25-02-2024 11:22

‘BOŞANIYORUZ, MALLARI NASIL PAYLAŞACAĞIZ?’

   1 Kişi Yorum Yaptı   Eklenme Tarihi: 31/10/2021
.stripslashes($urun->baslik).

Boşanmanın da tıpkı evlilik gibi normal ve hatta bazen gerekli bir süreç olduğu, günümüzde en çok merak edilen konulardan biri de mal paylaşımının nasıl olacağıdır. Eğer eşler evlilikte bir yıllık süreci doldurmuş ise anlaşmalı boşanma imkanı doğar ve boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin yarı yarıya veya başkaca bir paylaşım oranı belirleyebilirler. Ancak bu kapsama evlilik süresince edinilen menkul ve gayrimenkul malların yanında evlenirken hediye edilen ziynet eşyaları, çeyiz eşyaları, ev eşyaları ve bireysel emeklilik ve bunun gibi diğer tüm birikimler girecektir. Miras kalan mallar ise kişisel mal olarak kabul edildiği için paylaşıma tabi olmaz. Mahkeme protokolün hükümlerini hukuka uygun görürse bu yönde karar verecek ve mallar tarafların anlaştığı şekilde paylaşılabilecektir. Evlilikte bir yıl dolmamış veya herhangi bir sebepten ötürü anlaşmalı boşanma imkanı yok ise boşanma davası çekişmeli olarak görülür. Bu noktada mal paylaşımı davasını ayrıca açmak gerekir.

Mal paylaşımı davasını nasıl açacağız?

Mal paylaşımı davası boşanma davası ile birlikte açılmaz. İkisi ayrı davalar olarak görülür. Daha doğru bir ifade ile boşanma kararı kesinleşmeden Mahkemece mal paylaşımına ilişkin bir karar verilemez. Ancak boşanma ile eş zamanlı olarak mal paylaşımına ilişkin dava açmanız halinde Mahkeme boşanma davasında verilecek kararın kesinleşmesini bekletici mesele yapacak, kararın kesinleşmesi ile mal paylaşımı davanızı görmeye devam edecektir. Mal paylaşımı davasının boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinde muhakkak açılması gerektiği, aksi taktirde mal paylaşımına ilişkin artık herhangi bir talepte bulunulamayacağı ve ciddi hak kayıpları oluşabileceğinin de altını çizmekte fayda var. 

Peki Dönemlere Göre Mal Paylaşımı Nasıl Olacak?

Mal paylaşımı 01.01.2002 tarihinden önceki ve sonraki dönemlere göre farklı kurallara tabidir. Zira 01.01.2002 tarihinden önce Medeni Kanunumuz Mal Ayrılığı Rejimini kabul etmekteydi. Dolayısıyla bu tarihten önce alınan tüm mallar kimin üzerine kayıtlı ise ona ait sayılmaktaydı. Bu durum evlilik birliği içerisinde iki eşin de katılım ve emekleriyle aldığı bir malın sadece eşlerden birinin üzerine kayıtlı olması nedeniyle boşanma sonrasında sadece o eşin üzerinde kalması, diğer eşin mağduriyetine yol açmıştır. Ülkemizdeki ataerkil toplumsal yapı gereği genellikle malları elinde bulunduranın erkeklerin olduğu düşünüldüğünde boşanma sonrası elinde ne bir mal ne de bir güvence kalan kadınlar açısından büyük bir adaletsizlik meydana gelmiştir. Bu tür mağduriyetlerin giderilmesi açısından 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile birlikte malların kural olarak yarı yarıya bölüşüldüğü esasına dayanan ‘Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’ benimsenmiştir. Buna göre Evlilik tarihi 01.01.2002 tarihinden önce olanlar eğer başka bir mal rejimi seçmemişlerse evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar Mal Ayrılığı Rejimine, 01.01.2002 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde yine başkaca bir mal rejimi seçmemişlerse evlilik tarihinden malların paylaşılacağı tasfiye anına kadar Edinilmiş Mallara Katılma Rejimine tabi olurlar. Her iki dönemde de mal paylaşımı kapsamına kişisel mallar (örneğin evlenmeden önce elde edilen mallar, miras kalan mallar, manevi tazminat alacakları) girmez. 

Mal Paylaşımı Davasında Hangi Kalemleri Talep Edebiliriz?

1.Katkı Payı Alacağı

2.Katılma Payı Alacağı

3.Değer Artış Payı Alacağı

Kısaca bahsetmek gerekirse Katkı Payı Alacağı, 01.01.2002 Tarihinden önce eşlerden birinin diğeri üzerinde bulunan mala sağladığı katkıdır. Daha öncede ifade ettiğimiz gibi bu tarihten önce alınan mallar kimin üzerindeyse ona ait sayıldığı için diğer tarafın bu mala örneğin kendi kazancıyla veya aileden gelen destek ile katkı sağladığını ispat etmesi gerekmektedir. Değer Artış Payı Alacağı da eşlerden birine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın bulunduğu katkıdır. Katkı payı alacağından farkı ise, eşlerden birinin, diğer eşe ait bir mal için yaptığı katkının, 01.01.2002 tarihinden sonra yapılmış olmasıdır. Ayrıca Katkı payı alacağında malın dava tarihindeki rayiç değeri, değer artış payında ise karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri esas alınır. Yine bir diğer fark; katkı payı alacağında faiz dava tarihinden, değer artış payı alacağında ise faiz karar tarihinden itibaren işletilir.

