Gölcük MEDAR Hastanesi Genel Müdürü: Özlem Kuyruklu

Sağlık sektöründe yıllara dayanan deneyimiyle Özlem Kuyruklu, yönetimi yalnızca kurumsal bir sorumluluk olarak değil, topluma karşı bir görev olarak görüyor. Onun için her doğru karar, yalnızca bir hastaneyi değil, toplum sağlığını da güçlendiren bir adıma dönüşüyor.

Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
1982, İzmit doğumluyum. Evli ve iki çocuk annesiyim. Kocaeli Üniversitesi İşletme Yüksek Lisansı mezunuyum.
1998’den bu yana sağlık sektöründeyim. Şu anda Gölcük Medar Hastanesi’nde genel müdür olarak görev yapıyorum.

Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Başarımı tek bir kırılma anına değil, zaman içinde biriken deneyimlere bağlıyorum. Süreç yönetiminin yanında insanı merkeze alan bir liderlik anlayışı benimsedim. Sağlık sektöründe kararların doğrudan insan hayatına dokunduğunu bilerek, empati temelli bir yaklaşım geliştirdim. Ekip ruhunu güçlendirmek, çalışan memnuniyetini desteklemek ve etik değerlerden ödün vermeden ilerlemek temel yaklaşımım oldu.

Hangi noktaya geldiğinizde ‘Ben başardım” dediniz?
Başarının bir varış noktası değil, bir yolculuk olduğuna inanıyorum. Bu nedenle henüz “başardım” dediğim bir an olmadı. Her yeni hedef, beraberinde yeni bir sorumluluk ve gelişim alanı getiriyor. Öğrenmeye ve ilerlemeye devam ettikçe sürecin kendisini başarı olarak görüyorum.

Bir kadın olarak, başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Kadın yönetici olmak, yoğun iş temposu ile aile yaşamını dengelemeyi gerektiriyor. Özellikle annelik rolü ile üst düzey yöneticilik sorumluluğunu birlikte yürütmek zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Sonuçta çocuklarım büyürken bazı anlarına şahit olamadığım zamanlar oldu. Fakat yıllar sonra kızım diş hekimi olmaya karar verdiğinde, farkında olmadan ona rol model olduğumu gördüm. Şimdi diş hekimiliği fakültesi 3. sınıf öğrencisi ve ilk hastasının tedavisini tamamlama heyecanını benimle paylaşması, bu yolculuğun en kıymetli karşılığı oldu. Yaşadığım zorlukların, beni daha dayanıklı, daha güçlü ve daha kararlı biri haline getirdiğine inanıyorum.

Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Kurumsal düzeyde cinsiyet eşitliği politikalarının benimsenmesi büyük önem taşıyor. Adil işe alım süreçleri, esnek çalışma modelleri ve kadınların liderlik pozisyonlarına teşvik edilmesi gerekiyor. Bunun yanında kadınların birbirini desteklemesi ve rol model sayısının artması da güçlendirici bir etki yaratacaktır. Eğitim ve farkındalık çalışmaları toplumsal dönüşüm açısından kritik öneme sahiptir.

Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Kaliteli sağlık hizmeti sunarak toplum sağlığına katkı sağlıyor ve hizmet kalitesini artırarak bölgesel gelişime destek oluyoruz.

Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
Sabırlı olmaya, öğrenmeye açık kalmaya ve insan ilişkilerine yatırım yapmaya devam etmesini söylerdim. Her deneyimin mutlaka bir katkı sunduğunu, sürecin en az sonuç kadar değerli olduğunu hatırlatırdım.
“Bir işi yapış şeklin, her işi yapış şeklindir.” ilkesini benimsemeye devam etmesini önerirdim. Disiplin, etik duruş ve tutarlılık uzun vadede en büyük kazançtır.

 

 

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...