24-05-2024 08:01

Çok kızgınım!

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 04/03/2022
.stripslashes($urun->baslik).

‘Öfke’ kelimesini ilk okuduğunuz anda zihninizde nasıl bir görüntü oluşuyor? O görüntünün içindeki öfkeli kişi kim? Eğer sizseniz, neye kızıyorsunuz? Eğer çocuğunuz öfkeliyse neler yapıyor? Bağırıp çağırıp kendini yerlere mi atıyor, yüzünü asıp kendisini sessizliğe mi mahkûm ediyor ya da karşınıza dikilip size kafa mı tutuyor? Çocuğun o anda yaşadığı öfke nöbeti, aileden birinin davranışına mı benziyor yoksa tümüyle kendine has bir öfkelenme tarzı mı var?

TAKLİT EDİLEN ÖFKE

Öfke doğal bir duygudur. Yetişkin ya da çocuk fark etmez, herkes bazen öfkelenebilir. Önemli olan öfkenin yaşanması değil ifade edilme tarzıdır. Çocuk ve gençlerin günlük yaşamda öfkelenme nedenleri yaşlara göre değişkenlik gösterebilir.

Sahip olunanlarla ilgili çatışma: “Vermem, benim o!”

Çocuğun sahip olduğu bir eşyayı, kişiyi ya da mekânı bir başkasına vermesi gerektiğinde ortaya çıkan bu öfke durumu, özellikle okul öncesi yaş grubunda daha sık karşımıza çıkar.

• Fiziksel saldırı: “Ama o da bana vurdu!”

Vurmak, itmek gibi fiziksel şiddet içeren bir davranışa maruz kalma durumudur. Bu saldırgan davranış özellikle yaşıtı başka bir çocuktan geldiğinde, daha fazla öfkeye neden olabilir. Kendisinden büyük birinden gelen saldırgan davranışsa çocukta öncelikle korku hissi yaratabileceği gibi ergenlik döneminde karşı saldırganlığa neden olabilir.

• Sözel çatışma: “Sensin O!”

Alay etme, aşağılama ya da küfür içeren kelimelerin kullanılması, çocukta öfke durumu yaratabileceği gibi özellikle ergenlik döneminde fiziksel saldırı nedeni bile olabilir.  Okul öncesi dönem çocuğu ise ergenlerden farklı olarak, söylenilen kelimeleri farklı yorumlayabilir ve kelimelerin başka bir anlamda kullanıldığını düşünüp öfkelenebilir. 

• Engellenme

Özellikle ergenlik döneminde, gencin yapmak istediğinin engellenmesi, eleştirilmesi ciddi öfke nöbetine neden olabilir.

Zorlama

Çocuğun yapmak istemediği bir şeye zorlanması ya da bir şeyin zorla yaptırılması da öfke nöbetine neden olabilir.

Gördüğünüz gibi çocuk ve ergenlerin öfkelendiği pek çok durum aslında biz yetişkinlerin öfkelenme nedenlerinden çok da farklı değildir. Yukarıda bahsedilen herhangi bir nedenle öfkelenen bireyi sakinleştirmek pek çok anne-baba için zor bir durumdur ve bazen çocuklar bu durumu daha da zorlaştırabilirler. Özellikle sosyal bir ortamda kendini yerden yere atan, bağıran ya da otoriteye karşı gelen bir çocuk veya ergen, anne-babasını zorlayabilir. O anlarda çocuğunun öfkesini anlayıp, onu sakinleştirebilen bir ebeveyn ise davranışlarıyla çocuğun öfke yönetimini öğrenmesine büyük bir katkı sağlayabilir.

ÖFKE YÖNETİMİ

Çocuklar pek çok davranışı yetişkinleri gözlemleyerek ve taklit ederek öğrenir. Bu nedenle öğüt vermek ya da uzun uzun sohbet etmek çocuklar için biz yetişkinlerin zannettiği kadar öğretici değildir. Öfke, yasak bir duyguymuş gibi davranmak ve çocuğun öfkesini tümüyle bastırmaya çalışmak, çocuğa sadece zarar verir. Küçük yaşlardan itibaren en ufak öfke ifadesinde “İyi çocuklar böyle yapmaz, sen böyle bir çocuk değilsin” gibi çocuğun öfkesini ifade etmesini engelleyen suçlayıcı tutumlar, bu duygunun doğru bir şekilde ifade edilmesinin önünü kapatır; çocuğun öfkelendiği için utanmasına neden olabilir. Sözel olarak söylenmesinin korkutucu olduğunu öğrenen çocuk ise zamanla öfkesini farklı davranış biçimleriyle göstermeye başlayabilir.

