın en güzel manzaralarını görüyor. Şu anda müze olarak ziyarete açık olan ev, Osmanlı mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan önemli örneklerden biri. Mısır Devleti’nin vakıf malı olan müze ev, pazartesi hariç hafta içi her gün 10:00 – 14:00 saatleri arasında açıkmış. Biz pazartesi günü gittiğimiz için gezemedik. Bahçesinde bulunan kafe de kapalıydı ama çevrede başka kafe ve restoranlar da var.

Kilisenin hemen karşısında gördüğümüz otantik bir kafede, doyumsuz manzara eşliğinde bitki çaylarımızı yudumladıktan sonra Panagia Kilisesi’nin bahçesini ve içini gezdik.

PANAGİA CHURCH (MERYEM ANA KİLİSESİ)

Kavalalı Mehmet Ali Paşa Konağı’nın karşısında yer alan kilise, 15. yy’dan kalma Bizans kilisesi olan ‘Kimisi Theotokou’ üzerine küçük bir kubbe ve uzun bir çan kulesi eklenerek 1965’te inşa edilmiş. Konumu itibarıyla kilise de eşsiz bir manzaraya sahip.

PALİA MOUSİKİ (HALİL BEY CAMİİ)

Kavala’da bulunan en eski ve nadir Osmanlı yapılarından biri olan Halil Bey Camii, 16. yüzyılda eski bazilika kalıntıları üzerine inşa edilmiş. Kaleye giden yolda karşınıza çıkıyor. Cami biraz bakımsız ama yanında daha iyi durumda olan bir medrese bulunuyor. İbadete açık olmayan cami, 1930-1940 yılları arasında belediye orkestrasına ev sahipliği yapmış. Bu nedenle ‘Musiki Camii’ adını almış. Bugün eski müzik anlamına gelen ‘Palia Mousiki’ olarak biliniyor. Hem binanın içinde hem de bahçesinde birçok sergi ve kültür sanat etkinlikleri icra ediliyormuş.

İMARET

Panagia’nın batısında yer alan imaret, 1817’de Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından inşa ettirilmiş. Topkapı Sarayı’ndan esinlenilerek inşa edilen binada din eğitimleri ve hayır işleri ile ilgili faaliyetler yürütülmüş. Mimari özellikleri ve konumu bakımından oldukça önemli bir Osmanlı eseri olan yapı, günümüzde lüks ve pahalı bir otel olarak hizmet veriyor ve ziyarete kapalı.

AGİOS NİKOLAOS CHURCH (AZİZ NİKOLA KİLİSESİ)

Kavala’daki Osmanlı eserlerinden biri de Agios Nikolaos Kilisesi. 1530’da Kanuni Sultan Süleyman’nın damadı Pargalı İbrahim Paşa adına yaptırılmış olan cami 1926 yılında Ortodoks kilisesine dönüştürülmüş. Caminin minaresi kesilmiş ve çan kulesi haline getirilmiş. Kilisenin önüne de ‘Apostolos Filipi’nin Neopoli’ye varışını temsilen gösterişli bir mozaik yapılmış.

KAVALA CASTLE (KAVALA KALESİ)

Eski şehrin bulunduğu yarımadaya hakim tepeye kurulmuş olan kale, Helenistik devrin en önemli yapılarından biri. Köklü bir geçmişi olan kalenin ilk yapılış tarihi 5. yüzyıla kadar gidiyor. Şu andaki görünümünü Osmanlı dönemindeki restorasyon ve renovasyon ile kazanmış. 16 asırdır ayakta kalmayı başaran kaleyi her yıl binlerce turist ziyaret ediyor.

Surları sahil şeridinden geniş ölçüde görülen kaleye yürüyerek ulaşabilmek için 15-20 dakika süren bir tırmanış gerekiyor. Bu nedenle rahat bir ayakkabı giymekte fayda var. Gidilecek mevsime göre de uygun giysiler tercih edilmeli. Temmuz-ağustos ayları çok sıcak olduğundan güneşten korunmak için yanınızda mutlaka şapka, gözlük, güneş koruyucu krem bulundurmalısınız hatta mümkünse kaleyi çok erken ya da akşam geç saatte ziyaret etmelisiniz. Ekim ayından sonra ise şehir rüzgarlı ve yağmurlu olduğundan şemsiye, yağmurluk vb. kıyafet götürmelisiniz.

