
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ayten Başak Kılıç, cesaret ve dayanışmanın başarıyı büyüttüğünün altını çizerek, çalışan kadın için anlayışlı bir eş desteğinin ve sorumlulukların paylaşılmasının çok önemli olduğunu söylüyor.
Bize kendinizden ve şu an yaptığınız işten kısaca bahseder misiniz?
Çocuk cerrahisi uzmanıyım. Yaklaşık 13 yıldır İzmit’te hizmet veriyorum. Sünnet ve yenidoğan sünneti, göbek ve kasık fıtıkları, inmemiş testis, dil bağı, kronik kabızlık, labial füzyon gibi pek çok cerrahi işlemin yanı sıra idrar kaçırma, kaka kaçırma ve kabızlık gibi yaşam kalitesini etkileyen fonksiyonel sorunlara da bütüncül çözümler sunuyorum. Benim için hekimlik; yalnızca tedavi etmek değil, bir ailenin kaygısını azaltmak ve çocuğun hayatına güvenle dokunabilmektir.
Bulunduğunuz sektörde neyi farklı yaparak başarılı oldunuz?
Her hastayı bireysel değerlendirmek temel yaklaşımım. Çocuk cerrahisinde tek tip çözüm yoktur. Özellikle idrar kaçırma ve kabızlık gibi fonksiyonel problemlerde multidisipliner çalışmanın önemine inanıyorum. Bu durumlar yalnızca cerrahi değildir, psikolojik ve fizyolojik yönleri vardır. Bu nedenle merkezimizde psikolog, fizyoterapist ve ilgili branşlarla birlikte çalışıyoruz. Detaylı değerlendirme sonrası kişiye özel planlama yapıyor, mümkün olan durumlarda ameliyatsız ve ağrısız yöntemleri tercih ediyoruz. “Büyüyünce geçer” anlayışı yerine erken ve bilimsel yaklaşımı benimsiyoruz.

Hangi noktaya geldiğinizde “Ben başardım” dediniz?
Hâlâ tam “başardım” dediğim bir nokta yok çünkü bu meslekte öğrenme hiç bitmiyor. Ancak bir çocuğun özgüvenle hayatına devam ettiğini görmek ya da bir ailenin yıllardır süren kaygısının sona ermesi benim için en büyük başarıdır.
Bir kadın olarak başarı yolculuğunda nelerden ödün vermek zorunda kaldınız?
Çocuk cerrahisi yoğun bir branş. Gece nöbetleri ve acil durumlar nedeniyle özellikle kızımı büyütürken zaman zaman onunla geçireceğim zamandan ödün verdiğim oldu. Bu kolay değildi ancak hem anneliği hem hekimliği en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Dengeyi kurmaya çalışmak, vazgeçmemek en önemli şeydi.
Kadınların iş hayatında daha güçlü olabilmesi için sizce en çok neye ihtiyaç var?
Anlayışlı bir eş desteği çok önemli. Sorumlulukların paylaşılması kadını güçlendirir. Ayrıca kadınların birbirini desteklemesi ve kendi potansiyeline inanması gerekiyor. Cesaret ve dayanışma, başarıyı büyütür.
Yaptığınız işin kentimize ve topluma nasıl bir katkı sağladığını, değer kattığını düşünüyorsunuz?
Çocuk sağlığı toplumsal bir konudur. Erken dönemde yapılan doğru müdahaleler ileride oluşabilecek daha büyük sorunları önler. Kocaeli’de ameliyatsız tedavi seçeneklerini de sunarak hastaların büyük şehirlere gitmeden nitelikli sağlık hizmetine ulaşabilmesini sağlamak benim için önemli bir katkı.
Dönüp geriye baktığınızda, 10 yıl önceki size ne söylemek isterdiniz?
“Daha az kaygılan” derdim. “Kendine güven. Zor günler olacak ama vazgeçme çünkü bir çocuğun hayatına dokunduğun an, bütün yorgunluk anlam kazanacak. Başarı, tabeladaki unvan değil, geride bıraktığın iyiliktir.”