27-05-2024 22:34

Kriz yaratan okul ödevleri

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 15/03/2021
Yazan: Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Figen Karaceylan Çakmakcı
.stripslashes($urun->baslik).

Her ebeveyn, çocuğunun okulda başarılı olmasını ister çünkü çocuktan farklı olarak ebeveyn; başarının devamında gelebilecek sonuçları öngörür. Yüksek ders notları iyi bir üniversitenin kapısını açan anahtar gibidir. İyi bir üniversite, iyi bir meslek edinmek; iyi bir meslek ise daha tatminkar ve doyumlu bir hayat yaşamak anlamına gelir. Bütün bu süreçleri önceden öngörebilen ebeveyn bazen yanlış tutumların içine sürüklenebilir.  Anne-babaların çoğu ne yaptıklarının farkında olmadan ve büyük bir iyi niyetle; çocuğun derslerine yardımcı olmaya çalışırken, onların ilerideki başarısını sabote eder. Oysa ‘öğretmene rezil olmasın, arkadaşları dalga geçmesin’ diye anne-baba tarafından sahiplenilen her ödev ya da okulla ilgili her türlü etkinlik; çocuğun sorun çözme becerisi, sorumluluk alma bilinci, duygusal dayanıklılık gelişimi için gerekli mutsuzlukların yaşanmasının önüne geçer ve ileride daha büyük sorunlar için zemin hazırlar.

 

BAŞARISIZLIĞA İZİN VERMEK…

Okuldaki zorlayıcı ödev ve görevlerin üstesinden gelmek, çocukların zamanla kişisel sorumluluk, kendini yönetme becerisi ve parlak bir yaratıcılık geliştirmesine yardımcı olur. Kişilik geliştirmenin önemli bir parçası olan sorumluluk alma bilinci, basit bir boyama ödeviyle başlayan ve lisede hazırlanması gereken proje ödevlerine kadar uzanan uzun bir yoldur.

Bu uzun yolun sonunda elde edilecek başarılarda ebeveynin görevi, çocuğa ait sorumlulukları üstlenmeden sadece desteklemek, yeri geldiğinde başarısızlıklara izin vermek, biraz olsun geri planda durabilmektir. Çocuğun sorumsuzluğu karşısında olabilecekleri biliniyor olmasına rağmen sabırla davranmak; kalbinde müthiş acılar hissetse bile çocuğun aldığı sorumluluğun sonuçlarını yaşamasına izin vermektir… Evrensel bir gerçek vardır ki yaşanan deneyimler her zaman sözler ve öğütlerden daha öğreticidir.

 

ÖDEV, ONUN SORUMLULUĞU

Bir anne-babanın atması gereken en önemli adım, okul ödevlerinin sorumluluğunu ve sahipliliğini çocuğuna devretmektir. Bu da okul ödevlerinin ve derslerinin onun ‘görevi’ olduğunu ve ciddiye alması gerektiğini, çocuğun açıkça anlaması demektir. Elbette bu, birinci sınıfta okuyan çocuğu yalnız başına bırakmak anlamına gelmez.

Ödevler konusunda çocuğun ortağı değil rehberi, danışmanı olmalı; gerektiğinde onu incitmeden, baskı kurmadan desteklemeli; yetersiz olduğu durumlarda nazikçe yardımcı olunmalıdır. Ayrıca ihtiyacı olacak tüm materyal ve malzemeleri sağlamak, ödevlerin günlük takibini yapmak da anne-babanın görevidir.

Ödev yapma motivasyonunu artırmak amacıyla ödül/ceza uygulamasından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Ödev yapmanın niçin gerektiğinin; öğrenme sürecini nasıl desteklediğinin çocuk tarafından anlaşıldığından emin olunmalıdır. Kullanılan dil, emir kipinden uzak, destekleyici ve esprili olabilir.

Sonuç olarak;

• ‘Ödevlerimiz’ değil ‘çocuğun ödevi’ demek daha uygun bir yaklaşımdır.

• Ödev sorumluluğu birinci sınıftan itibaren çocuğa verilmelidir.

• Ödevi yapan anne-baba değil çocuk olmalıdır.

• Ödevi yapmama sıkıntısını anne-babadan çok çocuk çekmelidir.

• Ödev yapma alışkanlığı çocukla birlikte oturulup ödevlerin yapılması ile kazandırılamaz.

• Ödev yapma ortamı, materyali, zamanı çocuğa sağlandıktan sonra ödev kontrolü ve takibi ebeveyn sorumluluğudur.

• Ödev yapmaya direnç gösteren bir çocukta mutlaka ödev süresi ve miktarı da değerlendirilmelidir. 

 

İLETİŞİM

Adres: Dumlupınar Mah. Ankara Cad.

No:102 Köseköy/Kartepe

Telefon: 0262 331 03 21- 0530 607 16 39

Web: www.dunyacocuklarin.com

NASIL ARANDI: #figen karaceylan çakmakcı # doktor # uzman # psikiyatrist # çocuk # okul # ödev # kriz # aile # anne # baba # ergen # kocaeli

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.