Kaleye araçla da çıkılıyor ama yürüyerek çıkmak çok daha keyifli. Yorulurum diye düşünmeyin zira yol üzerinde mola verebileceğiniz, dinlenebileceğiniz birçok kafe var. Helenistik dönemden Osmanlıya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan bu güzel kaleye mutlaka çıkmalı, surlarından uçsuz bucaksız muhteşem deniz ve şehir manzarasına tanıklık etmelisiniz. Aklınızda bulunsun, kale pazar günleri kapalı.

KAVALA AQUEDUCT (KAVALA SU KEMERİ)

Şehrin en dikkat çeken eserlerinden biri de Romalılar döneminde şehrin hem su ihtiyacını karşılamak hem de şehrin savunmasına katkı sunmak amacıyla yapılan su kemeri.  16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından genişletilen yapı, günümüze kadar çok iyi muhafaza edilmiş. 1911 yılına kadar aktif kullanılan kemer, halk arasında ‘Kamares’ olarak adlandırılıyor. Bugün şehrin sembolü olan kemerin altından şehre giriş ve çıkışların yapıldığı yollar geçiyor. 1998 yılında kültür anıtı ilan edilen kemerin önünde bir aslan heykeli bulunuyor. Konstantinoupolis’e (İstanbul) 460 km yazan tabelayı da es geçmeyeyim.   

LİMAN VE KORDON BOYU

Kavala’nın sahili geniş ve uzun bir yürüyüş yoluna sahip. Eski şehrin tarihi atmosferinden çıkıp, günümüzün beton yapılarının uzandığı sahile gelince biraz üzülüyor insan ama başınızı denize çevirip, mis gibi deniz kokusunu içinize çekerek yürürseniz nispeten rahatlıyorsunuz. Sahilde çay-kahve içebileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz, alışveriş yapabileceğiniz çok sayıda mekan var. Denize karşı restoranlardan birinde akşam yemeği yemek ve yemek sonrası sahilde yürüyüş yapmak, şehrin ışıklarının denizdeki yansımasını izlemek oldukça keyifli oluyor.

 

PLAJLAR

Kavala’da denize girilebilecek çok sayıda plaj var. Plajların hepsi çok temiz ve güvenli. Cankurtaran, tuvalet, duş, şezlong ve şemsiye olanakları mevcut. Sahil boyunca restoranlar, kafeler, kulüpler sıralandığı için yeme-içme ve eğlence konusunda bir sorun yok. En popüler plajlarından biri, gençlerin tercih ettiği Ammolofoi Plajı. Kentin doğusunda yer alan Keramoti, Perigiali; merkezde yer alan Rapsani ve Kalamitsa da tavsiye edilen plajlardan.

 

MÜZELER

Biz Kavala gezilerimizde müzeler için zaman ayıramadık ama bahsetmeden geçmeyeyim.

 

Kavala Archaeological Museum (Kavala Arkeoloji Müzesi)

Hem Yunanistan’ın hem de Doğu Makedonya’nın en önemli müzeleri arasında yer alan arkeoloji müzesi, farklı medeniyetlere ait birçok tarihi esere ev sahipliği yapıyor. Pazartesi günleri hariç her gün 08.00-15.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olan müze, ağustos ayında her pazar 08.00-18.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Her yıl yüz binlerce kişinin uğrak noktası olan müzenin ilk katında, kil figürlerden metal kaplara kadar birçok materyalden oluşan eserler sergileniyor. Müzenin avlusunda ise Roma İmparatorluğu döneminden kalan eserler bulunuyor.

 

Maritime Museum Of Kavala (Kavala Denizcilik Müzesi)

Geçmişten günümüze kadar gelen denizcilik tarihi ile ilgili eserlerin sergilendiği müze 2005 yılında kurulmuş. Denize meraklıysanız ve zamanınız varsa 600’den fazla esere sahip olan bu müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Müze, hafta içi 09.00-12.00 saatleri, cumartesi 10.00-12.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Pazar günleri ise kapalı.

 

Tobacco Museum (Tütün Müzesi)

Tarihte tütün ticaretinin en önemli şehirlerinden biri Kavala imiş. Yunanistan’da tütün üretiminden işlenmesine kadar kullanılan pek çok nesneye ve nadir bulunan belgeye ev sahipliği yapan müze Avrupa’daki tek tütün temalı müze olma özelliğini taşıyor.

ALIŞVERİŞ

Ahşap ve seramik işçiliği Kavala’da oldukça gelişmiş. El emeği göz nuru doğal ahşap, seramik objelerin yanı sıra yöresel kıyafetler, ev aksesuarları, zeytin ve zeytinyağı alınabilir.

