Çocuklarda Ölüm Kavramı

   0 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 02/08/2022
.stripslashes($urun->baslik).

Yaklaşık 3-4 yaşındaki oğlan çocuğu, bir gün çok sevdiği kedisinin ölümüne şahit olmuş. Onu kucağına alıp ağzına su vermeye, yemek yedirmeye çalışmış. Ona göre gözlerini kapatan bir kişi veya bir canlı beslenirse tekrar gözlerini açabilir. Uzunca bir uğraştan sonra kedi yerinden kalkmayınca saatlerce ağlamış hatta kendisini suçlayıp yemeden içmeden kesilmiş. Başka bir senaryoda ise “Öldüm ben artık” deyip yere uzanan ve tekrar canlanan küçük kız için ölüm kavramı geçicidir ve geri dönüşlüdür. Tekrar nefes alamamak, tepki verememek, anlayamadığı bir durumdur çünkü izlediği çizgi filmlerde ölenler hep dirilmektedir.

YÜKLEDiKLERI ANLAM FARKLI

Yaş gruplarına göre çocukların ölümü kavramaları ve ölüme yükledikleri anlam oldukça farklıdır. Ebeveynlerin yaklaşımları da buna göre belirlenmelidir. Çocuklar daha çok küçük yaşlardan itibaren ölümle tanışır. Sevdikleri hayvanın ölümü, evde bir çiçeğin solarak ölmesi, çizgi film kahramanlarının ölümü veya bir yakının kaybı... Okul öncesi çocuklar için ölümün geri dönüşü olmayan bir durum gibi algılanması oldukça zordur. Aslında bu yüzden ölüm onlar için çok korkutucu değildir.

ÖLÜM KAVRAMI

3-4 yaş çocukları için ölüm, uzun bir ayrılık ya da dönüşü olan uzun bir yolculuktur. Ölümün sürekli olduğunu kavramakta zorlanırlar. Bu yaşlarda ölümün yalnız canlılar için değil cansızlar için de olabileceğine inanılır. Giderek ölümün uzun bir uyku ve kımıldamadan yatma olduğu düşüncesi gelişir. Sevdikleri hayvanın ölümü gibi durumlara şahit olsalar bile belli bir süre sonra hayvanın tekrar canlanacağına inanırlar.

SORULAR SORMAYA BAŞLAR

5 yaşlarında, ölüm uzun bir uyku ile eş anlama gelmeye başlar ve çocuklar için korkutucu bir durumdur. Aslında çocuk yavaş yavaş ölümü kavramaya yani geri dönüşü olmayan bir durum gibi algılamaya başlamıştır. Bu algıyla birlikte ölüm hakkında sorular da sorulmaya başlar. Sevdiklerinin ne zaman öleceği hakkındaki merak giderek artar. Ölen kişinin toprağa gömüldüğünü öğrenen çocuk ölünün orada ne yaptığını, nasıl beslendiğini, canının sıkılıp sıkılmadığını sorabilir. Bu gibi sorular çocukların; ölümün bir son, geri dönülmeyen bir bitiş olduğu düşüncesini benimsemekte güçlük çektiklerini kanıtlar. 5-6 yaşlarında, çocuklar ölümle hastalık ve yaşlılık arasında bir ilişki olduğunu kavramaya başlar. Yaşlı ve ak saçlı herkesin yakında öleceğini sanırlar. Gene de ölümden, uykudan uyanır gibi geri dönebileceği düşüncesi baskındır. Tıpkı onlara okuduğumuz masal kahramanlarının dirilmesi veya çizgi film kahramanlarının dirilmesi gibi.

YALNIZ KALMA KORKUSU

İlköğretim yıllarında çocuğun ölümü algılaması daha farklıdır. Onu en fazla korkutan şey ölümün kendisinden çok yalnız kalma duygusudur. Genellikle 8-10 yaşlarında, ölümün yaşamın geri dönülemez bir sonu olduğu gerçeği benimsenmeye başlar. Bu yaş grubundaki çocuklar “Annem ya da babam öldü. Peki ben şimdi ne olacağım, bana kim bakacak, ya annem ya da babam da beni terk ederse?” gibi sorular sormaya başlar. Kendilerini güvencede hissetmek isterler.

ÖLÜM HAKKINDA KONUŞURKEN

Kısaca çocukların zihinsel gelişimi yaşlarına göre ilerleme gösterdikçe, yaşamı ve yaşamdaki sorunları algılayışları da farklılık gösterir. Peki biz anne-babalar çocukların bu sorularına nasıl yanıt vermeliyiz? Bu dönemlerde onları bilinçlendirmemiz ne şekilde olmalı?

• Ölümü asla uykuyla bir tutmayın. “Sonsuz uykuya daldı” gibi benzetmeler kullanmaktan çekinin. Eğer çocuğunuz ölümü uykuyla karıştırırsa uykuya dalmaktan korkabilir.

• Ölen kişinin ya da canlının ardından “O şimdi uzun bir yolculuğa çıktı” gibi cümleler kurmayın çünkü çocuğunuz kendini terk edilmiş hisseder ve neden kendisine güle güle denmediğini merak eder. Bunun yanında yolculuğa çıkan diğer yetişkinlerin de dönmemelerinden korkabilir. Yaşadığı yoğun korkulardan dolayı çevresinde olan yetişkinlerden ayrılmakta zorluk yaşar.

• “Hasta olduğu için öldü” demeyin çünkü okul öncesi çağda çocuklar geçici ve ölümcül hastalıklar arasındaki farkı bil- mez. Küçük çocuklara sadece bazı ciddi hastalıkların ölümcül olduğunu vurgulamakta fayda vardır.

• “Yaşlı insanlar ölür” demeyin çünkü kısa bir süre içerisinde genç insanların da öldüğünü fark edeceklerdir. “Bazı insanlar gençken ölür bazıları ise yaşlıyken ama ben ikimizin de uzun yıllar yasayacağını düşünüyorum” demek daha iyidir.

• Çocuğunuzla ölüm hakkında konuşurken ona bu konu hakkında açık ve konuşmaya istekli olduğunuzu gösterin ki çocuğunuz da ölümün, üzerine konuşulabilecek bir konu olduğunu anlasın.

NASIL ARANDI: #Kocaelilife # lifekocaeli # köşe yazısı # kocaelinindergisi

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.