29-02-2024 17:52

Güzel atlar diyarı; Kapadokya

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 16/03/2021
Tabiat harikası peribacaları, yeraltı şehirleri, kiliseleri, mağara evleri ve muhteşem doğasıyla her mevsim büyüleyici bir güzelliğe sahip
.stripslashes($urun->baslik).

Hazırlayan: Gamze KIR SAPANCI & Akın SAPANCI (@gamzenika)

 

 

Eski ismiyle Nissa ve Muşkara. Kapadokya adı ise Katpatuka’dan geliyor. Katpatuka, Farsça’da ‘güzel atlar diyarı’ demek. Peri bacalarıyla yerin üstünde, balon turlarıyla gökyüzünde, buram buram tarih kokan yeraltı şehirleriyle yerin metrelerce altında büyülü anlar yaşamak istiyorsanız, ömrünüzde bir kez de olsa Kapadokya’ya gitmeli, karış karış gezmelisiniz. Malum, pandemi var Kapadokya’ya gitmek şimdilerde hayal olsa da bu yazıyı okurken o masalsı bölgeye gitmiş kadar olacaksınız.

Ulaşım; uçak, otobüs veya kendi aracınızla olabilir. İzmit Otogar’dan Nevşehir Seyahat ile yaklaşık 8 saatlik bir gece yolculuğu veya Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 1 saatlik uçuşla Nevşehir’desiniz. Kendi aracınızla gitmeyi tercih ederseniz yaklaşık 5,5 saatlik keyifli bir yolculuk sonrasında Nevşehir’e ulaşabilirsiniz. Hangi yolu tercih ederseniz edin, güzel atlar diyarına gitmeye değer. Kendi aracınızla gittiğinizde, toplu taşımayla ulaşımı zor olan vadilere ve pek çok seyir noktasına gitmeniz de kolaylaşacak, daha konforlu ve detaylı bir gezi yapabileceksiniz.

Kısa süreli bir gezi düşünüyorsanız, programınızı önceden yapmanızı tavsiye ederim. Hızlı ve etkili bir gezi için planlı hareket etmek şart. Bölgenin tam ortasında yer aldığı için Göreme’de konaklamak avantajlı olabilir. Biz konaklama için birkaç otel tercih ediyoruz. Kısaca hepsinden bahsedeceğim. Panoramic Cave, UNESCO listesindeki 2 adet peri bacasıyla tam anlamıyla Kapadokya havası estiren bir otel. Göreme manzaralı odaları kaya konseptinde, geleneksel Türk stiliyle dekore edilmiş, mistik bir havası var. Otele ait bahçe ve teras muazzam. Gezi sonraları dinlenmek ve keyif yapmak için oldukça güzel.

Bir diğer otelimiz ise Bayer Stone House, Avanos’ta konaklamak isteyenler için güzel bir tercih. Tarihi sokakların arasından yukarı doğru çıkarak otele ulaşabilirsiniz. Taş yapısı ve harika Avanos manzarasıyla keyifli bir konaklama mekanı. Odalara geçiş terastan sağlanıyor, restoran kısmı üst katta. Restoran içerisinde soğuk havalarda çıtır çıtır yanan bir soba var. Kahvaltısı da oldukça doyurucu. Hem göze hem mideye hitap eden türden.

 

Aşıklar Tepesi

Göreme Aşıklar Tepesi ile başlıyoruz gezimize. Burada bulunan kafeteryadan aldığımız bilgiye göre her sabah saat 05.00’te balon seyri muhteşem oluyor. Ve biz de bu bilgi doğrultusunda ertesi gün için planımızı yapıyoruz. Eğer şanslıysanız, hava şartları müsaitse gün doğumunda gökyüzündeki yüzlerce balonu izleyebilirsiniz. Vaktiniz varsa balon turu yapmanızı da öneririz.

