05-03-2024 07:30

Genç, cesur ve başarılı bir mimar: Selin Aze Hazer

   1 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 06/10/2021
Genç yaşına rağmen iş yaşamında kendisini geliştirmek adına radikal kararlar almaktan çekinmeyen, ProjectS Architects’in Kurucusu Mimar Selin Aze Hazer, hem İzmit hem de İzmir’deki ofislerinde hayata geçirdiği başarılı projelerle dikkat çekiyor
.stripslashes($urun->baslik).

RÖPORTAJ: ZEYNEP AKAR

FOTOĞRAFLAR: HALİM ATAŞ

 

ProjectS Architects’in Kurucusu Mimar Selin Aze Hazer, başarı merdivenlerini koşar adım tırmanmaya devam ediyor. Genç yaşına rağmen iş yaşamıyla ilgili cesur kararlar almaktan çekinmeyen ve kendisini geliştirmek için alması gereken risklerin farkında olan Hazer, tam da kriz döneminde ikinci ofisini İzmir’de açtı. Hayata geçirdiği büyük yapı projelerinin yanı sıra iç mekan tasarım projeleri de tasarlayan Mimar Selin Aze Hazer, teknik bilgi ve tecrübesiyle geniş bir kesim tarafından da tanınıyor. Başarılı mimar ile mesleki yolculuğunu ve gelecek planlarını konuştuk.

Selin Hanım, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben Selin Aze Hazer. İzmit doğumluyum. 24 Kasım Anadolu Lisesi’nden dereceyle mezun olduktan sonra hayatımın seyrini kendime koyduğum hedefler doğrultusunda ilerlettim. Bu nedenle İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi , Mimarlık Fakültesinde okumayı seçtim. Böylece hayatımın yeni bir dönemi başlamış oldu.

Peki, mezun olduktan sonra hayatınızda neler oldu?

Üniversiteden mezun olunca İzmit’e döndüm. Özel sektörde tecrübe ve çevre edindikten sonra radikal bir kararla kendi işimi kurmaya karar verdim. 20 Nisan 2018 tarihinde, ProjectS Architects olarak kendi mimarlık ofisimi açtım.

GÜÇLÜ ADIMLAR ATTIM

Kendi projenizi açma süreciniz nasıldı? Buradaki ilk projeniz ne oldu?

Ben her zaman dürüst ve gerçekçi olmaktan yanayım. Bu nedenle ilk zamanlar oldukça zorlandığımı söyleyebilirim. Başarı odaklı ve çalışmayı, üretmeyi seven bir kişiliğim olduğu için bu zor zamanlar elbette ki uzun sürmedi. Kısa süre içerisinde düzenimi kurarak güçlü adımlar atmaya başlayabildim. Kendi firmam adına çizdiğim, İzmit’te müstakil 3 katlı yapı da bu adımlarımdan ilkiydi. Ardından da birbirinden farklı ruhsat ve uygulama projelerini yönettim. Sonra o dönemde imar barışı gündeme geldi ve her ne kadar mesleki olarak etik bulmasam da bu durumdan dolayı sıkıntı yaşayan halka yardımcı olmak istedim. Ve insanların sorunlarına çözüm bulabilme isteğim ağır bastığı için bu dönemde yer tespiti çalışmaları gerçekleştirdik. Böylece mesleki hayatımın önemli dönemlerinden biri başlamış oldu.

İmar barışı sürecini açar mısınız?

O dönemde İzmit’te imar barışıyla ilgili yönetmelikleri, prosedürü ve işleyişi bilen; bu konuda proje çizen ve sonuca ulaşan çok fazla ofis yoktu. Ben de bu konunun üzerine eğildim. Çok araştırdım, konuyla ilgili ulaşabildiğim her kaynağa ulaşarak bilgi ve tecrübe edindim. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, tapu müdürlükleri, belediyeler gibi resmi kurumlara bizzat giderek yönetmeliklere ve mevzuatlara hakim olup çalışmalarıma kendimi geliştirerek devam ettim. Bu edindiğim bilgiler ve imar barışındaki özellikle çözülmesi oldukça zor projelerde, halkı sonuca ulaştırmam büyük başarıydı ve bu bana büyük bir çevre de kazandırdı. O dönemde, imar barışı konusunda en fazla proje çizen ve vatandaşı tapularına kavuşturan ofislerden biri olduk.

PROJECTS ARCHITECTS‘İ İZMİR’E DE TAŞIDIM

İzmir’deki ofisinizi açma öykünüzü de dinleyebilir miyiz?

