
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Reyhan Arpacı, başarıyı kariyer basamaklarıyla değil; mesleğinde elinden gelenin en iyisini yaparken ailesini ve kendisini ihmal etmeden huzurlu bir yaşam sürdürebilmekle tanımlıyor. Ona göre gerçek başarı, iş ve özel hayat arasında kurulan sağlıklı dengede saklı.
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Merhaba, ben Reyhan Arpacı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak yaklaşık 11 yıl boyunca Kocaeli’nin çeşitli hastanelerinde görev yaptım. Mesleğimi büyük bir özveri ve tutkuyla sürdürmeye devam ediyorum. 17 yıldır evliyim, 14 yaşında bir oğlum ve 9 yaşında bir kızım var.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Uzmanlık eğitimimle birlikte yaklaşık 19 yıl boyunca kadınların hayatlarının bazen en güzel, bazen de en zorlu anlarında yanlarında oldum. Hemcinslerimin hayatına dokunurken, hep onların özbenliklerini sarıp sarmalamaya, özgüvenlerini artırmaya ve hem duygusal olarak hem de tıbben destek olmaya çalıştım. Yeni ve çok güzel ailelerin kurulmasına, büyümesine ve genişlemesine tanıklık ettim.
Sanırım ben kadınlara ve ailelere destek olurken ruhen de onlarla birlikte olgunlaştım. Özellikle kendi annelik deneyimim, mesleğim için dönüm noktası oldu diyebilirim. Hamilelik ve lohusalık dönemlerinin ne kadar hassas ve kırılgan süreçler olduğunu, yeni annelerin bu dönemde duygusal desteğe ne kadar ihtiyaç duyduğunu bizzat deneyimleyerek öğrenmiş oldum.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz.
Hekimlik mesleğinde gelişimin ve dönüşümün bir sonu yok. Geriye dönüp baktığımda, her dönem farklı konuları ve gelişmeleri çalışmalarımın üzerine ekleyerek, mesleki birikimimi zenginleştirdiğimi görüyorum. Sürekli kendinizin bir üst versiyonuyla güncelleniyorsunuz 🙂 Bu yorucu ama aynı zamanda insanı diri ve genç tutan bir yolculuk. Sürekli yeni eğitimler, yeni toplantılar, yeni bakış açıları… Tıp kesinlikle durağan bir bilim dalı değil. O nedenle “başardım” değil de benim zihnimdeki cümle genelde “yapacak çok iş var” oluyor.
Bir kadın olarak başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Ben bir kadın olarak başarıyı dengeli bir hayat olarak tanımlarım. Mesleğimde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken, özel hayatımda kendimi ve ailemi ihmal etmediğim, huzurlu bir hayat benim için başarıdır. Bu biraz yorucu olsa da bana emanet edilen evlatlarımla güzel anılar biriktirmek benim için çok kıymetli çünkü onlar ileride kendi aileleriyle bu toplumun bir parçası olacaklar ve onlara iyi bir aile kültürü bırakmayı önemsiyorum. Ben hep iş ve aileyi dengede tutmaya çalıştığım için bir şeyden ödün verdim diyemem ama “biraz yoruldum” diyebilirim 🙂
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Kadınların ihtiyaç duyduğu en önemli şey destek ve dayanışma. Ailenin yükünü paylaşacak bir eş ve geniş aile desteği büyük avantaj. Bunun yanında aynı ya da farklı sektörlerdeki kadınların birbirlerine destek olmalarını da çok kıymetli buluyorum. Nasıl çalıştığımız kurumlarda erkek dayanışmasını hissediyorsak, kadın dayanışmasını da hissetmeliyiz.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Bu konuda mütevazı olmayacağım, biz kadınlara destek olarak ve onları güçlendirerek, toplumun temelini oluşturan aile yapısının daha sağlıklı olması için çaba sarfediyoruz. Ömür bittiğinde, insana “güzel yaşadım” dedirten şey, huzurlu ve sevgi dolu bir hayattır. Bu da aile ve yakın çevrenizdeki dost ve arkadaşlarınızla mümkündür. O nedenle bebeklerin sevgi dolu ve sağlıklı bir hayata gözlerini açmaları, toplum sağlığı açısından çok önemlidir. Biz bu alanda aileleri destekleyerek, çok önemli bir iş yapıyoruz.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
Hiç tüyo veremem, “düştüğünde tekrar kalkmayı başarmalısın” derdim 🙂 Emek ve zaman harcamadığınız bilginin kalıcılığı ve kıymeti azdır. Hatalarımızı sevelim, hepsi bizim için ders içerir. Eğer dersimizi çıkarıp, yolumuza daha güçlü devam ettiysek, bozduklarımızı onarmaya çalıştıysak, ne mutlu. Tabii hayat tüm hataları yapıp, ders çıkaracak kadar uzun değil. O nedenle daha önce hiç iyi sonuç vermemiş hataları tekrar tekrar yapmak da çok akıllıca değil:) Tüm kadınlarımıza kendi yollarında huzurlu ve tatminli bir hayat diliyorum. Sevgiler…