 

Göreme Milli Parkı

Aşıklar Tepesi’nden, Göreme Milli Parkı’na doğru patika bir yoldan ilerliyoruz. Trekking güzergahı üzerinde at çiftlikleri var, ayrıca hediyelik eşya satan dükkânlara rastlıyoruz. Kurumuş ağaçlar, kimi çömleklerle kimi nazar boncuklarıyla süslenerek oldukça otantik bir görünüme kavuşturulmuş. Bu güzellikleri fotoğraflamadan olmaz. Yol boyunca vadi turlarının yapıldığı pek çok mekâna rastlıyoruz. ATV ve at turları akşam üzeri başlayıp, yaklaşık 6 saat sürüyor. Rehber eşliğinde gerçekleşen bu turlara katılabilmek için daha geniş bir vakte ihtiyaç olduğunu unutmayın. Eğer uzun bir tatil programı yaptıysanız, vadi turlarına mutlaka katılın. En çok dikkatimi çeken, dolunay turu olmuştu. Peri bacalarının arasında, dolunay ışığında vadi turu... Sonrasında uygun bir alanda dinlenmeye çekilip, ateş başı sohbetler hayal edebilirsiniz.

Bir müddet yürüdükten sonra Göreme Milli Parkı’na ulaşıyoruz. Park içinde oldukça gösterişli peri bacaları var. Ve çok fazla sayıda kilise. Her bölüm için girişte bir bilgilendirme yapılmış. Bunları dikkatlice okuyarak gezimize devam ediyoruz. Yukarı doğru çıktıkça güzellikler daha da artıyor. Birçok kilise ve Hristiyanlık yaşam alanı Göreme Milli Parkı içerisinde. Ayrıca saha içerisinde; Ürgüp, Avcılar, Uçhisar, Çavuşini, Yeni Zelve yerleşimleri, Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve köy hayatını yansıtan tarihi ve doğal bütünlüğü sağlayan sahalar bulunuyor.

Göreme, özellikle 7-13. yüzyıllar arasında baskılardan kaçan Hristiyanların yerleşmesiyle Hristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiş. 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış.

Devrent Vadisi-Avanos

Kapadokya’nın büyüleyen köşelerinden bir diğeri de Devrent Vadisi. Diğer vadilerden farkı ise bir girişi veya çıkışı, gezilecek noktaları veya bir gezi haritasının olmaması. Uçsuz bucaksız bu vadide hayaller kurarak gezebilirsiniz. ‘Hayal’ derken, vadinin bir diğer adı da Hayal Vadisi. Hem içinde bulunan peri bacalarının birçok hayvana benzemesi, hem de uçsuz bucaksız güzelliğiyle insanı büyülüyor Hayal Vadisi. Kayaların gün batımında aldığı renkten ötürü Pembe Vadi diye bahsedenler de var.

Diğer vadiler gibi içerisinde yerleşim yerleri, Roma kalıntıları, kiliseler yok. Devrent Vadisi’nde kendi kahramanlarınızdan bir masal düşleyebilirsiniz.

Kapadokya’ya sihirli bir değnek dokunmuş, Devrent’te bulunan tüm peri bacaları için sanki zaman durmuş ve öylece kalmışlar gibi. Özellikle deve şeklindeki peri bacası çok dikkat çekenler arasında. Kuşa, tavşana, file benzeteceğiniz harika peri bacaları var. Kısacası Devrent Vadisi’nde kendinizi heykellerden oluşan bir hayvanat bahçesinde geziyor gibi hissedebilirsiniz.

Biz her zamanki gibi adım adım kaybolduk vadinin içerisinde. Her adımda yepyeni hayaller, büyülü anlar yaşattı bize Devrent Vadisi. Tavsiyemiz de bu şekilde doya doya gezilmesi.

Devrent Vadisi nerede, nasıl gidilir sorunuza cevap olarak vadiye ulaşmak için iki güzergâh kullanabilirsiniz. Bunlardan ilki ve en çok tercih edileni Avanos – Ürgüp yolu. Bu yolu kullandığınızda Devrent Vadisi’ne yukarıdan ulaşıp kuşbakışı görebiliyorsunuz. Bununla birlikte, Paşabağı –Zelve yolunu takip ederek de gidebilirsiniz. Bu yoldan gittiğinizde Avanos – Çavuşini arasında Aktepe’den Ürgüp yoluna saparak vadiye ulaşıyorsunuz. Aktepe Köyü ile vadi arasındaki mesafe 2,6 km.

Devrent Vadisi ile Avanos arası 6,6 km, Ürgüp’e mesafesi ise 5,7 km. Göreme Açık Hava Müzesi de 12 km uzaklıkta kalıyor.