Daha fazla insana ulaşabilmek ve daha refah bir düzen sağlayabilmek adına İzmir’e de ProjectS Architects’i getirdim. Aslında ben yarı İzmirli sayılırım. İzmir deyince herkes İzmir’in yaşam tarzı, hayat refahı, kentin nabzı, akışı hakkında derin düşüncelere dalabilir. İzmir’in daha yaşanılabilir ve daha özgün projeler üretilebilen bir ortamı vardır. İzmit’teki mimarlık ortamında kendi çizgimi ifade edemediğimi düşündüm ve daha da iyi projelere imza atabilmek adına ProjectS Architects olarak İzmir’e ikinci ofisimi açmış bulundum.

Hiç alt yapı oluşturmadan şehir değiştirmek oldukça radikal bir karar olmuş…

Evet, cesur bir karardı. İzmir’de iş camiasından çok fazla tanıdığım olmasa da geniş bir arkadaş çevrem vardı. Orada bir süre projeler konusunda belediyelerin tavrını ve mimari ortamı görmek istedim. Bu arada İzmit’teki projelerime de devam ediyordum. Her iki şehre de enerjim vardı açıkçası. Ama genç ve heyecanlı bir mimar olarak daha büyük, daha güzel projelerde yer almak istiyordum. Sonra, bir arkadaşım benden bir kafe tasarlamamı istedi. Arkadaş hatırına yaptığım bu proje İzmir’de bana çok güzel kapılar açtı.

OFİS ÇOK BEĞENİLDİ

İzmir’de başka ne gibi projeler yaptınız?

İzmir Alsancak Kordon’da, çok şık bir ofis tasarladım. Bu proje sosyal ağlarda da gündeme gelerek paylaşılınca, çok fazla olumlu geri dönüş aldım. Sonrasında da projelerimin arkası kesilmedi.

Nasıl bir ofisti? Bu süreç size neler kazandırdı?

Oldukça ilginç ve bana kullanıcıyla mimarın aynı dili konuşmasının ne kadar önemli olduğunu öğreten bir süreçti. Ofis için benden ‘modern’ bir tasarım istendi. Ben de mimari açıdan gayet güzel bir proje hazırlayarak kendilerine sundum. Çok beğeneceklerini düşünüyordum ama tasarımı tamamıyla reddettiler. Birkaç örnek daha sundum, yine aynı sonuçla karşılaştım. En sonunda fark ettim ki onların ‘modern’ anlayışıyla mimarideki ‘modern’ anlayışı çok farklı. Son olarak bana anlattıkları ayrıntılardan yola çıktım; Fransız konsepti ve geleneksel Osmanlı mimarisini harmanlayıp kendi modern çizgimi de katarak bir proje tasarladım. Çok beğendiler ve hemen uygulamaya geçtik.

HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYORUZ

Bu esnada İzmit’teki çalışmalarınız da sürdü mü?

Evet, oradaki projelerimiz de durmaksızın devam etti. Toplu konut projeleri, villa projeleri, genel tanımıyla ruhsat projeleri ve imar barışı projelerinin yanı sıra; 13,9 hektar alanda, kentsel dönüşüm kapsamında 2.500-3.000 dairelik bir projenin vaziyet planları, plan taslak ve görselleri, pafta sunumları, yapı modelleri, yapıların kotlara oturtulması ve proje yönetimi görevlerini üstlendim. Son olarak da İzmit’te, bana Newyork’tan ulaşan Amerikalı bir yatırımcıyla; 8 villadan oluşan, toplam inşaat alanı 2.000 metrekarelik oldukça dev bir proje olan Jimzo Villaları projesine imza attım. Bunlar dışında, İstanbul’da Bizz Towers projesinde ekipçe yer aldık. 15’er katlı 2 bloktan oluşan, her katta 10 dairenin bulunduğu bir rezidans projesiydi. Bizz Towers’ın büyükçe bir maketini yaptık ve tüm dünyadan Türkiye’ye gelen yabancı misafirlere, Hilton İstanbul Bosphorus‘ta projenin tanıtımı ve sunumu gerçekleştirdik. Projelerime ve üretme tutkuma ara vermeden Eskişehir (Sivrihisar), Muğla (Bodrum), İzmir (Dikili, Menemen, Seyrek, Urla) bölgelerinde de ProjectS Architects olarak villa projelerine imza attık. Şu anda ise Trabzon Çal Mağarası yakınlarında 600.000 - 700.000 metrekarelik bir alanda çalışmalarına başladığımız bir fikir ve tasarım projemiz var. Müstakil villa projeleri, ticari projeler ve iç mekan tasarım projelerimiz hız kesmeden devam ediyor.

Sizin sözlüğünüzde ‘mimar’ kelimesinin karşılığı tam olarak nedir? Bu kelime hayatınızda nasıl bir yere sahip?