YEME-İÇME

Kavala yemeklerinin temeli başta balık, kalamar, ahtapot olmak üzere deniz ürünleri. Geleneksel yemeklerinde ise Akdeniz ve Türk mutfaklarından izler taşıyor. Fava, cips gibi ince kızartılmış kabak, soslu patlıcan kızartması; bol soğanlı, domatesli, feta peynirli Greek salata; cacık ile benzerlik gösteren tzatziki, kalamar kızartması ve dolması, midyeli pilav, güneşte kurutulmuş uskumrunun ızgarada pişirilmesiyle hazırlanan gouna, Kavala sofralarının olmazsa olmazı. Sahildeki mütevazı restoranlarda yiyebileceğiniz ürünler hem taze hem de çok lezzetli. Fiyatlar aşağı yukarı her restoranda aynı…

Kavala’nın, ünü neredeyse tüm dünyada duyulmuş kurabiyesinden de bahsetmeden geçmeyelim. Ay şeklinde olan, kavrulmuş un ve bademle hazırlanan, üzerine pudra şekeri serpilen kurabiye, bizim un kurabiyesine benziyor. Kavala’dan hediyelik olarak en çok satın alınan kurabiyelerin üretildiği pastaneleri tatilciler ezber etmiş. En çok bahsi geçen pastane, şehrin çıkışındaki Anastasia.

 

NE ZAMAN GİDİLİR?

Kavala’nın yazları oldukça sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı ve soğuk geçiyor. Yüzme sezonu mayıs ayında başlayıp ekim sonuna kadar sürüyor. Deniz tatilinin yanı sıra kültür gezisi olarak da düşünürseniz ara sıra yağmur yağsa da mayıs, eylül veya ekim ayları şehirde dolaşmak için daha elverişli. Kavala’ya gitmişken, günübirlik de olsa Thassos Adası’na mutlaka geçin hatta bir gece kalıp plajlarını dolaşın derim. Eğer yeterli zamanınız varsa, Kavala’ya 18 kilometre uzaklıktaki en önemli antik Yunan kalıntılarının olduğu Philippi Arkeolojik Alanı’nı ziyaret edin.

 

NEREDE KALINIR?

Kavala’da şehir merkezinde ve deniz kenarında yer alan çok sayıda otel bulunuyor. Biz bir arkadaşımızın tavsiyesi ile sahildeki, hem deniz hem kale manzarası olan Airotel Galaxy’de kaldık. Memnun ayrıldık.

NASIL ARANDI: #müzeyyen topçu tan # gezi yazısı # köşe yazısı # kavala # izmit # kocaeli # old town panagia # kavalalı mehmet ali paşa # meryem ana kilisesi # palia mousiki # aziz nikola kilisesi

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.
Diğer Yazılarını İnceleyin;
Balkanların Rio’su İskeçe Karnavalı

Yunanistan’ın en iyi korunmuş tarihi şehri unvanına sahip İskeçe’de her yıl şubat sonu- mart başına denk gelen zaman diliminde yapılan renkli karnavala dünyanın her yerinden genç, yaşlı binlerce kişi katılıyor. Yunanistan’ın ve Balkanların en renkli karnavalı olan; müzik, dans, kültür ve eğlence dolu etkinlikleri kapsayan İskeçe Karnavalı, Yunanistan’ın turizm ekonomisine de ciddi katkı sağlıyor.

2 hafta önce
Güneş şehri Szeged

Doğal ve tarihi güzelliklerinin yanı sıra üniversitesi, sıcak su kaplıcaları, festivalleri ve her sokakta karşınıza çıkan, bakmaya doyamayacağınız güzellikte ArtNouveau ve Neoklasik tarzdaki binalarıyla mutlaka görülmesi gereken bir şehir…

4 ay önce
Noel'in rüya şehri: Drama

Son yıllarda trend olan ‘Noel Pazarı’ turlarını merak ediyorsanız, alternatif olarak Yunanistan’ın Drama şehrindeki ‘Noel Baba Köyü’ ya da ‘Drama’nın Rüya Şehri’ diye adlandırılan tema parkı ziyaret edebilirsiniz

5 ay önce
Makedonya’nın gözbebeği: Manastır

Başta büyük önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere II. Meşrutiyet, İttihat Terakki ve Cumhuriyet döneminin önde gelen asker ve siyasilerini yetiştiren Askeri İdadi’nin de bulunduğu Manastır’ı gezmenin tam zamanı…

