20-04-2024 09:11

El Cezerî’nin 850 Yıllık Robotları’nı yazdı: Ergün Demir

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 06/04/2022
İlimizin tanınmış gazetecilerinden, www.kocaelicinar.com haber sitesinin kurucusu Ergün Demir; yazdığı ‘El Cezerî’nin 850 Yıllık Robotları’ isimli kitapla, 1100’lü yıllarda tarihin ilk robotlarını tasarlayan Cizreli mühendis El Cezerî’nin hayatına ışık tutuyor
.stripslashes($urun->baslik).

RÖPORTAJ: ZEYNEP AKAR

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

Kocaeli yazılı basınında uzun yıllar görev yaptıktan sonra yaklaşık 6 yıl önce kendi haber sitesini kuran başarılı gazeteci Ergün Demir’in ilk kitabı, ‘El Cezerî’nin 850 Yıllık Robotları’ raflardaki yerini aldı. Tarihin sibernetik ve robot bilimi konusunda çalışmalar yapan ilk bilim insanı olarak bilinen Cizreli alim-mucit-mühendis El Cezerî’nin yaşamına ve ilginç eserlerine ışık tutan kitap, piyasaya çıktığı günden itibaren büyük ilgi gördü.

www.kocaelicinar.com’un kurucusu Ergün Demir’in, Diyarbakır- Mardin-Cizre-İstanbul hattında yaptığı kapsamlı araştırmalar sonucunda şekillenen gezi-belgesel-popüler bilim türündeki kitap, El Cezerî’nin yaşamını, çalışmalarını ve robotlarını, okura birbirinden çarpıcı bilgiler ve çizimlerle sunuyor.

Başarılı gazeteciyle, kitabı yazarken geçirdiği süreçler ve Leonardo Da Vinci’ye dahi ilham vermiş El Cezerî’nin hayret uyandıran 850 yıllık robotları hakkında konuştuk.

Ergün Bey, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1971, Artvin Hopa doğumluyum. Gazeteciyim. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduğum günden beri mesleğimi yapıyorum. Uzun yıllar Kocaeli’deki yazılı basın kuruluşlarında muhabirlik, editörlük ve yazı işleri müdürlüğü yaptım; nihayetinde 6 yıl önce kendi haber sitemi kurdum. ‘Astakoshaber.com’ adıyla kurduğum site, geçtiğimiz günlerde bir değişim sürecine girdi ve adı ‘kocaelicinar.com’ olarak güncellendi.

Son günlerde yazdığınız kitapla gündemdesiniz… ‘El-Cezerî’nin 850 Yıllık Robotları’ neyi anlatıyor?

El-Cezerî, tam adıyla “İsmail Ebul İz Bin Rezzâz el-Cezerî” bundan yaklaşık 850 yıl önce Diyarbakır’da yaşamış Cizreli bir alim, mucit ve mühendis. Dünya bilim tarihinde, bugünkü sibernetik ve robot bilimi konusunda önemli çalışmalar yapan ilk bilim insanı olarak biliniyor. Krank milinin mucidini Leonardo Da Vinci olarak bilsek de araştırmalarım sırasında gördüm ki El Cezerî, krank milini çok daha önce kullanmış. Düşünsenize, bundan 850 yıl önce, dönemin enerjileriyle otomatik makineler tasarlayan bir adam… O dönemde yaptığı otomatik makineler, günümüz mekanik ve sibernetik bilimlerinin temel taşlarını oluşturmuş. El Cezerî, mucidi olduğu 50’den fazla cihazın kullanım esaslarını çizimlerle gösteren bir de kitap yazmış. Ben de kitabımda sibernetik alanının en büyük dâhisi olarak kabul edilen bu önemli bilim insanının yaşamını ve bundan 850 yıl önce tasarlayıp inşa ettiği robotları konu aldım.

YARATICI BİR MÜHENDİS

Peki, El Cezerî’yi anlatan bir kitap yazma fikri nasıl doğdu?

Eşim, Behice Hanım, öğretmen. 2012 yılında tayini ilk görev yeri olan Diyarbakır’a çıkmıştı. Daha önce sadece ismini bildiğim El Cezerî ile o dönemde tanıştım. Diyarbakır’da bir turizm ofisinde incelediğim katalogda, El-Cezerî ile ilgili bir metin okudum ve merakım beni bu başarılı mühendis hakkında daha fazla araştırma yapmaya itti.

Bir gazeteci olarak araştırma refleksinizi anlayabiliyorum. Peki, bu araştırmaları kitap haline getirmenizdeki amaç neydi?

Asıl amacım çocukların, üniversite öğrencilerinin ve mühendislerin merak duygusunu canlandırmaktı. Biz, El-Cezerî’yi tanıma, anlama, icatlarının değerini bilme noktasında maalesef biraz geride kalmışız. Araştırmalarımdan edindiğim bilgilere göre Amerika, El Cezerî’yi bizden çok önce keşfetmiş. Avrupa, onun eserlerinden bizden önce faydalanmış. Bu topraklarda doğmuş, yaşamış, çok çarpıcı tasarımlara imza atmış bu zeki ve yaratıcı mühendis; ülkemizde bir Mimar Sinan, bir Itrî gibi tanınmalı. Örneğin, El-Cezerî’nin çizgi filmi yapılsa, her bölümde bir buluşu anlatılsa muhteşem olur bence. Böylece çocuklar da onu tanır ve ilham alır.

