19-06-2024 12:54

Hilal Şahinarslan

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 06/03/2024
Özel Şefkat Özel Eğitim Okulu’nun işletmecisi Hilal Şahinarslan, iş hayatında genç yaşından itibaren büyük sorumluluklar almış, üstelik kendi memleketi olmayan bir şehirde dimdik ayakta durmayı başarmış güçlü bir kadın. İş hayatında art niyetli kişilere ve zor zamanlara her zaman hazırlıklı olunması gerektiğini düşünen Hilal Hanım, iş hayatındaki başarısını bu gibi durumlarda kendisine güvenerek yoluna devam etmesine bağlıyor. Cumhuriyetin kadınlara eşit eğitim ve iş imkanları sağlanmasının en büyük kazanımlardan biri olduğunun altını çizen Şahinarslan, “Cumhuriyetin kuruluşundan 100 yıl sonra hala kadına yönelik farkındalık ve cinsiyet eşitliği gibi konulara dikkat çekilmeye çalışması, ülkemiz ve toplumuz adına çok üzücü” diyor.
.stripslashes($urun->baslik).

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

39 yaşındayım, öğretmenim. Muğla Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü mezunuyum. Yaklaşık 15 yıldır Derince’de özel gereksinimli bireylere eğitim veren Özel Şefkat Özel Eğitim Okulu’nun işletmeciliğini yapıyorum. 7 yaşında bir kız çocuk annesiyim.

 

İş hayatına nasıl ve ne zaman atıldınız?

Üniversiteden mezun olduktan sonra çok tesadüfi bir şekilde özel eğitim alanında çalışmaya başladım. İkinci iş yerimde 2 yıl idarecilik deneyimim oldu, ardından 2008 yılında şu an işletmeciliğini yaptığım kuruma ortak oldum. Yaklaşık bir yıl sonra da ortağımın yurt dışına yerleşme kararı alması üzerine okulun işletmesini tamamen devraldım. 15 yıldır Özel Şefkat Özel Eğitim Okulu’nu işletiyorum.

Kariyer basamaklarını tırmanırken itici gücünüz neydi?

Ben çalışmayı ve başarmayı seven bir insanım. Aslında çok genç yaşta bu kadar büyük sorumluluklar almış olmak elbette oldukça zor ve yorucu oldu fakat hem çalışma şevkim hem ailemin büyük desteğiyle kariyerimi kendi memleketim olmayan, üstelik hiç tanımadığım bir şehirde ilerlettim.

 

Sizce başarının altın anahtarı nedir?

Herkesin bununla ilgili farklı bakış açıları vardır diye düşünüyorum. Kimisi “çok çalışmak” der, kimisi “inanmak”, kimisi “planlı olmak…” Tüm bunlar başarı için ayrı ayrı önemli maddeler. Ben bu soruyla ilgili özellikle şunu söylemek istiyorum: Bence başarının en büyük kurallarından biri başarınızı istemeyenlere ve kötü zamanlara hazırlıklı olmaktır. Ve böyle durumlarda yolunuza kendinize olan güveninizi kaybetmeden, kendiniz olarak devam edebilmektir.

 

Kadınların iş hayatında yaşadığı en temel sorun nedir? Siz bu sorunları aşmak için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Kadınların iş hayatında yaşadığı en temel sorun elbette cinsiyet ayrımcılığıdır. Ayrıca, iş ve aile yaşamı arasında denge kurma konusunda karşılaştıkları zorluklar da önemli bir sorundur.

Yıllardır bununla ilgili çok sayıda farkındalık çalışması, kadın liderliğinin teşvik edilmesi, mentörlük, destek programları gibi çalışmalar yapılmasına rağmen günümüz şartlarında hala bu durumun belirli bir oranda bile aşılamamış olduğu çok aşikardır. Bunun en temelinde de toplum baskısı, aşılamamış ataerkil yapı, dillere pelesenk olmuş cinsiyetçi söylemler ve zaman zaman biz kadınların da bilinçsizce yanlış yetiştirdiği erkek çocuklar var. Kendi adıma bu konulara fazlasıyla hassasiyet gösteriyorum. Bu konularda çocukları, gençleri ve aileleri ne kadar bilinçlendirirsek o kadar hızlı yol kat edeceğimizi düşünüyorum.

 

İş hayatının içerisinde bir kadın olarak, cumhuriyete neler borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde kadınların eğitim ve iş hayatına katılımı önemli ölçüde arttı. Kadınlara eşit eğitim ve iş imkanları sağlanması, cumhuriyetin önceliklerinden biriydi. Bu, kadınların iş hayatında daha fazla söz sahibi olmasını sağladı ve ekonomik özgürlüklerini artırdı. Ayrıca, cumhuriyet dönemi yasaları ve reformları sayesinde kadınların medeni hakları güçlendirildi, bu da iş hayatında daha fazla özgürlük ve güvence sağladı. Dolayısıyla, iş hayatındaki kadınlar olarak cumhuriyete eğitim, iş imkanları ve medeni haklar açısından büyük bir minnet borçluyuz. Şunu eklemek istiyorum: Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmış, kadının varlığı ve önemi kabul görmüş, kadın/erkek eşitliği sağlanması adına bir çok adım atılmış ilk ülkelerden biri olmamıza rağmen 100 yıl sonra günümüz Türkiye’sinde hala kadına yönelik farkındalık, cinsiyet eşitliği gibi konulara dikkat çekilmeye çalışması, ülkemiz ve toplumuz adına çok üzücü. Cumhuriyetin aslında sadece kadınlara değil ülkemize ilk günden beri ne kadar büyük değer kattığının farkına varıp bunu kıymetini bilmemiz gerekiyor.

 

Cumhuriyetin size tanıdığı en büyük özgürlük nedir?

Cumhuriyetin bana tanıdığı en büyük özgürlük, düşüncelerimi serbestçe ifade etme ve insanların çeşitli konularda danışabileceği bir kaynak olma özgürlüğüdür. Bu özgürlük aynı zamanda fikirlerimi açıkça paylaşmama, bilgi ve iç görülerimi insanlarla paylaşmama da vesile olmuştur.

 

‘Cumhuriyet kadını’ denilince, gözünüzde canlanan fotoğrafı birkaç cümleyle tarif eder misiniz?

Cumhuriyet kadını, güçlü bir duruş ve özgüvenle dolu bir görüntüye sahiptir. Genellikle modern ve özgür ruhludur. Eğitimli, cesur ve toplumsal cinsiyet rollerine meydan okuyan bir kimliği temsil eder. Geleneksel normlara meydan okuyarak kendi yolunu çizen, kariyer odaklı ve bağımsız bir karaktere sahiptir.

 

Atatürk’ün kadınlarla ilgili söylediği en sevdiğiniz söz hangisi?

Atatürk’ün kadınlarla ilgili söylediği en güzel sözlerden biri bence şudur: “Bir toplumun ilerlemesi, kadınların ilerlemesiyle ölçülür.”

Bu söz, kadınların toplumsal ve ekonomik yaşamda aktif bir rol oynamasının, bir toplumun ilerlemesinde ne kadar önemli olduğunu vurgular. Atatürk, kadınlara eğitim, iş ve siyaset gibi alanlarda eşit fırsatlar tanıyarak, onların toplumsal ve ekonomik alandaki potansiyelini gerçekleştirmesine çok önem vermiştir.

NASIL ARANDI: #hilal şahinarslan # özel şefkat özel eğitim okulu # 8 mart # dünya kadınlar günü # cumhuriyet # atatürk

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.