Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı: Dr. Selcen Güre

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Selcen Güre, toplumda hala erkeklere karşı pozitif ayrımcılığın sürdüğünü hatırlatarak, “Ancak buna takılıp kalmak yerine, kendi yetkinliğine odaklanmak ve istikrarlı bir şekilde yola devam etmek önemli” diyor.

Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimiyim. Tıp eğitimim ve uzmanlık sürecimin ardından, yaklaşık on bir yıl boyunca özel sektörde çeşitli hastane ve tıp merkezlerinde görev yaptım. Son bir yıldır ise kendi muayenehanemde hizmet veriyorum. Hastalarımızın yaşam kalitesini artırmayı, fonksiyonelliğini geri kazandırmayı ve mümkünse ameliyatsız, bütüncül yaklaşımlarla çözüm üretmeyi hedefliyorum.

Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Hastalarımı gerçekten dinliyorum. Günümüzde sağlık hizmetleri çoğu zaman hızlı ilerlemek zorunda kalıyor ancak bazen tanının anahtarı, hastanın anlattığı küçük bir detayda gizli olabiliyor. Bu yaklaşım sayesinde daha önce atlanmış ya da gözden kaçmış tanıları yakalayabildiğim çok oldu. Ayrıca hastanın gerçek beklentisini anlamak ve bu beklentiye ne ölçüde yanıt verilebileceğini net bir şekilde ifade etmek hem güven ilişkisini güçlendiriyor hem de tedavi sürecini daha verimli hale getiriyor.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz?
Açıkçası hiçbir zaman “Tamam, başardım” demedim çünkü bu meslek sürekli öğrenmeyi, gelişmeyi ve kendini yenilemeyi gerektiriyor; yeni tedaviler, yeni yaklaşımlar ortaya çıkıyor.

Bir kadın olarak başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Gençlik ve erken erişkinlik dönemimde yaşıtlarım daha özgür bir sosyal hayat yaşarken benim önceliğim çoğunlukla derslerim ve mesleki hedeflerim oldu. Gebeliklerim ve kızlarımın bebeklik dönemleri de uzmanlık eğitimime denk geldi. Zaman zaman çocuklarımla gönlümce, doyasıya vakit geçiremediğimi hissettiğim anlar oldu.

Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Kadınlar çoğu zaman yeterince iyi oldukları halde kendilerini sorgulamaya daha yatkın oluyorlar. Hem ailelerinin hem de çalışma ortamlarının destekleyici olması çok kıymetli. Toplumda hâlâ karşı cinse yönelik pozitif ayrımcılığın sürdüğü alanlar olabiliyor. Ancak buna takılıp kalmak yerine, kendi yetkinliğine odaklanmak ve istikrarlı bir şekilde yola devam etmek önemli.

Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Günümüzde sağlık alanında en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri etik değerlere bağlılık ve mesleki sorumluluğu ön planda tutmaktır. Gereksiz uygulamalardan kaçınmak, doğru zamanda doğru yönlendirme yapmak hem hastaya hem de sağlık sistemine katkıdır.

Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
Yaşımı düşünürsek belki 10 yıl değil de 20 yıl önceki kendime söyleyeceğim daha çok şey olurdu. Önceliklerini daha net belirlemesini, daha az kaygılanmasını hatırlatırdım. Çünkü zamanla anlıyorsunuz ki emek verdiğiniz hiçbir şey kaybolmuyor. Önemli olan, o yolculuğu değerlerinizden ödün vermeden sürdürebilmek.

Yorum yap

Sonraki Yazı Yükleniyor...
Yükleniyor

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...