KİTABI DA VAR

El-Cezerî, hep Diyarbakır bölgesinde mi yaşamış?

Diyarbakır 33 medeniyete ev sahipliği yapmış, farklı kültürleri bir arada barındıran, çok özel bir şehir. Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun surları olarak bilinen Diyarbakır Surları’nı bünyesinde barındırıyor. İç Kale denilen ve şu an yıkıntı halinde bulunan bölüm ise milattan önce 5000’li yıllarda hayatın başlangıç noktalarından birisi hatta Göbeklitepe’den sonra en eski yerleşim yerlerinden biri.

El-Cezerî de yanlış hatırlamıyorsam 25 yıl boyunca Diyarbakır’da yaşamış, 25 yıl boyunca Artuklu Sarayı’nda baş mühendislik yapmış. Zaten robotlarının çalışma prensiplerini, çizimlerle anlatan kitabını da Artuklu Beyi Nâsırüddin Mahmud’un teşvikiyle yazmış.

Bu kitap günümüze ulaşmış mı?

El Cezerî’nin yazdığı kitabın 10 nüshası var. İstanbul’da 2. Ahmet Kütüphanesi’ne kayıtlı orijinal bir nüsha bulunuyor. Aslında bir nüsha daha var İstanbul’da ama bazı sayfaları yırtılarak çalınmış; yurt dışına çıkarılmış. Günümüze ulaşmış en eski el yazması ise Topkapı Sarayı’nda bulunan 2. Ahmet Kütüphanesi’ne kayıtlı. Kitabında 50’den fazla otomatik makinenin renkli çizimlerine ve çalışma prensiplerine yer vermiş. Renkleri hala capcanlı duran, çok keyifli bir kaynak. Renkli çizimler hala bir resim tablosu gibi duruyor.

MUHTEŞEM BİR KAPI

El Cezerî, daha çok nasıl makineler üretmiş?

Yaptığı tasarımların içerisinde en bilineni, fil su saati. Bunun yanı sıra güneş saatleri, fıskiyeler, abdest alma robotları, kan toplama tekneleri ve insanlara su ya da şarap sunan çok sayıda eğlencelik robot yapmış. Üzerinde çalıştığı 50 çeşit makine örneği var.

Peki, yaşadığı döneme göre bu muazzam eserleri tasarlayan El-Cezerî’nin mühendislik eğitimini nereden veya kimden aldığı biliniyor mu?

Kitabında, “Geceler boyu uyumadım, taş üstüne taş koydum, çalıştım” dediği bir metin var. Ayrıca, dönemin bilim insanlarının kitaplarını okumuş, yaşadığı dönemdeki İslam coğrafyası ve eski Yunan’da bilimle alakalı yapılan çalışmaları takip etmiş; bunlar üzerine araştırmalar yapmış. Kısacası, bilim insanları üzerinden ilerlemiş ve kendisini geliştirmiş.

El Cezerî’nin günümüze kadar ulaşmış eserleri var mı?

Diyarbakır Ulu Cami’de, El Cezerî tarafından yapıldığı söylenen bir güneş saati var. Cizre Ulu Camii’nin demir kapısını yapan kişi de El Cezerî. Muhteşem bir kapı. Üzerindeki ejder figürleriyle gerçek bir sanat eseri. Bu figürlere Cizre Sifenksleri deniliyor. Bu ejderlerden birisi İstanbul’daki kapının üstünde, diğeri ise çalınmış ve Avrupa’da bir müzede sergileniyor. Yeri de belli ve bence onun mutlaka geri getirilmesi lazım.

GEZİ-BELGESEL-POPÜLER BİLİM

Ergün Bey, kitabınızı yazarken hangi kaynaklardan yararlandınız, nasıl bir araştırma süreci geçirdiniz?

Ben gazeteciyim. Eseri, bir mühendis disipliniyle yazmadım. Bana El Cezerî’nin hikayesi çok çarpıcı gelmişti. Bir haberci gözüyle etkileyici bir hayat hikayesiydi. El Cezerî ile ilgili ulaşabildiğim tüm kaynakları inceledim, çok sayıda eser buldum. Daha önce konuyla ilgili araştırma yapan kişilerin hangi noktalara değindiğine, hangi bilgilere ulaştığına baktım. El Cezerî’nin Cizre’deki mezarını ziyaret ettim. Sonra da yazdığı kitabın peşine düştüm. Sonuçta ortaya gezi-belgesel ve popüler bilim tarzında bir kitap çıktı.

Son olarak, merak eden okurlarımız ‘El Cezerî’nin 850 Yıllık Robotları’ kitabına nereden temin edebilirler?

Kitabımız Aydili Yayıncılık’tan çıktı. Online satışa da açıldı. İnternetten kitaba ulaşmak mümkün. Dileyen herkes ayrıca Kocaeli’deki kitapevlerinden de kitaba ulaşabilir.  

 

 

NASIL ARANDI: #ergündemir #araştırmacı #gazeteci #yazar #elcezerinin850yıllıkrobotları #kitapyazdı #cizrelimühendis #kocaelicinar #kocaeli

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.