 

Paşabağı Vadisi

Kapadokya ile özdeşleşmiş peribacalarının en yoğun görüleceği yerlerden biri Paşabağı Vadisi. Dünya işinden sıyrılmış ilk Hristiyan keşişlerin yaşadığı yer olarak bilinen vadinin bir diğer adı da Rahipler Vadisi. Mantar şapkalı ve 14 metreye varan boylarıyla bölgenin en yüksek peribacalarının olduğu Paşabağı’na ulaşmak için Avanos – Göreme yolundan Zelve’ye sapmanız gerekli. Paşabağı’nda bulunan peri bacaları yüzyıllardır şeklini koruyor ve her yıl yüz binlerce turist bu peri bacalarını görmek için geliyor. Biz de Paşabağı’nın en tepe noktalarına çıkarak, vadiyi tepeden görmeyi tercih ediyoruz.

Paşabağı geziniz sırasında acıkırsanız panik olmayın. Girişte gözleme, tost seçenekleri ile çay ocakları bulunuyor. Karnınızı doyurduktan sonra hemen yanında bulunan hediyelik eşya sergilerini de gezebilirsiniz.

 

Zelve Vadisi ve Zelve Açık Hava Müzesi

Zelve Vadisi, Kapadokya’nın en eski ve en uzun süre kullanılan yerleşim yeri olarak biliniyor. Bölgede Hristiyanlık ilk olarak burada yayılmaya başlamış. Zelve Vadisi içinde birçok manastır, kilise görmek mümkün. Zelve Vadisi bir yerleşim yeri olduğundan peri bacaları içinde kurulmuş hayatları hayal edebiliyorsunuz. Oldukça geniş bir alanı kaplayan Zelve Vadisi’ni rahat kıyafet ve ayakkabılarla gezmenizi tavsiye ederiz. Yol aldıkça merak edip vadinin derinliklerine dalacaksınız.

Zelve Açık Hava Müzesi ise Zelve Vadisi’nin içinde yer alıyor. Müze girişinde kurulmuş gözlemecilerden gelen enfes kokulara dayanamayıp, kısa bir gözleme-çay molası veriyoruz. Ayrıca girişte aracınızı park edebileceğiniz ücretli otopark da var.

Zelve Açık Hava Müzesi’nde birçok kaya kilisesi ve yerleşim yeri bulunuyor. Bunun yanı sıra bölgede bir adet de cami görmek mümkün. Zelve Ören Yeri içerisinde bulunan diğer önemli yerler ise Üzümlü ve Balıklı Kilise, Değirmen, Kutsal Hac Kilisesi, Tünel, Manastır ve Direkli Kilise.

Müzeyi harita ile gezmek pratik. Vadiyi keyifle gezerken yol boyunca kuş sesleri, rengârenk kelebekler bize eşlik ediyor. Çalılar arasından gelen sesle bir kara kaplumbağasına da rastlıyoruz. Bol bol fotoğraf çekip, uzun uzun yürüyor ve vadinin keyfini çıkarıyoruz.

 

Ürgüp

Ürgüp’e girdiğinizde tepede bulunan kale dikkat çekiyor. Başlıyoruz Ürgüp sokaklarında yürümeye. En çok dikkatimizi çeken şey çok fazla kuruyemiş dükkânı olması. Yukarı mahallelerde meşhur dizilerin -Asmalı Konak, Yer Gök Aşk- çekildiği konaklar var. Asmalı Konak‘ta küçük bir tur yapıyoruz. Konak içinde diziye ait fotoğraflar mevcut. Konak, dizideki görüntüsüne uygun ve detaylı olarak hazırlanmamış, bazı odaları kapalı.

