Dokuz ayda iki kitap yazdı: Göknil Kongurtay

   0 Kişi Yorum Yaptı
Çevresinde kitaplara olan tutkusuyla tanınan sağlık çalışanı ve yönetici Göknil Kongurtay, bir seyahatinde tuttuğu notları hayal gücüyle harmanlayarak dokuz ayda iki kitap birden yazdı
.stripslashes($urun->baslik).

RÖPORTAJ: EYLEM SELVİ ARI

FOTOĞRAFLAR: İSMAİL HAKKI TİMUÇİN

 

Uzun yıllar hemşirelik mesleğini başarıyla yürüten ve şu anda Özel Körfez Marmara Hastanesi’nde yönetici olarak görev yapan Göknil Kongurtay, çevresinde kitaplara olan tutkusuyla tanınan bir isim. İyi bir okur olmasının yanı sıra bir dijital derginin kitap editörü olan Kongurtay’ın bir diğer ilgi alanı da yazmak. Eskiden beri yaşadıklarına dair notlar tutan Göknil Hanım’ın bu merakı, Doğu Ekspresi ile yaptığı bir seyahatten sonra kitap yazarlığı boyutuna ulaşmış. Seyahatte tuttuğu notları hayal gücüyle harmanlarak dokuz ay arayla iki kitap yazan Göknil Kongurtay, şimdi iki kitabın daha hazırlığı içerisinde. Kitapları, okuyucuları tarafından çok beğenilen Göknil Hanım’ın yazarlık yolculuğuyla sizi baş başa bırakıyoruz…

 

 

Göknil Hanım, kendinizi tanıtır mısınız?

 

Gölcük doğumluyum. Marmara Üniversitesi Hemşirelik Bölümü mezunuyum. Uzun yıllar kamuda görev yaptıktan sonra Özel Körfez Marmara Hastanesi’ne geçtim. 8 yıldır aynı kurumda yöneticilik yapıyorum. Tam bir kitap tutkunuyum.  ‘La Femme Nicomedia’ isimli internet dergisinde kitap editörlüğü yapıyorum; her hafta bir kitabı yorumluyorum. Boş vakitlerimi okumayla ve gezerek geçirmeyi seviyorum. 

 

 

Peki, yazmaya nasıl başladınız?

 

Çocukluğumdan beri gezdiğim yerler hakkında küçük notlar tutarım. Bazen yazdıklarımı sosyal medyada da paylaşırım. Arkadaşlarım yazılarımı beğenir, sık sık kitap yazmam gerektiğini söylerdi. Yazmayı sevmeme rağmen bana, sağlık alanındaki anılarımdan başka bir şeyi yazamazmışım gibi gelirdi. 2019 yılında, kızımla çıktığım 5 günlük Doğu Ekspresi seyahati, benim için dönüm noktası oldu. Ankara’da başlayıp Kars’a kadar uzanan çok güzel bir yolculuk yaptık. Ben bu seyahatte yaşadıklarımızı anılaştırmak istedim, o 5 gün boyunca günlük tuttum. Daha sonra bu anılara olmasını istediğim hayali olayları da ekleyerek bir roman haline getirmeye karar verdim.

 

 

BİR KADININ HİKAYESİ

 

 

Kitabın basım süreci nasıl oldu?

 

Anılarımı yazıya dökmeye başladıktan sonra bir yayıneviyle görüştüm ve onlar da kitabı basılmaya değer buldu. Tabii, bu esnada henüz kitabı bitirmemiştim. ‘Bir Doğu Ekspresi Hikayesi-Hayal Defterim-1. Defter İkiz Alev’ adını verdiğim kitabımın sonuna, “Bu kitabın sonu henüz yazılmadı” cümlelerini ekledim ve ilk cilt, Mart 2020’de çıktı. 9 ay sonra, aralık ayında da ‘Hayal Defterim-2. Defter: Çığlık’ kitabımın basımını gerçekleştirdik. Her biri yaklaşık 150’şer sayfalık 2 kitap ortaya çıkardım. Kitaplarım birbirinin devamı niteliğinde oldu.

 

Kitabı elimize aldığımızda, Doğu Ekspresi bizi nerelere götürecek?