DUYGU FARKINDALIĞI

Küçük çocuklara öfkelerini sağlıklı bir şekilde nasıl ifade edebileceklerini öğretmek gerekir. Henüz kelime hazinesi yeterince gelişmemiş olan çocuk, kendini ve yaşadığı durumu ifade etmekte zorlanır. Bu nedenle duygularını açık bir şekilde ifade etmesine olanak sağlayan, öfke ya da acı gibi duyguların da doğal olduğunu kabul eden bir aile ortamı sağlamak önemlidir. Duyguları ve bunlara ait kelimeleri çocuklara öğretmek için onlarla beraber farklı duyguları içeren (yaşlarına uygun) kitaplar okumak; oyunlarına katıldığınızda size düşen roldeki karakterin hissettiklerini ifade etmek ve yaşadığınız durumlarda nasıl hissettiğinizi, “Bugün yolda gelirken sinirlendim, bu davranışın beni sinirlendiriyor” gibi cümlelerle belirtmek bu konuda ona yardımcı olacaktır. Ayrıca onun yaşadığı durumlarda da duygularını yansıtarak duygu farkındalığı kazandırmak önemlidir. “Şu an seninle oyun parkına gidemediğimiz için öfkelisin, biliyorum”, “Arkadaşın gelemediği için hayal kırıklığına uğradın ama o olmadan eğlenmek için neler yapabilirsin bir düşünelim” gibi örneklerle duygu farkındalığı kazandırılabilir.

PEKİ NE YAPABİLİRSİNİZ?

Onun için iyi bir örnek olun!

Öfke yönetimi konusunda çocuğa iyi bir rol model olmak gerekir. Öfkelendiğini ifade edebilen ve bunu doğru kelimelerle yapabilen bir yetişkin, öfke yönetimi konusunda çocuk için en iyi örnektir.

Ses tonunuza dikkat edin!

Çocuğunuz öfkelendiğinde önceliğiniz onu sakinleştirmek olmalıdır. Duygu durumu değişmeden, çocuk mantıklı hareket edemez. Sakinleşemeden davranışıyla ilgili konuşmaya çalışmak sizi sonuca ulaştırmaz, tam tersine çatışma yaşamanıza neden olur. Onu sakinleştirmede ses tonunuz önemlidir. Çocuğunuz öfkelendiği için sesini çok yükselttiyse ve siz de daha yüksek bir sesle sakinleşmesi için ona bağırıyorsanız, bu aranızda bir çatışma ortamı yaratır. Ses tonunuzu, normal konuşma tonunuzda tutarak onun sakinleştirmeniz daha kolaydır. Bir süre sonra o sizin ses tonunuza iner.

ÖFKE BEDENİMİZE NASIL YANSIYOR?

Öfkelendiğinizde vücudunuzda bir gerginlik meydana geldiğini hissedersiniz. Bu nedenle de rahatlamaya ihtiyaç duyulur. Böyle durumlarda çocuklar vücutlarında meydana gelen fiziksel sinyalleri fark edemeyebilir ancak öfkelendiğinde fiziksel olarak kendisini rahatlatması çocuk için de önemlidir. Öfkelendiğinde kullandığı rahatlama yöntemi, çocuktan çocuğa değişebilir. Kendilerine ve başkalarına zarar vermeden öfkenin verdiği gerginlikten onları kurtaran faaliyetler için yönlendirici olunabilir.

“Ben çok kızdığımda bazen küçük bir topu elime alıp sıkarım. Belki bu senin de işine yarayabilir” gibi cümlelerle kendinizden örnekler verebilirsiniz. Öfke kontrolünü öğretmek, emek ve sabır gerektirir çünkü kendini kontrol etme becerisi çocuklarda zaman içerisinde gelişir. Anne-babanın görevi, çocuk bu konuda uzmanlaşana kadar iyi bir model olmak, korumak ve sınır çizmektir. 

NASIL ARANDI: #figenkaraceylançakmakcı #psikiyatrist #köşeyazarı #çocuk #öfke #taklitedilenöfke #öfkeyönetimi #duygufarkındalığı #yapılmasıgerekenler #kocaeli

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.