Mimarlık, bütün disiplinlerden bir parça taşıyor. Mimarın, çağdaş sorunları ve ihtiyaçları çözmek, yeni gündelik hayat aktivitelerini kuran mekanları üretmek için gerekli mimarlık bilgisini taşıması gerekir. Tarih, coğrafya alanında bilgi sahibi olmanın yanı sıra teknoloji ve bilim alanındaki gelişmeleri yakından takip etmelisiniz. İnsan ve çevreyi odağına almış bilim dallarından olan sosyoloji, psikoloji, felsefe ve ekoloji gibi çeşitli disiplinlerle birlikte üretmelisiniz. Ben sayısal derslerde kendimi bildim bileli oldukça başarılıydım. Almış olduğum mimarlık eğitimimle beraber estetik bakış açım ve tasarım yeteneğim de gelişmiş oldu ve sistemlere de derinlemesine hâkim oldum. Sayısal zekâsı yüksek bir öğrenci olarak girdiğim üniversiteden, kendine pek çok yeni beceriler katmış ve görsel zekâsı da oldukça gelişmiş bir mimar olarak çıktım. Şu anda mesleğimi büyük bir keyif ve tutkuyla yapıyorum çünkü mimarlık, ruhumu ve kişiliğimi katabildiğim farklı bir dünya benim için.

MİMARLIK BİR YAŞAM BİÇİMİ

Selin Hanım, nasıl bir mimari tarzınız var?

Ben mimarlığı, inşa etme sanatı olarak tanımlamaktayım. Ama bina inşa etmek yalnızca pratik bir eylem değildir. İnşa edilmiş bir binanın gücü, aynı zamanda ardındaki fikirlerden ve görüşlerden gelir. Bu yüzden öğrenmeye, kendimi geliştirmeye ve farklı düşünebilmeye önem veren biriyim. Ayrıca tasarladığımız mekanların insanlar tarafından nasıl kullanılacağını ve biçimlendirileceğini hayal etmeye çalışıyoruz. Bu da oldukça büyük bir hayal gücü becerisi gerektirir. Tasarladığımız mekanlarla insanların yaşam kalitesini arttırmak da en önemli hedeflerimizden biri. Benim için ‘mimarlık bir meslek değil, yaşam biçimidir.’ Çünkü içine gündelik hayatın kırıntılarını, ruhunuzu, her gün gözlerinize yansıyan doğayı ve duyguları eklemek bir yapıyı oluşturmanın olmazsa olmazıdır.

Bir projeyi sıfırdan oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz?

Öncelikle, kullanıcı faktörü çok önemli. Fikirler ve tasarım konsentleriyle başlıyoruz tasarım yolculuğuna. Bağlı olduğumuz imar yönetmeliğimiz var. İmar hakları ve prosedür hakkında bilgilendirme görüşmesi; malzeme seçimi ve sunumlarını yapıyoruz. Proje sahibini, kullanılacak olan malzemenin imalat, projelendirme ve uygulama yönlerinden en doğru ve faydalı olanına doğru yöneltmeye çalışıyoruz. Projeyi inşa edeceğimiz yerin, lokasyonu ve çevresi ile bağlantıları da büyük önem taşıyor. Ekipçe çevre analizleri yapıp, bağlamdan kopmamaya özen gösteriyoruz. Bu konuda mimara önemli rol düşüyor. Proje üretmek bir ekip işidir. Hedefe doğru ekiple yürümek gerekiyor. Bu yolda ProjectS Architects olarak ekip ruhuna ve paylaşımcı olmaya önem veriyoruz.

İLETİŞİM ÇOK ÖNEMLİ

Mesleğinizi icra ederken sizi zorlayan noktalar var mı?

Mimarlıkta iletişim kurmayı bilmek kilit taşıdır. Çünkü uygulama ruhsat projelerinde proje sahibi ile belediye arasında bir köprü kurmamız gerekiyor. Zor bir süreç ama dengeler iyi kurulduğunda sonuç başarı oluyor. Ayrıca yönetmeliklerle ilgili plan notları, tasarımlarımızı etkileyen en önemli faktör oluyor. Bu konuda da daha anlaşılabilir bir proje sunmak için bilgi ve tecrübeyi proje sahibine doğru bir dille aktarmamız gerekiyor.

GENÇ MESLEKTAŞLARIMI DESTEKLEYECEĞİM

Genç bir mimar olarak gelecek hedefleriniz nelerdir?