Ürgüp’te mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında tepedeki kale geliyor. Kaleyi gezdikten, Ürgüp manzarasını izledikten sonra meşhur kuruyemişçilerin olduğu caddeye gidiyoruz. Ürgüp Kuruyemiş daha önce de uğradığım ve farklı yemişlerin kurularının olduğu bir dükkân. Sebze ve meyve kuruları oldukça leziz görünüyor. Tadına bakmakta ve birçok soru sormakta sakınca yok, çok güzel ilgi ve alaka gösteriyorlar. Diğer kuruyemişçilerden farklı olarak çilek, kivi, Hindistan cevizi, dut, ananas, kavun, guava, pomelo gibi meyvelerin kuruları burada dikkat çekiyor. Bu sırada dükkân sahibinin sıcacık karşılaması ve ikramları bizi mest ediyor. Ayağımızı mı sürttük bilmiyorum ama birçok müşteri bizden sonra dolduruyor dükkânı. Ardından başlayan yağmur ve dışarıdaki malzemelerin içeri alınma telaşı sırasında biz de yardımcı oluyoruz. Gayet samimi bir ortam var. Dükkân sahibi bize harika bir karadut çayı ikram ediyor. İçerisinde dut taneleri de mevcut. Tabi alışverişimizi yaparken ne var ne yok tadına da bakıyoruz. Merkezde bulunan Zeytin Cafe yöresel yemekleriyle meşhur. Bizim tercihimiz, güveçte kuru fasulye, yoğurtlu köy çorbası, cacık, patlıcan musakka ve salata oluyor. Anne eli değmiş yemekler oldukça lezzetli.

Kaymaklı Yeraltı Şehri

Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına dayanan Kaymaklı Yeraltı Şehri’nde; Hititler, Asurlar, Frigyalılar gibi pek çok toplumun izlerine rastlamak mümkün. 8 kattan oluşan yeraltı şehri 20 km derinliğinde ve yaklaşık 5 bin kişinin yaşamasına imkân veriyor. Yanlış ve dar alanlara girmemek için giriş sonrası kırmızı işaretleri, çıkış esnasında da mavi işaretleri takip etmeniz gerekiyor. Kapalı alan fobisi olanlar için yeraltı şehrini gezmek çok mantıklı değil. Bununla birlikte bazı noktalar haricinde sürekli olarak havalandırma imkânı var, bunaltmıyor. 1. katta ahır, 2 katta ise kilise vaftiz taşları ve mezarlık bulunuyor. 3. katta erzak depoları ve yemek alanları yer alıyor. 3. kat diğer katlara göre biraz daha geniş ve ferah. Gezilebilecek son kat olan 4. kata dar bir tünelle giriş sağlanıyor. Sebebi de savaş yıllarında yabancıları bu tünelde yavaşlatmak. Tünelden geçtikten sonra tandır, erzak deposu ve mutfak alanlarına ulaşıyorsunuz.

Hiçbir teknolojinin ve imkânın olmadığı zamanlarda, insanların nasıl bir yaşam sürdüğünü gözler önüne seren Kaymaklı Yeraltı Şehri, Kapadokya’da mutlaka görülmesi gereken noktalardan biri.

 

 

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri adını 60-70 metre derinindeki 52 içme suyu kuyusundan alıyor. Yaklaşık 4 kilometrekarelik bir alanın sadece 2,5 kilometrekaresi ziyarete açılabilmiş. Bu da 8 kata tekabül ediyor. 8 katın derinliği 50 metre, eğer tüm alanlar temizlenirse, 85 metrelik bir derinlik ve 12-13 katlı bir yeraltı şehri bulunacağı tahmin ediliyor. Derinkuyu Yeraltı Şehri’ni gezebilmeniz için klostrofobinizin olmaması gerekiyor çünkü bazen çok dar tünellerden geçmek zorunda kalıyorsunuz. 1. katta ahır, oturma odaları ve mutfak bulunuyor. 2. kat da aynı 1. kat gibi mutfak ve oturma odalarını içeriyor. 3. kat ise tüm yeraltı şehrinin hava sirkülasyonunu sağlayan alan. Derinkuyu’yu diğer yeraltı şehirlerinden ayıran Misyoner Okulu da bu katta. Şehrin toplanma yeri olarak bilinen bu katta haç şeklinde kilise, günah çıkarma alanları ve mezarlık gibi alanlar da bulunuyor.

Derinkuyu Yeraltı Şehri, M.Ö. 3000’lere uzanan tarihinde sadece yaşam ve savunma alanı olan geçici bir yerleşim merkezi değil, üretimin ve sosyalleşmenin olduğu bir yurt olarak düşünülüyor. Bilinen en eski akıl hastanesinin de bu yeraltı şehrinde olduğu söyleniyor. Çok büyük ve karanlık bu yeraltı şehri, eski zamanlarda küçük oyuklara bezir yağı dökülüp yakılarak aydınlatılıyormuş. Tarihi, gerçekten derinliklerde görmek isterseniz mutlaka ziyaret etmeniz gereken noktalardan bir tanesi Derinkuyu Yeraltı Şehri.