Katılma Payı Alacağı ise; 01.01.2002 tarihinden sonra eşlerin tabi olduğu Edinilmiş mallara katılma rejiminde bir eşin evlilik birliği içerisinde elde ettiği ve edinilmiş mallarının değeri üzerinden yapılan bir takım hesaplamalar sonucunda elde edilen artık değerinin yarısı üzerinde diğer eş lehine belirlenen alacağı ifade eder.

Katılma payı alacağı her ne kadar yarı yarıya prensibine dayalı olsa da karmaşık bir hesaplama gerektirir. Öncelikle hesaplamaya başlamadan önce edinilmiş mallar kişisel mallardan ayrılır. Daha sonra Eklenecek değerler malvarlığına ilave edilir ve denkleştirme yapılır. Son olarak elde edilen malvarlığından bu malvarlığına ilişkin borçlar çıkarılarak artık değer elde edilir. Hesaplanan artık değerin yarısı ile katılma alacağı bulunmuş olur.

Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş kabul edileceğinden eşlerin mal paylaşımı açısından tüm alacak ve borçları bu tarih esas alınarak hesaplanır. Genel olarak mal paylaşımı davasında tüm bu hesaplamalar alanında uzman bir bilirkişi tarafından yapılır. Mal paylaşımı davası açmak isteyen tarafın hak kaybına uğramaması ve taleplerinin zamanaşımına uğramaması için davanın belirsiz alacak davası olarak açılması gerekmektedir. 

Üzerinde durulması gereken bir diğer konu da sanılanın aksine mal paylaşımı davasında örneğin eşlerden biri diğer eşin üzerinde bir araç varsa bu aracın kendi üzerine devrini talep edemez. O aracın değerinin yukarıdaki hesaplamalar sonucu bulunan artık değerinin yarısını katılma alacağı olarak talep edebilir.

Aile Konutu Şerhinin Önemi

Aile konutu şerhi eşlerin yaşamını sürdürdüğü konutun eşlerden birinin üzerine kayıtlı olması halinde diğer eşi koruyan önemli bir haktır. Genellikle anlaşmalı olmayan çekişmeli boşanma davalarında birlikte oturulan bu ev ile ilgili çeşitli anlaşmazlıklar çıkabilmekte, özellikle kadın eş ve varsa ortak çocuklar büyük zarar görebilmektedir. Böyle bir zararın önlenmesi amacıyla Türk Medeni Kanun Md 194. ile  “Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Eşlerden birisinin Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’ne evlilik cüzdanı, vukuatlı nüfus kayıt örneği, nüfus cüzdanı, söz konusu taşınmazın Aile konutu olduğunu gösteren muhtarlıktan alınacak belge ve bir dilekçe ile başvurarak Aile konutu şerhi koydurması yeterli olacaktır.

Bu sayede tapuya sahip olan eş; malik olmayan yani ortak yaşanılan evin tapusuna sahip olmayan eşin rızası olmaksızın taşınmaz üzerinde satış, devir veya kiralama gibi tasarruflarda bulunamaz. Bulunması halinde ise rızası bulunmayan eş hakim müdahalesi talep edebilecektir. Ayrıca bir satış işlemi olduğu taktirde rızası olmayan eş yine Türk Medeni Kanun Md 194’e göre tapu iptal ve tescil davası açabilecek ve aile konutu şerhi bulunduğu için (aile konutu olduğunu bilmediğini öne süremeyecek olan) üçüncü şahıs üzerindeki tapu kaydı iptal edilecektir. Bu nedenle hem evlilik birliği içerisinde hem boşanma hem de mal paylaşımı sürecinde aile konutu şerhinin, hak kaybını önleyen Türk Medeni Kanunumuzun eşlere sunmuş olduğu bir imkan olduğu unutulmamalıdır.

 

İLETİŞİM

Av. / Arb. Seda İNCİ SARICA

Mail: av.sedainci@gmail.com

İNCİ HUKUK ve DANIŞMANLIK BÜROSU

Adres: Karabaş Mah. Süleymanpaşa Sok. No:16/4 Andız-2 İş Merkezi İzmit/KOCAELİ

 

 

 

 

            

NASIL ARANDI: #avukat #sedaincisarıca #incihkukvedanışmanlık #büro #hukuk #boşanma #aile #malpaylaşımı #ayrılık #kocaeli

3 yıl önce - Zeynep Kaya

Günümüz toplumunda kadinin kendi haklarini ogrenebilecegi faydali bir yazi olmus.

YORUMLAR
Yaptığınız yorumlar editör onayından geçmektedir.