Açıkçası hayat zor, iş hayatına kadın mimar olarak başlamak daha zor. Can sıkıcı olaylarla karşılaşsak da önemli olan hiçbir zaman vazgeçmemek çünkü bu yolda hep yokuş çıkmak zorundasınız. Bırakırsanız düşersiniz. İdealist bir mimar olarak hedefim tabii ki tasarımı kuvvetli, kendi tasarım çizgimi yansıtacağım çok daha büyük projelere imza atmak. Ve yürüdüğüm engebeli yollardan öğrendiklerimi, edindiğim tüm bilgi ve tecrübelerimi genç mimarlara aktarabileceğim bir platform kurmak istiyorum. Çünkü bu yokuşlarda size uzatılan her el, hem daha fazla umut hem de beraberlik duygusu veriyor.

Günümüz mimarlığında projelerini beğendiğiniz, takip ettiğiniz mimarlar var mı?

Evet, tabii ki… Dünyanın en ünlü kadın mimarı Zaha Hadid hayranıyım. Özgün mimari anlayışı olan Zaha Hadid, dekonstrüktivizmin temellerini atmıştır. Yapıyı oluşturan mimari özelliklerin bütünlüğünü parçalayıp; stil imzası olan eğriler ve dalgalarla sadece ün değil müthiş bir saygınlık da kazanmıştır. Sayısız projelerini başarı ile taçlandıran Zaha Hadid’in vizyoner projelerine yakından bakmakta çok büyük fayda görüyorum. Türk mimarlığının kökleri Sedat Hakkı Eldem, Cengiz Bektaş, Turgut Cansever da çok değerli, saygı duyduğum mimarlardır. Günümüzde beğendiklerim ise Nevzat Sayın, Melkan Tabanlıoğlu, Emre Arolat, Mehmet Kütükçüoğlu, Dürrin Süer gibi çıkardıkları harika işleri yakından takip ettiğim mimarlardır. Ayrıca beni yetiştiren, bizlere mimarlığı aktaran akademisyen hocalarıma da değinmek isterim… Hikmet Sivri Gökmen, İbrahim Alpaslan, Deniz Dokgöz, Ferhat Hacıalibeyoğlu, Didem Akyol, Kutluğ Savaşır, Feyzal Avcı, Deniz Balık ve adlarını sayamadığım, mimarlık yolculuğuma çizgi katan tüm akademisyen hocalarıma teşekkür ediyor ve çalışmalarını keyifle takip ediyorum. İzmir’de kendi mimari çizgisini yakalamış genç meslektaşlarım Mimar Mert Uslu ve Mimar Ali Yontucu; İzmit’te Mimar Sidar Arslan ve Hatay’da Mimar Büşra Çetin‘nin projelerini de keyifle takip ediyorum.

Son olarak, işten arta kalan zamanlarınızda nelerle uğraştığınızı sormak istiyorum. Hobileriniz var mı?

Pek çok farklı alanla uğraşmayı ve hobiler edinmeyi seviyorum. Örneğin, at binmeyi bir hayli severim. Buna ek olarak poligonda atış eğitimleri de alıyorum. Bu eğitimler sonucu atış müsabakalarına katılacağım. Ayrıca pilatesi ve dans etmeyi de çok seviyorum. Fırsat buldukça doğada pilates etkinliklerine katılıyorum. Bunların yanında müzik de benim vazgeçilmezim. Bu nedenle modern danslar ve zumbadan oldukça keyif alıyorum. ttPsikoloji ve felsefe ise diğer bir ilgi alanım. Okuduğum kitapların genellikle öğretici ve bilgi içerikli olmasına özen gösteriyorum. tİnsan ilişkileri ve kişisel gelişim alanındaki kitapları da yakından takip ediyorum. Bu kadar okuduktan sonra yazmayı da denememek olmaz. Aynı zamanda yazarlıkla da ilgileniyorum. Kendi yazdığım düşünce ve deneme türünde yazılarım mevcut.

 

İLETİŞİM

ProjectS Architects

İzmir Ofis: Adalet Mah. Manas Bulvarı

No:47 Kat:34

Folkart Towers A Blok Bayraklı-İzmir

Tel: 0 542 545 03 18

Tel: 0 232 999 49 42

İzmit Ofis: Kadıköy Mah. Turan Güneş Cad. No:174 İzmit - Kocaeli

Web:www.projects-architects.com

Facebook: Selin Aze Hazer

Instagram: @projectsarchitects - @mim.selinaze

NASIL ARANDI: #selinazehazer #mimar #projectsarchitects #izmir #izmit #ofis #proje #villa #konut #residence #başarılımimar #mimariyapı

2 yıl önce - Ferdag

Maşallah maşallah rabbim daim etsin işini gücünü selin hanım gururumuzsun izmitte

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.