7 ay önce
Balkanların incisi: Ohrid

Makedonya’nın en güzel şehri, en önemli turizm merkezi olan ve 1979’da UNESCO tarafından Dünya Kültürel Miras Listesi’ne alınan Ohrid; arkeolojik eserleri, kalesi, camileri, kiliseleri ve çok kültürlü yaşamın izlerini taşıyan tarihi geçmişiyle tam bir kültür hazinesi…

8 ay önce
Ege’de güneşin en güzel battığı zümrüt ada:

Yemyeşil dağları, tertemiz plajları, çekici körfezleri, tarihi, fosil ormanları ve gastronomisi ile aradığınız her şeyi bir arada bulabileceğiniz Midilli; her zevke hitap eden bir ada…

11 ay önce
Kendi küçük, ünü büyük yeşil ülke Slovenya

Doğa harikası manzaraları, gizemli mağaraları, Ortaçağ’dan kalma görkemli yapıları ile gezginlerin en çok görmek istediği ülkelerden biri olan Slovenya; ekolojisi ve sürdürülebilirliği ile Avrupa’nın en yeşil, en temiz ülkesi

1 yıl önce
Avrupa’nın en genç şehri:

Konumu nedeniyle Birleşik Krallık ve İngiltere için stratejik bir öneme sahip olan Birmingham, nüfusunun yüzde 40’ını oluşturan 25 yaş altındakiler ile Avrupa’nın en genç şehri olarak biliniyor

1 yıl önce
Bergama’dan Berlin’e Pergamon

Dünyanın ilk sağlık merkezi, ilk ve en büyük sunağı, ilk parşömen üretimi, ilk Asya kütüphanesi ve en dik tiyatrosu ile antik dünyada tarihe yön veren, ilkleriyle ünlü bir şehir; Bergama…

1 yıl önce
Sanatın, kültürün, modanın kalbinin attığı hayaller şehri: Paris

Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri olan Paris’i gezerken kendinizi adeta bir açık hava müzesinde hissedeceksiniz

1 yıl önce
Avrupa’nın en romantik şehri: Paris

Paris, sadece Fransa’nın değil aynı zamanda sanatın, kültürün, modanın, finansın, gastronominin de başkenti. Paris denilince akla; moda, sanat, görkemli tarihi yapılar, parfüm ve kozmetik geliyor

1 yıl önce
İstanbul’dan Budin’e köprü olan şehir: Osijek

Kanuni Sultan Süleyman tarafından Drava Nehri üzerine yaptırılan, İstanbul’dan Budapeşte’ye giden yolu kısaltan, o dönem dünyanın sekizinci harikası olarak adlandırılan köprü sonrasında yok edilmiş olsa da Osijek görülmeye değer bir şehir

2 yıl önce
Akdeniz'in İncisi, Gaudi'nin Fantastik Şehri: Barselona

Dünyanın en güzel şehirlerinden biri Barselona… Egzotik, fantastik, büyüleyici ve masalsı yapıları, zengin kültürünü yansıtan müzeleri, hareketli sokakları, lezzetli yemekleri ve eğlenceli gece hayatıyla sizi büyüleyecek

2 yıl önce
Eğlenceli ve açık fikirli şehir: Sitges

Küçük olmasına rağmen uluslararası film festivali, karnavalları, plajları ve marjinal gece hayatı ile son yıllarda Mikonos, İbiza ve Saint Tropez ile rekabet edecek kadar güçlü bir şehir: Sitges

2 yıl önce
Modern Tıbbın Kurucusu Hipokrat'ın Adası: KOS

Deniz-kum-güneş, spor, tarih, kültür, gastronomi, eğlen- ce... Bir tatilden beklenen her şeyi karşılayan ada: Kos

2 yıl önce
Huzurlu Yeşilin, Sakın Maviyle Buluştuğu Kıymetli Bir Hazine: Balaton Gölü

Yeni yerler keşfetmek, spor yapmak, yüzmek, festivallere katılmak, termal kaplıcalarında tedavi görmek, üzüm bağlarında şarap tatmak isterseniz, 'Macaristan Denizi'ni yani Balaton Gölü’nü ziyaret etmelisiniz

2 yıl önce
Mimarisi, doğası ve etkinlikleriyle gündemde kalmayı başaran keyifli bir şehir: SUBOTİCA

Art Nouveau mimarisinin en güzel örneklerini görmek, doğanın kucağında sakin ve huzurlu bir tatil yapmak isterseniz, Subotica tam size göre