Nevşehir Üzümlü Kilisesi

Kapadokya kiliseleri içerisinde yer alan Üzümlü Kilisesi – Aziz Theodoros Trion Kilisesi, Kızılçukur Vadisi girişinde, yaklaşık 250 metre içeride yer alıyor.  Eğer yol üstündeki patikaları takip ederseniz kiliseye kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Kilise sadece Üzümlü Kilisesi ya da Aziz Theodoros Trion Kilisesi olarak değil aynı zamanda Aziz Nichitas Kilisesi olarak da biliniyor. Bunun nedeni ise kilisenin ithaf yazısında Aziz Nichitas’ın adının geçmesi.

Üzümlü Kilisesi apsisi önünde yer alan duvarda çarmıhta İsa cübbeli resmedilmiş. Kilisenin oyulduğu peribacasının üst kısmında ise bir hücre yer alıyor. Bu hücrede Aziz Nichitas’ın uzun yıllar boyunca saklandığı iddia ediliyor. Bu hücre tavanında ise kabartmalı şekilde yapılmış bir haç yer alıyor. Kilise yanında bir şapel yer alırken, tam karşısında ise şarap severler için şarap yapım evi bulunuyor.

Kızıl Çukur Vadisi içerisinde yer alan Üzümlü Kilisesi’ni, Kızıl Vadi gezisi öncesi ziyaret edebilirsiniz.

 

Kızıl Vadi-Göreme

Kapadokya’da muhteşem gün batımının izlenebileceği en iyi noktalardan biri de Kızıl Vadi. Asıl ismi Kızıl Çukur Vadisi olan Kızıl Vadi, küçük gibi görünse de oldukça büyük bir alana yayılıyor. Kızıl tüf kayalardan oluşmasından dolayı, gün batımıyla birlikte yaşanan kızıl şölen vadiye adını vermiş.

Gün batımı eşliğinde, kızıllıklar arasında yürürken güvercinlikleri de görmeniz mümkün. Cavuşin’e sadece 1,5 km mesafede bulunan Kızıl Vadi’de gün batımını büyük bir keyifle izleyebilirsiniz. Türkiye’nin en iyi gün batımı izleme noktası olarak da değerlendirilen Kızıl Vadi içerisinde bir restoran da mevcut. Üzüm asmalarının altına konumlanmış restoranda, yöreye özgü ve organik yiyecekler bulabilirsiniz.

 

Üç Güzeller

İki büyük bir küçük peri bacasının yan yana dizilimiyle çekirdek bir aileyi andıran Üç Güzeller peri bacaları, Kapadokya’nın en çok ziyaret edilen ve fotoğraf çektirilen noktalarından biri. Üç Güzeller, Ürgüp merkeze 5 dakikalık mesafede yer alıyor. Üç Güzeller peri bacalarının iç kısımları kapalı olduğundan seyir tepesinden görebiliyorsunuz. Çok fazla ziyaretçisi olduğundan, boşken fotoğraf çekebilmek için erken saatlerde gitmeniz faydalı olacaktır.

 

Uçhisar Kalesi 

Gelelim Uçhisar Kalesi‘ne. Arnavut kaldırımlı caddelerden ufukta kaleyi görerek ve fotoğraf çekerek ilerliyoruz. Oldukça ihtişamlı bir görüntü. Kale içinden ve dışından merdivenlerle en tepeye tırmanabiliyorsunuz. Kapadokya gözlerimizin hapsinde ve karşımızda muhteşem bir manzara var. Vadileriyle ünlü bu bölgede tepeye çıktıkça rengârenk kelebeklerle karşılaşıyoruz. Uçhisar Kalesi’nin şahane manzarasında Kapadokya’yı seyre dalıyoruz. Kale girişinde çeşitle yeme-içme mekânları ve hediyelik eşya satan dükkânlar da var. Kapadokya’ya gelip ihtişamlı kaleyi görmeden, gezmeden dönmeyin deriz. İçeride epey bir tırmanış yapacağınızı da belirtmek isteriz.