 

Ankara’dan yola çıkıp Kars’a gideceğiz, Kars’tan çıkıp Ankara’ya geri döneceğiz. Bunun, Değirmendere’den başlayan bir yolculuk olduğunu söylemeden geçmemeliyim. Hikayede yolculukla ilgili çok güzel şeyler var ama kitap daha çok o yolculuğa çıkmış olan Betül’ün anılarından ve hayallerinden bahsediyor. Betül’ün yaşamayı hayal ettiği aşkı, hayata bakışını, verdiği mücadeleyi ve dik duruşunu anlatıyor. Sosyal mesajlar var kitabın içerisinde. Özellikle, kendi hayallerine sahip çıkmayan kadınların, hayallerinin nasıl yıkılabileceğini anlatıyor.

 

Betül’ün hikayesi nedir?

 

Betül, çok yoğun çalışan, iki çocuğuyla beraber yaşayan bir karakter; güçlü bir kadın. Günümüzdeki, hayatın içinde kendisine hiç vakit ayırmamış kadın modeli diyebiliriz. Betül; ben, siz ya da herhangi başka bir kadın olabilir. Tek bir eksiği var, o da duyguları. Bastırılmış duygulara sahip. Kendisini kapatmış ve korumaya almış biri. Trende tanıştığı Kemal ile duygusal bir bağ kuruyor ve içinde sakladığı duygular adeta fışkırıyor. Duvarlarını yıkıyor Betül. Kemal ise soğuk, ketum ve bu duygulardan hiç anlamayan bir adam.

 

Kitabın, okurlarına verdiği mesaj nedir?

 

Şunu da vurgulamaya çalıştım: İnsanlar, hayata zorla da olsa bir adım atabildikleri zaman o hayalleri yıkan Kemaller her zaman olacak. Hayalleri yıkan Kemaller hepimiz için var ama biz onlara rağmen hayata gülümseyerek bakacağız. Ben, kitabımda hiçbir kadının bastırılmış duygularla yaşamaması gerektiği mesajını vermek istedim.

 

Kendinizi nasıl bir yazar olarak görüyorsunuz?

 

İçten, samimi ve sohbet eder tarzda yazan bir yazarım. Kitaplarımı okuyanlar da bu yönde yorum yapıyor. Kitabımı basıma hazırlarken, yayınevinden en büyük ricam, devrik olan cümlelerimin dahi düzeltilmemesi oldu çünkü onlar benim kalbimin cümleleri. Kişilerle nasıl samimiysek, kitapta da o samimiyetin yakalanması ve her yazarın ayrı bir tarzı olması gerekiyor. Her yazar aynı tarzda yazarsa zaten çeşit çeşit kitap olmasının anlamı kalmayacak.

 

Kitaplarınıza nereden ulaşabiliriz…

 

Tüm kitapçılardan ve internetten üzerinden ulaşılabilir.

 

İki kitap yazdınız, devamı da gelecek mi? 

 

Bu kitapları yazarken onların gönülden gönüle bağ kurmasını istedim. Türkiye’nin pek çok yerinden insanlara ulaştım. Bu yolda emek veren kişiler, kitabıma daha çok ilgi gösterdi. Şu an yazdığım bir kitabım daha var, o da eylül ayı gibi yayınlanmış olacak. Kitabın ismi ‘Babama Mektuplar’. Kendi babama yazdığım küçük küçük notları mektuplaştırarak kitap haline getiriyorum. Yazması benim için zorlayıcı oluyor. ‘Baba’ kelimesi, benim duygu yükümü çok fazla artırıyor. İki sayfa yazıp ağlaya ağlaya 3 saat geçirdikten sonra yeniden yazmak için oturuyorum. Dördüncü kitabımın hazırlıklarını da yapıyorum bu arada…

 

Son olarak kitap severlere ne söylemek istersiniz? 

 

İçinden geçtiğimiz süreç, kitapla dost olmak için çok uygun. Televizyonda, hayatınıza hiçbir şey katmayacak programları izlemek yerine her gün 10 sayfa kitap okusanız, senede yaklaşık 12 kitap okumuş olursunuz. Youtube kanalım ve www.goknilkongurtay.com internet sitemde, okuduğum kitaplarla ilgili yorumlarımı paylaşıyorum. 1 kişiye bile bir şeyler okutabilmek benim için çok değerli. Ve son olarak yazmak da çok önemli çünkü unutuyoruz... Anılarımızı unutuyoruz, hayatımızla ilgili ufak ufak notlar almak çok önemli. Geçmişe dönüp baktığınızda, küçücük bir not size büyük bir dünya sunabiliyor bazen. 

NASIL ARANDI: #hayal defterim #göknil kongurtay #yazar #kitap #gezi #seyahat #doğu ekspresi #anı #günlük #kocaeli #kars #tren yolculuğu

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.