2 yıl önce
Açık Hava Müzesi Tadında Şehirler

Köklü geçmişi, buram buram tarih ve sanat kokan sokakları, mimarisi, kültürü ve doğal güzellikleriyle ünlü Münih, Salzburg ve Viyana’yı gezerken kendinizi açık hava müzesinde gibi hissedeceksiniz

2 yıl önce
İçinden Nehir Geçen Masalsı Şehirler

Neckar Nehri’nin iki yakasına kurulan, Almanya’nın en masalsı ve romantik şehirlerini gezerken, Ortaçağ’a doğru zaman yolculuğuna çıkacaksınız

2 yıl önce
Galler’in gözbebeği: Swansea

Swansea, Britanya’nın ve Galler’in en güzel kumsallarına, plajlarına ve görkemli yamaçlarına sahip doğa harikası bir şehir

2 yıl önce
Köklü bir geçmişe sahip önemli bir dünya şehri: Londra

Londra, İngiltere’nin ve dünyanın en önemli iş ve finans merkezi olduğu kadar turizm açısından da en çok ziyaretçi çeken, en hareketli kenti

3 yıl önce
Avrupa’nın kültür başkenti: Berlin

Berlin, her ne kadar II. Dünya Savaşı’nda bombalarla yerle bir edilmiş olsa da kendini toparlamış; tarihi, siyasi rolü, kültür-sanatı ve doğası ile de Avrupa’nın göz bebeği olmayı başarmış

3 yıl önce
Atamızın evini gezmenin tam zamanı Selanik

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının yıl dönümünde, doğduğu şehir Selanik’e ve doğduğu eve gitmeye ne dersiniz?

3 yıl önce
Gemiyle Adriyatik gezisi

Yaz bitti, çoktan… Sonbaharı da ortaladık. İşlerinizin yoğunluğundan ya da başka sebeplerden dolayı henüz tatil yapamadıysanız; ekim ayında çıkacağınız en güzel tatillerden biri belki de ‘Gemiyle Adriyatik’ gezisi olabilir. Tabii denizden ve gemi yolculuğundan hoşlanıyorsanız…

3 yıl önce
Tarihi, kültürü, mimarisi, müziği ile ünlü Bulgaristan

Yakın bir yurt dışı tatili istiyorsanız; tarihi dokusu, göz alıcı dağları, yemyeşil parkları, altın sarısı kumsalları, zengin mutfağı ve sıcakkanlı insanlarıyla Bulgaristan sizi bekliyor

3 yıl önce
Yunanistan’ın en yeşil adası Thassos

Thassos; muhteşem kumsalları, turkuaz rengi denizi, resmedilmeye değer köyleri, tarihi yapısı ve eğlence hayatıyla bir tatilde aradığınız her şeyi size sunmaya hazır

3 yıl önce
Yunanistan’ın 5. Büyük adası: Sakız Adası

Dünya üzerinde sakız ağaçlarının yetiştiği ve damla sakızı üretiminin yapıldığı tek yer olan Sakız Adası hem köklü tarihi hem de doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini büyülüyor

3 yıl önce
Şövalyeler adası Rodos

Her köşesinde binlerce yıllık tarih yatan, dar sokakları şövalyelerin izleriyle dolu olan Rodos Adası; turkuaz rengi denizi, tertemiz plajları, geleneksel mutfağı ve gece hayatıyla ziyaretçilerini adeta büyülüyor

3 yıl önce
Sardunya Adası

Masmavi ve berrak denizi, bembeyaz kumsalları, birbirinden güzel plajlarıyla meşhur Sardunya Adası, tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı için kültürel gezileri tercih edenlerin de uğrak yeri

3 yıl önce
Dünyanın en güzel adalarından: Tenerife

Kanarya Adaları'nın en büyüğü Tenerife; muhteşem denizi, birbirinden güzel plajları, doğal güzellikleri hatta eğlenceli karnavallarıyla heyecan dolu bir tatil arayanların adresi...

3 yıl önce
Tarih kokan şehir: Kiev

Dünyayı iyilik kurtaracak

Mitolojik öyküler ve efsanelerle dolu; Mora Yarımadası

Vikingler diyarı; Norveç

Batının en uç noktası: Fas

Yunanistan’ın en büyük adası; GİRİT

Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bir tarih yatıyor: Kral Kızı Hamamı

Lavanta kokulu köy

Rüya gibi bir gemi yolculuğu