Chez Hakan Çömlek-Avanos

Chez Hakan, Hakan Bey’in Nevşehir Avanos’ta bulunan hediyelik eşya dükkânı, aynı zamanda çömlek yapımının gelen müşterilere gösterilerek görsel bir şölenin yaşatıldığı sımsıcak bir atölye. Kapadokya turumuz boyunca pek çok kişiyle tanışmış olmamıza rağmen Hakan Bey’in samimi karşılaması ve misafirperverliğini başka bir yerde görmedik diyebilirim. Burada mühim olan satış yapmak değil, insan kazanma isteği. Dostlar kervanı da diyebiliriz. Ziyaretimizi sanat atölyesini gezerek başlatıyoruz. Atölye Nevşehir’e özgü taştan (kaya ev) olmasından dolayı oldukça serin ve ferah. Görsellerle zenginleştirilmiş, el emeği ile dolu bir atölye.

Chez Hakan’a uğrayıp da çömlek yapmamak mümkün mü? Şunu net bir şekilde belirtmek isterim ki uğradığınız çömlek dükkânlarında da atölyeler olmasına rağmen müşteriye çömlek yaptırmak ayrı bir külfet olarak görülüyor. Çünkü bir kişiye deneme yaptırılması arkada uzun bir kuyruğu beraberinde getiriyor. Bu sebeple uğradığınız diğer atölyelerde aynı teklifle karşılaşmanız mümkün olmayabilir. Chez Hakan farkı burada gizli. Biz rica etmeden onlar hazırlıyor neler yapılacaksa. Üstüne bir de ikramlar ve paha biçilemez sohbet. Çömlek yapmak istiyorsanız net bir şekilde tavsiye edebiliriz.

 

Kapadokya yeme-içme

Kapadokya’da öyle yoğun bir program sizi bekliyor olacak ki açıkçası yeme-içme konusu biraz arka planda kalabilir. Yanınızda sürekli atıştırmalık taşımanızda fayda var, bazı noktalarda ihtiyaç duyabilirsiniz.

Kahvaltı için otellerimiz dışında bir tercihimiz ve öyle bir vaktimiz olmadı. Konakladığımız otellerde yöreye özgü, gözümüze ve gönlümüze hitap eden kahvaltı sofralarında ağırlandık. Fırsat bulup akşam yemek yiyelim dediğimizde ise Göreme’de bir akşam gezisi sırasında Turkish Ravioli Restoran çok dikkatimizi çekti. Mekânın ferahlığı, Göreme manzarası, işletmecilerin sıcaklığı derken açıkçası çok memnun kaldık.

Kapadokya’ya gelip etli çömlek kebabı yemeden dönülmez. Yöreye özgü sunumuyla çömlek kebabı gerçekten çok leziz. Biz yanında mantı ve iç pilavla hazırlanıp, yoğurt ve domates sosla servis edilen yaprak sarmayı tercih ettik. Yanında güzel bir kaşık salatayla masamız çok şahaneydi. Mekânın sıcaklığı ve işletmenin ilgisi ile birleşince de keyifli bir akşam yemeği oldu.

Ürgüp’te yöresel yemekler için Zeytin Restoran oldukça başarılı. Yoğurtlu köy çorbası, güveçte kuru fasulye, patlıcan oturtma, cacık ve salata bizim favorimizdi. Sevdiğiniz pek çok anne yemeğini bulabileceğiniz Zeytin Restoran öğle yemeği için uğranabilecek noktalardan. Vadiler önünde bulunan gözlemecilerde mutlaka gözleme-ayran ikilisini yapmalısınız. Biz Zelve’de Şengül Gözleme’yi tercih ettik. Otantik mekânı ve leziz gözlemesiyle tatlı bir atıştırmalık oldu.

Kapadokya’da yapmadan dönmeyin!!!

• Vadiler içinde kaybolmadan

• Avanos’ta çömlek yapmadan

• Gün batımı izlemeden

• Testi-çömlek kebabı yemeden

• Aşıklar Tepesi’nde gün doğumu izlemeden

• Yeraltı şehirlerini gezmeden

• Balon turu yapmadan

• Mevsimine denk gelirseniz, dolunayda vadi turu yapmadan

• At veya ATV ile vadi gezilerine katılmadan

DÖN-ME-YİN!!!

 

 

 

NASIL ARANDI: #kapadokya # gezi # balon # aşıklar tepesi # gamze kır sapancı # akın sapancı # gurme kaşif # lezzet durakları # lezzet

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.